22 Nisan 2018 Pazar

Özgürlük isteyenler tek ses: “Diktatörlük değil, özgürlük kazanacak”


Türkiye’nin dört bir yanından özgürlük isteyenlerin buluştuğu Özgürlük Buluşması’nın sonuç metni açıklandı. Sonuç metninin okunmasından sonra salondan “Diktatörlük değil, özgürlük kazanacak” sloganları yükseldi
Bugün 22 Nisan günü Ankara’da İnşaat Mühendisleri Odası Teoman Öztürk Salonu’nda Türkiye’nin dört bir yanından özgürlük isteyenler bir araya geldi. Buluşma öncesinde yapılan toplantılarda çıkan mücadele başlıkları üzerinden poster çalışmaları yapıldı ve çalışmaların sonuçları yapılan forumda değerlendirildi.
“KENDİNDEN BAŞKA KURTARICI ARAMAYANLAR” ÖZGÜRLÜK BULUŞMASI’NDA
Forumlarına ardından Özgürlük Buluşması’nın sonuç metni açıklandı. Sonuç metnini Türk Tabipler Birliği Onur Kurulu üyesi Ali Çerkezoğlu okudu. Çerkezoğlu, “İrademizi çalmaya çalışan, ülkemize felaketten başka bir şey vaat etmeyen, çözümsüz ve gayrimeşru iktidara karşı çoğunluk olduğumuzu göstererek ses çıkaralım, Diktatörlüğü durduralım, ülkemizi yeniden kuralım” dedi.
Açıklamanın tam metni şöyle:
Dünün devrimci birikimini bugünün direniş dinamikleriyle buluşturacak, ülkemizi yeniden kuracağız!
Bizler, gece gündüz çalışıp geçinemeyenler, işsizler, iş cinayetlerine kurban edilip eğitim sisteminin enkazı altına bırakılanlar; sokakta özgürce yürüyemeyenler; her kanalda aynı sesi duymaktan bıkan, özgürce yazı yazamayanlar; üniversitede eğitim görme hakkı elinden alınıp hukuksuzca işlerinden atılanlar; toprakları zehirlenip, tüm varlıkları yağmalananlar; çocuklar ölmesin deyip bebeleriyle onurla hapse girenler; sahneden indirilmek istenenler; sahneyi hiç terk etmeyenler. Milyonlarız ve biliyoruz: Memleketin geleceği, halkın mutluluğu; eşit, özgür ve kardeş yurttaşlar olarak yaşama hakkımız, meşruiyetini ve memleketin sorunlarını çözme yeteneğini tümüyle yitirmiş olan Tek Adam’ın tehdidi altındadır. Milyonlarız ve görüyoruz: Yaşama, var olma ve mutlu olma hakkımızı yağma, yıkım ve hukuksuzlukla ihlal eden Tek Adam, kendi suretinden yarattığı bir baskın seçimle kendi çözümünü üretmeye çalışmaktadır. Yağmacı ekonomisi krize girmiş; fetihçi Ortadoğu maceraları büyük riskler üretmiş; Kürtlere karşı savaşı siyaseti toplumsal ayrışmayı büyüterek ülkenin iki yakasını birbirinden ayırmış; Hapisteki vekilleri, kayyum belediyeleri, atama rektörleri ile Türkiye’yi seçilmişler değil atanmışlar tarafından yönetilen bir ülke haline getirmiş; toplumsal çürüme abarmış ve tabanında erimeler başlamışken… Olağanüstü Hal koşullarında; adil seçim ilkesine aykırı yasalarla; kuşatılmış bir medyayla memleketi teslim alacağını sanmaktadır. Milyonlarız ve haykırıyoruz: Memleket Biziz! Tek Adama Bırakmayacağız!
Örgütleneceğimiz “meclislere”, sözümüzü dillendireceğimiz “masalara”, eylemimizi yayacağımız “yürüyüş kollarına” ihtiyacımız var. Kuracağız.
