11 Ağustos 2009 Salı

BARIŞA YOL AÇTILAR


Kadınlar ‘barışa yol açmak’ için Hakkari Berçelan yaylasındaydı. Hepsinin tek bir dileği vardı: Silahlar sussun; anneler ağlamasın; çocuklar ölmesin. Kadınlar eşzamanlı olarak Taksim’de de sabahladı

HERKESİN YÜREĞİ BARIŞ İÇİN ATTI
Barış İçin Kadın İnisiyatifi’nin çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Hakkari’nin yasaklı yaylası Berçelan’ı barış türküleri ve halaylarla inletti. Sabaha kadar ‘barış nöbeti’ tutan kadınlar barış yolunun açılması için çağrıda bulundu. Kadınlar, Berçelan Yaylası’yla eşzamanlı olarak İstanbul Taksim Meydanı’nda da barış nöbeti tuttu. Sıfır noktasındaki yaylada nöbet tutan arkadaşlarını selamlayan kadınlar, bir ağızdan barış istediklerini haykırdı.

Şimdi barış zamanı
»Yıldız Aktaş: Özgür dağlara barış çığlıklarınızı haykırmaya geldiniz. Boşa çıkmayacak.
»Şebnem Sönmez: Barış için çalışmaya siz kadınlarla birlikte devam edeceğim.
»İlkay Akkaya: Yıllardır yüreğiniz kanıyor. Ancak biz bunu uzaktan izledik, şimdi acıları paylaşma, barışı birlikte getirmenin zamanı.
»Yasemin Göksu: Özgürlük uğruna bu topraklarda düşenler şimdi yukarlardan bizi izliyorlar.
»Bilge Contepe: Size bu gün için bir fidan getirdim Berçelan’a dikmek için ama bir gün bu savaşı bitirdiğimizde ve barış geldiğinde bu dağları hep beraber ormana döndüreceğiz.
»Aysel Doğan: Barış için bir on yıl daha yatarım.
»Zeynep Tanbay: Örgütlenmekten, bir araya gelmekten, yan yana olmaktan vazgeçmeyeceğiz.
»Esmeray: Biz ülkemiz ve tüm dünya için hiç yaşayamadığımız barışı istiyoruz. Edi bese.
»Esra Çifçi: Çocuklarımızı kör kurşunlara kurban gitsin diye doğurmadık. Berçelan’da, Türkiye’deki anaların çığlığını duyması gerekiyor.
»Gülseren Yoleri: Biz kadınlar olarak artık ölüm, gözyaşı, yoksulluk, açlık, eğitimsizlik istemiyoruz. Bu sebeple öncellikle barış istiyoruz.
»Zelide İnce: Kanlı katliamlara, zulümlere dur demek için, Kürt sorununun barış ve demokratik çözümü için buradayız ve barış istiyoruz.
»Jiyan Aydın: Bu bir barış çığlığıdır, artık devlet bu çığlığı duymalıdır. Artık bu gidişata dur deme zamanı geldi de geçti bile.
»Saadet Yılmaz: Barış, özgürlük için buradayız. Yıllarca barış çığlığımız duyulmadı ama artık duyulmasını istiyoruz.
»Meryem Peçe: Ne gerillanın ne de askerin ölmesini istemiyoruz artık, bu topraklara barışın egemen olmasını istiyoruz. Bu kanın durması için sonuna kadar mücadele edeceğiz.

SEVGİM DENİZALTI - ZEYNEP KURAY

Barış İçin Kadın İnisiyatifi'nin çağrısıyla biraraya gelen kadınlar, “Operasyonlar durdurulsun, barışın yolu açılsın” sloganıyla Berçelan Yaylası’yla eşzamanlı olarak İstanbul Taksim Meydanı’nda da barış nöbeti tuttu. Sıfır noktasındaki yaylada nöbet tutan arkadaşlarını selamlayan kadınlar, hep bir ağızdan barış istediklerini haykırdı.
Taksim Meydanı’nda bir araya gelen 200 kadın, “İstanbul Taksim’den Hakkâri Berçelan’a Barış İçin Sabahlıyoruz” pankartı açtı. “Jin jiyan azadi”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Kadınlar savaş istemiyor” sloganları atan kadınlar, savaşın en çok kadınları vurduğunu, artık son bulması gerektiğini dile getirdi.

