
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Yönetim Kurulu,
Tokat Almus Hubyar köyünde bulunan, Alevi Yol Erkanının temel taşı olan Hubyar
Tekkesi'nin Tokat Vakıflar Müdürlüğünce gasp edilmesine ilişkin açıklama yaptı.
Alevi tekke ve ocaklarının devlet tarafından
gaspedilmesinin ilk olmadığını hatırlatılan açıklamada, "Devletin
inancımıza, tekkemize, ocağımıza ve bizi var eden değerlere saldırmasını
Osmanlı'dan biliriz. Çelebi Mehmet'ten süregelen Alevi katliamları, sonrası
yapılan kıyımlar, sürgünler, saldırılar Yavuz döneminde doruk noktasına ulaşmış
ve Anadolu'da her yerde Rafiziler, Bektaşiler, Kızılbaşlar yok edilmiş inanç
merkezleri talan edilmiştir" denildi.
Bu inanç merkezlerinin en büyüklerinden biri de Alevi
asimilasyonlarının başlangıcı da olarak kabul edilen 1826 yılında 2. Mahmut
tarafından yeniçeri ocağının kapatılması bahane edilerek Alevilerin
dergahlarına yönelik saldırıların olduğunu belirtilen açıklamada, "2.
Mahmut ulaşabildikleri yerlerdeki ve halkın üzerinde etkisi büyük dergahlara ve
kekkelere Nakşibendi şeyhleri atamıştır. Şeyh atamadığı bazı tekkelere de
kendilerine yakın ve asimilasyona hizmet edeceğine inandığı bazı aileleri
yerleştirmiştir" diye kaydetti.
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, "Bu dönemde
Hubyar Tekkesi'ni de Temel ailesi bekçiliğini talep etmiş bu durum Hubyar
Dedeleri ve talipleri arasında tepki çekmiş olsa da inancın yürümesi ve Hubyar
süreğinin devamı için, Hubyar'ın yolunu sürmeye ve nefeslerini, öğretilerini
dillendirmeye, sağaltıcı gücünden güç almaya devam etmişlerdir" dedi.
2005 yılında Mustafa Temel'in köy tüzel kişiliğine
dava açtığını ve 11 yıl süren davanın 2016 yılında kesinleştiğini ve mahkemenin
Tekkenin ve eklentilerinin tapusunu köy tüzel kişiliğini verdiği vurgulanan
açıklamada, "Bu durumu kabullenmeyen Temel ailesi tekkeyi kendi eliyle
vakıflara teslim etmiş ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Alevi halkının ve Hubyar
taliplerinin inancını iradesini gasp edip tekkenin mülkiyetine el
koymuştur" diye belirtti.
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği açıklamanın
devamında şu ifadelere yer verdi:
"Elbette Hubyar mülkiyetten ibaret değildir.
Derviş Ali'nin dizelerindeki gibi 'Engin ovalarda yurdun tutmadı/Zerrece işine
hile katmadı/Yabancının bahçesine gitmedi/Kendi güllerini derdi Hubyar' Hubyar
Alevi inancının gönlündeki sultan, yolunun ışığıdır ne devlet mülkiyetine sığar
ne duvara asılan tabelalara.
Yalnız Vakıflar Genel Müdürlüğü şunu bilmelidir ki;
Hubyar ismiyle, mülküyle ışığıyla Alevi halkınındır. Ve derhal köy tüzel
kişiliğine iade edilmelidir. Aksi taktirde Alevilerin tekkelerini mülklerini
gasp eden yönetimler arasında tarihte kınanan yerini alacaktır.
Türkiye kamuoyu şunu bilmelidir ki; biz Hubyar Sultan
Alevi Kültür Derneği ve Hubyar'a gönül vermiş Can’lar olarak tekkenin asıl
sahibi olan köy tüzel kişiliğine iadesi için elimizden gelen her türlü
mücadeleyi vereceğiz ve bu davanın takipçisi olacağız."