29 Kasım 2017 Çarşamba

Erdoğan 'özel kalemim değil' dese de arşivler farklı söylüyor...!

Ancak arşivlerdeki 2009 yılı haberlere göre, Mustafa Gündoğan'ın adı Erdoğan'ın özel kalemi olarak geçiyordu ve o dönem Erdoğan'dan bu konuda bir itiraz gelmedi.
5 Temmuz 2009'da internethaber.com'da yer alan "Erdoğan nikah şahitliği yaptı" başlıklı haberde, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Özel Kalem Müdürü Mustafa Gündoğan'ın kızının düğün törenine katıldı" ifadeleri kullanılıyor. Nikahta Erdoğan şahit olarak bulunuyor.
Artıgerçek'te yer alan haberde, yine bir başka haberde Mustafa Gündoğan-Erdoğan ilişkisine değiniliyor.
15 Mart 2003 tarihinde Hürriyet gazetesinde yer alan 'Başkanın adamları' başlıklı bir haberde Gündoğan için şu ifadeler kullanılıyor:

"Kendini Erdoğan’a adadı. Tanıyanlar Gündoğan'la Erdoğan arasındaki gönül bağının çok kuvvetli olduğunu söylüyor. Gündoğan, Erdoğan'la aynı köyden. Dostlukları yıllar öncesine dayanıyor. Erdoğan'ın Üsküdar Emniyet Mahallesi’ndeki evinin altında bulunan özel ofisinin sorumluluğu ona ait. Erdoğan'ın İstanbul'daki özel kalem müdürü. Ailenin özel işlerini de takip ediyor. Erdoğan, Atatürk Havaalanı'na adım atar atmaz hemen yanıbaşında beliren isimlerden. Karşılama, uğurlama, ziyaretçileri kabul etme onun işi. İstanbul'da kaldığı sürece Erdoğan'ın günlük programını yapıyor.

Suudi Prens 1 milyar verdi, serbest bırakıldı..!

Suudi Arabistan’da Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın emriyle 4 Kasım’da başlatılan siyasi operasyon kapsamında gözaltına alınan Eski Suudi Kralı Abdullah’ın oğlu ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın kuzeni Suudi Prens Miteb bin Abdullah’ın serbest kaldığı açıklandı.
Sputnik’in haberine göre bir zamanlar Suudi tahtının varislerinden olan ancak kuzeni Prens Muhammed’in başlattığı soruşturmada gözaltına alınan Prens Miteb’in 1 milyar dolardan fazla bir tutar karşılığında serbest bırakıldığı açıklandı.
Reuters’e konuşan adı açıklanmayan ancak soruşturmada görev alan bir Suudi yetkili, Suudi Arabistan’ın 100 bin kişilik Ulusal Muhafızlarının eski yöneticisi 65 yaşındaki Prens Miteb’in yetkililerle “Kabul edilebilir bir ödeme anlaşması” yaptığını söyledi. Yetkili “Anlaşmanın bilinen vakalardaki yolsuzluğu kabul etmeyi içerdiği de anlaşılıyor” ifadelerini kullandı. AFP’ye konuşan bir Suudi kaynak da, “Evet, Prens Mitab bu sabah serbest bırakıldı” dedi ancak anlaşmayla ilgili ayrıntı vermedi.
Prens Miteb bu ay başında ülkede gözaltına alınan 200’den fazla prens, bakan, bürokrat ve iş adamı arasındaki en etkili siyasi figürdü.
3 KİŞİ DAHA ÖDEME ANLAŞMASI YAPTI
Reuters’e konuşan Suudi yetkili, Prens Miteb dışında yolsuzlukla suçlanan gözaltındaki diğer 3 kişinin de yetkililerle ödeme anlaşması yaptığını söyledi. Suudi yetkili ayrıca savcılığın gözaltındakilerin bazılarını serbest bırakmaya, 5 kişiyi ise yargılamaya karar verdiğini söyledi. Ancak bu kişilerin kimlikleri hakkında bilgi vermedi. Mal varlıklarının dondurulması ve seyahat kısıtlamaları Veliaht Prens Selman’ın kurduğu yolsuzluk karşıtı komitenin görevleri arasındaydı.
Geçen hafta New York Tımes’a röportaj veren Veliaht Prens gözaltındakilerin ‘yüzde 95’inin’ anlaşmaya yanaştığını ve mal varlıklarını devlet hazinesine vermeyi kabul ettiklerini söylemişti.
İKTİDAR HAMLESİ

Suudi Arabistan’da “yolsuzluk karşıtı kampanya” denilen operasyon Veliaht Prens Muhammed’in iktidarını güçlendirme hamlesi olarak değerlendiriliyor. Hazirandaki “saray darbesi” ile Eski Veliaht Prens Muhammed bin Nayif yerine geçen Prens Muhammed’in bu soruşturmadaki asıl hedeflerinden biri Eski Kral Abdullah’ın Şammar aşiretinden olan Prens Miteb’i etkisiz hale getirmekti.