Dünün devrimci birikimini bugünün direniş dinamikleri ile buluşturarak ülkemizi yeniden kurmaya söz veren bizler, iktidarın krizinin derinleştiği bu anda gündeme getirdiği bu özgür olmayan seçime; sandığı kuşatan, muhalefeti güçlendiren ve iktidarın gayrimeşruluğunu teşhir edip zayıf noktalarını hedef alan, Tek Adam’ı durdurma hedefli bir hareketle yanıt vermeyi önümüze koyuyoruz.
Bu perspektifle;
Seçim sürecindeki tutum, neoliberal kapitalizme karşı sol değerler ekseninde bir kurucu irade oluşturmaya yönelik olarak yürütülecek uzun soluklu mücadelenin bir taktik evresi olarak değerlendirilmelidir.
Bu koşullarda girilecek bir seçim süreci öncesi ve sonrasıyla büyük bir halk seferberliği olarak yaşanabilir. Biliyor ve görüyoruz ki, baskın seçim büyük bir hukuksuzluk olarak yaşanacak. Böyle bir süreç sadece aday çalışması ve sandık tutumuyla sınırlandırılamaz. Çoklu görevler; seçim süreci, seçim anı ve seçim sonrasını kapsayan yığınak olarak görülmeli; kalıcı örgütlenmeler yaratılmalı, etkili bir teşhir çalışmasının araçlarının; hukuksuzluk ve baskıları delen araçların ve eylem imkânlarının yaratılması gündeme alınmalıdır. Meclisler bu çalışmaların herkese açık kalıcı örgütlenme odakları haline getirilmelidir.
Tek Adamın sandıkta geriletilmesi, başarısızlığa uğratılması önemlidir: Tek Adam karşısındaki tüm sol partileri halkın sandıkta sol değerlerle arkasında durabileceği, arkasında birleşebileceği adaylar göstermeye; sol adına aday olan isimleri; halkın direnme imkanlarını güçlendiren; bu imkanların sözcülüğünü yapan bir çalışmanın parçası olarak davranmaya çağırıyoruz.
Sandık güvenliğine yönelik çalışmalar gerek iktidarın meşruiyet problemini açığa çıkarmak gerek muhalefet hareketine sürece seçim anı ve sonrasında canlı bir müdahale kanalı sunmak açısından önem taşımaktadır ve aktif katılımla değerlendirilmelidir. İktidarın alışık olduğumuz hamlelerine karşı meydanı boş bırakmayan bir irade oluşturulmalıdır. Sonrasındaki çoklu krizlere yanıt üretebilmelidir.
Eğitim hakkı mücadelesi, savaşa karşı barış ve şovenizme karşı kardeşlik mücadelesi, kadın özgürlüğü mücadelesi, heteronormativiteye karşı LGBTİ mücadelesi, vegan mücadelesi, gençlik mücadelesi, çocuk istismarına karşı mücadele, gericiliğe karşı laiklik mücadelesi, kentlerin ve doğaların yağmalanmasına karşı kent ve yaşam hakkı mücadeleleri, emek düşmanlığına karşı mücadelesi ve iktidarın içine battığı çürüme karşısında her alanda yükselteceğimiz özgürlük mücadeleleri “Memleket Biziz” diyen bizlerin saflarını genişletecek, kendi sınırlarına dayanan iktidarın krizini derinleştirecektir. Saydığımız bu alanlardaki bütün direnme eğilimlerini bizzat örgütleyerek ya da dayanışarak güçlendirmeyi hedefleyeceğiz.
Solun ortak hareket zeminlerini güçlendirmek için çalışacağız.
Bizim gibi direnenlerle yan yana gelecek, bu yan yana gelişin olanaklarını geliştirecek, yeni katılımlara kapımızı açık tutacağız. İktidar tarafından darbelenen tüm toplumsal alanların eylemliliklerinin kazanımlarını garantiye alacak ufuk demokratik ve halkçı bir anayasadır.
İrademizi çalmaya çalışan, ülkemize felaketten başka bir şey vaat etmeyen, çözümsüz ve gayrimeşru iktidara karşı çoğunluk olduğumuzu göstererek ses çıkaralım, Diktatörlüğü durduralım, ülkemizi yeniden kuralım.
Memleket Biziz! Gelecek Biziz!
kaynak:sendika.org.