28 Nisan 2017 Cuma

Uğur Kurt'un annesi: Bir avukatın saatini kopardım diye 6 seneyle yargılıyorlar..!

Uğur Kurt’u öldüren polis memuru Sezgin Korkmaz’a verilen 12 bin 100 TL’lik para cezasına tepki gösteren anne Güllünaz Kurt, "Bir avukatın saatini kopardığım için 6 seneyle yargılıyorlar” diyerek kararı kınadı. İstanbul Okmeydanı'nda 2014 Mayıs ayında bir cenaze törenine katılmak için cemevi avlusunda bekleyen Uğur Kurt'u öldüren polis Sezgin Korkmaz’a “taksirle ölüme sebebiyet vermek” gerekçesi ile 12 bin 100 TL para ceza verilmesine dair Kurt ailesi ve avukatları basın toplantısı düzenledi. dihaber'de yer alan habere göre, Kurt’un öldürüldüğü anın görüntüleri izletildiği toplantıda konuşan avukat Aslı Kazan, görüntülerin güvenlik şube, foto film tarafından çekildiğini söyledi. Avukat Turgut Kazan, olay sonrası yapılan olay yeri incelemesine değinerek, “GBT kaydında bir şey çıksa zaten daha vahim olacak” dedi. ‘CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK’ “Çok ciddi bir şekilde yargı bağımsızlığı ile karşı karşıyayız” diyen Kazan, “Bundan sonra can güvenliğimiz güvensizdir. Polisin suç işlemesine karşı bir cezasızlık politikası uygulanıyor. Etkin soruşturma kesinlikle yapılmıyor. Toplumun baskısı nedeniyle bir soruşturma açılmışsa kesinlikle etkin bir ceza verilmiyor” dedi. ‘TAKSİRLE ÖLDÜRME' CEZASI KABUL EDİLİR DEĞİL’ Kazan, Kurt davasında karar veren mahkeme heyetinin görüntüleri izlemediğini söyledi. Kazan, polis Korkmaz’ın Kurt’a ateş anını hatırlatarak, “Böyle bir taksir ile öldürmek olamaz” diye konuştu. Kazan, “olası kastla” gerçekleştirilen bir öldürmenin “taksirle öldürme” olarak cezalandırılarak, 12 bin 100 TL ceza verilmesinin kabul edilemeyeceğinin altını çizdi. ‘TÜRKİYE MEKSİKA OLACAK’ Kazan, Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu önünde Türkiye’de 500 kadar kamu görevlinin “görev ihlali” dosyasının bulunduğunu, Uğur Kurt’un 501’inci dosya olacağını söyledi. Kazan, kamuoyunu, “Türkiye Meksika oluyor. Hiçbirinizin can güvenliği kalmayacak. Yaşam hakkımız tehlikede. Polis dilediği gibi silah kullanacak. Tetiğe basıp silah kullanacak” sözleriyle uyardı. ‘BABAM İŞTEN NE ZAMAN GELECEK’ Bir yıldır kanser tedavisi gören anne Güllünaz Kurt ise, “Ben bir avukatın saatini kopardığım için 6 seneyle yargılıyorlar. 3 kişinin katiline 12 bin lira ceza verildi. Bu bir kişinin katili değil, 3 kişinin katili. Oğul, anne, babanın katili. Oraya terazi koymuşlar bunu polisler için mi koymuşlar. Her gün çocuğu 'Babam işten ne zaman gelecek' diyor. Ben niye avutuyorum çocuğumu. O hakimin hiç mi vicdani yok. Ellerini vicdanına koysunlar” diye konuştu.

AKP’nin ‘Taksim’ korkusu: 1 Mayıs’ta Taksim’den geçen metro ve füniküler seferleri iptal edildi..!

İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkan yollar için kapatma kararları gelmeye başladı.
Buna göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) talimatıyla 1 Mayıs tarihinde saat 06.00’dan itibaren Taksim – Osmanbey metro istasyonları kapalı olacak.
Aynı şekilde Kabataş – Taksim füniküler hattında da seferler yapılmayacak.


