21 Ocak 2018 Pazar

Savaş Ağası Patronlar Efrin İşgalinin Destekçileri..!

Patron örgütleri TÜSİAD, TOBB ve TÜMSİAD, Efrîn’e yönelik işgal harekatına destek açıklamaları yayınladı.
AKP -MHP ittifakıyla faşist diktatörlüğün “terör ve güvenlik” demagojisiyle yürüttüğü savaş ve saldırganlığa AKP'ye muhalefet ettiği ve demokrasiyi savunduğu iddia edilen büyük sermayenin örgütü Türk Sanayicileri ve İnsanları Derneği (TÜSİAD) Afrin’e yönelik başlatılan ‘Zeytin Dalı Harekatı’na destek geldi. Başkan Erol Bilecik’in açıklamasında “Terör odaklarına karşı haklı mücadelede yüreğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerimizle birlikte. Dileğimiz, kahraman askerlerimizin zaferi ve yurda sağ salim dönüşleridir. Zeytin Dalı Harekatı sayesinde sınırlarımızda barışın ve huzurun kalıcı olarak tesisini temenni ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu harekatla ilgili “sonuna kadar haklı olduğumuz operasyon” tanımlamasını kullandı. “Vatan”, “millet” demagojisini sürdüren Hisarcıklıoğlu da, harekâtın bölgede huzur ve güvenliğin sağlanması için başlatıldığını iddia etti.
Tüm Sanayi ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) tarafından yapılan açıklamada benzer yönde yalan ve çarpıtmalara başvurularak “TÜMSİAD olarak her zaman olduğu gibi Zeytin Dalı Harekatı'nda da dualarımızla ve bütün gönlümüzle devletimizin ve kahraman ordumuzun yanındayız” denildi.
TSK, 20 Ocak saat 17.00’de harekatın başlatıldığını duyurduktan sonra Afrin’deki PYD mevzilerini bombalamaya başlamıştı. Tanklar ve askerler ise 21 Ocakta Suriye’ye karadan girmişti.
Kürt halkını doğrudan hedef alan, bölge işçi sınıfını ve emekçi halklarını ise savaş bataklığına daha fazla sürükleyecek Efrîn harekatı, patronlar tarafından da destekle karşılandı.

‘Savaşa hayır’ paylaşımı nedeniyle hedef alınan Ceylan Ertem: Allah kimseyi faşist yapmasın!

‘Savaşa hayır’ paylaşımı nedeniyle hedef alınan Ceylan Ertem: Allah kimseyi faşist yapmasın!‘Savaşa hayır!’
Gazete Karınca’nın aktarımına göre; Türkiye’nin Afrin’e yönelik operayonu sürerken, operasyona tepkiler de sürüyor. Sanatçı Ceylan Ertem de Afrin’e operasyon başladıktan sonra sosyal medya üzerinden savaş karşıtı mesaj paylaşan isimlerden oldu.
Ertem, Twitter hesabından, “Her zaman içimizden en güçlü sesiyle bağıran; SAVAŞA HAYIR!” paylaşımı yaptı. Ertem’in mesajı kısa sürede binlerce paylaşım ve beğeni alırken, savaş karşıtı mesajı hedef alanlar da oldu.
‘Allah kimseyi faşist yapmasın’
Tepkilere “Cahiller her şeyi biliyor” sözleriyle kısa bir yanıt veren Ertem, “Allah kimseyi faşist yapmasın, Yine de Amin.” mesajını paylaştı.

Kürtler Bir Kez Daha emperyalist İhanete Uğradı; Rusya, YPG’den Afrin’i Esad’a teslim etmesini istedi..!


