10 Ağustos 2009 Pazartesi

ERGENEKONCULAR TAHLİYE POLİTİK TUTSAKLARA ÖLÜM REVA GÖRÜLÜYOR



Faşist diktatörlük devrimci tutsakları adım adım ölüme gönderirken, kelle kulak avcıları birer birer hastalık gerekçesiyle tahliye edildiler. Devlet, zindanlarda faşist baskı ve terörle teslim alıp ehlileştirmediği devrimci tutsakları tedavi etmeyerek ölüme göndermekten besi görmüyor. Bugüne kadar Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklananlardan 7'si, 'sağlık sorunu' gerekçesiyle serbest bırakılırken, değişik cezaevlerinde ölümcül hastalıklara yakalanan 19 devrimci ve Kürt yurtseveri tutsak tedavi olabilmek için tahliye edilmeyi bekliyor. Kanser hastası olan ve ölümle pençeleşen devrimci tutsak Güler Zere adlı tipin “durumu iyidir cezasını içerde içeride çekebilir” raporuyla göz göze ölüme gönderilirken yaşanan çifte standardı devrimci ve Kürt yurtsever tutsaklarda devletin nasıl bir intikam alma yaklaşımı içinde olduğunu gösteriyor.
Uzun dönemden bu yana F tipi zindanlarında gerek işkence ve zulüm, gerekse ölüm oruçları ve açlık grevlerinin yaratmış olduğu tahribatlar nedeniyle ölümcül hastalıklara yakalanan birçok devrimci tutuklu ve hükümlü tüm girişimlere , hastanelerin içerde kalamazlar raporlarına rağmen rağmen tahliye edilmediği için yaşamını yitirdi. Aynı durumda olan bir çok tutuklu ve hükümlü de kampanyalara ve başvurulara rağmen tahliye edilmezken, özellikle failli meçhul cinayetler, ölüm kuyuları ve son 30 yılda yaşanan birçok faşist katliam ve faille mechüllerle gündeme gelen ve Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan bir çok kişinin, 'sağlık sorunları' gerekçesiyle tahliye edilmişti. En son adı failli meçhul cinayetlere karışan ve JİTEM'in kurucularından olduğu belirtilen emekli Albay Arif Doğan'ın 'sağlık sorunu' tahliye edilmesi, cezaevlerinde ciddi sağlık sorunları yaşayan tutukluları yeniden gündeme getirdi. Ciddi sağlık sorunları nedeniyle gündeme gelen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den serbest bırakılmaları için kampanya başlatılan Güler Zere, Erol Zavar vb gibi tusakların sağlık sorunları her geçen gün ağırlaşırken, Ergenekon davasında şimdiye kadar 7 kişi 'sağlık sorunu' gerekçesiyle tahliye edildi. Arif Doğan'ın yanı sıra sağlık sorunları nedeniyle, gazeteci Ayşe Asuman Özdemir, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, emekli Orgeneral Şener Eruygur, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Prof. Dr. Erol Manisalı, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran ile birlikte 2'si general 7 kişi tahliye edildi.

Çoğu asker kökenli olan Ergenekon sanıklarının özellikle sağlık sorunları gerekçesiyle yine özellikle GATA üzerinden tahliye edilmeleri sağlanırken, devrimci tutsakların kanser oldukları raporlarla teyit edilmesine karşın içerde tutularak ölüme terkediliyorlar.. Ergenekon tutuklularına gösterilen bu hassasiyetin onda biri politik tutsaklara gösterilmeyerek, 19 politik tutsak ölüm sınırında cezaevlerinde bekliyor. İHD'nin 2008'de hazırladığı raporuna göre, cezaevlerinde 37 tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Sadece bu yılın başından beri cezaevlerinde Mehmet El Erçi, Gurbet Mete, Hasan Kert, Beşir Özer, Recep Çelik, Eyüp Kaçer, İsmail Hakkı K. sağlık sorunlarından kaynaklı yaşamını yitirdi.
dışarı da faşist baskı ve kuşatma artarak sürerken, polisin öldürme ve işkence yapma yetkisi pekiştirilirken, aynı şekilde F tipi zindanlarda da zulüm ve işkence direnmiyor. Zaten tecrit ve izolasyon koşullarında yaşamaya mahkum edilmiş devrimci tutsaklar,keyfi davranılarak tedavi edilmediklerinden dolayı 19 kişi ölümle pençeleşiyor. ölümle. Tedavi edilmeleri için 19 devrimci tutsağın acilen tahliye edilip tam teşekküllü hastanelerde tedaviye başlaması gerekiyor. Ama devlet devrimci tutsakları tedavi etmek bir yana ölümü reva görüyor. Böylece devlet kendisine karşı mücadele eden devrimci tutsaklarda intikam almak için, Onları adım adım ölüme mahkum ediyor. Devrimin onuru olan devrimci tutsakların ölümlerine seyirci kalmayalım ve devletin tutsakları diri diri mezara gömme saldırgan ve katliamcı tutumuna karşı devrimci tutsakların tahliye edilmesi ve tedavi olmaları için sesimiz yükseltmeliyiz.

