
Altı insan hak örgütü TMMB başkanına bir
mektup yazarak “Fetocu tutuklularla ilgili işkence ve kötü muamele iddialarıyla
ilgili inceleme yapmayacağız” diyen TBMM Cezaevi Alt Komisyonu Başkanı AKP’li
Mehmet Metiner’in sözlerini protesto etti.
Helsinki Yurttaşlar Derneği (HYD), İnsan
Hakları Derneği (İHD), İnsan Hakları Araştırmaları Derneği (İHAD), İnsan
Hakları Gündemi Derneği (İHGD), İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma
Derneği (Mazlumder), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)’den oluşan Türkiye’nin
en önemli 6 insan hakları savunucusu örgütü, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı’na mektup yazdı.
Mektup’ta AKP’i Mehmet Metiner’in
sözlerinin hukuki, siyasi ve insani sonuçlarına dikkat çekilirken, “kabul
edilemez” olduğuna vurgu yapıldı ve şöyle dendi:
“İşkence iddiaları karşısında aldığı
tutum nedeniyle Sayın milletvekili Mehmet Metiner’i protesto ediyoruz. Hiç
kimseye, hangi nedenle olursa olsun, işkence ve kötü muameleme yapılamaz.
İşkence insanlık onuruna saldırıdır ve mutlak olarak yasaktır. Devlet işkence
yapmama, yapılmasını önleme, yapılmışsa soruşturma, kovuşturma ve yargılama
işlemlerini yapmak ve sorumlu bulunanları cezalandırma yükümlülüğü altındadır.
Bu yükümlülük askıya alınamaz, azaltılamaz ve ihmal edilemez.”
İşte o mektubun orjinali:
İnsan Hakları Örgütlerinden
AÇIK MEKTUP
13 Ekim 2016
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Sayın Başkan,
Size bu mektubu yazmamızın nedeni, AK
Parti Milletvekili ve TBMM Cezaevi Alt Komisyonu Başkanı Sayın Mehmet
Metiner’in, Duvar Gazetesi muhabiri Hülya Özmen Karabağlı’ya yaptığı ve bu güne
kadar tekzip edilmeyen 1 Ekim 2016 günü yayımlanan açıklaması ile yine 6 Ekim
2016 günlü Yeni Çağ gazetesinde yer alan TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu
toplantısında yaptığı konuşma ve takındığı tutum hakkındadır.
Sayın milletvekili, Duvar Gazetesi’nde
yer alan söz konusu açıklamalarında, “Fetöcü tutukluları ziyaret etmeyecekleri,
onlarla ilgili işkence ve kötü muamele iddiaları ile ilgili inceleme
yapmayacakları” beyanatında bulunmuş, aynı tutumlarını TBMM İnsan Hakları
İnceleme Komisyonu toplantısında şu ifadelerle sürdürmüştür:
CHP’li Veli Ağbaba ile HDP’li Burcu
Çelik Özkan cezaevlerindeki insan hakları ihlallerinden örnekler verdikten
sonra TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda, Cezaevi Alt Komisyonu Başkanı
AK Partili Mehmet Metiner söz aldı. Metiner darbe girişiminde bulunan FETÖ
üyelerine cezaevlerinde işkence yapıldığı, kendisinin FETÖ’den tutuklananları
ziyaret etmek istemediğini söylediği iddialarına sert çıkarak “FETÖ’cü teröristlerin
bu yöndeki kara propagandalarına teslim olmayacağız. Algı operasyonlarına
teslim olmayacağız. FETÖ’cülere işkence yapıldığı kanaatinde değilim. Bu yönde
bir başvuru yok. Ama ben teröristlere gidip ‘Size işkence yapılıyor mu ?’
sorusu üzerinden bir algı operasyonu yapılmasına müsaade edilmemesi gerektiğine
inanıyorum. Meclis komisyonunun buna alet edilmemesine inanıyorum, asla onlara
işkence yapılmadı. Yakalanma esnasındaki yediği tekme tokatlarla ben ilgili
değilim. Ben olsaydım bende aynısını yapardım. Fazlasıyla yapardım.”
