11 Ağustos 2009 Salı

BU BİR GÖZ BOYAMADIR!


‘Taş atan çocuklar ile ilgili hazırlanan rapordan sızan bilgilere göre 18 yaş altı tüm çocuklar çocuk mahkemelerinde yargılanacak. Ancak uzmanlara göre, bu ‘göz boyama’
‘Taş atan çocuklar ’ın durumuna ilişkin hazırlanan ve Adalet Bakanlığı’na sunulan raporla ilgili çalışmalar devam ederken, raporla ilgili ilk bilgiler sızmaya başladı. Konunun uzmanlarına göre aktarılan bilgiler doğruysa bu çalışma göz boyamadan ileri gitmez.
Kürt açılımında ele alınan ilk konu olan ‘taş atan çocuklar’ın durumuna ilişkin Çocukları İzleme Komitesince hazırlanan raporda, 15-18 yaş arasındaki çocukların artık ağır ceza mahkemelerinde yargılanmayacağına ilişkin düzenlemeler olduğu iddia ediliyor. Rapordan sızan ilk bilgilere göre, Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 9’uncu maddesinde yer alan “Bu kanun (TMY) kapsamına giren suçlarla ilgili davalara, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 250’nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ağır ceza mahkemelerinde bakılır. Bu suçlardan dolayı 15 yaşın üzerindeki çocuklar hakkında açılan davalar da bu mahkemelerde görülür” hükmünün son fıkrası çıkarılacak. 18 yaş altındaki tüm çocuklar, çocuk mahkemelerinde yargılanacak. Ancak diğer hükümlere değinilmediğinden, tutuklu çocuklar için değişecek tek şeyin yargılanacakları yer olacak.

AKP Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl başkanlığındaki TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu bünyesinde kurulan Çocukları İzleme Komitesi’nin, Diyarbakır ve Adana’da PKK adına güvenlik güçlerine taş attığı için cezaevinde bulunan toplam 38 çocuğa ilişkin hazırlamış olduğu bu raporda, cezaevlerinin gezildiği ve komisyonun detaylı incelemelerde bulunduğu söyleniyordu. Ancak raporda, tutuklu bulunan çocukların hepsinin erkek olduğu belirtilmesine rağmen başta Adana, Van, Batman ve Mardin olmak üzere tutuklu kız çocuklarının da olduğu biliniyor. Yine komisyonun birçok ilde yaptığı incelemeler sırasında dosyayı takip eden avukatlarla değil de baro tarafından atanan, konu hakkında yetersiz olan avukatlarla görüşmesi de raporu eksik kılan bir başka nokta.

MAĞDURİYET BİTMEDİ
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları’ndan Mehmet Atak raporla ilgili sızan bilgilerin doğru olması durumunda, hazırlanan bu raporun çok büyük bir göz boyama olduğuna işaret etti. Atak şöyle konuştu; “Raporda iddia edildiği gibi yalnızca 9. maddede bir değişikliğe gidildiği takdirde değişecek tek şey çocukların yargılanacakları mahkeme salonlarıdır. İlgili yasada bulunan 2, 5, 7, 13 ve 17. maddelerde değişiklik yapılmazsa çocuklar yine en ağır cezaları almaya devam ederler. Yalnızca 9. maddede değişikliğe gidip, çocukların yargılanmasında değişiklik yapılmış gibi göstermek korkunç bir göz boyamadan başka bir şey değildir. Ayrıca raporda tutuklu bulunanların yalnızca erkek çocuklar olduğu söyleniyor. Erkek çocuklar sayıca fazla olmuş olsa da tutuklu bulunan kız çocuklar da var. Eğer raporda iddia edilenler gerçekse, tutuklu kız çocuklarının yok sayılması raporun ne kadar güvenilmez olduğunu gösterir.”

Diyarbakır’daki tutuklu çocukların birçoğunun avukatı olan Canan Atalay da rapordan sızan ilk bilgilerle ilgili yaptığı değerlendirmede, rapor hazırlanırken çocukların avukatlarıyla görüşülmek yerine barolardan atanan ‘alakasız’ avukatlarla görüşülmesinin raporu zaten yetersiz kıldığını belirtti. Atalay değerlendirmelerine şu şekilde devam etti:

“Basına sızan bu bilgiler gerçekse durum vahimdir. Sadece 9. maddeye dair yapılan bir değişiklik kesinlikle gerçekçi değildir. Çocukların avukatlığını üstlenen bizlerin temel talebi, taş atan çocukların terör kapsamında değerlendirilmemesini sağlamaktı. Yargılama yerinin değiştiriliyor olması insanları kandırmaktan, göstermelik çalışmalardan başka bir şey değildir. Komisyon, raporu hazırlarken çocukların avukatlarıyla da görüşüleceğini söylemişti. Ancak, Diyarbakır’a gelen heyetle görüşmek için baro bizlere haber vermedi. Komisyon, çocukların durumuyla bire bir ilgilenen, dosyayı takip eden avukatlarla değil baro tarafından atanan avukatlarla görüştü ve bildiğim kadarıyla bu durum birçok ilde aynı şekilde gerçekleşti. Bu noktadan baktığımızda da raporun eksik yanları olduğu çok açıktır. Ayrıca raporda kız çocuklarına yer verilmemesi de bir başka eksikliğe işaret etmektedir.”