22 Nisan 2019 Pazartesi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na AKP-MHP Çetleri Linç girişiminde Bulundu..!

Günlerdir Erdoğan ve Bahçelinin yerel seçimlerden dolayı hedef gösterdiği ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ankara’da katıldığı asker cenazesinde bir grup faşist çetenin saldırısına uğrayarak linç edilmek istendi. Saldırı sonrası Kılıçdaroğlu’nun güvenlik ekipleri tarafından bir eve götürüldüğü ve daha sonra zırhlı bir askeri araçla saldırganların arasından çıkarıldığı bildirildi. Ankara Valiliği, saldırıya ilişkin gerekli önlemlerin alındığını savunarak gerekli “Olayın sorumluları hakkında yasal işlemlere başlanılmıştır” diye duyurdu.
Aslında olayın baş kışkırtıcısı Erdoğan ve Bahçelidir. Yerel seçim yenilgisini muhalefete karşı düşmanlığı körükleyerek gidermeye çalışan Cumhur ittifakı liderleri Kılıçtaroğluna yönelik saldırının baş sorumluları konumundadırlar.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün Ankara’nın Çubuk ilçesinde, yaşamını yitiren er Yener Kırıkcı için düzenlenen cenaze törenine katıldı.
Törenin ardından CHP lideri bir grubun saldırısına uğrayarak linç edilmek istendi. Saldırı esnasında Arbede yaşanması üzerine güvenlik görevlileri olaya müdahale etti. Saldırganların yumruk ve tekmelerine maruz kalan CHP liderinin güvenlik ekipleri tarafından güvenli bir eve götürüldüğü ve daha sonra zırhlı bir askeri araçla çıkarıldı.
SALDIRGANLAR: YAKIN O EVİ, YAKIN
Saldırganlar CHP liderinin evinin etrafını sararak yakın o evi diye bağırdığı, güvenlik ekiplerinin ise bir müdahalede bulunmadığı görülüyor. Olaylar esnasında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da aynı evde bulunduğu öğrenildi.
Kılıçdaroğlu’nu linç etmek isteyen saldırganlara hitap eden Hulusi Akar’ın “Değerleri arkadaşlarım şuana kadar mesajlarınızı verdiniz tepkini gösterdiniz şimdi sükunetle cenaze evine gidiyoruz annesine babasına taziyelerimizi bildirmek üzere bu alanı boşaltıyoruz” dediği belirtildi.
SALDIRGANLAR EMNİYET MÜDÜR İLE KAYMAKAMI DİNLEMEDİ
Evin etrafını saran saldırganlar, Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya ve Çubuk Kaymakamı Uğur Sezer’in kalabalığın dağılmasına için yaptığı konuşmalara da tepki gösterdi.
‘BİBER GAZI SIKAMAYIZ’ DEDİLER’
Olay yerinde olan CHP’nin Çubuk İlçe yöneticisi Can Kaderoğlu, yaşanan durumu şöyle anlattı:
“CHP ilçe yönetimi olarak, şehit ailesinin evini ziyaret ettik. Başsağlığı dileklerimizi ilettik. Hiçbir sorun yaşanmadı. Bugünkü saldırıda da köyden ve bölgeden kimse dahil olmadı. Biraz önce köy muhtarı ile de görüştüm. Kendisi de olayları dışarıdan gelen bir ekibin organize ettiğini söylüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cenazeye geldiğinde ufak tefek kimi tepkiler oldu ancak Kemal Bey geldikten sonra grup tepkilerini artırdı. Saldırı uzun sürdü. Fiziki saldırının yanı sıra taş, sopa atıldı, ellerine ne geldiyse attılar. Saldırıyı çeşitli yerlere yerleştirilmiş kişiler başlattı ve organize etti. Kılıçdaroğlu’nu yaklaşık 10 kişilik görevli korumalar, 20’den fazla partili grup ve çok az sayıda güvenlik görevlisi korumaya çalıştı. Ciddi bir güvenlik önlemi yoktu. Oradaki görevlilere grubun biber gazı kullanılarak dağıtılmasını söyledik ancak cenazeye biber gazı sıkamayız dendi. Saldırı sırasında cenaze işlemleri yapılmıyordu ve bir saldırı vardı. Bu yönde bir adım atılmadı. Kemal Bey’in arabasına ve saldırıdan sonra girdiğimiz eve saldırılar devam etti.”
ANKARA VALİLİĞİ ‘ÜZÜCÜ PROTESTO’ DEDİ
Ankara Valiliği’n sosyal medya hesabından Kılıçdaroğlu’na yapılan saldıraya ilişkin bir açıklama yapıldı..
Valilik açıklamasında “Çubuk ilçemizde icra edilen şehit cenazesi töreninde CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik müessif protesto eyleminin önlenmesine yönelik gerekli güvenlik tedbirleri alınmış olup olayın sorumluları hakkında yasal işlemlere başlanılmıştır.” denildi
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman, Kılıçdaroğlu’nun uğradığı saldırıyla ilgili olarak soruşturma başlatıldığını açıkladı.
CHP’DEN OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI
CHP’de olağanüstü toplantı çağrısı yapılarak parti yöneticileri ve milletvekilleri Ankara’ya çağrıldı.
AKP cephesinden linç girişimi için kim ne dedi?
AKP cephesinden linç girişimi için kim ne dedi?
AKP’li siyasetçiler Kılıçdaroğlu’na yapılan linç girişimi için ‘protesto’ ifadesini kullandılar.
‘SÜLEYMAN SOYLU SORUMLUDUR’
CHP Ankara Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Levent Gök, Çubuk’ta CHP lideri Kılıçdaroğlu’na asker cenazesinde yapılan saldırı için “Yaşanan arbedede hepimiz bir yere savrulduk. Kemal bey iyi, güvenli bir yere alındı. Soğuk kanlı olmalıyız. Genel başkanımız bir açıklama yapacaktır” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Genel Başkanımız hala saldırı altında ancak durumu iyidir. Bu saldırıdan başta İçişleri Bakanı Soylu olmak üzere Genel Başkanımızı hedef gösterenler sorumludur” dedi.
‘AZMETTİRİCİ BELLİ’
24 Haziran seçiminde CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, saldırının azmettiricilerinin belli olduğunu söyledi.
İnce, şunları söyledi:
“Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na Çubuk’ta şehit cenazesinde yapılan saldırı onun şahsında CHP’ye, bu ülkenin demokrasi güçlerine, birlik ve beraberliği her türlü çıkarın üzerinde tutan halkımıza karşı yapılmış, failleri ve azmettiricileri belli olan bir saldırıdır. Bu saldırı geleceğimize, iç barışımıza, birlik ve beraberliğimize yönelik büyük bir provokasyon denemesidir. Biz bu yollardan çok geçtik, eninde sonunda kazanan demokrasi olacaktır.”
