29 Mayıs 2017 Pazartesi

Geçte Olsa PKK’den çözüme ilişkin özeleştirel Yaklaşım. : Tek yol sol güçlerle ittifak ve savaş..!

Türkiye’de 16 Nisan’da yapılan anayasa referandumu sonrası yoğunlaşan ve gerek bazı hükümet çevreleri gerekse de HDP içinden bazı yetkililerden sık sık dillendirilmeye yeni bir çözüm süreci beklentilerine karşı PKK’den sert bir açıklama geldi.
PKK’nin üst düzey yöneticilerinden Mustafa Karasu, örgütün bu taleplerle ilgili tutumunu “Yeni çözüm süreci ve yol haritası” başlıklı bir yazıyla duyurdu. Yazı, PKK’nin yayın organı Yeni Özgür Politika gazetesinde “Erdoğan’dan çözüm beklemek gaflettir” manşetiyle verildi.
Yazısında, Abdullah Öcalan’ın geçtiğimiz dönem çözüm süreci konusunda çok çaba sarf ettiğini belirten Karasu, “Ancak Türkiye’deki siyasi oligarşinin böyle bir zihniyete sahip olmadığı görüldü” dedi.
“KÜRT SORUNU SİYASİ UZLAŞMAYLA ÇÖZÜLEMEZ”
Dünyada benzer bir çok sorununun siyasi uzlaşma yoluyla çözülebildiğini anımsatan Karasu, yazısında şunları dile getirdi: “Ancak Kürt sorunu dünyanın başka yerlerindeki sorunlarla karşılaştırılamaz. Çünkü bir uzlaşma arayan değil soykırıma uğratmak isteyen bir zihniyet hakimdir. Tayyip Erdoğan ve ittifak kurduğu çevreler de tamamen bu zihniyettedir. Dolayısıyla yüzde yüz olmaz denmese de bu zihniyet ve mevcut siyasi oligarşi ile Kürt sorununu görüşmelerle siyasi yollardan çözmek imkansıza yakın bir olasılıktır.
Bu açıdan Tayyip Erdoğan, Saray Gladyosu ve onunla ittifak içinde olan güçlerin Kürt sorununu siyasi yollarla çözeceğini düşünmek büyük bir gaflettir, kendini kandırmaktır. Kürtleri ve demokrasi güçlerini aldatmaktır. Türkiye’deki mevcut zihniyet ve iktidarlarla Kürt sorununun çözüleceğini sanmak ve böyle bir yol haritasını düşünmek tamamen bir gaflettir ve devekuşu gibi kafayı kuma gömmektir.”
“TEK YOL DEVRİM”
Türkiye’nin demokratik devrimini tamamlayan bir ülke olduğunu dile getiren Mustafa Karasu, “Bu açıdan Türkiye’nin demokratik devrime ihtiyacı vardır. Türkiye’de sadece ve sadece demokratik devrimle Kürt sorunu çözülebilir” dedi.
Karasu yazısında, son dönemlerde özellikle HDP çevrelerinde sıkça dillendirilen diyalog çağrılarına cevap niteliğinde ifadeler kullandı. Karasu, yazısında şunları dile getirdi: “Mevcut siyasi ortamda Kürt sorunu başta olmak üzere Türkiye’nin demokratikleşme sorunlarını çözüme kavuşturacak çözüm süreci ve yol haritası demokrasi ittifakı ve buna dayalı Türkiye’yi demokratikleştirme mücadelesiyle gerçekleşir. Bunun dışında şu süreç, bu süreç, şu, bu yol haritası söylemleri tamamen kendini ve toplumu kandırmaktır.
Demokrasi ittifakı ve buna dayalı bir süreç ve yol haritası düşünmeyenler soykırımcı özel savaşın aleti olma durumuna düşmekten kurtulamazlar. Gerçek demokratlar ve Kürt sorununun çözümünü gerçekten isteyenler için sadece bir yol haritası vardır; demokrasi güçlerinin ittifakına dayalı demokrasi mücadelesidir. Demokrasi ittifak, demokratik program yol haritası; demokrasi mücadelesi de çözüm sürecidir. Yıllardır dillendirilen, iyi niyetle ifade edilen bir çözüm süreci ancak böyle başlatılabilir, böyle geliştirilebilir.”
