11 Mayıs 2017 Perşembe

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Yönetim Kurulu, Tokat Almus Hubyar köyünde bulunan, Alevi Yol Erkanının temel taşı olan Hubyar Tekkesi'nin Tokat Vakıflar Müdürlüğünce gasp edilmesine ilişkin açıklama yaptı.
Alevi tekke ve ocaklarının devlet tarafından gaspedilmesinin ilk olmadığını hatırlatılan açıklamada, "Devletin inancımıza, tekkemize, ocağımıza ve bizi var eden değerlere saldırmasını Osmanlı'dan biliriz. Çelebi Mehmet'ten süregelen Alevi katliamları, sonrası yapılan kıyımlar, sürgünler, saldırılar Yavuz döneminde doruk noktasına ulaşmış ve Anadolu'da her yerde Rafiziler, Bektaşiler, Kızılbaşlar yok edilmiş inanç merkezleri talan edilmiştir" denildi.
Bu inanç merkezlerinin en büyüklerinden biri de Alevi asimilasyonlarının başlangıcı da olarak kabul edilen 1826 yılında 2. Mahmut tarafından yeniçeri ocağının kapatılması bahane edilerek Alevilerin dergahlarına yönelik saldırıların olduğunu belirtilen açıklamada, "2. Mahmut ulaşabildikleri yerlerdeki ve halkın üzerinde etkisi büyük dergahlara ve kekkelere Nakşibendi şeyhleri atamıştır. Şeyh atamadığı bazı tekkelere de kendilerine yakın ve asimilasyona hizmet edeceğine inandığı bazı aileleri yerleştirmiştir" diye kaydetti.
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, "Bu dönemde Hubyar Tekkesi'ni de Temel ailesi bekçiliğini talep etmiş bu durum Hubyar Dedeleri ve talipleri arasında tepki çekmiş olsa da inancın yürümesi ve Hubyar süreğinin devamı için, Hubyar'ın yolunu sürmeye ve nefeslerini, öğretilerini dillendirmeye, sağaltıcı gücünden güç almaya devam etmişlerdir" dedi.
2005 yılında Mustafa Temel'in köy tüzel kişiliğine dava açtığını ve 11 yıl süren davanın 2016 yılında kesinleştiğini ve mahkemenin Tekkenin ve eklentilerinin tapusunu köy tüzel kişiliğini verdiği vurgulanan açıklamada, "Bu durumu kabullenmeyen Temel ailesi tekkeyi kendi eliyle vakıflara teslim etmiş ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Alevi halkının ve Hubyar taliplerinin inancını iradesini gasp edip tekkenin mülkiyetine el koymuştur" diye belirtti.
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:
"Elbette Hubyar mülkiyetten ibaret değildir. Derviş Ali'nin dizelerindeki gibi 'Engin ovalarda yurdun tutmadı/Zerrece işine hile katmadı/Yabancının bahçesine gitmedi/Kendi güllerini derdi Hubyar' Hubyar Alevi inancının gönlündeki sultan, yolunun ışığıdır ne devlet mülkiyetine sığar ne duvara asılan tabelalara.
Yalnız Vakıflar Genel Müdürlüğü şunu bilmelidir ki; Hubyar ismiyle, mülküyle ışığıyla Alevi halkınındır. Ve derhal köy tüzel kişiliğine iade edilmelidir. Aksi taktirde Alevilerin tekkelerini mülklerini gasp eden yönetimler arasında tarihte kınanan yerini alacaktır.
Türkiye kamuoyu şunu bilmelidir ki; biz Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği ve Hubyar'a gönül vermiş Can’lar olarak tekkenin asıl sahibi olan köy tüzel kişiliğine iadesi için elimizden gelen her türlü mücadeleyi vereceğiz ve bu davanın takipçisi olacağız."