Türkiye tüm dünyanın gözleri önünde ABD'nin ve Rusya'nın yol vermesiyle Afrin'e hem karadan hem de havadan operasyon düzenledi. 
'Zeytin Dalı' adı verilen operasyonda Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) unsurları Türkiye'nin Kilis sınırından geçerek Afrin'e girdi. Hava kuvvetleri de sekiz adet F-16 savaş uçağı ile havadan bombardıman başlattı.
Hem Rusya, hem ABD hem de İran güya TC devletinin Efrin işgaline tepkili. Türkiye ise operasyonu genişletmekte ve Menbiç'e de girmekte kararlı olduğunu belirten açıklamalar yapıyor.
Şimdi Rusya'nın operasyona ne karşılığında onay verdiği, ABD'nin sesiz kalarak destek verdiği tartışılıyor.
Aslında ne ABD ve nede Rus emperyalistleri bölgede Kürtlerin güçlenmesini istemiyor. Onlar için önemli olan kendi emperyalist çıkarları kadar Kürtlerle birlikte yürümek. Ondan ötesi Onlar için pekte önemli değildir. 
Hem Rusya Suriye rejimini güçlendirmek istiyor ve bunun için Suriyeli Kürtlerin güçlenmesini ve özgürleşmesini istemiyor hemde ABD emperyalizmi T.C. devleti ile ilişkilerine zarar vermesi ve Kürtleri her zaman zayıf bırakarak kullanabilmek için kili oynuyor. Ne Rusya ve nede ABD emperyalizmi bölgede bağımsız bir Kürt devleti kurulmasını emperyalist çıkarları için istemiyorlar. IŞİD'de karşı dönemsel çıkarları gereği Suriye Kürleri ile bir araya gelmek zorunda kalan Rusya ve ABD emperyalistleri, bu konuda Kürtlere sahip çıkıyor gözükürken birden Afrin operasyonununda TC devletinin yanında yer almaları aslında emperyalistlerin hiç bir zaman Kürtlerin arkasında durmadıklarını ve arkadan hançerlemeye devam ettiklerini +gösteriyor. 
Nitekim Rusya her tarafa vaatlerde bulundu ama gelinen durumda temel hedefinin YPG’nin zayıflatılması ve Afrin’in Suriye rejime teslim edilmesi olduğu açığa çıktı. 
– Rejimi bu şekilde ikna etmeye çalışıyor, ‘Türkiye gelirse sizin için iyi olur’ diyor. Ama rejim Türkiye’nin gelmesini istemiyor, Türk askerinin yerleşti mi çıkmadığını biliyor. Ama anlaşılan rejim bir şekilde ikna edildi ki hava sahası açıldı. Ruslar Kafrjane’den [Türkiye sınırına yakın ateşkes gözlem noktası] deveran değişikliği kılıfı altında güçlerini içeri çekti. Türkiye ile anlaştılar. Net.
Kürt yetkililerin açıklamasına göre; Rusya ile YPG arasındaki görüşmeler sürüyor. Bize denen ‘Afrin’i rejime teslim ederseniz rejim de sizi korur.’ Biz de ‘Asla kabul etmeyiz’ dedik. Afrin’de sonuna kadar direneceğimizi söyledik. Aynı zamanda rejimle de görüşmelerimiz oldu. Onlara Azaz’ın güneyindeki Menag hava üssünü ve bölgedeki bazı kontrol noktalarını devredebileceğimizi söyledik ama Afrin’i asla."
Yine aynı yetkililerin, ABD'nin tutumundan dolayı hayalkırıklığına uğradıklarını aktaran Zaman, ABD'den beklentilere dair şu satırları kaleme alıyor:
"ABD’den talebimiz Türkiye’nin operasyonlara son vermesi için devreye girmesi. Brett McGurk [ABD başkanının IŞİD’le mücadele koalisyon nezdindeki özel temsilcisi] Rojava’da [Suriye Demokratik Güçleri komutanı] general Mazlum ve Suriye Demokratik Meclisi Eş Başkanı İlham Ahmed’le bugün bir araya geldi. (McGurk’ün Rojava gezisi operasyondan önce kararlaştırılmış, yani rutin gezi A.Z.]. Kendisine Afrin dahil bizim bölgelerimizi hava saldırılarından korumak için koalisyonun uçuşa yasak bölge ilan etmesi gerektiğini söyledik. Karada hazırız ama hava saldırıları tabii ki çok büyük bir tehdit. Özellikle sivil halk açısından. Türkiye’nin Afrin’e saldırması ve bunun karşısında ABD’nin koyacağı tavır, bizim açımızdan ABD’nin ne denli samimi bir müttefik olduğunun en net testi diyebiliriz.
– Rex Tillerson [ABD dışişleri bakanı] Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’nu arayıp operasyonun durdurulması için diplomatik girişimlerde bulunuyor ama bu yeterli değil. Türkiye NATO üyesi, ABD istese Türkiye’yi durdurabilir.
– Tüm bu olup biten IŞİD, İran ve rejime yarıyor. ABD buna nasıl seyirci kalabilir?
– Türkiye Menbiç’e de girmek istiyor. Ama Menbiç’e saldırması zor çünkü ABD güçleri o coğrafyada bulunuyor. Kanaatimizce krize ilişkin ABD ile Rusya arasında da görüşmeler var. İdlib’deki El Kaide ve El Nusra çeteleri ABD’yi de çok rahatsız ediyor. Biz ABD’lilere dedik, ‘Gelin Afrin’e, bizi destekleyin, El Nusra’yı biz temizleyelim.’ Ama şu ana kadar kabul etmediler."

