31 Mart 2018 Cumartesi

Bu da oldu: İnşaat işçilerine Kürtçe yasağı getirildi!


Türkiye’de artan aşırı milliyetçilik tehlikeleri boyutlara ulaşmaya başladı.
Irkçılığa varan söylem ve hareketler artarken bunun son örneği İstanbul Başakşehir'deki bir inşaat şantiyesinde yaşandı.
Cumhuriyet'ten Onur Şahin'in haberine göre, Yapı&Yapı firmasının Kayaşehir Emlak Konut Kuzey Yaka Projesi inşaatında, Kürt işçilerin kendi aralarında 'Kürtçe' konuşması yasaklandığı belirtiliyor.
Taşerona uyarı yazısı gönderen firmanın, şu notu ilettiği aktarılıyor:
"Şantiyede çalışan personelin farklı bir lisanla konuşulmasından diğer taşeronların ve firma personelleri dahil olmak üzere tüm çalışanları rahatsız etmektedir."
PATRONLAR BÖLÜCÜDÜR İŞÇİLER KARDEŞTİR
YAPI & YAPI firmasının İstanbul Kayaşehir Emlak Konut Kuzey Yaka Projesi inşaatında çalışan bazı inşaat işçilerinin şantiye içerisinde kendi aralarında Kürtçe konuşmalarının yasaklandığını öğrenmiş bulunuyoruz.
Şirket yetkilileri açıklama yapmaktan kaçınırken, İnşaat ve Yapı İşçileri Sendikası (İYİSEN) Başkanı Ali Öztutan Yapı & Yapı firmasının karardan geri adım attığını belirterek "Firma yasak kararında ısrar ederse greve çıkacağız” açıklaması yapıyor:
Patronlar kâr hırsları yüzünden işçileri ölüme gönderir, işçilerin en temel hakları olan ücret, barınma ve yemek gibi haklarından mahrum bırakır. Sigorta primini eksik öder, hem işçinin hakkından, hem devlete ödemesi gereken vergiden kaçar. Sonra gelir kendi sömürüsünü perdelemek amacıyla işçiler arasında ayrımcılığı körükler. Buna da konuşulan dili sebep gösterir.
Patronlar kendi çıkarları doğrultusunda emperyalist firmalarla ortaklık kurar ve işçileri sömürür. Yeri geldiğinde o firmalardan iş alabilmek için onların ana dillerinde bile konuşurlar. Ama şantiyelerde işçi arkadaşlarımızın Kürtçe konuşmasının rahatsızlık yarattığını sebep göstererek kendi sömürüsünü devam ettirir.
Biz işçiler hangi dinden, ulustan ya da etnik kökenden olursak olalım yaşamak için çalışmak zorundayız. Bu memleketin her karışında biz işçilerin emeği var. Patronların işçiler arasındaki birliği bozmak için her türlü yola başvuracağını biliyoruz.
Patronlar bizleri kendi çıkarları için bölmeye çalışmaya devam ediyor. Biz işçiler ise kendi çıkarlarımız için birlikte mücadeleye devam edeceğiz.
İşçilerin birlikte mücadelesi bu sömürü çarkını kıracak. Eşitliğin, özgürlüğün ve kardeşliğin olduğu bir düzen kurulacaktır.

Hastanede yer gerekçesiyle yatırılmadı; Evde kan kusarak öldü..!



Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisat Bölümü’nden iki yıl önce mezun olan Özlem Oduncu, İstanbul’da ailesinin yanında yaşıyordu. Sabah gazetesinden Furkan Kara’nın haberine göre genç kadın, 25 yıldır çaycılık yapan babasına destek olmak için özel bir firmada işe başladı.
Bir süre önce başlayan öksürük giderek artınca, genç kız bu ayın başında Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. İddiaya göre hastanede yaklaşık 15 gün tedavi gören Oduncu’nun öksürüğüne doktor çare bulamadı. Oduncu, doktorun önerisiyle aynı hastanenin Genel Cerrahi bölümüne yönlendirildi.
YER YOK DİYE EVE YOLLADILAR
Ancak hastanenin yatış bölümünde yer olmadığı için iletişim numarası alınarak evine gönderildi. 23 Mart’ta yeniden hastaneye yatırıldı. Genç kızın ateşi yükseldi. İddiaya göre doktor Oduncu’ya ateş düşürücü ilaç yazarak “Belki griptir. Evde ateşi düşsün, iyileşsin öyle gelsin” diyerek çıkışını yaptı. Oduncu, annesi Türkan Oduncu’yla birlikte Güneşli’de bulunan evine gitti. Bir süre sonra fenalaşan Özlem Oduncu’nun ağzından burnundan kanlar geldi. Ambulansla hastaneye kaldırılan Oduncu kurtarılamadı. Baba Mustafa Oduncu kızının ihmal kurbanı olduğunu belirterek, “Hasta kızımı hastaneden çıkarttılar. Aynı gün eve geldik hayatını kaybetti. Hastaneden ve doktordan şikâyetçi oldum. Cezalarını çeksinler. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın” dedi.

30 Mart 2018 Cuma

Irkçılığın inşaatı: İşçilerin Kürtçe konuşması yasaklandı!..!


Kürtçe anadilde eğitim yasağı devam ederken 90’!lı yılları aratmayan bir olay yaşandı. İnşaat ve Yapı İşçileri Sendikası (İYİ-SEN), İstanbul’da bir inşaat firmasının işçilerin Kürtçe konuşmasını yasakladığını duyurdu.
İYİ-SEN’in twitter hesabından yapılan açıklamada, “Yapı & Yapı firmasının İstanbul Kayaşehir Emlak Konut Kuzey Yaka Projesi inşaatında çalışan bazı inşaat işçilerinin şantiye içerisinde kendi aralarında Kürtçe konuşmalarının yasaklandığını öğrenmiş bulunuyoruz” denildi.
Firmanın gönderiği yazıda, “Şantiyede çalışan personelin farklı lisanlarda konuşmaları diğer taşeronların personelleri de dahil olmak üzere tüm çalışanları rahatsız etmektedir” ifadelerine yer verildi.
Karara tepki gösterilen İYİ-SEN açıklamasında, “Patronlar kar hırsları yüzünden işçileri ölüme gönderir, işçilerin en temel hakları olan ücret, barınma ve yemek gibi haklarından mahrum bırakır. Sigorta primini eksik öder, hem işçinin hakkından hem devlete ödemesi gereken vergiden kaçar. Sonra gelir kendi sömürüsünü perdelemek amacıyla işçiler arasında ayrımcılığı körükler. Buna da konuşulan dili sebep gösterir” ifadelerine yer verildi.

Sendikalı işçilerin atıldığı Reysaş’ta bakanlık çoğunluk tespiti yaptı..!


