ANKA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANKA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2008 Pazartesi

Asgari geçim haddi, kasımda 2,749 YTL'ye yükseldi

Türkiye Kamu-Sen'in Asgari Geçim Endeksine göre, 4 kişilik bir ailenin asgari geçim haddi, Kasım ayında 2 bin 749 YTL'ye yükseldi.

Türkiye Kamu-Sen'den yapılan yazılı açıklamada, Kasım ayında ısınma giderlerinde ortaya çıkan yüzde 6,7'lik artışın, yoksulluk sınırını bin 372 YTL'den bin 392 YTL'ye çıkardığı belirtildi.

Durgunluk nedeniyle gıda fiyatlarında görülen kısmi azalmaya karşın, ısınma giderlerinin, Kasım ayında, memurların "cebini yaktığı" ifade edilen açıklamada, iktidarın Kasım ayında 6. yılını doldurduğu hatırlatılarak, bu süreçte (Kasım 2002 - Kasım 2008) temel tüketim harcamalarındaki artışın, açıklanan resmi enflasyon rakamlarına göre yüzde 39 daha fazla arttığı savunuldu.

Türkiye Kamu-Sen'in araştırmasına göre, Kasım ayında çalışan tek kişinin açlık sınırı bin 69 YTL, yoksulluk sınırı bin 392,15 YTL olarak hesaplandı. Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 2 bin 749,05 YTL'ye yükseldi.

Kasım ayında tüketici fiyatları yüzde 0,83 artarken, zorunlu harcamalardaki artış yüzde 1,74 oldu. Bu artışla birlikte 2008 yılı boyunca kamu çalışanlarının cebine yansıyan gerçek enflasyon yüzde 17,47'ye çıktı.

Açıklamada, maaş artışının 851 ürünün temel alındığı tüketici fiyat endeksine göre yapıldığı hatırlatıldı. Tüketici fiyat endeksine göre bu yılın başından bu yana enflasyonun 10,52 olarak açıklandığı kaydedilen açıklamada, ancak kamu çalışanlarının tüketmek zorunda olduğu 84 çeşit üründe yaşanan fiyat artışlarının 17,47 olduğu belirtilerek, kamu çalışanlarının bu artışlar karşısında çaresiz kaldığı bildirildi.

7 Aralık 2008 Pazar

Alevilerden 9 maddelik talep bildirgesi

Ankara- Alevi Bektaşi Federasyonu'nun çağrısıyla bugün Ankara'da örgüt yöneticileri ve Alevi dedeleriyle yapılan genişletilmiş bir toplantı yapıldı. Toplantının ardından yapılan açıklanan sonuç bildirgesinde, toplantıda 7- 9 Kasım 2008 tarihlerinde yapılan "Büyük Alevi Yürüyüşü ve Mitingi'nde" dile getirilen inançsal, kültürel, demokratik talepler daha tartışıldığı, Alevi kültürü ve inancının yüzyıllardır hiçbir egemen güce veya zümreye dayanmadan, destek almadan, yalnızca Alevi toplumunun kendi öz dinamiği ile yaşadığı ve yaşatıldığı tespitinin yapıldığı kaydedildi.

Bildirgede, Alevilerin 9 Kasım'da Ankara'da yaptığı miting sonrasında kamuoyunda Alevilerin talepleri daha yoğun tartışılmaya başlanmasının olumlu bulunduğu belirtilerek, "Miting sonrasında oluşan toplumsal tazyikten sıyrılmak isteyen AKP iktidarı ise mitingi organize eden bileşenlerin hiç gündeminde bulunmayan ve bugüne kadar da asla dillendirilmeyen 'dedelere maaş', 'Kültür Bakanlığı'nda Alevi temsili' gibi düzenlemeleri de içeren bir paketi açıkladı. AKP İktidarı izliyoruz ki aslında bilinçaltında olan Sünni hegomonik düşünce tarzının ifadesi sayılabilecek talihsiz yaklaşımını sürdürmektedir" denildi.


9 maddelik bildirge

Bildirgede şu kararlar yer aldı:

-İnanç ve kültürümüz üzerinde yürütülen dolaylı ve direk asimilasyon çabalarına son verilmelidir. İnsan hakları ve temel özgürlükler hiç tartışmasız meşru haklardır. Bu bağlamda; İnanç ve kültürümüzü yasaklayan her türlü yasa, yönetmelik, kararname ve genelge değiştirilmeli, Alevi Kültür ve İnancı yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.


-Kamusal yaşamdan başlamak üzere, okul, iş yerleri gibi sosyal ortamlarda her türlü ayrımcılığa son verilmelidir. Kamusal yaşamdaki toplumsal psikolojinin barışçıl bir atmosfere dönüşmesi için, başta devlet kurumları olmak üzere her kurum ve birey kendine düşen kurumsal, kültürel ve insani sorumluluğu yerine getirmelidir.


Madımak utanç müzesi olmalı

-Madımak Oteli, Utanç Müzesi olmalıdır. Hükümet yetkilileri son günlerde yaptıkları açıklamalarda; 'Madımak Oteli'ni kamulaştırıp herkesin faydalanacağı bir kültür merkezine dönüştüreceğiz. Böylece bir istismar konusunu da ortadan kaldırmış olacağız' söylemektedirler. Madımak Oteli bir daha böylesine utanç verici bir vahşetin yaşanmaması için, orada yakılan canlarımızın ansının yaşatılacağı bir müze olmalıdır. Bu talep vicdani bir meseledir ve hiç kimsenin sulandırmasına ve saptırmasına izin vermeyiz.


-Cemevleri, Alevilerin inanç ve ibadetini yürüttüğü kutsal mekanlardır. Cemevleri yasal güvenceye kavuşturulmalı, Türkiye'de ibadethane statüsünde olan bütün mekanların sahip olduğu haklara sahip olmalıdır.


-Zorunlu Din dersleri kaldırılmalıdır. 12 Eylül Anayasası'nın anti demokratik bir dayatması olan zorunlu din dersleri bir insan hakları ihlalidir. AİHM'nin verdiği karar AKP hükümeti tarafından gün geçmeden ve siyasi manevralara başvurulmadan uygulanmalıdır.


-Alevi köylerine cami yapma uygulamasına son verilmelidir. Alevi köylerinin okul, yol, su vb. temel gereksinimleri "Köyünüze cami yapılmasını kabul ederseniz bunları da yaparız." yaklaşımına son verilmeli, idari ve politik malzeme yapılmamalıdır.


"Dİyanet kaldırılmalı din ve inanç üst kurulu oluşturulmalı"

-Hacı Bektaş Dergahı Alevi Kültür ve İnancı'nın serçeşmesidir. Dergahımızın yönetimi, bakımı ve Alevi toplumu ile olan inançsal, kültürel ilişkisi, Alevi Bektaşi Federasyonuna bırakılmalıdır.

-Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. DİB'nin mal varlığı devletin başka kurumlarına, personeli 'Devlet Personel Başkanlığına' aktarılmalıdır. Yerine hiçbir dini ve inancı finanse etmeyen görevi sadece din ve inançlar arasında denetimi sağlamak olan 'Din ve İnanç İşleri Üst Kurulu' kurulmalıdır.

-12 Eylül rejiminin ürünü olan anti demokratik 82 Anayasa'sı kaldırılmalıdır. Toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak; çoğulcu, katılımcı, demokratik, gerçek laikliği esas alan, çok kültürlülüğü ve çok inançlılığı koruyan yeni bir Anayasa yapılmalıdır.


7 Aralık 2008