
Suriye savaşı ile birlikte ciddi bir sorun haline gelen mülteci meselesi giderek kangrenleşirken, Türkiye'de mülteci olarak dahi görülmeyen Suriyeliler yaşamın her alanında sömürülüyor. Ucuz iş gücünün yanı sıra fırsatçılar için de ciddi bir sektör haline gelen mülteciler, ağır çalışma koşulları altında en kötü işleri yapmak zorunda bırakılıyor. Suriyeli mülteciler başta tarım ve inşaat sektörü olmak üzere her alanda ucuz iş gücü olarak görülürken, Suriyeli kadınlar Dîlok’un (Antep) Îslahiye ilçesinde kurulu bulunan biber fabrikalarında 30 TL karşılığında günde 13-14 saat çalıştırılıyor.
Kişi başına komisyon
Îslahiye’de Başbakanlığa bağlı Afet ve Acil Durum'a (AFAD) ait mülteci kampından getirilen kadın ve çocuklar fabrikalarda biber ayıklama işi yaparken fabrika sahipleri kamptan getirilen Suriyeli kadın ve çocuk başına kamp görevlilerine 20 TL komisyon veriyor. Bu yol sayesinde AFAD görevlileri ciddi paralar kazanırken, fabrika sahipleri ise bu durumdan oldukça memnun görünüyor.
Kamptan atılma tehdidi
Fabrikalara gitmek istemeyen kadınlar kamptan atılmakla tehdit edilirken fabrikalara gönderilen çocukların ise ücretsiz çalıştırıldığı öğrenildi. Günde 100 kilo biber ayıklamak için 13 saat kızgın güneşin altında çalıştırılan bazı çocukların minik bedenleri ağır çalışma temposuna dayanamayarak baygınlık geçiriyor. Fabrikalarda çalıştırılan Suriyelilerin çoğunun Halep ve İdlip kentlerinden Türkiye'ye kaçmak zorunda kaldığı öğrenilirken, çoğu mülteci Türkiye’de yaşamak yerine savaş ortamında yaşamanın daha kolay olduğu görüşünde.
İş kazaları örtbas ediliyor
Fabrikada çalışan işçilere verilen yevmiye dışında başka bir şey verilmezken, işçiler yemeklerinden sularına kadar temel ihtiyaçlarını kendileri karşılıyor. Oldukça sağlıksız koşullarda çalıştırılan mülteci çocuklardan bazıları geldikleri fabrikayı oyun alanı zannederken küçük bedenlerinden çok, büyük makinelerin dişlilerinin arasına düşmeleri içten bile değil. Olası bir iş kazasını önlemek için hiçbir önlemin alınmadığı görülürken, ufak çaplı iş kazalarının ise üstünün örtüldüğü belirtildi.
Karın tokluğuna 13 saat
Suriye’nin Halep kentinden 2 yıl önce Türkiye’ye geldiğini ve Îslahiye’deki kampa yerleştirildiklerini söyleyen ismini vermek istemeyen bir kadın, sabahın ilk ışıklarında kaldıkları çadırlardan kamp görevlileri tarafından uyandırıldıklarını ve kampa gelen açık kasa kamyonetlere bindirilerek fabrikaya taşındıklarını söyledi. Günde 13 saat çalıştıklarını belirten kadın, karın tokluğuna çalıştıklarını ifade etti. Türkiye’de insan yerine konulmadıklarını söyleyen kadın savaşın bir an önce son bulmasını istedi.
‘Savaşla hayatımız yok oldu’
Suriye’nin İdlip kentinden 1 yıl önce Hatay’ın Reyhanlı ilçesine geçiş yaptığını belirten N.A. isimli kadın ise yaptıkları işin çok zor olduğunu dile getirdi. Acı biber salçası yaptıklarını söyleyen N.A, “Sabahtan akşama kadar acı biber içindeyiz. İşimiz bitince her tarafımız yanıyor. Suriye’deki yaşantımız buradan çok daha iyiydi. Savaşın başlaması ile birlikte hayatımız yok oldu. Bunda en büyük sorumluluğu olan da Türk Hükümeti” dedi.
ERDOĞAN ALAYUMAT /DİHA / DÎLOK