12 Aralık 2009 Cumartesi

DTP kapatıldı şiddetle kınıyoruz!

DTP KAPATILDI ŞİDDETLE KINIYORUZ
KÜRTLERE POLİTİKA YAPMA YASAĞINA SESSİZ KALMAYALIM !


“Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir” özdeyişi, DTP’nin anayasa mahkemesince “ beyan ve eylemleriyle partinin 'devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne aykırı' fiillerin odağı haline geldiğine hükmet” den kapat kararıyla bir kez daha teyit edilmiş oldu.a yaşandı. Günlerden bu yana hem Genelkurmay hem de bürokrasi, hem AKP hükümeti ve hem de MHP, CHP tüm burjuva faşist gerici düzen partisi, DTP’nin kapatılması için yoğun bir çaba gösteriyor ve ittifak içinde hareket ediyorlardı..

Faşist diktatörlük ve emir eri AKP hükümeti, bir yandan “demokratik açılım” palavraları atarken, öte yandan demokratik kırıntılara bile tahammül etmeyeceğini, DTP'nin kapatılması ve 37 Kürt politikacıya politika yasağı getirilmesi ve Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekilliğinin sonlandırılmasında göstermiş oldu.

Bugüne kadar bir çok kez Kürt sorununu dilendirdikleri ve demokrasi için mücadele yürüten DTP geleneğindeki partiler kapatıldı ve yüzlerce Kürt politikacısına yasaklar getirildi. Ne ki faşist diktatörlüğün Kürt politikacılarına getirmiş olduğu bu yasaklar ve partilerin kapatılması, Kürt özgürlük direnişini asla geriye düşürmedi, aksine çözüm merkezi olarak görülen TBMM’nin faşist diktatörlüğü gizlemek için göstermelik bir peçe olduğu gerçeğini açığa çıkarmış oldu.

Faşist diktatörlük ve burjuva düzen partileri, Kürt sorununda kirli savaşa devam karar vererek DTP’yi kapattılar. Her zaman olduğu gibi DTP’nin kapatılmasında da yine politik iktidar ipini ellerinde tutan Generallerin dedikleri olmuş. Aynı keza, Kürt hareket içinde devletin ve AKP’nin “ demokratik açılım” palavrasına olumlu bakan eğilimin ve Kürt sorunun gerçek ve kalıcı çözümünün burjuva sistem içinde aramasının da ne kadar hayalci bir yaklaşım olduğu, DTP’nin kapatılmasıyla bir kez daha görülmüştür.

Amerikan emperyalizminin Ortadoğu politikası bağlamında bölgede diri bir güç olarak engel oluşturan PKK hareketinin kuşatılarak etkisiz hale getirilmesi planına bağlanmış Kürt sorunundaki açılım tartışmasının özü DTP kapatılmasıyla daha net açığa çıkmıştır Bilindiği üzere ABD damgalı Kürt açılımının özü PKK hareketini tasfiye etme ve DTP’yi bölüp parçalayarak ehlileştirmekti. Keza, DTP’ye belli bir zaman tanınması da bu gerici politikanın pratiğe geçirilmesine uygun koşullar yaratma süreciydi.

Ama Kürt hareketi bu tasfiye planına erken anlayıp, tavır almasının ve DTP’nin iç bütünlük için hareket etmesini gerçekliğinin ardında faşist diktatörlük, AKP, CHP, MHP ve devletin tüm kurumlarının ortak hareket ederek, Anayasa mahkemesi devreye sokularak DTP’nin kapısına kilit vuruldu ve Kürtlere kendi çizdikleri sınırlar dışında, açık alanda politika yapma hakkı tanımayacaklarını bir kez daha ortaya konarak, devlet destekli olduğu söylenen “Kürt Açılımı” da resmen de sonlanmış oldu.

Kürt özgürlük direnişinin açık alandaki çalışmalarına ağır bir darbe olan DTP’nin kapatılması kararı , Kürdistan da AKP’nin önünü açma amacını da gütmüş olsa da, bunun ne devlete, ne AKP’ye ve nede CHP, MHP’ye bir fayda getirmeyeceği, aksine bölgede DTP çizgisinin ve PKK’nin Kürt emekçileri arasında politik etkisinin daha güçleneceğini söylemek hiç de yanlış olmayacaktır.


Kürt özgürlük direnişini her alanda kuşatarak etkisi hale getirme kirli savaş politikasının bir ayağı olan DTP’nin kapatılmasına karşı sesiz kalmayalım. Kürt özgürlük hareketinin ezilip, etkisiz hale getirilmesi faşist saldırısının, devrim ve sosyalizm mücadelesine yönelik bir saldırı olarak görüp, değerlendirerek, işçilerin, emekçilerin ve Kürtlerin birleşik mücadelesini geliştirerek, politik özgürlükler için faşist diktatörlüğe karşı mücadele bayrağını yukarıya kaldıralım.

KÜRT ULUSUNA KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKI !
YAŞASIN HAKLARIN KARDEŞLİĞİ !

11 Aralık 2009
DEVRİMCİ HALKIN BİRLİĞİ