1 Mayıs Her yerde..!

Türkiye'nin dört bir yanında kutlanacak olan 1 Mayıs için illerdeki kutlama planları yapıldı.
ZONGULDAK'TA MADENCİ ANITI'NDA
Zonguldak'ta GMİS, KESK, TMMOB ve Türk-İş bağlı sendikalar tarafından Zonguldak Madenci Anıtında ortak kutlanacak. Saat 13.30’da İstasyon Caddesi’nde toplanacak olan işçi ve emekçiler Madenci Anıtına yürüyecek. Miting için ilçeler ve çevre illerden geniş katılımın sağlanması için çalışmalar yürütülüyor. İşyeri çalışmaları, pankartlar, billboardlar, afişler, el ilanları ve anonslarla katılımın arttırılması planlanıyor. GMİS yaptığı açıklama ile “İnsanca çalışıp insanca yaşamak için, haklarımızı ve haklılığımız haykırmak için, ülkemizin öz kaynaklarına sahip çıkmak 1 Mayıs’ta Madenci Anıtındayız” denildi. KESK Zonguldak Şubeler Platformu da Zonguldak merkez ve ilçelerinde işyerlerinde 1 Mayıs’a katılım çağrısı yapıyor. KESK’ten yapılan açıklamada OHAL/KHK rejiminin hukuksuz uygulamalarına ve kamuda yüz binlerce kişinin işten atılmasına karşı 1 Mayıs çağrısı yapıldı.
ÇAYCUMA’DA DA KUTLANACAK
1 Mayıs, Çaycuma’da KESK bileşenleri tarafından saat 11.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda kutlanacak. Çaycuma Atatürk Anıtı’na kadar yapılacak yürüyüşün ardından Madenci Anıtı’ndaki 1 Mayıs kutlamasına gidilecek. KESK Çaycuma Bileşenleri “İş güvencesi ve kıdem tazminatına sahip çıkmak, hukuksuz açığa alma ve ihraçlara karşı dur demek için 1 Mayıs’ta alanlardayız” çağrısı yaptı. (Zonguldak/EVRENSEL)
BURSA'NIN 1 MAYIS PLANI BELLİ OLDU
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB OHAL’e, taşeron köleliğine, kıdem tazminatının gaspına, iş güvencesinin kaldırılmasına hayır demek için 1 Mayıs’ta Bursa Atatürk Stadyumunda olacak. İşçi ve emekçiler stadyuma, saat 11.00’de İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünden yürüyüşle gidecek. Türk-İş’in Ankara’ya çağrı yapması üzerine Türk-İş’e bağlı sendikalar Ankara’ya gideceğini açıklarken, gitmeyen sendikalar ve işçiler Bursa mitingine katılacak. KESK Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen Şube Başkanı Atakan Erdağı; “Kıdem tazminatının fona devredilmesi gündemde, kamu emekçilerini iş güvencesini ortadan kaldırmak için bir takım girişimler gündemde böyle bir ortamda bu 1 Mayıs daha bir anlam kazanmıştır” dedi.
Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Ayhan Ekinci ise “OHAL ve referandum süreci ile birlikte işçilerin haklarına büyük bir saldırı var. Grevlerimiz yasaklanıyor, TİS görüşmelerimiz engelleniyor ve kıdem tazminatının fona devredilmesi gündemde. Örgütlü olduğumuz fabrikalarda 1 Mayıs çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Haklarımıza sahip çıkmak için 1 Mayıs’ta yerimizi alacağız” dedi.