Sosyal medya paylaşımları operasyonu: 7 kişi tutuklandı..!

İzmir’in Konak, Torbalı, Menemen, Karşıyaka ve Buca ilçelerinde 24 Kasım’da yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 27 kişinin Emniyet işlemleri tamamlandı. Gözaltına alınan 27 kişi İzmir Adliyesi’ne sevk edilirken, gözaltı gerekçesinin sosyal medya paylaşımları ve ihbar olduğu öğrenildi. Savcılığa sevk edilen 27 kişiden 11’i serbest bırakıldı. Savcılık işlemleri tamamlanan 16 kişiden ise bir kısmı “örgüt propagandası yapmak” bir kısmı da “örgüt üyesi olmak” iddiaları ile tutuklanmaları istenerek, Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

Hakimliğe sevk edilen 16 kişiden 9'u adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 7 kişi ise "örgüt üyesi olma" ve "örgüt propagandası yapma" iddiaları ile tutuklandı.

Reza Zarrab'ın sıklıkla ifadesinde bahsettiği Kara Para Transfer merkezi Aktif Bank Erdoğanın Damadı Berat Albayraklara Ait?

ABD'de tutuklu yargılanırken savcılık ile işbirliği yapan Reza Zarrab, tanık olarak ilk defa hakim karşısına çıktı. Zarrab ifadesinde dikkat çekici itiraflarda bulunurken, İran'a yönelik yaptırımların delinmesinde Aktif Bank ile birlikte çalıştıklarını söyledi.
Reza Zarrab: Zafer Çağlayan'a 45-50 milyon euro rüşvet verdim
İran'ın doğalgaz ve petrol satışlarından elde ettiği parayı yaptırımlar dolayısıyla uluslararası piyasada kullanamadığını belirten Zarrab, bunun için Türkiye'de bir bankada hesap açmaya çalıştığını kaydetti. Akitf Bank'ın ilk olarak kendisini reddettiğini aktaran Zarrab, daha sonra dönemin Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın kendisine yardım ettiğini söyledi.
reddettiğini aktaran Zarrab, daha sonra dönemin Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın kendisine yardım ettiğini söyledi.
'AKTİF BANK İRANLILARLA DİREKT ÇALIŞTI'
Bağış'ın Aktif Bank'ın genel müdüryle görüşme ayarladığını aktaran Zarrab, görüşme sonrasında Aktif Bank'ta hesap açtıklarını belirterek, "Başlangıçta günlük işlem hacmi 5 ila 10 milyon euro arasındaydı" dedi.
Duruşmada, savcının “Gelirlerinizin önemli bir kısmı Aktif Bank’tan mı geliyordu?” sorusuna Zarrab “kesinlikle” diye yanıt verdi. Zarrab ayrıca, bir süre sonra kendisinin aradan çıkarıldığını ve Aktif Bank’ın İranlılarla direkt çalıştığını da ifadelerine ekledi.
AKP İLE BİRLİKTE BÜYÜYEN YANDAŞ HOLDİNG
Aktif Bank, 1981 yılında Ahmet Çalık tarafından kurulan Çalık Holding bünyesinde 1999 yılında faaliyete geçti. PTT'nin anlaşmalı bankası olarak öne çıkan ve PTT'nin altyapısını kullanan Aktif Bank, ayrıca bünyesinde futbolseverlerin tepkisini çeken passolig uygulamasını da barındırıyor. Passolig satın alan herkez zorunlu olarak Akitf Bank müşterisi oluyor.
Çalık Holding ise AKP'nin iktidar olmasıyla birlikte hızlı bir yükseliş dönemine girmesiyle dikkat çekiyor. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın damadı olan ve şu an Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koltuğunda oturan Berat Albayrak da bir dönem Çalık Holding'in genel müdürlüğünü yapmıştı. AKP'ye yakınlığıyla bilinen holding, enerjiden telekomünikasyonda kadar birçok sektörde faaliyet gösteriyor.


Duruşmada zehir içen savaş suçlusu Hırvat general öldü..!

