10 Aralık 2009 Perşembe

Sol görüşlü öğrencilerin ailelerine mektup

Hacettepe Üniversitesi Genel Sekreterliği tarafından sol görüşlü öğrencilerin ailelerine çocuklarının üniversitede "yasa dışı eylemler’de bulunduklarını iddia eden bir mektup gönderildi.

Mektupta parasız eğitim haklarını savunan, ülkenin sorunlarını dert edinen ve bu konularda duyarlılık yaratmak amacıyla faaliyet yürüten birçok öğrenci "yaşa dışı örgüt ve/veya parti propaganda çalışmaları yapmak"la suçlanmakta. Öğrencilerin ailelerini korkutmak ve telaşlandırmak amacıyla yazıldığı her halinden belli olan mektup "Siz aileler kadar bizlerin de en büyük arzusu vatanımıza ve milletimize yararlı, bilimsel bilgi ve beceriye sahip evlatlar yetiştirmektir" cümlesi ile başlamakta ve disiplin cezası tehdidiyle sürmekte. Sene başından beri öğrencilere karşı birçok baskıcı politikayla gündeme gelen üniversite yönetiminin ne yapmaya çalıştığına dair üniversite kamuoyunda soru işaretleri oluşmaya devam ediyor.

Hacettepe Üniversitesi ne yapmaya çalışıyor?
Hacettepe Üniversitesi Rektörü Uğur Erdener, 25.12.2007 tarihinde, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı döneminde atanmıştı. Rektörlüğe geldiği günden bu yana üniversitede Özel Güvenliklerin sayısının artırılması, Özel güvenliklerin öğrencilere saldırması, ilk defa okula polisin girmesi gibi birçok olayla ismi gündeme gelen Rektör Erdener'in rektör seçimi döneminde 6 tane AKP'li bakan ile arasının iyi olmasıyla övündüğü biliniyor.

Daha önce türbanın üniversiteye girmesi, Türkan Saylan'ın evinde arama yapılması ve Başkent Üniversitesi rektörü Mehmet Haberal'ın Ergenekon operasyonu kapsamında tutuklanması olaylarına Hacettepe Üniversitesi’nin verdiği tepkilerde, üniversite yönetiminin ve özelinde rektör Erdener’in akademisyenleri ve üniversite kamuoyunu yatıştırıcı bir görev üstlendiği, üniversitenin isminin böyle olaylarla anılmasını istemediği, AKP hükümetiyle iyi ilişkiler kurmak istediği biliniyor.

Geçtiğimiz öğretim yılı başında Yabancı Diller Yüksek Okulu'nda stant açan öğrenciler önce özel güvenliğin fiziksel saldırısına mağruz bırakılmış, sonrasında kampüse çağırılan yüzlerce jandarmayla öğrencilere gözdağı verilmek istenmişti. Bu öğretim yılı başında ise öğrencilerin astıkları "Parasız Eğitim" vurgulu afişler özel güvenlik tarafından engellenmek istenmiş, bu esnada afiş asılacak yerlerin önüne güvenlik şefleri tarafından onlarca özel güvenlik görevlisi yan yana dizilerek garip görüntüler oluşmuştu. Son zamanlarda sol görüşlü öğrencilere karşı iyice tahammülsüzleşen üniversite yönetimi geçtiğimiz hafta Yıldız Amfi'de ders işlemekte olan sınıfları karanlıkta bırakma pahasına binanın elektriğini keserek film gösterimi yapmak isteyen öğrencileri engellemeye çalıştı. Üniversite yönetiminin bu çocukça tutumu amfide ders vermekte olan hocalarda şaşkınlık yarattı.

Öğrenciler üzerinde aile baskısı oluşturulmaya çalışılıyor
Ailelere gönderilen mektuplar, üniversite yönetiminin özel güvenlikler ve çevik kuvvet polisin müdahalelerini yeterli bulmadığı, öğrenciler üzerinde baskı oluşturacak yeni araçlar arayışına girdiği yorumlarına neden oldu. Gönderilen mektuplarla çocuklarının geleceği üzerine kaygılandırılmak istenen ailelerin çocukları üzerinde baskı oluşturması amaçlanıyor.

Genel Sekreterliğin, ailelerine mektup gönderdiği öğrencilerin tamamına yakınının 18 yaşın üzerinde olduğu düşünülürse, yollanan mektubun yasal olmadığı ortaya çıkıyor. Gönderilen mektuplar, öğrenciler arasında Hacettepe Üniversitesi Genel Sekreteri'nin lise müdür muavinliğine soyunduğu yorumlarına yol açtı.

Öğretim yılının başından beri öğrencilerin her türlü ilerici faaliyetine engel olmaya çalışan üniversite yönetimi son olarak Beytepe Kampüsü'ne çevik kuvvet polisini sokarak 69 öğrenciyi gözaltına aldırtmış ve kampüsü atılan onlarca gaz bombasıyla savaş alanına çevirtmişti. Mektupların bu olay üzerine ailelere yollandığı biliniyor.

Özgür ve güvenli üniversite projesi
Üniversite yönetiminin gönderdiği mektuplar, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın "Üniversitelere polis ve jandarma giremeyecek, onların yerine özel güvenlik görevlileri yetiştirilecek" şeklinde özetlediği Özgür ve Güvenli Üniversite Projesi'ni akıllara getirdi. Proje kapsamında üniversitelerdeki özel güvenlik teşkilatının güçlendirilmesi, üniversiteye girişlerin daha kontrollü hale getirilmesi ve öğrencilere yönelik rehberlik ve danışmanlık sisteminin geliştirilmesi gibi tedbirler alınacak. Ailelere gönderilen mektuplar, YÖK'ün alacağı tedbirler arasında geçen, "öğrencilere yönelik rehberlik ve danışmanlık sisteminin geliştirilmesi"nin ne anlama geleceği konusunda kimi ipuçları verdi.