Reysaş Araç Muayene İstasyonlarında sendikalı oldukları için işten çıkarılan 14 işçinin direnişine destek büyüyor.
Anayasal haklarını kullanarak DİSK’e bağlı Nakliyat İş Sendikasına üye olan 14 işçinin direnişi 34. gününe girdi. DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikası, 141 işçiyle örgütlü olduğu Reysaş Araç Muayene İstasyonları İşletim A.Ş.’nin Eskişehir Merkez, Eskişehir Sivrihisar, Zonguldak Merkez, Zonguldak Ereğli, Kastamonu Merkez, Kastamonu Tosya, Karabük Merkez ve Bartın Merkez istasyonlarında işçilerin büyük bir çoğunluğunu sendika üyesi yaparak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na çoğunluk tespiti başvurusunda bulunmuştu. Reysaş yönetimi ise Nakliyat-İş üyesi işçilerle tek tek görüşerek e-devlet şifrelerini istemiş, sendikadan istifa etmeleri yönünde baskı yapmaya başlamıştı. Skandal duruma itiraz eden 14 işçi işten çıkarılmıştı.
İŞÇİLER GECE VARDİYASINDAN ÇIKIP DESTEĞE GİTTİ
34 gündür direnişlerine devam eden işçilere bugün Sarp Lojistik işçilerinden destek geldi. Eskişehir’de bulunan, yine Nakliyat İş’in örgütlü olduğu Sarp Lojistik işyerinde gece vardiyasından çıkan işçiler direnişteki Reysaş emekçilerine dayanışma ziyaretinde bulundu.
SENDİKALARDAN DESTEK
Nakliyat İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu’nun da katıldığı ziyarete Birleşik Metal-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ahmet Arı, Yönetim Kurulu üyeleri, işyeri temsilcileri ve Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Suat Başaraner de destek verdi.
’34 GÜNDÜR EKMEKLERİ İÇİN MÜCADELE EDİYORLAR’
Ziyarette bir açıklama yapan Nakliyat İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu 34 günden beri işi ekmeği ve sendikası için mücadele eden Reysaş işçileri ile dayanışma ve işverenin işçi, sendika düşmanlığını protesto etmek için bir araya geldiklerini belirterek sendikaya üye olmanın anayasa ile güvence altına alındığını belirtti. Reysaş işvereninin anayasayı ve yasaları tanımayarak sadece sendikaya üye oldukları için 14 işçiyi işten attığını söyleyen Küçükosmanoğlu, işverenin sendikalı işçilere yönelik baskı ve tehditlere ilişkin de suç duyurusu yaptıklarını bildirdi.
BAKANLIK ÇOĞUNLUK TESPİTİ YAPTI
Bütün baskılara rağmen Reysaş’da çoğunluğun sağlanarak tespit yazısının 5 Mart’ta geldiğini ifade eden Küçükosmanoğlu, burada çalışan işçilerin sadece ekmeklerine, geleceklerine, anayasal haklarına sahip çıkmak için sendikaya üye olduklarını ve bu haklarını alıncaya kadar işçiler ve sendika olarak mücadeleye devam edeceklerinin altını çizdi.
Reysaş işverenini bir kez daha işçilerin anayasal ve yasal haklarına saygı duymaya çağıran Küçükosmanoğlu “Reysaş’da işçiler sendikalı olacak başka yolu yok diyerek” sözlerini bitirdi.
‘REYSAŞ’A SENDİKA GİRECEK BAŞKA YOLU YOK’
Eylemde Birleşik Metal-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ahmet Arı ve Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Suat Başaraner’de birer konuşma yaparak Reysaş işçisinin mücadelesini başarıya ulaşıncaya destek olamaya devam edeceklerini vurguladı.
Eylemede sık sık “Atılan işçiler geri alınsın”, “Sendika hakkımız engelleneme”, “Reysaş işçisi yalnız değildir”, “Yaşasın sınıf dayanışması”,
İşçiyiz haklıyız kazanacağız”, “Vur vur inlesin Reysaş dinlesin”, ”Yaşasın onurlu mücadelemiz”, “Açlıktan ölmeyiz bu Yoldan dönmeyiz”, “Reysaş’a sendika girecek başka yolu yok” sloganları atıldı.


Fransa arabulucu olacak ve Menbiç'e asker gönderecek'..!


Kuzey Suriye yönetiminin üst düzey yetkililerinden oluşan bir heyet Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile bir araya geldi.
Kürt, Arap ve Suryani temsilcilerin yer aldığı heyet, TEV-DEM Eşbaşkanı Aysa Abdullah, Efrin Kantonu Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Hêvin Reşîd, Cizire Kantonu Dış İlişkiler Konseyi Eşbaşkanı Siham Qiryo, Cizire Bölgesi Yürütme Konseyi Üyesi Faner Gaêt, Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Dış İlişkiler Sorumlusu Rêdur Xelîl, YPJ Sözcüsü Nesrin Abdullah ve Kuzey Suriye Özerk Yönetimi Fransa Temsilcisi Dr. Xalid Îsa'dan oluştu. Görüşme bir saat sürdü.
ARABULUCU OLABİLİRİZ
Görüşme sonrası açıklama yapan Macron, "Kürtlere destek garantisi verdik. SDG ile Türkiye arasında arabulucu olabiliriz. Fransa ABD ile anlaştı, Menbiç'e asker gönderecek" dedi.
Emmanuel Macron'un ofisinden yapılan açıklamada, "YPG dahil Kürt yetkililere Suriye'nin kuzeyinde istikarar sağlanması için destek sözü verdik. SDG ve Türkiye arasında arabulucu olabiliriz. Fransa ABD ile anlaştı, Menbiç'e asker gönderecek" ifadeleri yer aldı.
Fransız Le Parisien gazetesinin haberine göre ise Emmanuel Macron Suriyeli Kürt heyetine Fransız güçlerinin Menbiç'e hızla konuşlandırılacağının garantisini verdi.
2015 YILINDA DA AĞIRLANMIŞLARDI
PYD eski Eş Başkanı Asya Abdullah ve Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) komutanlarından Nesrin Abdullah da 2015 yılında Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı François Hollande tarafından Elysee Sarayı’nda ağırlanmıştı.