Türk istihbaratı: Silah kaçakçısı ABD'de Türkiye aleyhine tanık olacak, kod adı 'Z'..!

Nisan 2016’da Karadağ’da yakalanıp, Ekim 2016’da ABD’ye teslim edilen "uluslararası silah ve uyuşturucu kaçakçısı" Mehmet Gezer hakkında yeni bir gelişme var.
Zarrab’ı tutuklatan eski Savcı Preet Bharara bakıyordu Gezer’in dosyasına da. Hürriyet’ten Toygun Atilla’nın haberine göre, Türk istihbarat birimlerinin, Mehmet Gezer’in Türkiye aleyhine tanıklık yapacağı bilgisine ulaştığı ortaya çıktı.
İstanbul Başsavcılığı’nca ABD’ye gönderilen yazıda bu bilgiye ulaşıldığı belirtiliyor:
“Şüphelinin, savcı Özcan Şişman’ın kasıtlı ihmali sonucu vuku bulan bombalı saldırılardan FETÖ/PDY mensupları yerine devletin güvenlik ve istihbarat birimlerinin sorumlu olmasını gerektirecek şekilde oluşturulan kurgu ve mizansen içinde yer aldığı, bu eylem ve olaylara ilişkin bulgu ve bilgileri yetkisi olmayan kurum ve kuruluşlara verdiği, New York Güney bölgesi mahkemesindeki davada tanık olarak dinleneceğine dair bilgilere ulaşılmıştır.”
New York Güney Bölge Savcılığı, 49 yaşındaki Türkiye vatandaşı Mehmet Gezer’le birlikte Suriye vatandaşı Saber Karimch’in Eylül 2015 ile Mart 2016 arasında gizli görevdeki ABD muhbirleriyle yaptıkları görüşmelerin kayıtlarının bulunduğu belirtmişti Ekim 2016’da ABD yapılan açıklamada.
Bu görüşmelerde, ikili, kendilerini Meksikalı uyuşturucu satıcıları olarak tanıtan muhbirlere büyük miktarlarda makineli tüfek, el bombası ve diğer bazı ağır silahları satmayı önerdikleri belirtilmişti.
Bu kayıtlara ve savcılığın iddialarına göre, Gezer ve Karimch, bu silahların Meksika'dan ABD'ye dağıtılmak üzere gönderilen kokain sevkiyatını korumak amacıyla kullanılacağının bilincinde olarak bu satış işlemini yapmaya çalışıyor.
"Uyuşturucu ticareti, sahtecilik, suç örgütü üyeliği" suçlarından sabıkalı olan Gezer, 2013’teki Reyhanlı saldırısından önce polise ihbarda bulunan "Z" kodu ile isimlendirilen kişiydi aynı zamanda. MİT TIR’ları davasında tutuklu eski savcı Özcan Şişman’ın da "gıyaben tanırım" dediği iddia edilmişti Gezer için.