CHP’Lİ KAYA: SOYLU İSTİFA ETMELİ
Cumhuriyet’te konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, linç girişimi hakkında şunları:
“Güvenlik kılıklı insan çoktu. Hiçbiri bizi korumaya yönelik adım atmadı. Emniyet Genel Müdürü vardı. Ankara İl Emniyet Müdürü de vardı. Polis kıyafeti, jandarma kıyafeti olan çok insan vardı. Ancak bizi korumak üzere bir girişimleri olmadı. Cenaze namazında dahi bizi taciz ettiler. Genel Başkanımıza vurmaya çalıştılar. ‘Bay Kemal’ buraya niye geldin şeklinde bağırıyorlardı. Bu işi yapanlar bu köyden, Çubuktan değil. Tamamen organize. Bunlar namaz kılmaya da gelmemişler. Şehidin cenaze namazında arkadan vurmaya çalıştılar. Biz kendi korumalarımız, Bülent Kuşoğlu, Mansur Yavaş, Levent Gök, Murat Emir, genel başkanı korumaya çalıştık. Genel başkan araca bineceği sırada aracı tahrip ettiler. Plakaya kader her şeyi biliyorlarmış. Burada derhal İçişleri Bakanı istifa etmelidir. Milli Savunma Bakanı oradaydı. Kendi şehidinin cenazesinde bu saldırgan tutuma göz yumdular. Vali İstanbul’daymış. Şehit cenazesi varken İstanbul’da ne işi var anlamadık. Saldırı tamamen organize bir linç girişimi. Kimsenin bu ülkeyi kimsenin bölmeye gücü yetmeyecek. Kendi tedbirini alamayan bir jandarma ve emniyet var. Sokakta masum eylemlere gaz sıkanlar nerede?”
Kayyum Atanan Belediyelerin Borçları diz boyu..!
Şırnak Silopi Belediyesi’nin, HDP’li Eş Başkanları, kayyım döneminden kalan borç ve devredilen taşınmazların listesini belediye binasına astı. Belediyenin kayyım tarafından 133 milyon 453 bin TL borçlandırıldığını ortaya çıktı.
Kayyımlar borç batağında
Seçimlerden hemen önce kayyım tarafından aralarında değerli arazilerin de bulunduğu belediyeye ait toplamda 19 bin metrekarelik alan ile Kadın Dayanışma Merkezi de bedelsiz bir şekilde bazı kurumlara devredildi. Kayyım’ın toplam 142 belediye çalışanının işine son verdiği bunların yerine ise AKP İlçe Kadın Kolları Başkanı Gönül Ürgen’in de bulunduğu 209 kişi işe alındı ortaya çıktı. Ürgen’in, belediye bünyesinde bulunan Kadın Eğitim, Kültür ve Destek Merkezi Müdürlüğü’nden sorumlu kişi olarak kayyım döneminde çalıştırıldığı öğrenildi. Belediyede işe alınanlar arasında bulunan M.Z.’nin bir süredir AKP İlçe Başkanı Fatih Bilen’e korumalık yaptığı belirtildi. M.Z.’nin, temizlik biriminde şoförlük yapmak üzere işe alındığı bildirildi.
HAKKARİ YÜKSEKOVA
Hakkari’de Yüksekova Belediyesi Eş Başkanları ise Belediye’ye atanan kayyımın arkasında 680 milyon TL bir borç bıraktığını açıkladı.
MHP DÖNEMİNDEN KARS BELEDİYESİNE BÜYÜK BORÇ
Geçtiğimiz dönem MHP’li başkan tarafından yönetilen Kars Belediyesi’nin Eş Başkanı Ayhan Bilgen’de, belediyenin toplam borcunu Twitter’dan açıkladı. Bilgen, devraldıkları Belediyenin toplam borcunun 338 Milyon 300 Bin TL olduğunu ayrıca Belediyenin 102 aracının 39’u arızalı ve 7’si hacizli durumda aldıklarını açıkladı.

AKP İstanbul Belediyesi Açıklıktan Neden Korkuyor..!

Ekrem İmamoğlu’nu 17 gün bahanelerle oyalayan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Yüksek Seçim Kurulu’nun mazbatayı vermesini beklemiyor olacak ki iki gündür İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) hâlâ koltuğu kaptırmamış gibi hareket ediyor.

Evvela İBB’ye ait sosyal medya hesapları donup kaldı. İBB’nin Twitter, Instagram ve Facebook hesaplarına saatlerce ulaşılamadı.
Resmen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan İmamoğlu, sosyal medya hesaplarını adeta esir oldukları yerden kurtardı.
25 senedir İstanbul’un iktidarını ellerinde tuttukları ve makamları aralarında ulufe gibi taksim etmeye alıştıkları için devir-teslimden korkuyorlar. Keza seçimleri kazanan kişiye mührü teslim etmeyecek kadar hazımsızlar.
AKP’liler açıklıktan emare adımlardan su görmüş kuduz köpek gibi korkuyorlar. Haksız da sayılmazlar korkmakta. Tesis ettikleri organize soygun düzenini tek sesli hale getirdikleri medya sayesinde bugüne kadar halktan saklasalar da devir değişti artık.
İmamoğlu, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi’nden evvel sokak sokak dolaştığı İstanbul’da vatandaşa, “Şeffaf olacağıma söz veriyorum. Attığımız her adımdan sizlerin haberi olacak. İstanbul, İstanbulluların olacak.” taahhüttün de bulunmuştu.
O sözün ilk günden son güne kadar kararlarında belirleyici olacaktır. Bunun içindir ki İmamoğlu koltuğa geçer geçmez kolları sıvadı
Seçimin yapıldığı 31 Mart Pazar günü ile mührü devraldığı 17 Nisan arasında belediyede yapılan bütün işlemler için tahkikat yapılması için İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’na talimat verdi. İki müfettiş ve üç uzman tahkikat için vazifelendirilmişti.
Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun o talimatı AKP’den meclis üyesi seçilen isimler tarafından anında mahkemeye taşındı. Ne de olsa mahkemeler emirlerine amade.
İstanbul 4’üncü İdare Mahkemesi’nden verilerin bir yerde toplanmasına izin çıkmadı. Yürütmesi durduruldu o talimatın.
Cuma namazının akabinde gazetecilere endişeye mahal olmadığını ifade eden İmamoğlu, “Gayet mevzuata uygun bir şekilde ve saklanacağı alan, kanuna uygun bir şekilde ve aynı şekilde de bir zapt altına alınarak, tespitler yapılarak 31 Aralık 2018 tarihli, 31 Mart 2019, yani seçim günü tarihli ve dün, 17 Nisan 2019 tarihli kayıtlar arşivlendi, imza altına alındı.” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu özellikle 31 Mart ile 18 Nisan arasında bazı usülsüzlükler yapıldığına dair duyumdan öte tespitleri olduğunu aktardı: “Kanuna uygundur. Öyle kozmik odayla falan işimiz olmaz. Devletin hafızası, onu koruyoruz 16 milyon insan adına.”
“Kamuya şeffaf ve açık olma sözünü verdim.” diyerek çizgisinden taviz vermeyeceğini tekrarladı.
Merkezi idare de mahallî idareler de evvela halka karşı hesap vermekle mükelleftir.
Madem AKP halkın vergilerini çarçur etmemişse İmamoğlu’nun teftiş talimatından niye bu kadar korkuyor?
Belediye zarara uğratılmışsa ya da mevzuat ihlal edilmişse koltuğu devralan başkanın bunun üzerine gitmesinden daha tabi ne olabilir?
Neyi teslim aldığını söylemeyen bir belediye başkanı 5 sene sonra belediyeyi hangi seviyeye taşıdığını nasıl anlatacak?
İdarî bir tahkikattan imtina edildiğine göre kapak açıldığında ortalık kokudan geçilmeyecek demektir. İmamoğlu’nun pes etmemesi lazım.
AKP’nin teşkilatı gibi çalışan mahkemelerin verdiği kararların çarpıklığına kadar her hâdiseyi açacağı YouTube kanalı üzerinden halka aynen aktarmalı.
