Deniz Baykal, “EMASYA olsaydı Sivas katliamı olmazdı” dedi. Baykal'ın örnek verdiği Sivas katliamında dönemin valisi anlatıyor: Polis linççilerin sırtını sıvazladı, asker seyredip gitti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Bu protokolün kaldırılmasına yönelik tartışmalar bence ucuz bir siyasal gösteri olmanın ötesinde bir anlam taşımıyor. Bu protokolle, toplumuzu rahatsız eden kullanımı ortaya çıkamamıştır. Kanundaki düzenlemeyi hayata geçirirken umarım böyle tatbikat ihtiyacı hiçbir zaman ortaya çıkmaz” dedi. Ve ekledi: “EMASYA Protokolü’nün altında, Sivas’ta Madımak Oteli’nde yaşanan acı gerçekler yatar. Biliyorsunuz o Madımak Oteli’ne yönelik kundaklama girişimi sırasında, kolluk kuvvetleri aciz kalmıştır, olayı denetim altına alamamıştır. Kolluk kuvvetlerinin gözlerine bakarak olayı sürdürmüşlerdir. Silahlı kuvvetler olay yerine çağrılmış fakat onlar da müdahale edememiştir.” Baykal'ın, EMASYA Protokolü'nün yürürlüğe girmesinden sonra artan provokasyonları görmemesi normal. Sırtını dayadığı statüko ve ordunun sözcülüğünü yapması, Ergenekon'un avukatlığına soyunmasından anlaşılır. Baykal, EMASYA'yı savunurken, tıpkı yardımcısı Onur Öymen'in yaptığı gibi, katliam savunuculuğu yapmaktadır. Onur Öymen Meclis'te Kürt sorunu tartışılırken Dersim Katliamını hatırlatmıştı. Baykal, “EMASYA olsaydı Sivas katliamı olmazdı” diyor. Tersinden okuyunca, “EMASYA olmazsa başka katliamlar olabilir” demeye getiriyor. Peki, Baykal doğru mu söylüyor? Sivas katliamı EMASYA Protokolü olmadığı için mi gerçekleşti? Asker geldi, seyretti; polis sırtlarını sıvazladı Dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin anlatıyor: Asker geç geldi, seyretti. Polis sırtlarını sıvazladı. İtfaiye isteksizdi. Vali, “asker yetişti” diye beklerken yaşadığı hayal kırıklığını anlatıyor: “Sonunda 20-30 asker geldi, hükümet meydanına... Ama orduevini koruyacak şekilde mevzi aldılar. Bunları maalesef ben yaşadım, gördüm. Halbuki benim güvenliğimle ilgili bir sorun yok, Madımak'ta sıkıntımız var, oraya yoğunlaşması lazım. Ama askeri birlikten parça parça gelen bu gruplar olay yerinden çok, ana caddedeki mağazaların, kuyumcuların, askeri risk altına almayacak bölgelerin etrafında güvenlik önlemi aldılar.” Vali, o gün kentte 350 civarında polis ve 80 civarında jandarmanın görev yaptığını, otelin önünde linç ayinine katılanların ise 15 bine ulaştığını anlatıyor. Polislerin katliamcıların sırtını sıvazlaması bir yana, gelen 80 kadar askerin çoğu da acemi askerlerden oluşmaktadır. Karabilgin, askerin ilk andan itibaren olayları yakından izlediğini hatta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş'in kendisini arayarak, “Orada 6 bin mevcudum var, hepsi emrinde” dediğini anlattı. “Güreş Paşa'ya, 'Paşam bunları bana söylemeyin. Yanımda Tugay Komutanı var. Telefonu ona veriyorum. Ona söyleyin, talimatınızı ona verin' dedim. Tugay Komutanı telefonu aldı, 'Başüstüne komutanım' dedi ve gitti” diye anlatıyor, odasında mahsur kalan Sivas Valisi. Deniz Baykal'ın “EMASYA olsaydı katliam olmazdı” dediği Sivas'ta, EMASYA'yı uygulayacak olanların katliamı nasıl seyrettikleri, katliamın arkasındaki güç oldukları ortada. Ama Baykal, “ölümü gösterip sıtmaya razı etme” politikasından vazgeçmiyor. | |