27 Ocak 2018 Cumartesi

'Sadece patronların çıkarları mı milli?’

Hükümetin metal grevini yasaklamasına İzmir’de Türk-İş, DİSK ve KESK’e bağlı sendikaların yöneticileri tepki gösterdi. OHAL’in bir kez daha işçilerin mücadelesinin önünü kesmek için kullanıldığını belirten sendikacılar asıl milli güvenliği bozanların patronlara teşvik ve vergi afları getirerek yükü emekçiler üzerine yıkanlar olduğunu dile getirdi. Sendikacılar, metal işçilerinin başlatacağı fiili grev ve direnişlere de konfederasyon ayrımı yapmadan destek vereceklerini bildirdiler.
DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı “Hükümet OHAL’den rahatsız olan patronlara seslenirken işçilerin önüne çektiği grev yasağından bahsediyordu. OHAL’i sürdürmek kapitalizme hizmet etmektir. İşçileri emekçileri hak mücadelesinin önünde engeldir. OHAL ve grev yasaklarının kalkması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Metal işçilerinin fiili grev ve direnişlerinde yan yana olacağız” dedi.
‘SENDİKA AYIRMADAN DESTEK VERECEĞİZ’
Metal işçilerinin grevinin milli güvenliği tehdit ettiği iddiasıyla yasaklamanın anlaşılır bir yanı olmadığını belirten DİSK/Genel-İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Güral Doğan da şunları söyledi: “Şimdi de Afrin’e yapılan müdahaleyi öne süren hükümet işçi mücadelelerinin önünü kesmeye çalışıyor. Sermayeye hizmet için OHAL’i uzatan hükümet sömürüyü daha da çoğaltıyor. Kendi paralarını ülkeden kaçıranlar, emekçilerin cebindeki paraya göz dikiyor. Sendika ayırmadan metal işçilerinin mücadelelerine destek vereceğiz.”
‘ÇÖZÜM OHAL’İN KALDIRILMASINDA’
Hükümetin işçilerin birleşik mücadelesinden korktuğu için milli güvenliği ileri sürdüğünü dile getiren  Sağlık-İş İzmir Şube Başkanı Adem Sarıçoban da “OHAL ilan edilirken devletin kendisini temizlemek için yapıldığı söylenmişti ama bakıyoruz bütün icraatları işçilerin emekçilerin mücadelesine saldırı durumunda. Biz İzmir Şube olarak metal işçilerinin haklı mücadelesini destekliyoruz ve elimizden geldiğince dayanışma içinde olmaya çalışacağız. Bir an önce OHAL kaldırılmalı ve KHK’lar iptal edilmelidir” dedi.
‘YASAK HER YERE YANSIR’
Grev yasağını emekçilerin meşru mücadelesine hükümet ve patronlar tarafından yapılmış bir ipotek olduğunu ifade eden DERİTEKS İzmir Şube Başkanı Makum Alagöz şunları söyledi: “Metal işçilerinin geleceğine ipotek koyan bu kararı bütün sendikaların tanımaması gerekiyor. Bize düşe her an yanlarında olmak. Çünkü bu yasak bütün iş kollarına yansıyacaktır” dedi.
Ülkede milli güvenliği ve kamu düzenini bozanların sermayeye teşvik ve vergi affı getirerek bütün yükü emekçilerin üstüne yıkanlar olduğunu vurgulayan KESK İzmir Dönem Sözcüsü ve Tarım Orkam Sen İzmir Şube Başkanı Çağdaş Topal da şunları söyledi: “AKP’nin işçilerin anayasal hakkı olan grevleri milli güvenliği bozucu diyerek yasaklaması kabul edilemeyeceği gibi MHP ile birlikte uygulanan şovenist politikaların da nasıl kırılgan bir zeminde yürütüldüğünü göstermektedir. KESK olarak grev yasağını kınıyoruz ve anayasal bir hakkın kullanılmasının böylesine pervasızca engellenmesine karşı metal işçilerinin hak arama mücadelesinin yanındayız.”
‘İŞYERLERİNDE METAL İŞÇİSİNİN MÜCADELESİNİ ANLATMALIYIZ’
TEKSİF İzmir Şube Başkanı Faruk Aksoy: Beklenen bir karardı. İktidar sermayeye olan yakınlığını defalarca gösterdi. Metal işçilerinin mücadeleyi bırakmayacağından eminiz. Biz de mücadele ile dayanışma içinde olacağız. Türkiye’de çalışanlar, üretenler milli değil mi? Sadece patronlar mı bu ülkenin bir parçası? Bunun milli güvenlikle ilgisi olduğunu düşünmüyorum. İşçilere darbe girişimlerinde sokaklarda tavrını ortaya koymuştu.
DİSK/Güvenlik-Sen Genel Başkanı Serdar Aslan: İşçiler, kamunun değil sermayenin güvenliğini zedelediği için grevleri yasaklanıyor. Metal işçilerinin başlatacağı direnişe de destek vermekten geri durmayacağız.
Tüm Bel-Sen İzmir 1 No’lu Şube İdari Sekreteri Birkan Acar: Bugün gelen grev yasağına karşın şimdi kimin işçilerin gerçek sendikası olduğunu ve hakları için mücadeleyi bir adım öteye götüreceğini hep birlikte göreceğiz. Biz sendikacıların, metal işçilerinin ve grev kararı alan 3 ayrı sendikanın haklı taleplerinin yanında olmamız gerekiyor. Kendi işyerlerimizde metal işçilerinin mücadelesini anlatmamız gerekiyor. Patronların fabrikaları büyürken, işçilerin ekmeğinin küçülmesine izin vermemeliyiz.