Halkın cep telefonları, iktidarın inşa ettiği sansür duvarlarını, devasa televizyon kanallarını ve Saray’dan ellerine tutuşturulan notları haber diye yayımlayan gazeteleri yerle bir edeceğini unutmayalım.
Sosyal medyayı iyi kullanmaya devam ettiği takdirde İmamoğlu; Halk Ekmek, İSPARK ve BELTUR gibi iştirakleri ile 50 milyar liralık bir bütçenin emanet edildiği İstanbul Büyükşehir’i açık yönetmede olumlu örnek olacaktır
Bugüne kadar İstanbul, AKP’nin devr-i iktidarında sadece imar rantı ile belli bir zümrenin nasıl servet sahibi edilebileceğini somut örnek olmuştur.…
25 sene hiç az değil. Devletler için bile hafife alınmayacak kadar uzun bir müddet.
AKP’li milyoner bürokratlar, siyasetçiler ve bir anda işadamı oluveren türediler, 1994’ten beri İstanbul ve Ankara’yı idare eden siyasi İslamcıların çalıp çırptıklarına somut örnektir.
Açlık sınırının altında yaşamını idame ettirmeye çalışan halk, AKP’nin zenginlerine duyduğu öfkeyi kustu sandığa. Halkın o öfkesinin dinmesi hırsızlıkların hesabının sorulmasına bağlı.
İmamoğlu’na zorluk çıkaracakları, çelme atacakları seçim akşamından belliydi.
“Bunlar topal ördek.” diyen AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın cenaze merasiminde bile İmamoğlu’nun uzattığı eli sıkmaması da gösterdi ki iktidarın raf ömrünü uzatan koruyucu madde gitti.
Erdoğan, 31 Mart hezimetinin farkında ve menfaate dayalı ittifakları nasıl bir arada tutacağının ince hesaplarını yapıyor.
Zira rüşvet havuzuna balıklama atlayan ve halkın kanını emerek beslenen sözde işadamlarını İstanbul’un rantı olmadan etrafında tutmasına imkan yok.
Medyanın bile yakında nasıl yavaş yavaş dümen kırdığını hep beraber müşahede edeceğiz.
Eğer verdiği sözlerin arkasında duracaksa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu geriye dönük bütün hesapları denetlemeli.
Kimlerin yoksul malı ile karısına/kızına birkaç milyon liralık Porsche aldığını herkes öğrensin. Sahte dindarların maskesi düşsün artık.
Masum insanlara terörist, darbeci, şucu-bucu iftiraları atarak hırsızlıklarını şu vakte kadar halkın nazarından kaçırmış olanlar için mizan 31 Mart’ta kuruldu bile…
İmamoğlu hangi hizmete kim mani oluyorsa onu da sosyal medyadan açık etmekten geri durmazsa o yapı iki gün sonra tarumar olacağını unutmayalım.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na AKP-MHP Çetleri Linç girişiminde Bulundu..!

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, Erhan Kalan dahil
Günlerdir Erdoğan ve Bahçelinin yerel seçimlerden dolayı hedef gösterdiği ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ankara'da katıldığı asker cenazesinde bir grup faşist çetenin saldırısına uğrayarak linç edilmek istendi. Saldırı sonrası Kılıçdaroğlu'nun güvenlik ekipleri tarafından bir eve götürüldüğü ve daha sonra zırhlı bir askeri araçla saldırganların arasından çıkarıldığı bildirildi. Ankara Valiliği, saldırıya ilişkin gerekli önlemlerin alındığını savunarak gerekli "Olayın sorumluları hakkında yasal işlemlere başlanılmıştır" diye duyurdu.
Aslında olayın baş kışkırtıcısı Erdoğan ve Bahçelidir. Yerel seçim yenilgisini muhalefete karşı düşmanlığı körükleyerek gidermeye çalışan Cumhur ittifakı liderleri Kılıçtaroğluna yönelik saldırının baş sorumluları konumundadırlar.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün Ankara'nın Çubuk ilçesinde, yaşamını yitiren er Yener Kırıkcı için düzenlenen cenaze törenine katıldı.
Törenin ardından CHP lideri bir grubun saldırısına uğrayarak linç edilmek istendi. Saldırı esnasında Arbede yaşanması üzerine güvenlik görevlileri olaya müdahale etti. Saldırganların yumruk ve tekmelerine maruz kalan CHP liderinin güvenlik ekipleri tarafından güvenli bir eve götürüldüğü ve daha sonra zırhlı bir askeri araçla çıkarıldı.
SALDIRGANLAR: YAKIN O EVİ, YAKIN
Saldırganlar CHP liderinin evinin etrafını sararak yakın o evi diye bağırdığı, güvenlik ekiplerinin ise bir müdahalede bulunmadığı görülüyor. Olaylar esnasında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın da aynı evde bulunduğu öğrenildi.
Kılıçdaroğlu'nu linç etmek isteyen saldırganlara hitap eden Hulusi Akar'ın "Değerleri arkadaşlarım şuana kadar mesajlarınızı verdiniz tepkini gösterdiniz şimdi sükunetle cenaze evine gidiyoruz annesine babasına taziyelerimizi bildirmek üzere bu alanı boşaltıyoruz" dediği belirtildi.
SALDIRGANLAR EMNİYET MÜDÜR İLE KAYMAKAMI DİNLEMEDİ
Evin etrafını saran saldırganlar, Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya ve Çubuk Kaymakamı Uğur Sezer'in kalabalığın dağılmasına için yaptığı konuşmalara da tepki gösterdi.
'BİBER GAZI SIKAMAYIZ' DEDİLER'
Olay yerinde olan CHP’nin Çubuk İlçe yöneticisi Can Kaderoğlu, yaşanan durumu şöyle anlattı:
"CHP ilçe yönetimi olarak, şehit ailesinin evini ziyaret ettik. Başsağlığı dileklerimizi ilettik. Hiçbir sorun yaşanmadı. Bugünkü saldırıda da köyden ve bölgeden kimse dahil olmadı. Biraz önce köy muhtarı ile de görüştüm. Kendisi de olayları dışarıdan gelen bir ekibin organize ettiğini söylüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cenazeye geldiğinde ufak tefek kimi tepkiler oldu ancak Kemal Bey geldikten sonra grup tepkilerini artırdı. Saldırı uzun sürdü. Fiziki saldırının yanı sıra taş, sopa atıldı, ellerine ne geldiyse attılar. Saldırıyı çeşitli yerlere yerleştirilmiş kişiler başlattı ve organize etti. Kılıçdaroğlu'nu yaklaşık 10 kişilik görevli korumalar, 20'den fazla partili grup ve çok az sayıda güvenlik görevlisi korumaya çalıştı. Ciddi bir güvenlik önlemi yoktu. Oradaki görevlilere grubun biber gazı kullanılarak dağıtılmasını söyledik ancak cenazeye biber gazı sıkamayız dendi. Saldırı sırasında cenaze işlemleri yapılmıyordu ve bir saldırı vardı. Bu yönde bir adım atılmadı. Kemal Bey'in arabasına ve saldırıdan sonra girdiğimiz eve saldırılar devam etti."
ANKARA VALİLİĞİ 'ÜZÜCÜ PROTESTO' DEDİ
Ankara Valiliği'n sosyal medya hesabından Kılıçdaroğlu'na yapılan saldıraya ilişkin bir açıklama yapıldı..