‘YAN YANA OLMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ’
Barış İçin Kadın İnisiyatifi adına konuşan Sanatçı Zeynep Tanbay, bu ülkede yaşayan kadınların söylenmeyeni söyleme cesareti olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Bu ülkede yaşayan Kürtler, Ermeniler, Çerkezler, Lazlar, Süryaniler, Araplar, Aleviler vardır ve bu halkların hakları gasp edilmiştir. Yıllarca görmezden gelinip varlıkları inkâr edilmiştir. Savaş dolu 25 yılda on binlerce insanımızı kaybettik. Bitip tükenmek bilmeyen şiddet ortamı üretilip binlerce insan katledildi, binlercesi cezaevlerinde ölüme terk edildi, sürgün yiyip olağandışı koşullarda kimliksiz yaşamak zorunda bırakıldı.”
Savaştan ve şiddetten en çok kadınların zarar gördüğünü söyleyen Tanbay, şöyle devam etti:
“Hep karanlıklar içerisinde, yüreğimizde bir korkuyla yaşamak zorunda bırakıldık. Taciz, tecavüz, göç, işkence ile bedenlerimize, düşüncelerimize saldırılarak irademiz kırılmak istendi. Ama örgütlenmekten, bir araya gelmekten, yan yana olmaktan hiç vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz de.”

Eyleme katılan kadınlar, barış taleplerini BirGün’e anlattı:
İHD İstanbul Şubesi Başkanı
Gülseren Yoleri: Biz kadınlar olarak artık ölüm, gözyaşı, yoksulluk, açlık, eğitimsizlik istemiyoruz.Bu sebeple öncellikle barış istiyoruz. Sesimizi tüm devlet yöneticilerine ve tüm duyarlı insanlara duyurmak için buradayız. Kürt sorununa barışçıl bir çözüm istiyoruz. Devletin operasyonları durdurmasını istiyoruz. Demokrasi ve insan hakları ilkelerinin gerektirdiği gibi düzenlenmesini istiyoruz. Genel bir affın çıkarılmasını ve ekonominin savaş için değil barış için düzenlenmesini istiyoruz.

Zelide İnce: Senelerdir yapılan kanlı katliamlara, zulümlere dur demek için bugün burada sabahlıyoruz. Gözaltında kaybolan failleri belli olan faili meçhul cinayetlerin sorumlularının cezalandırılması için buradayız.Yakılan köylerin,ormanların, tecavüze uğrayan kadınların, katledilen çocuklarımızın katillerini bulmak için buradayız. Kimlik ve kültürüne sahip çıktıkları ve düşündükleri için zindanlara atılan ve ağır işkencelere maruz kalan tutsakların serbest bırakılması için buradayız. Ve en önemlisi Kürt sorununun barış ve demokratik çözümü için buradayız ve artık barış istiyoruz.

Jiyan Aydın: Barış istediği için hapishanelerde ömürlerini geçiren tutuklular için genel bir af istiyorum. Ama ilk önce hasta olan tutukluların serbest bırakılmasını istiyorum. Bu bir barış çığlığıdır, artık devlet bu çığlığı duymalıdır.Yıllarca bölge kana bulandı, insanlar köylerinden oldu, faili meçhul cinayetlere kurban gitti, artık bu gidişata dur deme zamanı geldi de geçti bile.

Saadet Yılmaz: Barış, özgürlük için buradayız. Kanların bir daha dökülmemesi için herkesin özgürce yaşayabilmesi için buradayız. Yıllarca barış çığlığımız duyulmadı ama artık duyulmasını istiyoruz.

Meryem Peçe: Kürtlerin üzerindeki kimlik baskısının kalkmasını istediğimiz için burada sabahlıyoruz. Herkes kendi dilinde ve kültüründe yaşamalı. Bunu yasaklamak bir halkı inkâr etmektir.