Ölümü bekleyen bazı tutuklu ve hükümlüler

İHD'nin 2008 yılında cezaevlerine ilişkin hazırladığı rapora göre, cezaevlerinde 306 tutuklu ve hükümlü ciddi sağlık sorunları yaşarken, bunlardan 19'nun hayati tehlikesi bulunuyor. İHD raporuna göre ölüm sınırında olan hasta tutuklu ve hükümlülerin isimleri şöyle :
• Güler Zere (Elbistan Kapalı Cezaevi): Doktorlar 'kanser' hastası raporunu vermesine rağmen, tahliye edilmiyor.
• Yusuf Kaplan (Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi): 85 yaşındaki hükümlünün vücudunun yüzde 79'u felçli. Kaplan'ın kalp yetmezliğinden koroner arter hastalığına, görme sorunundan solunum sistemi rahatsızlığına kadar birçok hastalığı bulunduğu, vücudunun yüzde 79'unu kullanamaz olduğuna dair raporu bulunuyor.
• İnayet Mete (Siirt Cezaevi): Gözaltındayken maruz kaldığı işkenceden dolayı felç geçirdi. Mete'nin kroner ve miyokardi kalp hastalığının yanı sıra polinöropati, bel fıtığı, boyun fıtığı, omurilik zedelenmesi, karaciğerde siroz, hiperlipidemi, yüksek kolesterol, yüksek trigliserid, mide ülseri, hemoroit, gravitasyonel egzama, kronik egzama rahatsızlıkları bulunuyor.
• Erol Zavar (Sincan F Tipi Cezaevi): 7 yıldır mesane kanseri tedavisi görüyor. Zavar, bu güne kadar 30'a yakın ameliyat geçirdi. Buna rağmen tutukluğu devam ediyor.
• Murat Türk, Şirin Bozaçali, Deniz Güzel, Cesim Kahraman, Ahmet Karaman, Ali Baba Arı (Bolu F Tipi Cezaevi): İleri derecede Hepatit B Hastası.
• Yaşar İnce (Sincan F Tipi Cezaevi): İleri derecede Hepatit B hastası.
• Cengiz Kahraman ve Mustafa Gök (Sincan F Tipi Cezaevi): Wernicke Korsakoff hastası.
• Mehmet Ali Çelebi (Bolu F Tipi Cezaevi): Wernicke Korsakoff hastası ve şizofren. Kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak durumda.
• Hatice Bolak (Gebze M Tipi Cezaevi): Wernicke Korsakoff hastası.
• Aynur Epli (Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi): Hayati tehlike arz edecek derecede kanser hastası.
• Figan Çağrı (Sincan Kapalı Kadın Cezaevi): Yüksek derecede şeker ve Hepatit B hastalığı bulunuyor.
• A.Samet Çelik (Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi): MDS Kan kanseri.
• İsmet Ayaz (Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi): Yaklaşık 10 yıldır 'Çölyak' hastası ve kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor, bedeni 10 yaşında çocuk gibi.
• Menduh Kılıç (Kırıklar 1 Nolu F Tipi Cezaevi): Siroz hastası.
• Nesimi Kalkan (Mersin Silifke M Tipi Cezaevi): Yakalandığı 'Çölyak' hastalığı nedeniyle hiçbir ihtiyacını tek başına karşılayamıyor.