Valilik açıklamasında "Çubuk ilçemizde icra edilen şehit cenazesi töreninde CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik müessif protesto eyleminin önlenmesine yönelik gerekli güvenlik tedbirleri alınmış olup olayın sorumluları hakkında yasal işlemlere başlanılmıştır." denildi
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman, Kılıçdaroğlu'nun uğradığı saldırıyla ilgili olarak soruşturma başlatıldığını açıkladı.
CHP'DEN OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI
CHP'de olağanüstü toplantı çağrısı yapılarak parti yöneticileri ve milletvekilleri Ankara'ya çağrıldı.
AKP cephesinden linç girişimi için kim ne dedi?
AKP cephesinden linç girişimi için kim ne dedi?
AKP'li siyasetçiler Kılıçdaroğlu'na yapılan linç girişimi için 'protesto' ifadesini kullandılar.
'SÜLEYMAN SOYLU SORUMLUDUR'
CHP Ankara Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Levent Gök, Çubuk'ta CHP lideri Kılıçdaroğlu'na asker cenazesinde yapılan saldırı için "Yaşanan arbedede hepimiz bir yere savrulduk. Kemal bey iyi, güvenli bir yere alındı. Soğuk kanlı olmalıyız. Genel başkanımız bir açıklama yapacaktır" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Genel Başkanımız hala saldırı altında ancak durumu iyidir. Bu saldırıdan başta İçişleri Bakanı Soylu olmak üzere Genel Başkanımızı hedef gösterenler sorumludur" dedi.
'AZMETTİRİCİ BELLİ'
24 Haziran seçiminde CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, saldırının azmettiricilerinin belli olduğunu söyledi.
İnce, şunları söyledi:
"Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na Çubuk’ta şehit cenazesinde yapılan saldırı onun şahsında CHP’ye, bu ülkenin demokrasi güçlerine, birlik ve beraberliği her türlü çıkarın üzerinde tutan halkımıza karşı yapılmış, failleri ve azmettiricileri belli olan bir saldırıdır. Bu saldırı geleceğimize, iç barışımıza, birlik ve beraberliğimize yönelik büyük bir provokasyon denemesidir. Biz bu yollardan çok geçtik, eninde sonunda kazanan demokrasi olacaktır."
CHP'Lİ KAYA: SOYLU İSTİFA ETMELİ
Cumhuriyet’te konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, linç girişimi hakkında şunları:
“Güvenlik kılıklı insan çoktu. Hiçbiri bizi korumaya yönelik adım atmadı. Emniyet Genel Müdürü vardı. Ankara İl Emniyet Müdürü de vardı. Polis kıyafeti, jandarma kıyafeti olan çok insan vardı. Ancak bizi korumak üzere bir girişimleri olmadı. Cenaze namazında dahi bizi taciz ettiler. Genel Başkanımıza vurmaya çalıştılar. ‘Bay Kemal’ buraya niye geldin şeklinde bağırıyorlardı. Bu işi yapanlar bu köyden, Çubuktan değil. Tamamen organize. Bunlar namaz kılmaya da gelmemişler. Şehidin cenaze namazında arkadan vurmaya çalıştılar. Biz kendi korumalarımız, Bülent Kuşoğlu, Mansur Yavaş, Levent Gök, Murat Emir, genel başkanı korumaya çalıştık. Genel başkan araca bineceği sırada aracı tahrip ettiler. Plakaya kader her şeyi biliyorlarmış. Burada derhal İçişleri Bakanı istifa etmelidir. Milli Savunma Bakanı oradaydı. Kendi şehidinin cenazesinde bu saldırgan tutuma göz yumdular. Vali İstanbul’daymış. Şehit cenazesi varken İstanbul’da ne işi var anlamadık. Saldırı tamamen organize bir linç girişimi. Kimsenin bu ülkeyi kimsenin bölmeye gücü yetmeyecek. Kendi tedbirini alamayan bir jandarma ve emniyet var. Sokakta masum eylemlere gaz sıkanlar nerede?”

20 Nisan 2019 Cumartesi

1 MAYISTA FAŞİST KUŞATMAYI DEVRİMCİ DİRENİŞ RUHUYLA PARÇALAMAK ve TAKSİMİ ÖZGÜRLEŞTİRMEK İÇİN İLERİ..!

ABD-Şikago proletaryasının 1886 yılında ABD’de yaktığı isyan ateşi, yüzyılı aşkındır dünyanın her yerinde, emeğin sermayeye karşı başkaldırı günü olarak yanıyor. Biliyoruz ki, İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs, işçilere, emekçilere bu zulüm cenderesi ve onun asalaklarına, zorba faşist burjuva kapitalist devlet aygıtına karşı birleşmenin, dayanışmanın kızıl bayraklarının, insan yaşamının devamını emekleriyle, emek güçlerini kullanarak sağlayanların ellerinde dünya topraklarında dalgalandırıldığı yıkım ve yeniden kurmanın müjdecisi bir gün‘ü, bir ay‘ı değil sadece, koca bir enternasyonal tarihi anımsatır.
İnsan soyunun asıl olarak iki büyük sınıf halinde; işçiler ve burjuvalar olarak karşı karşıya durdukları dünyamızda; sayıları 3.5 milyarı aşmış olan işçiler, bu dünyanın sömürüsüz ve savaşsız, baskısız ve ayrıcalıksız insan kardeşliği, eşitliği ve özgürlüğüne sahne olduğu; insanın ezilmiş ve sömürülmüş olanının kendi tüm tarihinde ümitle bağlandığı bu “düş“ü gerçekleştirebilecek, yer yüzünün en büyük, en yenilmez gücünü oluşturuyorlar.
Bunu; bu gerçekleşebilir ve gerçekleştirilebilir değişimin en fazla farkında olanlar, kapitalistler ile onların hizmetine koşmuş faşist-dinci-gerici siyasal partilerin tüm asalakları, yöneticileri, sermayenin işçilerin saflarındaki temsilcisi sendika ağaları, din bezirganları vb. dirler.
Onlar biliyorlar ki, işçiler; dünyanın bütün işçileri ve emekçileri , emperyalist kapitalistlerin sömürü dünyasına karşı, diğer ezilen ve sömürülen emekçileri de yanlarına alarak, ayağa kalkarlarsa/kalkabilirlerse, dünyanın hiç bir ordusu ve polis gücü onların karşısın da tutunamaz. Dünya emperyalist burjuvazisi bunun örneklerini yaşadı, biliyor ve korkuyor.
Türkiye emekçileri de her 1 Mayısta sermayenin faşist baskı ve saldırılarıyla yüz yüze kaldı ve katliamlara uğradı. Neki bu faşist baskı ve saldırılar çeşitli ulus ve ulusal azınlıklardan Türkiye emekçilerinin 1 Mayıs’ı emeğin sermayeye karşı mücadele günü olarak yaşatmasına engel olamadı. AKP-MHP faşist iktidarı yerel seçimlerden almış olduğu yenilgiyi, işçi, emekçi ve Kürt halkına yönelik faşist baskı, zulüm ve topyekün savaşla boğmanın çabası içinde. Faşist saldırıların önüne geçmek, işçi kıyımlarını, örgütsüzleştirme dayatmalarını, faşist Türk ırkçı-şovenist linç dalgasını, grev yasaklarını, kirli savaşı, yoksulluk ve zam furyasını geri püskürtmek için, Türk ve Kürt ulusundan işçi ve emekçilere demokrasi, eşitlik, özgürlük, daha iyi yaşam ve daha iyi çalışma koşulları; İstanbul da 1 Mayıs Alanı Taksime konan yasağın parçalanması için:
1 Mayıs’ta fabrikalarda, okullarda, semtlerde güçlerimizi birleştirerek alanlara çıkalım ve emperyalist kapitalist sermayenin ve faşist dinci gerici saldırı ve savaş dalgasının karşısına gücümüzü birleştirerek harekete geçelim, her yerde ve her alanda 1 Mayıs’ta birlik-dayanışma ve mücadele kararlılığımızı ortaya koyarak, eşitlik, özgürlük, demokrasi ve sosyalizm için sesimizi alanlarda birleştirelim.