ABD'de polis keyfi biçimde bir siyahı öldürdü.!


Polis aracındaki kamerada 34 yaşındaki Danny Ray Thomas, bir polis memuruna doğru, pantolonu inik halde yürürken görülüyor. Kendisi de siyah olan polis memuru Cameron Brewer'in ateş açmadan önce "Yere yat!" diye bağırdığı duyuluyor.
BBC Türkçe'nin aktardığına göre, Thomas'ın ailesi çocuklarının depresyon tedavisi gördüğünü söyledi. Kızkardeşi Kita Thomas-Smith Houston Belediyesi'nde yapılan toplantıda ağlayarak siyasetçileri "polis zulmüne" karşı birşeyler yapmaya çağırdı.
Belediye Başkanı Sylvester Turner da "Kesinlikle acınızı hissediyorum. Alınan her yaşam için üzgünüz" dedi.
Smith daha sonra yaptığı açıklamada "Planlı cinayet gibi. Polise doğru yürüdüğü, koşmadığı, zarar verme niyeti olmadığı çok net şekilde gözüküyor" diye konuştu.
Olay soruşturulurken, yanında şok tabancası da bulunan Brewer idari izne çıkartıldı.
ŞOK TABANCASI YERİNE ATEŞ ETTİ
Houston Polisi'nden yapılan açıklamada, Thomas'ın yoğun trafik bulunan bir kavşakta yürürken görüldüğü, Brewer'ın da kendisini pantolonu ayaklarına kadar inik, kendi kendine konuşurken ve geçen araçlara vururken gördüğü" belirtildi.
Açıklamada "Thomas daha sonra beyaz bir araca vurdu, şöför dışarı çıktı ve şüpheliyle kavga etti. Güvenliğini tehdit altında hisseden polis memuru silah kullandı ve Thomas'ı bir kez göğsunden vurdu" denildi.
Bir görgü tanığı tarafından çekilen başka bir videoda da, etraftakilerin polisin Thomas'ın üzerinde şok tabancası kullanacağını tahmin ettiği duyuluyor.
Olayı filme alan Kaaryn Young "Şok tabancasıyla vurulmak üzere" diyor ve hemen ardından silah sesi duyuluyor. Daha sonra Young "Adamı vurdu mu? Şok tabancası kullanmalıydı. Sokak ortasında adamı vurmamalıydı" diyor.

Kayyumlar tam gaz: Newroz Anıtı da yıkıldı..!

Mardin Nusaybin Belediyesi’ne kayyum olarak atanan İlçe Kaymakamı Ergün Baysal, 1992 yılında kentte yapılan Newroz kutlamaları sırasında açılan ateş sonucu öldürülen 16 yurttaş anısına yapılan Newroz Anıtı’nı yıktırdı. Devrim Mahallesi’nde bulunan Newroz kavşağındaki, 16 yurttaşı sembolize eden kurşunlanmış eller ve Newroz’u temsil eden meşalelerinde yer aldığı anıt, belediyeye bağlı ekipler tarafından kepçe ile tamamen yıkıldı.
Newroz kutlaması sonrası yıkım
Sosyal medya hesabından yıkımın fotoğrafını paylaşan kayyum atanan belediye, anıtın yerine saat kulesi yapacağını duyurdu.
2013 yılında yapılan ve geçtiğimiz yıllarda ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında zarar gören anıtın, kentte 21 Mart tarihinde yapılan görkemli Newroz kutlamasının hemen ardından yıkılması dikkat çekti.