Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından
hazırlanan Enflasyon ve Hayat Pahalılığı raporu, enflasyonun en çok yoksulları
ve çalışanları vurduğunu gözler önüne seriyor. Rapora göre genel enflasyon
yüzde 8.05 olarak açıklanırken bu oran yevmiyeli çalışanlarda yüzde 8.73 olarak
gerçekleşti. Son 13 yıllık dönemde enflasyon artışından en çok etkilenenler
gündelik çalışanlar ile hizmet ve satış elemanı olarak çalışanlar oldu. Gizli
yoksullaşma yevmiyelilerde yüzde 10 olarak gerçekleşti.
Enflasyondan en az etkilenenler ise yüzde 7.88 temel gelir kaynağı
gayrimenkul kira geliri ve menkul kıymet faiz geliri olanlar olarak belirlendi.
BİSAM tarafından farklı gruplara göre enflasyon verileri TÜİK tüketim
harcamaları istatistikleri ve TÜİK tüketici fiyat endeksi harcama gruplarına
göre endeks sonuçları kullanılarak hesaplanıyor.
YOKSULU DAHA FAZLA VURDU
BİSAM tarafından yapılan hesaplamaya göre AKP hükümetleri döneminde
enflasyon çeşitli gelir ve tüketim grupları için farklı sonuçlar yaratıyor.
Buna göre;
* Temmuz 2003-temmuz 2016 dönemleri arasında genel TÜFE yüzde 182 artış
gösterirken bu oran düzenli ücretlilerde yüzde 199,
* Yevmiyeli/gündelik çalışanlar için yüzde 213,
* Temel gelir kaynağı ücret ve yevmiye olanlar için yüzde 200,
* Nüfusun en yoksul yüzde 20’lik kesimi için yüzde 209 oldu. En zengin
yüzde 20’lik dilim için ise enflasyon yüzde 195 olarak gerçekleşti. Buna göre
enflasyon yoksulu daha fazla vurdu.
GİZLİ YOKSULLAŞMA DEVAM EDİYOR
BİSAM tarafından ağustos 2003-ağustos 2016 dönemlerine göre gizli
yoksullaşma oranları da hesaplandı. Gizli yoksullaşma genel enflasyon rakamları
ile farklı grupların enflasyonlarının arasındaki farktan kaynaklanan ve
kayıtlara yansımayan yoksullaşma düzeyini ortaya koyuyor.
Buna göre son 13 yıllık dönemde (ağustos 2003-ağustos 2016) gizli
yoksulaşmayı en yoğun olarak yaşayanlar, işteki duruma göre yüzde 10 ile
yevmiyeliler, mesleğe göre yüzde 9 ile nitelik gerektirmeyen işlerde
çalışanlar, temel gelir kaynağına göre yüzde 10.1 ile diğer transferlerle
geçinenler, gelir gruplarına göre yüzde 9 ile en yoksul yüzde 20’lik gelir
grubunda yer alanlar oldu.
Raporda enflasyondaki hareketlerin doğrudan doğruya alım gücüne etki eden
bir role sahip olduğuna dikkat çekilerek, kişinin kendi yaptığı harcama kalemlerindeki
fiyat artışları (enflasyonu) ile resmi tüketici fiyat endeksi arasındaki farkın
istatistiklere yansımayan bir yoksulluğa neden olduğu vurgulandı.
AYRI BİR ENDEKS OLUŞTURULMALI
Raporda şu önerilere yer verildi.
* Ücret artışlarında dikkate alınacak ayrı bir endeks oluşturulmalıdır
* Fiyatı sistematik olarak gerileyen teknolojik ürünler mal sepetinden
çıkartılmalıdır.
* Toplum tarafından yaygın olarak kullanılmadığı halde, yüksek değer
taşıdığı için ciddi bir biçimde enflasyonu etkileyen ürünler mal sepetinde yer
almamalıdır.
* Her türlü subjektif müdahaleye açık olan yıllık sepet değişimi konusunda,
sendikaların da onayının alınması sağlanmalıdır.
* İstatistik konseyinin kapsamı genişletilerek emek örgütlerinin katılımı
ve denetimi sağlanmalıdır.
* Hükümetin TÜİK’e müdahalesi anlamına gelecek yaklaşımlardan uzak
durmaları sağlanmalıdır.
* Enflasyon hesaplamasında yukarıda belirtilen unsurlardan kaynaklı yaşanan
gelir kayıpları giderilmelidir.
KİRA VE TÜTÜN ENFLASYONU 7 YILIN ZİRVESİNDE
Merkez Bankası, ağustos ayında, kirada yıllık enflasyonun yedi yılın
zirvesine, tütün ve ürünlerindeki yıllık enflasyonun da yüzde 23.55 ile 2010
yılından bu yana en yükseğe çıktığına dikkat çekti.
Merkez Bankasının ağustosa ilişkin Aylık Fiyat Gelişmeleri raporunda, “Ağustos
ayında tüketici fiyatları yüzde 0.29 oranında azalmış ve yıllık enflasyon 0.74
puan düşüşle yüzde 8.05 olmuştur. Ağustos ayı Para Politikası Kurulu toplantı
özetinde de ifade edildiği üzere tüketici enflasyonundaki düşüşte işlenmemiş
gıda fiyatlarındaki düzeltme belirleyici olmuştur” denildi.
Raporda hizmet fiyatları yüzde 0.71 artarken grup yıllık enflasyonunun 0.46
puan azalarak yüzde 8.09’a gerilediğine işaret edilerek, bu dönemde yıllık
enflasyonun kira dışındaki tüm alt gruplarda düştüğü, kira yıllık enflasyonunun
ise yüzde 8.92 ile son yedi yılın en yüksek düzeyine ulaştığı vurgulandı.
Raporda, lokanta-otel grubunda yıllık enflasyonun da baz etkisinin yanı
sıra gıda fiyatlarındaki düşüşle birlikte yüzde 8.63’e gerilediği belirtilerek,
“Aylık gelişmeler incelendiğinde, diğer hizmetler grubundaki yüksek fiyat
artışlarının özellikle emek yoğun hizmetler (bakım-onarım, ev hizmetleri vb.),
eğitim (üniversite eğitimi) ve sağlık kalemlerinde gerçekleştiği görülmüştür.
Ulaştırma hizmetleri fiyatlarının artış hızı ise ağustos ayında yavaşladı”
değerlendirmesi yapıldı ve şöyle denildi: “Tütün ürünlerinde, temmuz ayının
ortasında gerçekleşen yüksek fiyat artışının ağustos ayına sarkan etkisiyle,
fiyatlar yüzde 3.64 oranında yükselmiştir. Böylelikle, bu grupta yıllık
enflasyon yüzde 23.55 ile 2010 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı ve
tütün ürünlerinin yıllık tüketici enflasyonuna katkısı 1.12 puana yükseldi.”