9 Kasım 2008 Pazar

TC DEVLETİNİN ÇOCUKLARA HEDİYESİ CİNSEL İSTİSMAR

Türkiye her bakımdan sicili bozuk ülkelerin arasında yeralıyor. Yoksulluk, işsizlik, sefalet, din, dil, ırk ayrımcılığında olduğu gibi çocuklarına bakamayan Onları daha küçüçük yaşlarda çalıştırmaya iten, yetmezmiş gibi cinsel istismarada uğrayan, Türkiye gerçekliği karşımızda duruyor.14 yaşında kız çocuklarını para karşılığı taciz ve tecavüz edenlerin sahte raporlarla ortaklığa salındığı Türkiye de çouklrın geleceği ziviri karanlığı ifade ediyor. Burjuva kapitalist sistemde başkasıda beklenemez zaten

Nitekim araştırma sonuçları Türkiye de her 4 çocuktan 1’i cinsel istismara uğradığını gösteriyor. Üstelik tanımadıkları, kendilerini kandırmaya çalışan yabancılar tarafından değil, aile içinden, güven, sevgi ve bağlılık duyduğu kişiler tarafından cinsel istismara uğradıkları görülüyor..
Geçtiğimiz yıl 19 Kasım Dünya Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü’nde, 128 ülkeden 781 örgüt tarafından açıklanan veriler her 4 çocuktan 1’inin cinsel istismara maruz kaldığını gösteriyor. Konuyla ilgili Makine Mühendisleri Odası’nda yapılan basın toplantısında Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, açıkladığı verilerle çocuğa yönelik cinsel istismarın boyutlarını gözler önüne serdi.
66 çocuktan 43’ü
* Son 2 yılda Mor Çatı’ya aile içi şiddet gördüğü için başvuran 54 kadından 13’ü çocukluk döneminde cinsel istismara uğradı.
* Anneleriyle birlikte Mor Çatı’ya başvuran çocuklarda cinsel istismar çok daha yaygın.
* İstismar türleri: tecavüz, hamile bırakma, anne ile zorla cinsel ilişki kurmaya zorlama, sözle taciz, porno film izlemeye ve fuhuşa teşvik etme…
* Mor Çatı’dan uzun süreli destek alan 66 çocuktan 43’ü bu cinsel istismar türlerinin birine ya da birden fazlasına maruz kalıyor.
Üzmez afişe edilmiş vaka!
Toplantıda konuşan Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Şahika Yüksel, çocukluk çağındaki cinsel istismarın kişiyi, tüm hayatı boyunca etkileyeceğine dikkat çekti. Cinsel istismara uğrayan çocuğun aile ve arkadaşlarından destek alması gerektiğini dile getiren Yüksel, istismar aile içi olduğunda çocuğun bununla baş etmesinin çok zor olduğunu kaydetti. Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez’in ‘yalnız’ olmadığını, yalnızca afişe edilmiş bir vaka olduğunu söyleyen Yüksel, cinsel istismarla ilgili yapılan haberlerde çocukların afişe edilip kimliklerinin belirtilmemesi gerektiğini vurguladı.