Ankara’ya gideceklerini dile getiren TÜMTİS Bursa Şube Başkanı Özdemir Aslan ise “Ankara şube yönetimi ve üyelerimize verilen cezaları protesto edeceğiz. Bizler Ankara’ya gideceğiz ama gelemeyen işçi arkadaşlarımızı, sadece bizim sendikamıza üye işçileri değil bütün işçileri, Bursa’da ki 1 Mayıs etkinliklerine katılmaya çağırıyoruz” dedi. (Bursa/EVRENSEL)
KOCAELİ'DE YÜRÜYÜŞ YAPILACAK
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB temsilcilerinden oluşan 1 Mayıs Tertip Komitesi Valiliğe başvuruda bulundu. Buna göre 1 Mayıs’ta saat 12.00’de İnsan Hakları (Sabri Yalım) Parkı’nda toplanacak olan işçi ve emekçiler, buradan Anıtpark’a yürüyecek.
(Kocaeli/EVRENSEL)
MANİSA'DA CUMHURİYET MEYDANI'NDA
Manisa’da 1 Mayıs, KESK, DİSK, TMMOB ve TTB tarafından ortak kutlanacak. 1 Mayıs günü Manisalı işçi ve emekçiler saat 11.00’de Sultan Önü’de toplanarak Cumhuriyet Meydanı’na yürüyecek. 1 Mayıs’a ilişkin Emek ve Demokrasi Güçleri bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Eğitim Sen Şube Başkanı Metin Demirel, hukuku, demokrasiyi, evrensel temel hak ve özgürlükleri yok saymayı bir rejim biçimi olarak benimsemiş anlayışa karşı, bu yıl her zamankinden çok daha yaygın, kitlesel ve coşkulu bir biçimde buluşmayı görev bildiklerini ifade etti.
(Manisa/EVRENSEL)
KAYSERİ'DE ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR
Kayseri'de Cumhuriyet Meydanı Mimar Sinan Parkı içinde saat 16.00’da başlayacak miting için emek, demokrasi güçlerinin çalışmaları sürüyor. KESK, DİSK, TÜMTİS, CHP, EMEP, HDP, HAGED, Birleşik Haziran Hareketi gibi sendika, siyasi parti ve kitle örgütünün katılacağı miting için Kayseri Organize Sanayi Bölgesi işçileri hazırlığını sürdürüyor. DİSK Bölge Başkanı Cumali Sağlam, “Kayseri işçileri talepleriyle alanda olmalıdır” çağrısı yaparken, Tertip Komitesi adına gazetemize konuşan Orhan Karakaya da, “Kıdem tazminatı hakkımız, iş güvencemiz, OHAL’in iptal edilmesi, haksız ihraçlara karşı gibi birçok talep ile bu yıl 1 Mayıs daha güçlü geçmeli. Kayseri’de işçi cinayetlerinde ciddi artış söz konusu buna karşı da 1 Mayıs’ta alanda olacağız. OSB işçilerine yönelik de özel bir çalışma ile çağrılar yapıyoruz “ dedi. (Kayseri/EVRENSEL)
‘NEWROZ RUHUYLA 1 MAYIS’A KATILALIM’
Diyarbakır'da 1 Mayıs mitingine katılım çağrısı yapan sendika ve meslek odalarının temsilcileri de kentte yapılacak kutlamaya katılım çağrısı yaptı.
OHAL’in en fazla zarar verdiği kesim olan emekçiler, taleplerini ve tepkilerini 1 Mayıs meydanlarında haykırmaya hazırlanıyor. Diyarbakır’da da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin ortak organize edeceği 1 Mayıs mitinginde emekçiler talepleriyle bir araya gelecek.
KESK Diyarbakır Şubeler Platformu Sözcüsü Üzeyir Evrenk, 2015’ten bu yana ülkede hiç olağan olmayan günler yaşadıklarını belirterek, coğrafyalarında sürekli savaş, ölüm ve katliamlar yaşandığını kaydetti. Evrenk, “Tüm işçileri, emekçileri ve halkımızı Amed Newrozu ve 16 Nisan’ın ‘hayır’ ruhuyla 1 Mayıs alanına bekliyoruz. 1 Mayıs’ta tüm emekçi kadınların, gençlerin, yoksulların, işçi sınıfının yapılacak kutlamalarda yer almaları gerekiyor” dedi.
TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu Üyesi, Elektrik Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Başkanı Mehmet Orak da, “İşçi haklarının ve cinayetlerinin sonlandırmasına güçlü karşı çıkmalıyız. Emekçi ve işçiler dışında da herkesin 1 Mayıs alanına gelip destek vermesini bekliyoruz. Bizler TMMOB olarak her sene olduğu gibi yine alanlarda olacağız. Coşkulu bir şekilde 1 Mayıs’ı kutlayacağız. Tüm emekçileri, mühendis, mimar ve şehir planlayıcılarını mitinge bekliyoruz” dedi.
1 Mayıs mitingine katılım çağrısında bulunan Eğitim Sen Diyarbakır 1 No’lu Şube Eş Başkanı Hatice Efe ise KHK’lerle emekçilere ve işçilere çok ciddi saldırılar yapıldığını dile getirerek, “Özellikle kadın emekçiler ve işçiler olarak ihraçlara ve işten atmalara maruz kaldık. Erkek zihniyeti kendini orada da gösterdi. Bunu devletin bir saldırısı olarak görmeyip de sanki kadın arkadaşlarımız bir şey yapmış da ihraç edilmiş gibi algılandı. Bu açıdan bu mücadele biz kadınlar açısından daha önemlidir” dedi. Diyarbakır’da 1 Mayıs kutlamaları için İstasyon Meydanı’na başvuru yapıldı. (Diyarbakır/DİHABER)
DERSİM’DE 1 MAYISSEYİT RIZA MEYDANI’NDA
Dersim'de 1 Mayıs’a ilişkin yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Şube Eş Başkanı Süleyman Güler, her 1 Mayıs’ın dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca işçi ve emekçi için, tüm ezilenler ve yok sayılanlar için birliğin, mücadelenin ve dayanışmanın büyütüldüğü gün olduğunu söyledi. Baskıların arttığı bir dönemde 1 Mayıs’ın kutlanacağını ifade eden Güler, “olağanüstü hale, kanun hükmünde kararnamelere ve tek adam rejimine ‘hayır’ demek için tüm halkımızı 1 Mayıs’ta alanlara çağırıyoruz. Dersim’de 1 Mayıs pazartesi günü saat 11.00’de Seyit Rıza Meydanı’nda miting gerçekleştireceğiz” dedi. (Dersim/EVRENSEL)
DATÇA'DA ORTAK KUTLANACAK
Datça Emek ve Demokrasi Platformu 1 Mayıs’ı ortak kutlama kararı aldı. Bileşenler ortak talepler etrafında birleşerek Datça Emek ve Demokrasi Platformu’nu kurdular. Datça’da 1 Mayıs öğlen saatlerinde Şenkaya Kavşağı’ndan yürüyüşle başlayacak ve Cumhuriyet meydanında toplanılarak kutlanacak. Emek ve Demokrasi platformu bileşenleri ortak bir bildiri ile Datça halkını 1 Mayıs’ta alana davet etti.
Datça Emek ve Demokrasi Platformu’nda CHP, HDP, EMEP ve ÖDP, Birleşik Haziran Hareketi, Datça Hayır Platformu, Emekli-Sen, SES ve Eğitim-Sen, anarşistler ve Datça’da yaşayan sanat ve bilim insanları yer alıyor. (Muğla/EVRENSEL)
DENİZLİ'DE EMEKÇİLER ULUS KAVŞAĞI'NA YÜRÜYECEK
Denizli'de DİSK, KESK, TMMOB’un çağrısıyla gerçekleşecek 1 Mayıs kutlaması için emekçiler saat 12.00’de Çınar Meydanı’nda toplanarak, Ulus Kavşağına yürüyecek.
Emek Partisi üyeleri 1 Mayıs’ta saat 11.00’de parti il binası önünde toplanarak, alana yürüyecek. (Denizli/EVRENSEL)

