29 Mayıs 2017 Pazartesi

Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur!

Yer; Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki Tendürek Dağı'nda bulunan Çetenli Jandarma Karakolu.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu burada bulunan asker ve korucularla "sahura durmuş".
"Sahur konuşması"nda "Diyarbakır Batman, Mardin dahil olmak üzere Güneydoğu'da turist patlaması var" diyor.
İçişleri Bakanı ama Turizm Bakanı'na da vekalet ediyor herhalde.
Yok, yok, bölgedeki turizm patlamasını kendisinin Tendürek Dağı'na çıkmasıyla açıklamıyor.
Neden mi patlamış turizm Güneydoğu'da:
"Terörizme biraz darbe vurduk ondan."
Aslında tam da Turizm Bakanı gibi konuşuyor.
"Terörizme biraz darbe vurduk" diyenin daha birkaç ay öncesinde aslanlar gibi kükreyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yla uzaktan yakından hiç alakası yok.
Aslında kendisi deneyimli politikacıdır.
Tansu Çiller'in ve Mehmet Ağar'ın rahle-i tedrisatından geçmiştir.
Çiller'in PKK için "Ya bitireceğiz, ya bitireceğiz" sloganını icad ettiği yıllarda en yakınındaki insanlardandı.
DP macerasında Ağar'la halef-selef olmuştu.
Hatta geçenlerde gazeteci Can Ataklı bir kulisi "faş" etti:
"Ankara'dan kulağı delik kaynaklarımdan aldığım bazı bilgilere göre son çare olarak İçişleri eski Bakanı, ünlü polis müdürü Mehmet Ağar'dan 'aman' dilenmiş. Ağar sık sık İçişleri Bakanlığı'na gidiyormuş. İçişleri Bakanı olan Süleyman Soylu, Ağar'ın karşısında ceketi ilikli, sürekli 'efendim'le başlayan cümleler kurarak saygıda kusur etmiyormuş. Ağar emniyetten atılan polislerin listelerini inceliyor, 'Şu iyi adamdır, bu mecburen cemaatçi gibi görünüyordu' gibi gerekçelerle bazılarının göreve çağırılmasını istiyormuş."
Gerçi Ağar'ın bu kulis bilgisini yalanlayan açıklaması "Sayın Bakan göreve geldiğinde devlet terbiyesi çerçevesinde sadece tebrik ziyaretinde bulunulmuştur" diye oldu ama en azından Soylu'nun Ağar'ın karşısında ceketini iliklediği doğrudur. Ne de olsa "devlet terbiyesi".
Ancak bu kadar Çiller-Ağar deneyimli Soylu ne oldu da "Bahara varamayacaklar, Nisan'da PKK bitecek, adını bir daha kimse anmayacak" çizgisinden "Terörizme biraz darbe vurduk" kıvamına geldi.
Öyle ya daha 2016'nın Kasım'ından başlayarak ortada ne mangal bırakmıştı ne de kül.
"Bilsinler ki Nisan onlar için iyi bir ay olmayacak, kış onlar için iyi geçmeyecek. Bu ülkede PKK'nın adı bir daha anılmayacak." (14 Kasım 2016, İstanbul)
"Bugün iyi günleri, çok net söylüyorum. Nisan'dan sonra başlarına geleceklerin ne olacağını tahmin edemeyecekleri kadar büyük bir yok oluşla karşı karşıya kalacaklar." (8 Aralık 2016, Van)
"Şubat, Mart ayında öyle teknolojik gelişmeleri ortaya koyacağız ki mağralardan çıkmaya dahi cesaret edemeyecekler." (14 Aralık 2016, Hakkari)
"Buradan Kandil'de aklı bez bağlamışlara söylüyorum, bahara varamayacaksınız." (25 Aralık 2016, Siirt)
"Biz bu PKK'nın adını bu ülkeden silip yok edeceğiz." (4 Mart 2017, Muğla)
"Bilmenizi istiyorum ki bu ülkede PKK'nın adını bir daha kimse anmayacak." (10 Nisan 2017, Sinop)