Bu açıklamaları birkaç açıdan kabul
edilemez bulmaktayız. İlki TBMM’nin cezaevleri alt komisyon üyesi ve bir
milletvekili tarafından yapılıyor oluşudur. Yasama organı üyesi bir
milletvekili, üstelik de denetim ile ilgili bir komisyonun başkanı olarak bu
tür açıklamalar yapamaz/yapmamalıdır. İşkence, insanlığa karşı işlenmiş bir
suçtur ve devlete ait mekânlarda meydana geldiği iddia edilen koşullarda bu
denetimi yapmıyorum demek işkence ve kötü muamele pratiğini sergileyen
görevlileri cesaretlendirir ve tam bir cezasızlık ve suça özendirme pratiği
sergilemek ve işkenceyi savunmak anlamına gelir.
İkincisi, insan hakları hukuku açısından
ulusal üstü insan hakları belgelerinde ve iç hukukumuzda mutlak yasak olan bir
eylemin, kişilerin özgürlüklerinden yoksun olduğu ve devletin koruması ve
gözetimi altındaki mekânlarda gerçekleşmesi olasılığı ve iddiası karşısında,
kamu adına hareket etme mevkiindeki bir şahsiyetin (Sayın milletvekilinin)
hakikati gizleme teşebbüsüdür. Sayın milletvekili, henüz inceleme yapmadan,
peşin hükümlü olarak kanaat belirtmekte, işkence ihtimali ve olgusunu daha
baştan reddetmektedir. Böylece objektiflik ve tarafsızlık ilkelerini ihlal
etmektedir.
Demokratik ve insan haklarına saygılı
tutum, işkence iddialarını inkâr ya da incelemeyi reddetmek değil, iddiaları
araştırmak, incelemek ve ihlal tespiti halinde de insan hakları hukuku
çerçevesinde gereğinin yapılmasının isteneceğini deklare etmek olmalıdır.
Hatırlatmak isteriz ki, işkence hem
Anayasanın 17. maddesinde, hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3.
maddesinde, hem de İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 5. maddesi ve BM Medeni
ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 7. maddesinde yasaklanmıştır. Bu
yasaklama yalnızca olağan rejim koşullarında değil, savaş ve diğer olağanüstü
hallerde de geçerlidir. Bu konudaki hükümlerin de Sayın Milletvekiline
hatırlatılmasını isteriz.
Anayasanın 15. maddesi, Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi’nin 15. maddesi ve BM Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası
Sözleşmesinin 4. maddesi, işkence ve kötü muamelenin savaş ve olağanüstü
hallerde de mutlak olarak yasak olduğunu ve bu konuda yükümlülüklerin
azaltılamayacağını öngörmektedir.
Sayın Başkan,
Türkiye, yukarıda sayılan belgeler
yanında işkencenin önlenmesi konusundaki BM ve Avrupa Konseyi sözleşmelerine de
taraftır.
AİHM kararlarına göre de, devletin,
kendi denetim ve gözetimi altındaki mekânlarda meydana gelen işkence ve kötü
muamele olaylarının kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilmediğini (yani
negatif yükümlülük doğrultusunda kamu görevlilerinin işkence yapmadığını); Keza
işkence ve kötü muamelenin olmaması için de devletin gerekli önlemleri aldığını
(yani önlem alma pozitif yükümlülüklerini yerine getirdiğini) ispat etmesi
gerekir.
Bu açıdan da sayın milletvekilinin
açıklamaları kabul edilemez niteliktedir.
Sayın Başkan,
İşkence iddiaları karşısında aldığı
tutum nedeniyle Sayın milletvekili Mehmet Metiner’i protesto ediyoruz.
Hiç kimseye, hangi nedenle olursa olsun,
işkence ve kötü muameleme yapılamaz.
İşkence insanlık onuruna saldırıdır ve
mutlak olarak yasaktır. Devlet işkence yapmama, yapılmasını önleme, yapılmışsa
soruşturma, kovuşturma ve yargılama işlemlerini yapmak ve sorumlu bulunanları
cezalandırma yükümlülüğü altındadır.
Bu yükümlülük askıya alınamaz,
azaltılamaz ve ihmal edilemez.
Saygılarımızla.
Helsinki Yurttaşlar Derneği (hYd), İnsan
Hakları Derneği (İHD), İnsan Hakları Araştırmaları Derneği (İHAD), İnsan
Hakları Gündemi Derneği(İHGD), İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma
Derneği(Mazlumder), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV).