30 Ekim 2017 Pazartesi

6 soruda: IKBY’de neler oluyor?

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde, 25 Eylül’de gerçekleştirilen bağımsızlık referandumu sonrasında yaşanan gelişmelerin ardından Bölgesel Yönetim'in Başkanı Mesud Barzani görevini 1 Kasım’da bırakacağını açıkladı.
25 Eylül’de gerçekleştiren bağımsızlık referandumunun ardından gergin olan Irak-IKBY ilişkileri kopma noktasına geldi.
16 Ekim’de Irak merkezi Yönetimi ve Haşdi Şabi güçlerinin Kerkük’e düzenlediği operasyonda peşmerge direniş göstermeden geri çekildi. IKBY’ye bağlı tartışmalı bölgeler merkezi Irak yönetimin denetimine geçti.
Kerkük operasyonunun ardından Mam Celal Talabani’nin kurucusu olduğu KYB ve KDP birbirlerini ihanetle suçlarken muhalefetteki Goran Hareketi Barzani’nin istifasını istedi.
Peki Barzani görevi neden dün bıraktı, şimdi ne olacak?
1- PARLAMENTO NEDEN DÜN TOPLANDI?
Kürdistan Bölgesel Yönetimi, 1 Kasım tarihinde hem başkanlık hem de parlamento seçimleri için sandığa gidecekti. Ancak bağımsızlık referandumu sonrasında yaşanan gelişmeler sırasında partilerin gerekli sürede aday göstermediği gerekçesiyle seçimler ertelendi. Bu durum, Barzani’nin iki yıl önce IŞİD tehdidi dolayısıyla seçim düzenlenmeden uzatılan görev süresinin bir kez daha uzatılmasını gerektiriyordu. Kürdistan parlamentosu da dün, başkanlık yasasını ve başkanın görev süresini ele almak için toplanacaktı. Ancak oturumdan bir gün önce, Barzani’nin kendisinden istifa sinyali geldi.
2- BARZANİ NE DEDİ?
Mesud Barzani’nin görevini bırakacağına dair ilk işaret parlamento oturumundan bir gün önce geldi. IKBY Parlamentosu’nun Başkan Yardımcısı Cafer İbrahim Eminki, Cumartesi akşamı yaptığı açıklamada Barzani’nin parlamentoya pazar günü okunmak üzere bir mektup gönderdiğini, görev süresinin 1 Kasım’dan sonrasına uzatılmamasını ve yetkilerinin paylaştırılmasını istediğini söyledi.
Barzani ise dün mektubunun okunmasından önce televizyonda Kürdistan halkına seslendi. Iraklı Kürt lider kararını “Başkanlıktan önce olduğu gibi başkanlıktan sonra da ben aynı Mesud Barzani’yim. Yani peşmerge olan Mesud Barzani’yim. Değerli halkım, ben hep sizin peşmergenizim. Kürt halkının mücadelesi meşrudur ve bu mücadele devam edecektir” ifadeleriyle duyurdu.
Barzani’nin mesajında, Irak ordusu ve Haşdi Şabi karşısında Kerkük’ten çekilmekle suçlanan Kürdistan Yurtseverler Birliği ile Erbil’in geleneksel müttefiki ABD’ye de sert eleştiriler vardı. Barzani KYB’nin tavrını ‘ihanet’ olarak niteledi: “Kerkük için iyi bir hazırlık yapmıştık. Maalesef 16 Ekim gecesi bu büyük ihanet gerçekleşti. 16 Ekim gecesi, peşmerge ve halkımıza zehirli bir hançer sapladılar. 16 Ekim’deki bu ihanet olmasaydı durum çok daha farklı olacaktı.”
ABD’yi de, İran destekli Haşdi Şabi’ye sessiz kalmakla suçladı:
“Irak ordusu ve Heşdi Şabi güçleri, ABD’nin gözleri önünde ve onların silahlarıyla Kürdistan’a saldırdı. ABD buna neden sessiz kaldı? Bu soruların sorulması lazım çünkü onların silahlarıyla peşmergelerimiz şehit edildi. Kerkükte yaşananlar büyük bir ihanetti ve bu ihanetle Kerkük teslim edildi. Peşmerge çekildi ve Heşdi Şabi ile Irak ordusu hiç bir zorluk çekmeden Kerkük ve tartışmalı bölgelere girdi. Saldırı kararını çoktan almışlardı ve referandumu bahane ettiler.”
Iraklı Kürt lider, bağımsızlık referandumuna karşı çıkanları da şu sözlerle eleştirdi:
“Biz iyi niyetle özgür ve demokratik bir Irak için çaba sarf ettik. Ancak bunların demokrasi, hak ve hukuktan anlamadıklarını gördük. Bunların zihniyetleri buna müsaade etmiyor. Barışçı bir halk, demokratik bir şekilde haklarını istiyor ve buna karşı çıkıyorlar. Bir kez daha anlaşıldı ki Kürdistan halkının tek dostu kendisidir. Biz her kesimin kendini ifade edebileceği bir Irak için ‘Evet’ dedik.”
3- PARLAMENTODA NE OLDU?
Barzani’nin mesajlarının yarattığı karmaşanın gölgesinde düzenlenen parlamento oturumuna, muhalefetteki Değişim Hareketi (Goran) ve Kürdistan İslami Grubu (Komel) dahil tüm partiler katıldı. Oturumun kapalı yapılması kararının ardından, gerilim de gecikmedi. Önce, Goran’ın Barzani’nin yetkilerinin nasıl paylaştırılacağı konusundaki bir yasa tasarısına karşı çıktığı haberi geldi.
Goran, yetkilerin önerildiği gibi Kürdistan hükümeti, parlamentosu ve Yargı Konseyi arasında paylaştırılmasına karşı çıkıyor, meclis başkanına devredilmesini istiyordu. Oturuma bu nedenle çıkan tartışma sonrası bir saat ara verildi. Ardından da Barzani’nin istifası 70 oyla kabul edildi. 23 vekil karşı oy kullandı.
4- ŞİDDET NASIL PATLAK VERDİ?
Bu sırada, parlamento önünde toplanan silahlı ve sopalı bir grup, Goran vekili Rabun Maroof’u gün içinde televizyona verdiği demeçte Barzani ve peşmergeye hakaret etmekle suçlayarak binaya girdi. Bazı parlamenterlerin Genel Kurul salonunda ve ofislerinde mahsur kaldığı olaylar sırasında, NRT ve KNN muhabirleri yaralandı. Rojnews muhabiri de bu saldırıya hedef oldu ve kamerası kırıldı.
5- ŞİDDET YATIŞTI MI?
Goran ve KYB’den yapılan açıklamaya göre, iki partinin Duhok civarındaki bazı binaları gece ateşe verildi ve yağmalandı. Barzani’nin lideri olduğu Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), kendi kalesi sayılan Duhok’taki bu şiddet olaylarını kınadı. Kürdistan Bölgesel Yönetimi hükümetiyse halka itidal çağrısı yapıp saldırganların yargı önüne çıkarılacağını duyurdu.
6- BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Barzani’nin istifasından sonra hem Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin iç siyaseti hem de bağımsızlık referandumu bağlamında Bağdat’la ilişkilerin seyri dikkatle izlenecek. IKBY hükümetinin sekiz ay sonra düzenlenecek genel seçimlere kadar iç siyasetten gelen baskıya ne kadar direneceği, resmen kurulduğu 2005’ten bu yana IKBY’yi yöneten Barzani’nin istifasının Bağdat’la ilişkilere nasıl yansıyacağı merak konusu.
(Kaynak: Gazete Duvar)