(Kaynak: dihaber)
Geldik 2017'nin Mayıs sonuna, bütün bunları unutmuş, Tendürek Dağı'nda "Terörizme biraz darbe vurduk" noktasına gelmiş.
Ancak hakkını yememek lazım, bütün lafları "fos" çıkan "100 Ünlü Türk Büyüğü" arasında Soylu'nun "öncülleri" var, Türkiye'de devlet olma aklı böyle icra edilirse "ardılları" da çok olacak.
İnanmazsanız bakın:
Geçmişten bu güne "devlet büyüklerimizin" PKK hakkında verdikleri demeçlerden birkaç örnekle nasıl 80'li, 90'lı yıllara döndüğümüzü görelim:
"Devlet eşkiyaya pabuç bırakmaz, huzurlu olun."
(Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Üruğ, 24 Mayıs 1986)
"Hainler mutlaka hüsrana uğrayacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın."
(İçişleri Bakanı Yıldırım Akbulut, 2 Mart 1987)
"Devletimiz güneydoğudaki her türlü şer'in üstesinden gelebilecek güçtedir. Bu hainane teşebbüsleri, hareketleri yapanlar er geç pişman edilecektir."
(TBMM Başkanı Necmettin Karaduman, 13 Ağustos 1989)
"Bu katil eşkıyalar nerede olurlarsa olsunlar hak ettikleri cezayı göreceklerdir. Belki yaptıklarından pişman olmaya bile vakitleri olmayacaktır."
(Başbakan Mesut Yılmaz, 7 Ekim 1991)
"Eşkiyanın defteri er geç dürülecektir. Artık her türlü ok yaydan çıkmıştır."
(Milli Savunma Bakanı Barlas Doğu, 25 Ekim 1991)
"Irak sınırında kuş uçmayacak."
(Başbakan Süleyman Demirel 10 Eylül 1992)
"PKK Kuzey Irak'ta barınamayacaktır."
(İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, 22 Haziran 1992)
"PKK'yı süpüreceğiz. Uzun süredir önemli planlar ve stratejiler üzerinde çalışıyoruz. Uygulamaya da geçiyoruz."
(Hükümet Sözcüsü Yıldırım Aktuna, 23 Ekim 1993)
"Bu kış PKK'nın tüm kadrolarına büyük darbeler vuracağız. PKK'nın tüm kadrolarına büyük darbeler vuracağız. PKK'nın lider kadrosu yok edilecek. Hatta o örgütün başı dahil."
(Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, 10 Kasım 1993)
"PKK işi baharda bitecek."
(Başbakan Süleyman Demirel, 21 Mayıs 1994)
"PKK'yı imha harekatı karşısında teröristler panik içindedir."
(Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, 21 Mayıs 1994)
"PKK teröristleri Güneydoğu'nun her yerinde zemin kaybediyor."
(Başbakan Tansu Çiller, 9 Nisan 1996)
"Teröre çok güzel bir darbe vurulmuştur."
(Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, 21 Ekim 2007)
"Bu cinayet şebekesinin çökertildiğini göreceksiniz."
(Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 16 Ağustos 2011)
"Sınırlarımız içinde tek bir terörist kalmayana kadar mücadelemize devam edeceğiz."
(Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ağustos 2015)
"Gerektiğinde de çok şedit bir şekilde kafalarını ezeceğiz."
(İçişleri Bakanı Selami Altınok, 2 Eylül 2015)
"Dökülen her kanın hesabını soracağız"
(Başbakan Ahmet Davutoğlu, 8 Eylül 2015)
Buraya kadar olan döküm de bizden İçişleri Bakanı Soylu'ya küçük bir katkı, kendini yalnız hissetmesin, diye.
Çünkü Türkiye'nin yakın geçmişinde bu "100 Ünlü Türk Büyüğü"nden çok var.
Ne yapalım, kılavuzu Çiller-Ağar olanın yolu Süleyman Soylu'ya çıkar.
Celal Başlangıç

artı-gerçek