30 Ocak 2018 Salı

TTB’lilerin gözaltına alınması, polis ablukasında kınandı


Efrîn işgaline karşı yaptığı açıklama nedeniyle sermaye devleti şefleri tarafından hedef tahtasına oturtulan ve 11 yöneticisi “örgüt propagandası” gerekçesiyle gözaltına alınan Türk Tabipleri Birliği (TTB) için İstanbul Tabip Odası (İTO) basın toplantısı düzenledi. Saat 17.30'da Cağaloğlu'ndaki İTO binasında başlayan toplantıya hekimler, ilerici kurum temsilcileri, sendika yöneticileri, kamu emekçileri ve birçok kişi katılarak destek olurken kitle toplantı salonuna sığmadı. Kapı önüne yapılan çevik kuvvet ve sivil polis yığınağı da dikkat çekti.
“Saldırının yargı ayağı da başladı”
Toplantı kitlenin alkışlarıyla başladı. İlk olarak konuşan İTO Genel Sekreteri Samet Mengüç, hekimlere dönük linç kampanyası sonrası 11 TTB Merkez Konseyi üyesinin gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldüklerini ifade etti. Bunun asla kabul etmeyecekleri bir durum olduğunu belirten Mengüç, aynı şekilde çalışmalarının süreceğini söyledi. Mengüç, TTB'nin yaptığı çalışmalarla Dünya Tabipler Birliği'nin saygın bir üyesi olduğunu belirtti.
Ardından gözaltına alınan TTB yöneticileri sinevizyon eşliğinde tanıtıldı.
İTO Yönetim Kurulu üyesi Dr. İncilay Erdoğan basın açıklamasını okudu. Her savaşın sağlık açısından birçok olumsuz sonucu olduğu vurgulanan açıklamada, savaşa karşı çıkmanın suç olmadığının altı çizildi. Günlerdir TTB'ye dönük sürdürülen saldırının yargı ayağının da devreye girdiği ifade edilen açıklamada, hekimlerin evleri basılarak gözaltına alınmasına tepki gösterildi. İktidarın tüm olanakları kullanmasına karşın TTB'yi seçimlerle ele geçiremediği belirtilen açıklamada “Vardık, varız, var olacağız” denildi. Açıklama “TTB Merkez Konseyi üyeleri onurumuzdur” ifadeleriyle sona erdi.
Açıklamanın okunmasının ardından Dünya Tabipler Birliği'nin TTB için yaptığı destek açıklaması okundu. Türkiye'nin tarafı olduğu anlaşmalara uymadığına dikkat çekilen açıklamada TTB yöneticilerinin serbest bırakılması istendi.
İstanbul Üniversitesi Demokratik Üniversite Girişimi adına konuşan Hatice Kurtulmuş, gözaltındaki hekimler Taner Gören ve Raşit Tükel’in de girişimin bir parçası olduğunu ifade etti ve bir açıklama okudu. Dr. Tarık Ziya Ekinci'nin gönderdiği, hekimlerin gözaltına alınmasını kınayan ve derhal serbest bırakılmalarını istediği açıklama da okundu.
Toplantının devamında hekimlere destek veren çok sayıda kişi ve kurumlar sayıldı.
Ardından desteğe gelen kurum temsilcileri konuşmalar yaptı.
“İktidar savaş olmadan edemiyor”
DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, TTB'ye yaşatılanların iktidarın nefret, savaş, kan olmadan yönetemediğini gösterdiğini belirtti. Taner Gören’in Çapa Tıp Fakültesi’ndeki odasında arama yapıldığını, polisin kendisini görmesine izin verilmediğini anlatan Çerkezoğlu, "TTB'yi savunmak yaşamı savunmaktır" dedi.
KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Kazım Yılancı, konuşmasında TTB ile dayanışmalarını iletti.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul Koordinasyon Kurulu adına konuşan Cevahir Akçelik, OHAL'in olağanlaştırılmaya çalışıldığını ve toplumsal muhalefete baskıların arttığını belirtti. TTB ile birlikte hedef gösterildiklerini hatırlatan Akçelik, iktidarın kendilerini yönlendirmeye çalışmasına tepki gösterdi.
Polisten abluka ve dayatmalar
Konuşmaların ardından hekimlik andı okumak üzere binanın önüne inildi. Aşağıda saldırı vaziyeti alan polis basını da kaldırıma çıkardı ve "Basın açıklaması olmayacak. Gidin" diyerek alandan uzaklaştırmaya çalıştı.
Topluca hekimlik andı okunarak açıklama sonlandırıldı. Sivil polisler alandan ayrılan kitleyi bir süre daha takip ederek taciz etti.