ABD de Freedom House(Özgürlük Evi ): Türkiye'de basın özgür değil..!

Amerika Merkezli insan hakları kuruluşu Freedom House (Özgürlük Evi) 2017 yılı Basın özgürlükleri raporunu açıkladı. Raporda 199 ülke, basın özgürlüklerinin durumu açısından 0 (en iyi) ve 100 (en kötü) olmak üzere derecelendirildi. Buna göre Türkiye, 76 puanla dünyada 163’üncü, Avrupa’da ise 42’nci ve son sırada yer aldı.
Rapora göre; 2012-2016 yılları arasında notu 20 puan düşerek bu tarih aralığında basın özgürlükleri en fazla gerileyen ülke Türkiye oldu.
Dünya sıralamasında 199 ülke arasında 163. sırada yer alan Türkiye 2017'de Angola, Myanmaz, Çad ve Zimbabve gibi ülkelerinde gerisinde kaldı.
TÜRKİYE ‘ÖZGÜR OLMAYAN’ KATEGORİSİNDE
Raporda ülkeler ayrıca, basın özgürlüklerinde “özgür”, “kısmen özgür” ve “özgür olmayan” kategorilerine göre sınıflandırılırken, Türkiye “özgür olmayan” kategorisine dahil edildi. Bunun yanında Türkiye, 2012-2016 yılları arasında notu 20 puan düşerek bu tarih aralığında basın özgürlükleri en fazla gerileyen ülke oldu. Türkiye 2016 yılında da 5 puan daha düşerek, Burundi, Nauru ve Belize ile birlikte, 6 puan düşen Polonya’dan sonra en çok not kaybeden ülke oldu.
Raporda, Türkiye’nin notunun düşürülmesine gerekçe olarak, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında çok sayıda baskıcı tedbirin hayata geçirilmesi gösterildi. Sansürün artması, eleştirel ve bağımsız medya kurumlarının kapatılması, gazetecilerin lisanslarının toplu iptal edilmesi, gazetecilere karşı keyfi gözaltı ve şiddet vakalarındaki keskin artış örnek verildi.
‘ZATEN VAHİM OLAN DURUM DAHA DA KÖTÜ HALE GELDİ’
Özgürlük Evi’nin raporunda Türkiye ile ilgili şu yorum yapıldı:
“Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı girişilen 15 Temmuz darbe girişimi, bağımsız, eleştirel medya açısından zaten vahim olan durumu daha da kötü hale getirdi. Başarısız darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL altında çok sayıda medya kurumu kapatıldı, binlerce gazeteci ve medya mensubu işlerini kaybetti ve daha birçoğuna ülkeden çıkış yasağı getirildi.
Gazetecileri Koruma Komitesi’ne göre (CPJ), Türkiye Aralık 2016 itibariyle en az 81 gazeteciyi hapiste tutuyor ve bu, dünyadaki en yüksek rakam. Hükümet ayrıca interneti de baskı altında tutarken, darbe girişimi sırasında sosyal medyaya kısıtlamalar getirdi ve eleştirel görülen web sitelerinin engellenmesi ya da kapatılması talimatı verdi.”
EN ÖZGÜR NORVEÇ, EN KÖTÜ KUZEY KORE
Rapora göre basının en özgür olduğu ülke Norveç, en kötü olduğu ülke ise Kuzey Kore.
Listede ilk baştaki ülkeler sırasıyla Norveç (8 puan), Hollanda, İsveç (11’er puan), Belçika, Danimarka, Finlandiya (12’şer puan), Lüksemburg (14 puan) ve Andorra, İzlanda ve Liechtenstein (15’er puan) olarak sıralanıyor.


Uğur Kurt'un annesi: Bir avukatın saatini kopardım diye 6 seneyle yargılıyorlar..!


Uğur Kurt’u öldüren polis memuru Sezgin Korkmaz’a verilen 12 bin 100 TL’lik para cezasına tepki gösteren anne Güllünaz Kurt, "Bir avukatın saatini kopardığım için 6 seneyle yargılıyorlar” diyerek kararı kınadı. İstanbul Okmeydanı'nda 2014 Mayıs ayında bir cenaze törenine katılmak için cemevi avlusunda bekleyen Uğur Kurt'u öldüren polis Sezgin Korkmaz’a “taksirle ölüme sebebiyet vermek” gerekçesi ile 12 bin 100 TL para ceza verilmesine dair Kurt ailesi ve avukatları basın toplantısı düzenledi. dihaber'de yer alan habere göre, Kurt’un öldürüldüğü anın görüntüleri izletildiği toplantıda konuşan avukat Aslı Kazan, görüntülerin güvenlik şube, foto film tarafından çekildiğini söyledi. Avukat Turgut Kazan, olay sonrası yapılan olay yeri incelemesine değinerek, “GBT kaydında bir şey çıksa zaten daha vahim olacak” dedi. ‘CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK’ “Çok ciddi bir şekilde yargı bağımsızlığı ile karşı karşıyayız” diyen Kazan, “Bundan sonra can güvenliğimiz güvensizdir. Polisin suç işlemesine karşı bir cezasızlık politikası uygulanıyor. Etkin soruşturma kesinlikle yapılmıyor. Toplumun baskısı nedeniyle bir soruşturma açılmışsa kesinlikle etkin bir ceza verilmiyor” dedi. ‘TAKSİRLE ÖLDÜRME' CEZASI KABUL EDİLİR DEĞİL’ Kazan, Kurt davasında karar veren mahkeme heyetinin görüntüleri izlemediğini söyledi. Kazan, polis Korkmaz’ın Kurt’a ateş anını hatırlatarak, “Böyle bir taksir ile öldürmek olamaz” diye konuştu. Kazan, “olası kastla” gerçekleştirilen bir öldürmenin “taksirle öldürme” olarak cezalandırılarak, 12 bin 100 TL ceza verilmesinin kabul edilemeyeceğinin altını çizdi. ‘TÜRKİYE MEKSİKA OLACAK’ Kazan, Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu önünde Türkiye’de 500 kadar kamu görevlinin “görev ihlali” dosyasının bulunduğunu, Uğur Kurt’un 501’inci dosya olacağını söyledi. Kazan, kamuoyunu, “Türkiye Meksika oluyor. Hiçbirinizin can güvenliği kalmayacak. Yaşam hakkımız tehlikede. Polis dilediği gibi silah kullanacak. Tetiğe basıp silah kullanacak” sözleriyle uyardı. ‘BABAM İŞTEN NE ZAMAN GELECEK’ Bir yıldır kanser tedavisi gören anne Güllünaz Kurt ise, “Ben bir avukatın saatini kopardığım için 6 seneyle yargılıyorlar. 3 kişinin katiline 12 bin lira ceza verildi. Bu bir kişinin katili değil, 3 kişinin katili. Oğul, anne, babanın katili. Oraya terazi koymuşlar bunu polisler için mi koymuşlar. Her gün çocuğu 'Babam işten ne zaman gelecek' diyor. Ben niye avutuyorum çocuğumu. O hakimin hiç mi vicdani yok. Ellerini vicdanına koysunlar” diye konuştu.

