10 Kasım 2008 Pazartesi

ALEVİLER EŞİT HAKLAR İÇİN ANKARADAYDI!

Ankara 60 bini aşkın Alevi, taleplerini değişik illerde yürüyüş sonucu kitlesel olarak alana çıkıp, seslerini yükselttiler. Değişik demokratik kurm ve kuruluşlaırnda katıldığı mitingte Aleviler, “eşit yurttaşlık, özgürlükçü anayasa, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet’in lağvedilmesi, Madımak’ın müze olması, Alevi köylerine cami yapılmasına son verilmesi, özgürlükçü bir anayasa” istediler.
Miting, on binlerin alana yerleşmesinin ardından, saat 13.30 sıralarında saygı duruşu ile başlatılırken, Sivas şehitlerinin adları tek tek okunarak, hep bir ağızdan “Burada” yanıtı verildi. Kahramanmaraş ve Gazi katliamlarında yaşamını yitirenlerin de toplu olarak anıldığı mitingde, AKP’ye öfke yağdı.
Mitingde, AKP’nin Alevi açılımı da protesto edilerek, “Bu öğretiyi otel köşelerinde, iftar yemeğine heba etmeye çalıştılar” denilirken, Alevilerin buna alet olmadığının altı çizildi. Mitingde, ABF’yi oluşturan 21 örgüte, PSAKD, Hacı Bektaş, Hubyar Sultan, Daşdelen derneklerinin de katıldığı anons edildi.
‘Öldüremeyenler şimdi asimile ediyorlar’
Mitingde ilk konuşmayı PSAKD Genel Başkanı Fevzi Gümüş yaptı. Gümüş, Alevilerin asırlar boyunca katledildiğini ve haklarında fermanlar çıkarıldığını söyledi. Asırlar boyunca kuş uçmaz, kervan geçmez dağlarda yaşayıp, Kerbela’dan Sivas’a kıyımlar yaşadıklarını aktaran Gümüş, “Hala buradayız, bir iken bin olduk, bir ölüp, bin dirildik” dedi. Alevileri öldüremeyenlerin şimdi asimile etmeye çalıştığını, Alevi köylerine zorla cami yapıldığını, zorunlu din dersleri ile çocuklarına inanmadıkları bir inancın empoze edilmeye çalışıldığını, Sünnileştirmeye çalışıldıklarını kaydeden Gümüş, bugün artık toplumu tek tipleştirmeye çalışan Türkçü ve İslamcı çevrelerin Alevilerin sesini duymak zorunda kalacaklarını söyledi. Bu işbirlikçi, karanlık zihniyetin yıkılacağını belirten Gümüş, yerel seçimlerin bunun başlangıcı olacağını söyledi. Başbakan Erdoğan’ın, “Ya sev ya terk et” dediğine vurgu yapan Gümüş, “ Ey Tayyip, ey AKP, ey ırkçı ve gerici güçler şimdi biz size söylüyoruz. Ya bu ülkede farklı inançları, dilleri, kültürleri bir zenginlik olarak görüp seveceksiniz ya da bu ülkeyi siz terk edip, kulu kölesi olduğunuz ABD’de Fethullah Gülen’in yanına gideceksiniz” diye konuştu.
‘Alevisiyle, Sünnisiyle bu ülkeye sahip çıkıyoruz’
Alevi Dernekleri Başkanı Tekin Özdil de bu ülkeyi soygunculara, vurgunculara, tecavüzcülere, katillere, işkencecilere terk etmeyeceklerini söyledi. “Karanlık güçlerden korkmuyoruz” diyen Özdil, “Biz bu ülkeden gitmiyoruz. Alevisiyle, Sünnisiyle bu ülkeye sahip çıkıyoruz” diye konuştu.
Alevi dedesi Veliyettin Ulusoy da yıllardan beri haklarını alamadıklarını belirterek, “Bırakın inancımızı kendimiz öğrenelim” dedi.
Mitingin son konuşmacısı AFB Genel Başkanı Ali Balkız, Alevilerin Anadolu’nun kadim halklarından olduğunu, tüm baskılara rağmen yok edilemediklerini belirterek, “Bugün bu toprakların gerçeğiyiz” dedi. “Laik devlet dine yatırım yapmaz, dini örgütlemez” diyen Balkız, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tüm yurttaşlardan toplanan vergilerin sadece Hanefi yurttaşlara hizmet ve maaş olarak aktarıldığı bir transfer köprüsü haline geldiğini söyledi.
Başbakan’ın cemevleri için “cümbüşevi” benzetmesi yapmasını “ayıp” diye nitelendiren Balkız, 25 yıldır devlet yetkililerine Alevilerin taleplerini ilettiklerini, sadece “haklısınız, sizi seviyoruz” yanıtı aldıklarını söyledi. Balkız, “25 yıldır, bu ‘sizi seviyoruz’ sözünün ne anlama geldiğini bir türlü anlayamadık derken, anladık ki, gerçekten bizi seviyorlar. Bizi, Maraş, Çorum, Sivas, Malatya, Gazi’de sevdiler. Öylesine sevdiler ki bizlere katliamı, katillerimize ise zamanaşımını bahşettiler” sözleriyle Sivas katliamı sanığı Cafer Erçakmak ve 6 katilin davalarının zamanaşımından düşürülmek istenmesini eleştirdi.
Ali Asker, Erdal Erzincan, Mustafa Özarslan, Ferhat Tunç ve Edip Akbayram’ın şarkı ve türküleri hep bir ağızdan söylenirken, halaylar çekildi, semahlar dönüldü. PSAKD semah ekibinin çektiği semahlar coşkuyla karşılandı. Miting, Yaşar Kemal, Fazıl Say ve Eşber Yağmurdereli’ye teşekkür anonslarının ardından sona erdi.
İşin ilginç olanı ise DTP’lilerin mitinge yer alınması karşın miting düzenleyenlerin Genelkurmayın Kürt düşmanlığı politikasının etkisi altında hareket ederek, DTP milletvekillerinin konuşmasına fırsat verilmemsi oldu. Buda Alevi hareketinin başındakilerin sisteme selam çakmak bakımından Kürt direnişiyle aralarına nasıl bir mesafe koymaya çalıştıklarını gösteriyordu. Yine Alevi hareketinin sanki esas hedefi AKP ile sınırlıymış gibi bir hareket tarzı içinde olması, Alevileirn haklarının yok sayılmasında devletin sorumlu olmadığı görüntüsü verilerek, hedef şaşırtması yapılmaktadır. Tüm sorunların kaynağı olduğu gibi Alevi sorunun kaynağıda devletin kendisidir ve Aleviler hakları için devlete karşı mücadeleyi hedeflerine koymak zorundadırlar. Aksi halde sisteme yamanmak ve generallerin uzantısı bir hareket olmak kaçınılmaz olacaktır. Ve bu yönüyle Alevi hareketinin ciddi bir gerici bir kuşatma altında olduğu görülüyor. Bu durumu ancak devrimi ve sosyalistlerin Alevi hareketine ilgisiz kalmayarak içinde çalışmak ve müdahale ederek, demokrasi mücadelesinin önemli bir gücü haline getirme çabalarını artırmalarıyla aşılacaktır.