Hollanda'nın Lahey kentinde Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde Bosna Savaşı sırasında işlediği suçlar nedeniyle yargılanan ve daha önce toplam 111 yıl hapse mahkum edilen 6 Bosnalı Hırvat askeri ve siyasi yetkililerin temyiz duruşması gerçekleştirildi.
SAVAŞ SUÇLARINDAN MAHKUM OLDULAR
Önceki kararda mahkeme sanıkların aralarında tarihi Mostar Köprüsü'nün yıkılması da olmak üzere birçok savaş suçu işlediği hükmüne varmıştı. İlk kararda Jadranko Prlic 25 yıl hapse mahkum edilirken, Bosna-Hersek Hırvat Cumhuriyeti'nin savunma bakanı Bruno Stojic, HVO komutanları Slobodan Praljak ile Milivoj Petkovic 20'şer yıl, Valentin Coric 16 yıl, esir değişimlerinden sorumlu Berislav Pusic ise 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
CEZASI ONAYLANINCA ZEHİR İÇTİ

Temyiz duruşmasında mahkeme daha önce verilen kararları onayladı. Kararların açıklandığı sıra hakkında verilen 20 yıl hapis cezasının onaylandığını öğrenen Bosnalı Hırvat general Slobodan Praljak "Ben savaş suçlusu değilim" diyerek cezayı kabul etmediğini söyledi ve içinde zehir olduğu öne sürülen bardağı kafasına dikti.

Diyanet 'boşsun' demekle mahkeme kararını bir tuttu..!

Diyanet İşleri Başkanlığı, fetva skandallarına bir yenisini daha ekledi. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun internet sitesinde yer alan “Fetva Usulü” bölümüne yöneltilen, “Boşarım demekle boşanma meydana gelir mi?” sorusuna, “Boşama, kişinin eşine söylediği, ‘Boşsun’ gibi boşama iradesini ortaya koyan ifadelerle ya da mahkemenin kararıyla gerçekleşir” yanıtının verildi.
BirGün’den Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre sitedeki “Fetva Usulü” bölümünün “Aile Hayatı-Boşanma” kısmına yöneltilen, “Boşarım demekle boşanma olur mu?” sorusuna verilen yanıtın ilk kısmında, boşanmanın ‘yetkili kişi veya kurumun kesin kararı’yla gerçekleşeceği belirtildi. Yanıtın devamında ise şu ifadeler kullanıldı:
“Türkçede geniş zaman için kullanılan ‘Boşarım’ sözü bu nitelikte olmayıp boşama tehdidi anlamına gelir. Dolayısıyla bu sözle boşama meydana gelmez. Boşama, kişinin eşine söylediği ‘Boşsun, boş ol, boşadım veya karım boştur’ gibi boşama iradesini ortaya koyan şimdiki veya geçmiş zamanlı ifadelerle ya da mahkemenin kararıyla gerçekleşir.”
Diyanetin “boşanmanın usulü”ne ilişkin yöneltilen “Niyeti boşanma olmadığı halde eşe karşı tehdit unsuru olarak boşama sözlerini kullanma halinde boşanma gerçekleşir mi?” sorusuna ise yanıtı şu oldu:

“Boşama konusunun, rastgele gündeme getirilmesi doğru değildir. Bunun ciddi sonuçları olduğundan, Hz. Peygamber (s.a.s) bu konuda dikkatli davranmayı tavsiye etmektedir. Kişi, tehdit için karısını boşayacağını söylese, bu sözüyle boşama meydana gelmez. Bunu söylemekle geleceğe dönük vaatte bulunmuş olmaktadır. Ancak tehdit niyetiyle ‘boşadım, boş ol’ gibi sözler kullansa niyeti ne olursa olsun boşama gerçekleşmiş olur. Çünkü bu kelimeler, sarih olarak talakı ifade etmektedir. Sarih lafızlarla gerçekleştirilen boşamada niyete itibar edilmez.” 

Zarraf'ın belgesinde gizlilik kararı kalktı: "Hakkımdaki suçlamaları hiçbir baskı altında olmadan kabul ettim".diyerek İtirafçı oldu.!

Amerika Adalet Bakanlığı’na bağlı elektronik işlemlerin gerçekleştiği sistemde “gizlilik” kaydı bulunan 366 sıralı dosyadaki belgeler üzerindeki gizlilik kararı hakim Richard Berman tarafından kaldırıldı.

Sistemde yer alan belgeye göre Sarraf kendine yöneltilen suçlamaları kabul ettiğini ifade ettikten sonra imzalıyor. Amerikanınsesi'de yer alan habere göre, belgede, Sarraf kendisine isnat edilen tüm suçlamaları kabul ettiğini belirterek bu kararı hiç bir zorlama ve baskı olmadan kendi isteğiyle yaptığını ifade ediyor.