Unutmayalım ki, kurtuluşumuz devrim ve sosyalizmdedir.
İnadına Direniş İnadına Taksim …!
YAŞASIN 1 MAYIS BİJİ YEK GULAN…!
YAŞASIN PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ…!
FAŞİZMİ DEVRİMLE EZECEĞİZ..!
Nisan-2019

22 Mart 2019 Cuma

Faşizme İnat Diyarbakırdan Adanaya Van’dan İzmire Newroz Ateşi Daha Gür Yakıldı Alanlarda: “Talepler kabul edilsin, tecrit kaldırılsın” şiarı Yükseltildi..!



Bugün birçok merkezde başta Kürt ulusu olmak üzere Orta-doğu halklarının bahara merhaba diyen ve yaşamın yeşil kılan direniş günü Newroz, yüz binlerce kişinin katılımı ile faşizme inat kutlandı.
AKP-MHP faşizmin tüm baskı, kuşatma, gözaltı ve tutuklama terörüne rağmen Kürt emekçileri, devrimci ve emekçi dostları Diyarbakır’dan Van’a, Batman’dan Urfa’ya hemen her kentte Newroz kutlamaları gerçekleştirildi. Newroz etkinliklerinde öne çıkan tema tecridin kaldırılması talebiyle devam eden açlık grevi eylemlerine omuz vermek oldu. Hemen her il ve ilçeden verilen mesaj ise ortaktı: “Mutlaka kazanacağız!”
DİYARBAKIR'DA HALK "BURADAYIZ" DEDİ
Diyarbakırlılar “Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız” sloganıyla, sabahın erken saatlerinden itibaren kentin dört bir tarafından Newroz Parkı’na aktı.
UZUN KUYRUKLAR OLUŞTU
Kentin dört bir yanından Newroz’a akın eden halk, Yeniköy Mezarlığı, Evrim Alataş Caddesi ve Yeni Hal Caddesi üzerinden yürüyüşe geçti. 3 ayrı koldan Newroz Parkı’na ulaşan yüzlerce kişi, arama noktalarında uzun kuyruklar oluşturdu. Newroz kutlamasını 268 yerli ve yabancı basın mensubu izledi.
Alanı dolduran halk saygı duruşu sırasında “Leyla Güven onurumuzdur”, “Bijî berxwedana zindanan” ve “Zülküf Gezen ölümsüzdür” sloganları attı.
Diyarbakır:
Diyarbakır Newrozu’na, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için başladığı açlık grevinde 134. günü geride bırakan Leyla Güven damgasını vurdu. Alanı dolduran halk, “Leyla Güven onurumuzdur”, “Bijî berxwedana zindanan” ve “Zülküf Gezen ölümsüzdür” sloganları attı. Alanda bulunan “Faşizm kaybedecek halklar kazanacak", "Kadın zılgıtları direnişin sesidir", "Halkın iradesi gasbedilemez", "Newroz direniştir, halkların baharıdır” pankartları dikkat çekti.
Konuşmacılardan önce Diyarbakır belediye başkan adayları sahneye çıktı ve alandaki yurttaşları selamladı. Newroz Tertip Komitesi Başkanı Garip Kandemir, Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekerek “Türkiye’de siyasi sorun var. Bu sorunun çözülmesi için İmralı Adası’nın kapıları açılmalıdır. Bu kapı özgürlük, kardeşlik kapısıdır. Kürt halkı son yüzyılda statüsüz bir şekilde yaşadı. Bu halk, direnişi ile özgürlük noktasına geldi. Bu halk özgürlüğüne kavuşmalıdır. En çok Kürt halkı özgürlüğü hak ediyor. Bu da ittifak ile sağlanır, o zaman hiçbir güç bunun önünde duramaz” diye konuştu.
NEWROZ ATEŞİNİ ZÜLKÜF GEZEN'İN AİLESİ YAKTI
Kutlamada, Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridi protesto etmek için yaşamına son verdiği açıklanan Zülküf Gezen’in ailesi Newroz ateşini yaktı.
TUTUKLU SİYASETÇİLERİN İSİMLERİ OKUNDU
HDP’nin tutuklu bulunan önceki belediye eş başkanları ve milletvekilleri, DBP’li tutuklu belediye eş başkanları ve cezaevlerinde açlık grevi eyleminde olan siyasetçilerin isimleri okundu. Okunan isimler tek tek alkışlandı.
Leyla GÜVEN MESAJ GÖNDERDİ
Leyla Güven'in Diyarbakır'daki Newroz kutlamasına gönderdiği Kürtçe mesaj, 3 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ tarafından okundu. Leyla Güven, Newroz mesajında, “Bahar geldi artık. 2019 yılında tecridi kıracağız ve halkımızı özgürleştireceğiz. Bütün dünya halkları iyi bilmelidir ki tecrit içinde bir yaşamı asla kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı
"TECRİDİ KIRACAĞIZ"
Kürdistan Demokrasi Platformu Başkanı Sertaç Bucak, barış ve diyalogun önemine değinerek Newroz’un diyalog ve barış için yeni bir adım olması temennisinde bulundu. TJA adına konuşan Ayşe Gökhan ise açlık grevinde olan HDP Milletvekili Leyla Güven'in ve cezaevlerindeki mahkumların durumuna dikkat çekerek birlik çağrısı yaptı. Ayşe Gökhan, “Bu yıl Newroz'un adı Leyla Güven’dir. Uzatmayacağız, bugün tecridi kıracağız, birlik olmadan özgürlük olmaz” dedi.Van Newrozu, Van Kalesi’nin eteklerinde bulunan Newroz alanında yapılan etkinlikle kutlandı.
“Mutlaka kazanacağız” sloganıyla yapılan kutlamalara yüz binlerce kişi katıldı.
Kutlamalarda, tecridin kaldırılması talebiyle HDP Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven’in başlattığı ve 134 gündür sürdürdüğü açlık grevi eylemine dikkat çekildi.
“Leyla Güven onurumuzdur” sloganlarının eksik olmadığı alanda Newroz ateşi Barış Anneleri tarafından yakıldı.
Sanatçıların sahneye çıkmasının ardından tutuklu bulunan ve yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Bekir Kaya’nın gönderdiği mesaj okundu.
Kaya mesajında, “Bizler direndikçe inanıyorum ki bugün halkımıza karşı geliştirilen inkar ve yok sayma politikaları da boşa çıkarılacaktır” dedi ve ekledi:
“Halkımızın iradesini gasp eden ve tüm değerlerimizi ayaklar altına almaya çalışan kayyum politikasına karşı halkımızın 31 Mart’ta çok anlamlı bir cevap vereceğine inanıyorum.”
“Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın ki ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar faşizm uygularlarsa uygulasınlar, bizler mutlaka kazanacağız” diyerek halkın Newroz’unu kutladı.”
HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ise “Tecrit Kürt sorununun çözümsüzlüğüdür. Sayın Öcalan üzerindeki tecride son verin. Newroz alanlarında tecride karşı isyan ediyoruz, kabul etmiyoruz” dedi.
Halk iradesinin yok sayılarak belediyelere kayyum atandığını söyleyen Temelli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Halkın iradesini yok sayarak kayyum atadılar. Biz de bu meydanlardan diyoruz ki bu ülkeyi bu utançtan kurtaracağız. Diyoruz ki sizin kayyumlarınızı bu ülkeden süpürüp atacağız. Kırıntıları bile kalmayacak. Tümünü süpürüp atacağız. Süpürgeler hazır mı?”
MARDİN’DE HER DİLDE NEWROZ
Mardin’in Nusaybin ve Midyat ilçelerinde Newroz mitingine binlerce kişi katıldı. Nusaybin'de Cegerxwîn Meydanı’nda başlayan kutlamaya sabah saatlerinden itibaren halk gruplar halinde akmaya başladı. Yöresel kıyafetleriyle alana yürüyenler uzun süre giriş kapılarında bekletildikten sonra üst aramaları yapılarak içeriye alındı. Midyat'ta da, sabah saatlerinden itibaren yurttaşlar, Midyat Otogarına akın etti. Coşkusu dinmeyen kitle alana üst aramalarının ardından alınırken, alana Türkçe, Kürtçe, Süryanice ve Arapça pankartlarla Newroz kutlandı
BATMAN'DA LEYLA GÜVEN TİŞÖRTLERİ
Batman’da on binlerce kişi DTK Eş Başkanı Leyla Güven ve Nasır Yağız’ın fotoğraflarının bulunduğu tişörtlerle Newroz kutlamasına katıldı.
Newroz alanında saygı duruşu ile kutlamalar başlarken yerel kemençe grubunun stranları eşliğinde halk coşkuyla halay çekti.Cizre
Şırnak’ın Cizre ilçesinde Newroz, Konak Mahallesi’ndeki Newroz alanında yapıldı.
HDP Cizre Belediye Eşbaşkan Adayı Berivan Kutlu, “Bugün Erdoğan ve yardımcıları Dehaklaşmış bu halka zulüm uyguluyor. Bizler yıllardır direnen Kürt halkı olarak, Cizre’den Kawalaşacağız” dedi.
HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir ise Öcalan’a dönük tecride dikkat çekerek, bunu protesto etmek için cezaevinde yaşamına son veren Zülküf Gezen’i andı: “Bu Newroz bugün Zülküf Gezen Newroz’u oldu.”
BİNGÖL’DE MÜZİSYENLERE ENGELLEME
Bingöl’de Newroz kutlaması, Saray Mahallesi’ndeki Sağlık Caddesi’nde binlerce kişinin katılımıyla başlarken, kutlamaya katılmak için kentte gelen sanatçılar engellendi. Diyarbakır’dan Newroz kutlaması için Bingöl’e gelen sanatçı Mizgin Tahir ve ekibi, Genç ilçesinde jandarma kontrol noktasında durdurularak kimlik kontrolünden geçirildi. Tahir'in ekibindeki müzisyen Bîlind Şakir, Suriye uyruklu olduğu için kendisine 707 lira ceza kesilirken, ekibi getiren araca ise bin 450 lira para cezası kesildi. Sanatçıları taşıyan araç ve Bîlind Şakir'in Bingöl'e girişine izin verilmeyerek Diyarbakır'a geri gönderildi. Sanatçı Mizgin Tahir ise Newroz Tertip Komitesince Genç'ten başka bir araçla Bingöl' e getirildi.
ŞIRNAK MERKEZ, SİLOPİ, ULUDERE…
Şırnak merkezde 3 yıl önce ilan edilen sokağa çıkma yasağı sonrası gerçekleştirilen ilk Newroz için yurttaşlar büyük bir coşkuyla alana aktı.
Kutlamalar için gelenler içerisinde özellikle kadınların ve gençlerin yoğunlukta olması dikkat çekti.
Yasaklardan sonra ilk defa kutlamaların gerçekleştirildiği merkezlerden biri olan Silopi’de ise binler Newroz alanına aktı. Buradaki kutlamalara katılanlar arasında yasaklar sırasında yakınlarını kaybedenler aileler ile cenazesi günlerce sokakta kalan Taybet İnan’ın yakınları da yer aldı.
Kutlamaların yapıldığı bir başka adres olan Uludere’de yöresel kıyafetler giyen yüzlerce yurttaş, ellerinde HDP bayraklarıyla alanda halay çekti. (Şırnak/MA)
ANTEP'TE BİNLER NEWROZ ALANINI DOLDURDU
Antep'teki Newroz kutlamalarına binlerce kişi katıldı. Kutlama, Çıksorut Mahallesi Eski Tur alanında gerçekleşti. Halkların kardeşliği vurgusunun öne çıktığı kutlamada, cezaevinde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın cezasının son bulması istenirken “Leyla Güven yaşamalı” mesajı verildi.
Antep'teki binlerce kişi Newroz'u coşkuyla kutladı | Fotoğraf:
HDP İl Eş Başkanı Müslüm Kılıç, “Newroz halkların zalim Dehaq'a karşı direniş günüdür, bugün de bu direniş ateşi yanmaya devam ediyor” dedi. HDP İl Eş Başkanı Sultan Bayındır ise yaklaşan yerel seçimleri işaret ederek “Biz kadınız, genciz, işçiyiz, emekçiyiz. Tayyip Erdoğan’a itaat etmiyoruz” dedi.
"SON SÖZÜ İŞÇİLER, EMEKÇİLER SÖYLEYECEK"
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Türkmen, “Ülkede huzurun hakim olduğu bir ortamda yönetemeyenler, yeniden kaos ve çatışma süreci başlatarak barış ve özgürlük isteyen herkesi terörist ilan etti. Buna sessiz kalanlar dahi artık AKP iktidarı tarafından teröristlikle suçlanıyor. Milliyetçi bir parti olan İYİ Parti bile yerel seçimler öncesi terörist ve işbirlikçisi ilan edildi'” dedi. Selahattin Demirtaş’ın 24 Haziran seçimleri öncesi sarf ettiği ‘Bu daha fragman, asıl film 24 Haziran sonrası başlayacak’ sözlerini hatırlatan Türkmen, “Fakat film henüz bitmedi, bu ülkenin işçi ve emekçileri, halkları henüz son sözü söylemedi” diye konuştu.
Mardin
Mardin’in Nusaybin ve Midyat ilçelerinde onbinlerce kişinin katılımıyla Newroz kutlandı.
Öcalan üzerindeki tecrit karşı devam eden açlık grevlerine dikkat çekilen buradaki Newroz’da da gündem tecrit idi.
Newroz alanındakilere seslenen HDP’nin Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan adayı Ahmet Türk, Seyit Rıza’nın sözlerini hatırlatarak, “Hileleriyle baş edeceğiz” dedi.
İZMİR'DE NEWROZ GÜNDOĞDU MEYDANINDA KUTLANDI
"Mutlaka Kazanacağız, Tecridi Kıracağız" şiarıyla yapılan Newroz mitinglerinin İzmir'deki adresi bu sene de Gündoğdu Meydanı oldu. Kentin dört bir yanında gelen İzmirliler Gündoğdu Meydanı'nı doldurdu. Mitinge hafta içi ve mesai saatlerinde olmasına rağmen on binin üzerinde bir katılım oldu.
