14 Aralık 2009 Pazartesi

KCK: DTP’nin kapatılması idam ve soykırımdır

KCK, DTP’nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasını “siyasi idam ve siyasi soykırım” olarak değerlendirdi. Kararın sahibinin AKP olduğunu belirtti. KCK, Kürt halkına serhıldanları yükseltme çağrısında bulundu.

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Demokratik Toplum Partisi (DTP)'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasını yaptığı açıklamayla değerlendirdi. KCK, Kürt Ulusal Önderi Abdullah Öcalan’ın 17 Kasım günü ölüm hücresine alınmasıyla Türkiye’de yeni bir sürecin başladığını belirtti. “Bu süreç, AKP’nin ve Türk devletinin açılım adı altında oyalama, kandırma, parçalama yöntemiyle yürüttüğü tasfiye planının deşifre edilmesinden sonra başlamıştır. Önderliğimiz şahsında halkımıza ve sahip olduğu tüm değer ve kazanımlara tam bir ırkçı-faşist, tekçi zihniyetle sınırsızca devlet terörü uygulanmaktadır” dedi. Bunun “Aldatamıyorsam, oyalayamıyorsam, parçalayamıyorsam yasaklar-bastırır, ezer-yokederim” politikası olduğunu belirten KCK, DTP’nin kapatılmasının da bu politikanın sonucu olduğunu ifade etti.

KCK, DTP'nin kapatılmasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “DTP’nin Anayasa Mahkemesi tarafından oy birliğiyle kapatılma kararı, mutabık oldukları siyasi idam ve siyasi soykırımdır. DTP’nin kapatılması sıradan bir partinin kapatılması değil, DTP’ye oy veren ve umut bağlayan milyonlarca Kürdistanlı ve Kürd'e, kendi özgür kimliği, öz iradesi ve kendi onuruyla yaşama hakkı tanınmamasıdır. Siyasal idam ve siyasal soykırım budur.

Bu karar, Türk devletinin Kürdistan halkına karşı uyguladığı sömürgeci politikanın ve zihniyetin, açılım adı altında AKP’nin yürüttüğü tüm aldatma-oyalama politikalarına rağmen hala değişmediğini, hiçbir izaha gerek duyulmayacak bir açıklıkla kendisini ortaya koymasıdır. AKP’nin açılım politikasının gerçekte bir tasfiye planı olduğu, Kürt halkını temsil eden hiçbir birey ve oluşuma izin vermedikleri, saygılı olmayacakları, muhatap almadıkları ve almayacakları net bir biçimde görülmüştür. Böylelikle teslim olmayan iradeli Kürde demokratik özgür yaşam hakkının olmadığı Türkiye’deki inkarcı zihniyetin ve anayasal-yasal sisteminin özgür Kürde kapalı olduğu bir kez daha açığa çıkmıştır.”

KCK, Anayasa Mahkemesinin kapatma gerekçelerinin özenle uydurulmuş gerekçeler olduğunu belirtti. Batasuna Partisinin kapatılmaya emsal gösterilmesinin ise çok kaba bir çarpıtma ve tam bir cehalet örneği olduğunu kaydetti.

AKP idamın karar sahibi

KCK, Başbakan Erdoğan bir taraftan savcıları, mahkemeleri ve polisleri göreve çağırırken, DTP kapatıldıktan sonra AKP’lilerin parti kapatmalara karşı açıklamalarının tam bir iki yüzlülük olduğunu ve Kürdistan halkını aldatmaya dönük konuşmalar olduğunu ifade etti. “Özünde ise bu siyasi idamın gerçek karar sahipleridirler. Kendilerini bu konumdan kurtaramazlar” dedi.