“BİR ÇÖZÜM SÜRECİ YOKTU”
‎2013-2015 arasında devam eden çözüm süreci döneminde koşulları yeterli olmadığı için Abdullah Öcalan’ın rolünü oynayamadığını savunan Mustafa Karasu, bu konuda şu ifadeleri kullandı: “Önder Apo 2014 öncesi büyük çaba göstererek AKP’yi ve devleti çözüm süreci içine sokmak istedi, ama olmadı. Hatta iyi hazırlanmadığı ve yeterli araca sahip olmadığı için çözüm koşullarını tahrip eden ve çözümü erteleyen bir rol oynadığını söylemek bile mümkündür. Nitekim Önder Apo defalarca 2006 1 Ekim tarihinde yapılan ateşkes için yeterli bilgilendirilmedim, bir emrivaki oldu, değerlendirmesinde bulunmuştur. Böyle bir sürecin başlatılması koşulları yaratılmadan ve olgunlaştırılmadan dayatıldığından söz edip hep eleştirmiştir. Bu nedenle görüşmeler sürecinde bile kaygılarını dile getirmiştir. Bu açıdan bir çözüm süreci yoktu.”
PKK’ye yakın siyasi oluşumları HDK ve HDP tarzı Türk sol güçlerle yapılan çatı ittifaklar benzeri yapılanmalar altında birleşmeye çağıran Karasu, “Önder Apo zaten her zaman çözümü demokrasi güçlerinin birliği ve mücadelesinde görmüştür. Bu açıdan Kürt halkının özgürlük mücadelesi ile Türkiye halklarının demokrasi mücadelesini ortaklaştırma çabasını süreklileştirmiştir. Bu çabası her zaman siyasal mücadelesinin önceliklerinden olmuştur. HDK ve HDP projelerine destek vermesi, 7 Haziran sürecinde rol oynaması da bu nedenledir” dedi.
“BAŞKA BİR ÇÖZÜM SÜRECİ VE YOL HARİTASI YOKTUR”
Karasu yazısının bitiminde yeni yol haritalarına dair şunları yazdı:
“Artık şu hükümetle, şu devlet görevlisiyle ya da heyetle ilişki ile ne çözüm süreci olur ne de yol haritası olur. Ancak demokrasi güçlerinin birliği ve demokrasi mücadelesi Kürt sorununu çözebilir. Bu mücadeleyle demokratik devrim gerçekleşecek ve sorun çözülecektir. Bunun dışında bir çözüm süreci ve yol haritası yoktur. Daha doğrusu demokrasi güçleri önlerine böyle bir yol haritası ve çözüm süreci koymalıdırlar. Bunun dışındaki her yaklaşım çözüm süreci ve demokratikleşmeyle bağı olmayan kendini, Kürt halkını ve demokrasi güçlerini kandırma tutumu ve duruşu olur.
“TOPLUMU ALDATMA İÇİNE GİRMEYİN”
Şu anda Türkiye’de ve Kürdistan’da acilen böyle bir yol haritası ve çözüm süreci başlatma zamanıdır. Demokrasi güçlerine düşen sorumluluk ve görev budur. Başta Kürt demokrasi güçleri olmak üzere Türkiye’nin demokrasi güçlerinin böyle bir çözüm sürecine yoğunlaşması gerekir. Bunun dışındaki her yaklaşım boş çabadır. Zamana, zemine uygun siyaset yapmamaktır. Ya da bazı güçlere kendilerini makul siyasetçi gibi göstererek kendini ve toplumu aldatma içine girmektir. Mevcut siyasi ortam ve ağır baskılar ortamında farklı çözüm ve yol haritalarından söz etmek sadece hakim güçlerin belasını üstüne çekmekten çekinmek dışında bir anlam taşımaz.