Diyarbakır'da 'Yeşil-sarı-kırmızı olmasın diye sarı laleler biçildi'..!


Çevreyolu refüjüne sarı ve kırmızı lale eken Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, yeşil, sarı, kırmızı görüntünün ortaya çıkması üzerine sarı lalelerin biçildiği iddia edildi. dihaber'de yer alan haber şöyle: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın referandum çalışmaları kapsamında 1 Nisan’da Diyarbakır’da düzenlediği miting öncesi, Çevreyolu üzerindeki refüjlere kırmızı ve sarı laleler eken Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, sarı laleleri biçti. Seyrantepe kavşağından Şeyh Said Meydanı’na (Dağkapı Meydanı) uzanan refüjde, yeşil-sarı-kırmızı renklerin ortaya çıkması üzerine sarı lalelerin uçlarından kesildiği görüldü. Konuya ilişkin aranan Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı’ndan bir görevli, diğer lalelere bir şey olmamasına rağmen, "Yağan yağmurdan dolayı çiçekler dökülmüş olabilir. Belediyenin bir uygulaması değil. Çiçeği dökülmeyen diğer laleler ise sonradan ekilmiş olabilir" şeklinde cevap verdi. Belediyenin bu uygulaması 1990'lı yıllarda bölge kentlerinde trafik ışıklarında yeşilin yerine mavinin konulmasını hatırlattı.

Kavga sertleşiyor... Metiner'den Arınç'a yanıt geldi

AKP kurucularından ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bu sabah Best FM'de katıldığı bir canlı yayınında kendisi hakkında “Gönül dünyamızda yeri yoktur” diyen AKP İstanbul milletvekili Mehmet Metiner’e sert sözlerle yanıt vermişti.
Arınç, kendisi hakkında “Gönül dünyamızda yeri yoktur” diyen Mehmet Metiner’e "Metiner kimdir ki sözleri bu kadar kıymetli olsun, internet sitelerinde kendine yer bulsun. Benim de gönül dünyamda bir sinek ısırığı kadar yeri yok. İyi bir siyasetçi değil, çok yanlış hareketler yapılıyor. Mecliste sevilmediğinin de tanığıyım. Adıyaman’da son sıradan seçilmişti. Adıyaman’dan geldiler bize yalvardılar bunu bizden alın. Fitne çıkarıyor dediler" sözleriyle yanıt vermişti.

"ÇAPIN VE SEVİYEN BU KADAR İŞTE"
Arınç'ın kendisi hakkındaki bu sözlerine Twitter'dan yanıt veren Metiner, şu ifadeleri kullandı:
''Bu sözler sana ait ise çapın ve seviyen bu kadar işte! Adıyaman'dan geldiğini söylediğin kişiler de FETÖ'cü ve senin gibilerdir mutlaka! Seni de 81 ilden kripto FETÖ'cüdür fitnecilik yapıyor diye şikayet ediyorlardı. Nasıl biri olduğun görüldü. Haklıymışlar! Adıyaman'da son sıradan değil, 2. sıradan, Reis'in kontenjanından seçildim. Senin gibilerin beni sevmemesinden de ancak mutluluk duyarım! Madem beni Adıyaman'dan aldıracak gücün vardı da niye liste dışı bırakamadın beni? Bak İstanbul'da en iyi sıradayım. Ya sen? Senin de, o dönem senin gibi iktidar katında bulunanların da beni harcamaya gücünüz yetmedi. Yetmeyecek de inşaallah."