2015 yılında tutuklanan Şişman, mahkemede yaptığı savunmada 53 kişinin öldüğü Reyhanlı saldırısında MİT’in parmağı olduğunu öne sürmüştü.

Resmi Gazete’de yayımlandı: TÜRGEV, Ensar ve İsmailağa artık devlet protokolünde..!

“Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yönetmelikte resmi törenlerde devlet protokolüne ilişkin düzenlemeler yapıldı. 2012 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelikte yapılan düzenleme ile bundan böyle, devlet protokolünde 18’inci sıra yandaş vakıf başkanlarına verildi. Yönetmelikte düzenleme ile ilgili,“Protokol listesinin 18 numaralı sırasına, ‘Kamu yararına çalışan dernek başkanları’ ibaresinden sonra gelmek üzere, ‘Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanınan vakıf başkanları’ ibaresi eklenmiştir” denildi.
Bundan böyle, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), İlim Yayma Vakfı, yurtlarında onlarca çocuğun istismara uğradığı Ensar Vakfı, İsmailağa Cemaati’ne ait İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) gibi AKP’ye yakın vakıflarla, imam hatip vakıflarının başkanları protokolde temsil edilebilecek.
“KARMAŞA YAŞANABİLİR” UYARISI
Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile ilgili BirGün’den Hüseyin Şimşek’e konuşan Eğitim Sen Yüksek Öğrenim Sekreteri Özgür Bozdoğan,“Kabul edilemez bir düzenleme” dedi. Vergi muafiyeti tanınan 247 vakfın bulunduğunu ve bunların büyük çoğunluğunun AKP ile yakın ilişkileriyle bilindiğini ifade eden Bozdoğan, şöyle devam etti: “Son dönemlerde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile protokol imzalayan, vergi muafiyetine sahip vakıflar, önceden izin alma şartı olmadan maddi yardım toplama hakkına da sahiplerdi. Şimdi devlet kademesi ile eşitlenecek bir protokol düzenlemesi yapılmış. Protokol sırasında karmaşa yaşanabilir.”
“YENİ TÜRKİYE’NİN PROTOKOLÜ”

Devlet törenlerinin ve ulusal bayram protokollerinin kendi içerisinde bir mantığının olduğunu, yandaş vakıf başkanlarının bu protokole girmesinin AKP’nin yeni Türkiye’sinin protokolü olduğunu ifade eden Bozdoğan, “Atanmış ya da seçilmiş olan kamu görevlileri, parlamento temsilcileri veya yerel amirlerin var olduğu protokole 18’inci sıradan da olsa yandaşlar eklendi. Yurtlarda yaşanan istismar olayları başta olmak üzere birçok sıkıntıdan kaynaklı tartışmalar devam ederken bu vakıfların başkanlarının protokole dahil edilmesi çok yanlış bir uygulama” diye konuştu.

Afrin paylaşımlarına soruşturma: Gözaltı sayısı 20'ye çıktı..!