Emek Partisi üyeleri Cumhuriyet Meydanı'nda toplanarak , "Savaşa, Tek Adam Yönetimine Hayır, Newroz Piroz Be" yazılı pankartla Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. Polis ilk başta pankartı alana sokmak istemedi. EMEP üyeleri yürüyüşte 'Yaşasın İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği', 'Faşizme Ölüm Halka Hürriyet' ve 'Newroz Piroz Be' pankartı ile alana girdi. KESK İzmir Şubeler Platformu da 'Zulme, Zorbalığa, Yolsuzluğa Karşı Eşitlik, Özgürlük, Barış ve Adelet İçin Yaşasın Newroz' pankartı ile alana girdi. ÖDP, Hakevleri de mitinge katıldı. İmzacı akademisyenler de alanda idi.
"CEZAEVİNDEN TABUTLAR ÇIKMASIN"
Ayrıca miting alanına girerken polis arka arkaya iki defa üst araması ve GBT kontrolü yaptı. Ayrıca altı kişi attığı sloganlar, giydiği kıyafetler ve bayraklarından dolayı gözaltına alındı. Gözaltına alınan Kantar Karakolu'na götürüldü. Newroz ateşini Zekiye Alkan'ın ablası Meziyet Çağlar yaktı. Miting açılış konuşmasını HDP İzmir İl Eşbaşkanları Kadir Baydur, Besiye Tekgür yaptı. Barış Anneleri de sahneye çıkarkan anneler adına konuşma yapan Melahat Küçükaydın grevdeki Leyla Güven ve cezaevindeki tutuklarını selamladı ve "Çocuklarımız ölmesin, barış olsun artık. Cenazeler istemiyoruz cezaevlerinden tabutlar çıkmasın, onların sesine ses verin" dedi.
"TÜRKİYE HUKUK DEVLETİ OLMAKTAN ÇIKMIŞTIR"
Meydandakilere seslenen HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbey HDP'nin halkların kendi kendini yönetmek istediğini ve iktidarın buna karşı saldırgan bir tutum içinde olduğunu belirterek "Diyorlar ki 'Biz Kürt düşmanı değiliz'. Siz bu halkın aklıyla oynayamazsınız. Siz statükonun devam etmesini istiyoruz. Şovenizmi kabul etmiyoruz. Başka ülkede ırkçılık olduğunda aslan kesiliyorsunuz, ya bu ülkede katliamların hesabını nasıl vereceksiniz. Bu coğrafyadaki halkları birbirine düşürmek için her türlü girişimi yapıyorsunuz. Bizim mücadelemiz onları öfkelendiriyor ve öfkelendirmeye devam edecek" dedi.ADANA NEWROZU RENGARENK
Adana Newrozu Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosunda gerçekleşti. Newroz etkinliğine kilometrelerce uzaktan yürüyerek ve araçlarla gelen vatandaşlar alanda renkli görüntüler oluşturdu. Alana gelenlerin genç ve kadınların yoğun olması coşkulu bir görüntü oluşturdu. Şal u şepik giyenler, ellerinde sarı, kırmızı ve yeşil renk olanlar polislerce alana alınmadı.
Tüm halkın Newroz’unu kutlayan HDP Adana İl Eş Başkanı Mehmet Mahsun Eriğ, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve tutukluların direnişine dikkat çekerek, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını istedi.
HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz, Leyla Güven ve mahpusların Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve yasaların uygulanması için açlık grevinde olduğunu hatırlatarak taleplerinin karşılanmasını istedi.
"SAVAŞ POLİTİKALARINA SON VERİLSİN"
Savaş politikalarına son verilmesini isteyen Peköz, "Tüm varını yoğunu silah tüccarlarına aktaran iktidar yoksulların ekmeğini her gün bir dilim daha azaltıyor" dedi.
HDP'nin Türkiye'deki tüm hakları kardeş olarak gördüğünü söyleyen Peköz, halklar arasında olan kardeşliğin iktidarda olmadığını belirterek "terörist" söylemlerine rağmen doğru bildiklerini sonuna kadar söylemeye devam edeceklerini dile getirdi.
Her gün HDP'ye yönelik saldırıların HDP'nin seçim tutumuyla ilgili olduğunu dile getiren Peköz, "Akşama kadar milli irade diyenler halkımızın iradesini hiçe sayıp kayyımlar atadılar. Belediyeleri yandaşlarına peşkeş çektiler. Ancak halkın iradesini hiçe sayanlara halk gereken cevabı 31 Martta cevap verecek" dedi.
Ağrı
Ağrı’da Newroz, Ağrı stadyumunun arkasında bulunun boş alanda on binlerce kişi katılımıyla kutlandı.
Newroz kutlamalarına HDP Milletvekili ve Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, HDP Ağrı Belediye Eş Başkan adayları Yeliz Karaaslan, Abdurrahman Doğar, HDP MYK Üyesi Salih Taşdemir ve Kars Belediyesi Eş Başkan adayı Ayhan Bilgen katıldı.
Alana gelen siyasetçiler ardından halkla birlikte Newroz ateşini yaktı.
Dilan Dirayet Taşdemir açlık grevlerindeki Leyla Güven’in ve tutukluların taleplerini dile getirerek, “Tecrit insanlık suçudur. Tecrit kırılana kadar biz meydanlarda bunu dile getireceğiz. Arkadaşlarımız da eylemleriyle bunu sürdürecektir” diye konuştu.
Ayhan Bilgen ise Kürt halkının taleplerinin olduğunu vurgulayarak, “Bu halkın bir iradesi, mücadelesi ve ödediği bedeller var. Bu halkın insanca, özgürce, eşitçe ve kardeşçe yaşama hakkı var. Biz siyaseti bunun için yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Batman
Batman’da, Newroz alanında düzenlenen Newroz kutlamasına binlerce kişi katıldı.
Kutlamada, HDP Batman milletvekilleri Mehmet Rüştü Tiryaki, Ayşe Acar Başaran ve Necdet İpekyüz halka hitap etti.
Cezaevinde başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevini tahliyesi sonrası evinde devam ettiren Sedat Akın, Newroz kutlamasına mesaj gönderdi.
Tecridin kaldırılarak taleplerin kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Akın, “Mevsim şimdi zindanlarda direnen binlerce yoldaşımızın özgür ve onurlu yaşama olan inancı… Mevsim şimdi ‘Ne olursa olsun, sonu muhteşem olacak’ diyenlerin mevsimi” dedi.
Urfa
Urfa’da Newroz, 11 Nisan Stadyumu önünde bulunan boş alanda binlerce kişinin katılımı ile kutlandı.
Stadyuma yakın birçok yolu trafiğe kapatan polis, geniş güvenlik önemleri aldı. Saat 10.00 olarak belirlenen kutlama saati, Newroz alanının halka açılmaması nedeniyle bir saat geç başladı.
Kürtçe asılan “Newroz pîroz be” pankartının da aralarında olduğu Kürtçe tüm pankartlar polis tarafından “yasak” olduğu gerekçesiyle söküldü. Alanda sadece Türkçe “Newroz barış ve özgürlüktür” ve Kürtçe, Türkçe ve Kirmanckî “Mutlaka kazanacağız” pankartı kaldı.
HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan yaptığı konuşmada, “Bu ülkenin yasaları var, yasayı uygulayın. İmralı’da bir tecrit var, ailesiyiz. Açın kanalları her tutuklunun iletişim hakkı var” dedi.
Antep
Antep’te düzenlenen Newroz kutlamasına Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutuklular bir mesaj gönderdi.