Abdullah Öcalan'ın ölüm hücresine atılması ve DTP'nin kapatılmasına yönelik halkın tepkisinin, “terörizm ve şiddet” olarak nitelendirilemeyeceğine vurgu yapan KCK, “Hiç kimse Kürt halkından uslu uslu oturup, kurbanlık koyun gibi bu kararı saygıyla ve sağduyuyla karşılamasını bekleyemez. Böyle yaklaşımlar kimden gelirse gelsin, Kürdistan halkına teslimiyeti dayatmaktan başka bir anlam taşımaz” dedi.

Halkımız direnmeye devam edecektir

KCK, açıklamasına şöyle devam etti: “Bir halkın Önderliğini ölüm hücresine koyacaksın, parlamentodaki yasal, meşru temsilcilerini siyaseten yasaklayacaksın, partisini kapatacaksın, demokratik tepki gösterenlere kudurganca saldıracaksın, sokaklarda kadın-çocuk ayrımı yapmaksızın tam bir vahşet uygulayacaksın, her gün özgürlük gerillasına karşı operasyon üzerine operasyon yapacaksın, gerilla kayıpları karşısında hiç ses çıkarmayacak, alkış çalacaksın ama bu halkın özgürlük gerillalarının sınırlı misillemelerini ve halkın demokratik tepkilerini terörizm sayacaksın. Bu tam bir iki yüzlülüktür. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Kürdistan özgürlük hareketi ve Kürdistan halkı bunu asla kabul etmeyecektir. Halkımız, varolma direnişini, bir halkın doğal yaşam taleplerini gerçekleştirinceye kadar hiçbir engel tanımadan direnmeye ve kendisini savunmaya devam edecektir.”

DTP'nin kararı halkın duygularına tercüman oldu

KCK, açıklamasında DTP'nin parlamentodan çekilme kararı da değerlendirildi. “DTP, kısa süreli mücadele yaşamında Kürt halkını temsil etmede onurlu bir yere sahiptir” diyen KCK, şunları ifade etti: “Bu anlamda DTP’nin kapatma kararı karşısında almış olduğu tavır da, yani fiili ve resmi olarak parlamentodan çekilme kararı da ilkesel bir tutumdur. Bu tutum, serhıldanlaşan halkın düşüncelerine, duygularına ve taleplerine tercüman olan bir tutum olmuştur. DTP ve ona oy veren halkımız tasfiye, kandırma ve oyalamanın olmadığı gerçek anlamda demokratik çözüm ve onurlu bir barışa her zaman hazır olduğunu ortaya koymakta, ama siyasi idam karşısında gösterdiği tavırla Kürt halkının seçeneksiz olmadığını AKP’nin ve Türk devletinin yeni inkar siyasetine aldanmayacağını da ortaya koymuştur.”

KCK, açıklamasında, Türkiye demokrasi güçlerine de bir çağrıda bulundu, “AKP’nin tehlikeli politikaları karşısında inisiyatif almaya gerçek bir demokratik çözüm ve adil-onurlu bir barış için görevlerini daha güçlü sahiplenmeye çağırıyoruz” dedi.

Kürt halkına serhıldanı yükseltme çağrısı

KCK'nın açıklamasında Kürt halkına yönelik şu çağrı yer aldı: “Bugüne kadar şu veya bu nedenle AKP başta olmak üzere, diğer sömürgeci partilere oy veren, onların şu veya bu kademesinde görev alan Kürt insanlarımızı AKP’nin iyice açığa çıkan özgür Kürde düşman karakterini görerek, sömürgeci partilerden istifa etmeye ve görevlerinden çekilmeye, artık kendi topraklarında, kendi halkı ve özgür demokratik geleceği için mücadele etmeye çağırıyoruz.

Halkımızın bu sömürgeci zulüm karşısında yükselttiği serhıldanlarını selamlıyoruz. 17 Kasım darbesi ve zihniyeti karşısında Önderiliğini, vekillerini ve demokratik mevzilerini, birliğini ve örgütlülüğünü daha fazla güçlendirerek, kendi demokratik meclislerini örgütlemeye, serhıldanlarını tüm parçalarda ve yurt dışında yükseltmeye çağırıyoruz.”