AA - Ankara, Van, Diyarbakır, Mardin ve Muş Cumhuriyet Başsavcılıklarınca, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) yürüttüğü Afrin operasyonuyla ilgili, sosyal medyada yapılan paylaşımlara ilişkin soruşturma başlatıldı.
Anadolu Ajansı'nın haberine göre savcılıklar, 'PKK lehine propaganda' suçlamasıyla soruşturma başlattı. Haberde, Başsavcılıkların, Afrin'de çekildiği ileri sürülen ve gerçeği yansıtmayan fotoğraf paylaşımlarını da incelemeye aldığı ifade ediliyor.
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca bir kişi hakkında gözaltı kararı verildiği ve Muş Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında ise bir kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da yaptığı açıklamayla gerçeğe aykırı haber ve sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili yasal soruşturma başlatılacağını açıkladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun aziz milleti adına Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından PKK/PYD ve DEAŞ unsurlarına yönelik yürütülen operasyonla ilgili terörü ve terör örgütlerini övücü ve toplumu yanıltıcı mahiyette gerçeğe aykırı haber ve sosyal medya paylaşımları takip edilmekte gerekli tespitler yapılmaktadır. Bununla birlikte; Terör örgütlerine destek ve provakasyon amaçlı gösteri veya taşkınlık yapanlar hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığımızca iletişime geçilerek alınacak talimatlar doğrultusunda yasal gereğinin yapılması için ilgili kolluk birimleri bilgilendirilmiştir. Bu meyanda yürütülen soruşturma kapsamında suç unsuru taşıyan paylaşımlara ilişkin tespitler devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

AA'nın haberine göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Afrin operasyonuna ilişkin, sosyal medya paylaşımları üzerinden terör örgütü PKK/PYD propagandası yürüttüğü tespit edilen 18 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verdi

Bahçeli Kürt Düşmanlığında Sınır Tanımıyor: Ya Afrin yıkılsın ya teröristler yakılsın..!


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TSK’nın Afrin’deki PYD güçlerini hedef aldığı ‘Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin “Ya Afrin yıkılsın ya da teröristler yakılsın” dedi.
Her Fırsatta Kürt düşmanlığını kusan faşist çete başı Bahçeli, Afrin işgalinde,yakın yıkın, "taşı taş üzerinde bırakmayın diyerek" savaş çığlıkları atmaktan geri kalmıyor. Erdoğanla ittifak içinde hareket eden ve fikri iktidarda olan Bahçeli, gözü kararmış bir Kürt düşmanlığı yapmaktan geri durmuyor.
TSK, 20 Ocak saat 17.00’de harekatın başlatıldığını duyurduktan sonra Afrin’deki PYD mevzilerini bombalamaya başlamıştı. Tanklar ve askerler ise bugün Suriye’ye karadan girdi.
HDP hariç Meclis’te grubu bulunan tüm partiler operasyonu destekliyor.
Harekatı değerlendiren Bahçeli, PKK’nın Türkiye sınırında destek ve himaye gördüğünü belirterek ülkenin sınırın diğer yakasından kaynaklanan tehdit dalgasına muhatap olduğunu ifade etti.
“Afrin’de Ankara’nın kuyusu kazılmaktadır. Artık terör örgütü PYD-PKK’ya Afrin’in tabut, Münbiç’in mezar olması yegane ve sonuna kadar desteklediğimiz milli hedeftir” diyen MHP lideri, ‘ABD’nin operasyonel ortağının kökünün kazanması gerektiğini’ dile getirdi.
Bahçeli şöyle devam etti: “Ya Afrin yıkılsın ya da teröristler yakılsın. ABD yönetimi, Suriye’deki askeri ve diplomatik varlığını sürdüreceklerini kararlılıkla vurgulamaktadır. Anlaşılan bu ülkenin Suriye’den çekilme ihtimali şimdilik yoktur. İnancım, Afrin darmadağın edilecektir bundan kaçış, kurtuluş yoktur. CHP genel başkanının bu PYD-PKK hoşgörüsü, operasyonu sulandırma hevesi zillettir alnına sıçrayan kara bir lekedir. Sorumsuz ve gayri milli siyaset tam da budur. Gazi Mustafa Kemal’e ihanet edilmiştir. Mirasına kurt düşürülmüştür. Haine ‘hain’ diyemeyen milletin gönlüne giremez.”