Öcalan’a uygulanan tecride karşı açlık grevine girdiklerini belirten tutuklular, toplumu da tecride karşı ses çıkarmaya çağırdı.
HDP Milletvekili Mahmut Tuğrul ise “Leyla Güven’in talebi insanidir, hukukidir ve vicdanidir. Leyla Güven’e Antep’ten bin selam olsun” dedi.
Tatvan
Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Newroz kutlamasında da Öcalan’a dönük tecride son verilmesi talebiyle süren açlık grevi eylemcileri anıldı.
HDP Bitlis Milletvekili Mahmut Çelalet Gaydalı “Leyla Güven ile binlerce kardeşimiz bugün açlık grevinde. Talepler çok net; adaletin sağlanması, kendi hukuklarına uymaları isteniyor. Ama hükümet üç maymunu oynuyor” dedi.
HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş ise “Tecrit derhal kaldırılmalıdır. Onun için açlık grevinde olan tüm arkadaşlarımızın talepleri haklıdır ve yerindedir” diye konuştu.
Manisa ve Aydın
Manisa ve Aydın’da binlerce kişi Newroz’u kutladı.
Manisa Belediye Eşbaşkan Adayı Naci Sönmez, “Acılarımız ve yaslarımız var. Bayram tadında Newroz yaşatmayanları Allah bildiği gibi yapsın. 1 Nisan sabahı Türkiye halkları Newroz’un yaktığı işaret fişeğiyle baharı müjdeleyecek” diye konuştu.
Aydın’daki kutlamada konuşan HDP Muş Milletvekili Mensur Işık ise “Yerel seçimlerde bizi büyük bir zafer bekliyor. Arkadaşlarımızın aylardır sürdürdükleri direnişle, bu ruhla zafer tüm halklar için yakındır diyorum” şeklinde konuştu.
Konya
Konya’da Newroz, Işıklar Mahallesi Salı Pazarı Meydanı’nda “Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız” şiarıyla yapıldı.
Burada konuşan HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, Türkiye’nin barışı için HDP’nin tek çözüm olduğunu savundu.
Koç, “31 Mart tıpkı Newroz gibi zalim Dehaklara karşı sandıklarda cevaplarımızı vereceğiz. 31 Mart’ta bahar yeniden gelecek meşaleyi en yukarılara doğru taşıyacağız” dedi.
Evrensel-Mezopotamya Haber
2017 Newroz’unda polis tarafından vurularak katledilen Kemal Kurkut, mezarı başında anıldı..!
Diyarbakır’da, 21 Mart 2017’de Newroz kutlamasına katılmak için alana gelmeye çalışırken polislerce vurularak öldürülen Kemal Kurkut, Malatya’da mezarı başında anıldı.
Mezopotamya Haber Ajansı’nın haberine göre, Kurkut’un ailesi, HDP il ve ilçe örgütleri ile çok sayıda yurttaşın katıldığı anmada, anne Sican Kurkut oğlunun mezarına sarılarak ağıt yaktı.
‘Türkiye’de hukuk kişilere özel çalışıyor’
HDP Malatya İl Eş Başkanı Kemal Gedik, anmada yaptığı konuşma da, Türkiye’de hukukun bittiğini ve kişilere özel çalıştığını söyledi.“Türkiye’de hukukun olmadığı, hukukun kişilere özel çalıştığı bir duruma gelmişiz. Halbuki ‘Türkiye bir hukuk devletidir’ deniliyor. Hukuk devletinde insanların sebepsiz katledilmesine bir örnek Kemal Kurkut’dur. Kaldı ki terörist ilan edilmesinin, morglarda suların kesildiği, mezar verilmediği bir süreçten geçtik. Kemal Kurkut, bir üniversite öğrencisiydi ve müzik okuyordu. Genç, dinamik ve heyecanlıydı. Bir bayrama gitmişti. Kürt halkının bayramını kutlamaya gitmişti. Orada katledildi” dedi.
‘Savaşa karşı, barışı diretiyoruz’
“Katiller ellerini, kollarını sallayarak geziyor. Uyduruk bir dava açılmış. Adaletsizce salıverildiler. Biz bunu protesto ediyoruz ve gençlerimiz ölmesin diyoruz. Bu ülkede savaşa karşı, barışı diretiyoruz. İnadına barış derken, mutlaka ve mutlaka bu ülkede barışın gelmesi lazım. Bu kadar gencimiz ve canımızı yitirdik. Artık yeter, anneler ağlamasın. Az önce Kurkut’un annesinin feryadını gördük. Yazıktır, günahtır. İnsanlar ölmesin ve hiç bir ana ağlamasın” ifadelerini kullandı.

Açlık grevindeki tutuklular, mahkemelere çıkmama kararı aldı: "AKP-MHP mahkemelerini boykot ediyoruz"..!



Fırat Haber Ajansı'nın (ANF) geçtiği haber göre, tutuklular yedi maddelik bir deklarasyon yayımlandı.
Açlık grevini kararlı bir şekilde sürdüreceklerinin belirtildiği açıklamada, şöyle denildi:
"Geldiğimiz aşamada AKP- MHP hükümetinin kendi koyduğu yasaları çiğneyen ve hiçbir hukuk normuna sığmayan uygulamalarla önderliğimizi tecrit altında tutmalarının hiçbir meşruluğu kalmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin adalet ve hukuk anlayışı AKP MHP iktidarı şahsında sarsılmış ve bağımsızlığını yitirmiştir. Bu sebeple böylesi bir direniş içerisinde olan bizler AKP-MHP mahkemelerini boykot ederek çıkmama kararı aldığımızı bildirmek istiyoruz. Eylem süreci içerisinde hiçbir mahkeme kaygımızın olmadığını dışarı çıksak dahi eylemimizi sürdürdüğümüz bilinmektedir. Bu bağlamda mahkemelere çıkmayacağız, zor kullanılıp götürülürsek dahi savunma vermeyeceğimiz bilinmelidir. Bedeli ne olursa olsun içinde bulunduğumuz açlık grevi direnişini devam ettireceğiz."
Eylemi sürdürmekte kararlı olduklarını belirten tutuklular taleplerini şöyle sıraladı:
" 1- Öcalan'ın mevcut yasalar çerçevesinde ailesi ve vasisiyle düzenli olarak görüşmesi meşru bir haktır ve bu hakkın engellenmemesi.
2 - Öcalan'ın avukatlarıyla düzenli görüşmelerini yapması ve kesintiye uğratılmaması.
3 - Öcalan'ın mevcut yasalar çerçevesinde ailesiyle telefonla görüşme hakkını kullanması, her yere mektup faks vb. göndermesinin veya almasının engellenmemesi ve bu temel hakların kesintiye uğratılmaması
4 - Öcalan'ın radyo ve TV hakkının kesinlikle engellenmemesi ve günlük olarak istediği tüm gazete dergi, kitap vb. istemlerinin karşılanması.
5 - Öcalan'ın yanında bulunan arkadaşlarla düzenli görüşmesinin sağlanması ve bu yasal hakların engellenmemesi.
6 - Öcalan'ın sağlıklı yaşam koşullarının oluşturulması için bağımsız heyetlerce düzenli olarak tedavi koşullarının sağlanması
7 - Kürt sorununun demokratik barışçıl çözümünde ve Ortadoğu'nun demokratikleşmesinde PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın aktif rol alabilmesi için engellerin kaldırılması, özgür yaşar ve çalışma koşullarının sağlanılması."
Mehmt ağa