29 Eylül 2017 Cuma

‘Bu Yasalar Böyle Geçmez’ diyen kadınlar yarın sokaklarda..!

“Bu Yasalar Böyle Geçmez” diyen 100’e yakın kadın örgütü, müftülere resmi nikah kıyma yetkisi verilmesi üzerinden tepki toplayan Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Mağdur Hakları Yasa Tasarısı’na ilişkin yarın bir çok ilde eylem gerçekleştirecek. TBMM’nin açıldığı gün olan 2 Ekim’de ise kadınlar ‘Bu yasalar böyle geçmez’ demek için Ankara’da olacak. Kampanya adına konuştuğumuz kadınlar, yarın sokakta olacaklarını, tüm kadınların hayatlarına sahip çıkmak için sokaklarda olması gerektiğini söyledi.
‘EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK TALEBİMİZİ SÖYLEMEKTE ISRAR EDECEĞİZ’
Kampanya adına konuşan kadınlardan Şenay Kumuz,”Tabii ki bir düzenleme yapılmasını talep ediyoruz ama bu düzenlemeyi yaparken hükümet kadın örgütlerinin görüşünü almadan bu düzenlemenin hayatını etkileyen kadınlara sormadan bunu yapıyor. Sonra kendisi gibi aynı düşüncelere sahip kadın ve örgütleri referans aldığını söylüyor. Bunu kabul etmiyoruz. Kadınların hayatını etkileyecek bu yasanın kadın örgütlerinin görüşleri alınarak kazanımları yok etmeden yapılmalı. Elbette bu hükümetten bunu beklemek zor. Mesela nikah kıymanın müftülükler üzerinden yapılacak olması toplumun ikiye ayrılması anlamına gelecek. Bu sadece bir yanı.18 maddenin her biri kadınların hayatını zapturapt altına almakta. Kadınlara yönelik baskı ve şiddetin artması anlamına gelir. Zaten kadınlar olarak sokakta hedef haline geldiğimizi düşününce bu yasalar bunu daha da kolay hale getirecektir. Kadınlar olarak yasaların bu haliyle geçmesini istemiyoruz. Eşitlik ve özgürlük talebimizi söylemekte ısrar edeceğiz” dedi.
‘DÜZENLEMELERİ KADINLARA SORUN’
Rüya Kurtuluş ise, “Kadınların hayatını çokça ilgilendiren yasa tasarısı ile ilgili sokağa çıkacağız. 12-13 ilde kadınların sokağa çıkacağını biliyoruz. 2 Ekim’de de Meclis önünde olacağız.” dedi. “Bu yasaların özellikle de Nüfus Hizmetleri Kanun Tasarısı’nın müftülere nikah kıyma yetkisinin verilmesi kadınların hayatını yakından ilgilendiriyor.” diyen Kurtuluş, “Birincisi Diyanet gibi kadın ve erkeği eşit saymayan ve tek bir mezhebim kurallarını bütün topluma yaymaya çalışan bir kurum, kadınların hayatına doğrudan müdahale eder hale geliyor. Dini kurumların gündelik hayatın içerisine, medeni hukuk alanına girmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Kadınların hayatıyla ilgili düzenlemeleri kadınlara sormak gerekir. Kadın örgütlerinin fikirlerinin alınması gerekir ama AKP son yıllarda 2010’dan bu yana bir dizi düzenlemeyi kafasına göre yapmaya başladı. Her birini engellemek için sokaklara çıktık. Durdurduğumuz bir çok yasa oldu. Bunu da engelleyeceğimizi düşünüyoruz. Hiç gündemde yokken kadınlar olarak sokaklara çıktık, anlatmaya çalıştık, bildiriler dağıttık, sohbetler ettik. 1 Ekim eylemini örgütledik. Şimdi bütün kadınları bu eyleme güç vermeye çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı.
‘BU YASALAR KADINLARIN LEHİNE DEĞİL, ALEYHİNE’
Feride Eralp ise, “Bu yasalar böyle geçmez diyoruz. Çünkü iki yasa tasarısı da birbirinden çok farklı. Ama ikisinin de temelinde şunu görüyoruz; kadın erkek eşitsizliğinin derinleştiğini.” dedi. “Bizim hayatlarımızla ilgili, nasıl yaşayacağımızla dair yasa tasarılarının yapımında kadın örgütlerinin görüşleri yok sayıldı” diyen Eralp, Mağdur Hakları Yasa Tasarısı’nın kadınların İstanbul Sözleşmesi bağlamında çıkması için uzun yıllardır uğraşılan bir yasa olduğunu hatırlattı. Eralp, tasarının erkek şiddetine karşı alanda çalışan kadın örgütlerine danışılmadan hazırlandığı için eksik ve muğlak olduğunu belirtti. Bu yasaların kadınların lehine değil, aleyhine olduğunu söyleyen Eralp, “Günümüzde aile kurumunun şekillendirilmesinde Türkiye Diyanet Vakfı, Diyanet İşleri Başkanlığı, müftülükler, müftülüklere bağlı aile ve dini rehberlik büroları en önemli paydaşlardan biri haline gelmiş durumda. Bu kurumlarda çalışanlar psikolojik danışmanlık eğitimi almadan ‘aile terapisi’ veriyor. Şimdi evlilik için de yine kadın-erkek eşitliğini temel almayan bu kuruma başvurulması hedefleniyor bu yasa tasarısıyla. Elbette bu bir ‘seçenek’, yani zorunlu değil; ama toplumsal baskının nasıl bir zorundalık yaratma biçimi haline geldiğini de unutmayalım. Yani ‘seçenek’ ibaresi yaşadığımız koşullarda, hele ki biz kadınlar için rahatlıkla ‘Adımıza seçim yapılması’ anlamına gelebiliyor”dedi.”Müftülük yasasına karşı, kadınları hayatlarına sahip çıkmak için sokaklara çağırıyoruz” diyen Eralp, “Buna karşı çıkmak için ‘Bu yasalar böyle geçmez’ demek için yarın sokakta olacağız. Tüm kadınları bize sorulmadan hayatlarımızı belirlemek adına yapılan ve eşitsizliği derinleştiren yasal düzenlemelere itiraz etmeye, hep birlikte sesimizi yükseltmeye çağırıyoruz” diye konuştu.
İL İL EYLEM YER VE SAATLERİ:
Adana - saat 16.00 Atatürk Parkı
Ankara - saat 15.00
Antakya - saat 15.00
Bursa - saat 17.00 Heykel Meydanı
Eskişehir - saat 15.00 Kanatlı AVM önü
Hopa - saat 15.00 Hopa Parkı
İstanbul - saat 15.00 Kadıköy Süreyya Operası önü
İzmir - saat 15.00 Karşıyaka Çarşı
Kocaeli - saat 15.00 İnsan Hakları Parkı
Trabzon - saat 15.00

Mersin - 2 Ekim’de basın toplantısı yapılacak