12 Mayıs 2017 Cuma

Nisan'da 19 kadın erkekler tarafından öldürüldü..!

Bianet'in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, erkekler Nisan’da 19 kadın öldürdü, en az 10 kadına tecavüz etti, dokuz kadını taciz etti, 30 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu, 16 kadına şiddet uyguladı/yaraladı.
Çiçek Tahaoğlu imzalı haberde, 2017'nin ilk dört ayında erkekler 101 kadın öldürdü, 28 kadına tecavüz etti, 40 kadını taciz etti, 146 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu, 106 kadına şiddet uyguladı.
CİNAYET
Erkekler Nisan’da 19 kadın ve şiddet olayına müdahale eden iki erkeği öldürdü. İki kadın ise şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Kadınların yüzde 58’ini partnerleri ve eski partnerleri öldürdü. Altı kadını kocası, üçünü sevgilisi, birini eski kocası, birini eski sevgilisi, ikisini ailenin erkek üyeleri (birlikte), üçünü erkek akrabaları, birini babası, birini kardeşi, birini oğlu öldürdü.
Cinayetlerin yüzde 53’ü ateşli silahlarla işlendi: Yedi kadın tabancayla, üçü tüfekle, beşi bıçakla, biri boğularak, biri boğazı kesilerek, biri levyeyle darp edilerek, biri ise satırla öldürüldü. Cinayetlerin yüzde 16’sı AVM, otel lobisi, sokak ortası gibi kamusal alanlarda, herkesin gözü önünde gerçekleşti. Öldürülen kadınlardan biri erken yaşta zorla evlendirilmişti. Kadın katillerinden biri emekli komiserdi.
İki kadın ayrılmak istediği için ya da barışma teklifini reddettiği için öldürüldü. Kadınlardan biri cinayetten önce silahlı saldırıya uğramış, suç duyurusunda bulunmuştu. Önlem alınmadı, aynı erkek kadını öldürdü.
Cinayetlerin ardından katillerden biri intihar etti, biri intihara teşebbüs etti.
Kadın cinayetlerinin yaşandığı iller Adana (5), Afyon (1), Antalya (1), Aydın (1), Balıkesir (1), Bursa (2), İstanbul (3), Siirt (1), Tekirdağ (1), Urfa (1), Van (1), Yozgat (1).
TECAVÜZ
Nisan’da 10 kadına yönelik tecavüz olayları medyaya yansıdı. Tecavüzcülerin yüzde 30’unu kadınların partnerleri, yüzde 60’ını kadınların tanıdıkları erkekler oluşturdu.
Bir kadına sevgilisi, birine eski sevgilisi, birine nişanlısı, birine mahalleden tanıdığı bir erkek, birine işvereni, birine iş görüşmesi için buluştuğu bir erkek, ikisine tanıdığı/arkadaşlık ettiği erkekler, birine sosyal medyadan tanıştığı bir erkek, bir kadına ise tanımadığı bir erkek tecavüz etti.
Tecavüzlerin yüzde 60’ı kadınların kendi evinde gerçekleşti. Bu vakaların yarısında erkekler kadının evine zor kullanarak ya da gizlice girdi. Tecavüz olaylarından altısı kadınların evinde (üçünde erkekler davetli olarak gitmişti, ikisinde erkekler eve gizlice girmişti, birinde zorla girmişti), ikisi kadınların zorla götürüldüğü boş arazilerde, biri araçta, biri işyerinde yaşandı. Tecavüze uğrayan kadınlardan biri zihinsel engelliydi.
Tecavüzcülerden biri cinsel saldırı suçundan daha önce cezaevine girip çıkmıştı. Bir tecavüzcü ise polis memuru olarak görev yapıyordu. Tecavüze uğrayan bir kadın intihar etti. Kadının ailesi tecavüzcüleri darp etti, tecavüzcülerden birini öldürdü. İntihar eden kadının ailesi gözaltına alınırken, tecavüzcüler hakkında işlem yapılmadı. Sekiz tecavüzcü tutuklandı, bir tecavüzcü adli kontrolle serbest bırakıldı. Bir tecavüzcü aranıyor, ikisi ise gözaltına alındı ancak sonraki hukuki süreç haberlerde yer almadı.
Tecavüz olaylarının medyaya yansıdığı iller Adana (1), Adıyaman (1), Aydın (1), Denizli (1), İstanbul (1), Kayseri (1), Samsun (3), Tekirdağ (1).
SEKS İŞÇİLİĞİNE ZORLAMA
Yalova, Kocaeli, Antalya ve Kırklareli’de 12 kadın, seks işçiliği yapmaya zorlandı. Kadınların hiçbiri T.C. vatandaşı değildi; iş bulma vaadiyle kandırılarak Türkiye’ye gelmiş ve pasaportlarına el konulmuştu. Kadınların altısı Kırgızistan, ikisi Moldova, üçü Özbekistan, biri Ukrayna vatandaşıydı. Kadınlardan biri seks işçiliği yapmak istemeyince demir sopayla darp edildi, ağır yaralı halde yol kenarında bırakıldı.
TACİZ
Nisan’da dokuz kadına yönelik cinsel taciz olayları basına yansıdı. Tacizcilerin yüzde 22’sini kadınların eski sevgilileri, yüzde 66’sını tanımadıkları erkekler oluşturdu. İki kadını eski sevgilileri, birini işyerindeki müdürü, altısını tanımadıkları erkekler taciz etti. Kadınların üçte biri dijital tacize maruz kaldı. Taciz olaylarının ikisi otobüste, ikisi sokakta, ikisi sosyal medya ve telefon aracılığıyla, biri sadece sosyal medyada, biri benzin istasyonunda, biri özel araçta yaşandı.
Tacizcilerden sadece biri tutuklandı, ikisi ise gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Üç tacizci ise taciz ettiği kadının erkek akrabaları yada çevrede olaya tanık olanlar tarafından darp edildi. Tacizcilerden biri özel güvenlik görevlisiydi, biri ise bir siyasetçinin koruma görevlisiydi.
Taciz olaylarının medyaya yansıdığı iller Antalya (1), Burdur (1), Bursa (1), Eskişehir (1), İstanbul (2), İzmir (1), Kocaeli (1), Sakarya (1).
ÇOCUK İSTİSMARI
Nisan’da 23 erkek, 30 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu. Çocukların yüzde 40 öğretmenler ve okul çalışanları tarafından istismara maruz kaldı. Dokuz kız çocuğuna öğretmenleri, ikisine okul müdürleri, birine okul çalışanı, birine babası, birine üvey babası, birine komşusu, birine mahalleden tanıdığı bir erkek, birine market sahibi, ikisine çocukla evlenmek isteyen erkekler, birine sevgilisi, dördüne tanımadıkları erkekler istismarda bulundu. Beş kız çocuğuna yönelik istismarın faillerinin kim olduğu haberlerde yer almadı. Cinsel istismara maruz kalan çocuklardan biri zihinsel engelliydi. En az altı kız çocuğu tecavüze uğradı, üç kız çocuğu hamile kaldı.
23 failden sadece 15’i tutuklandı. Üçü adli kontrolle serbest bırakıldı. Beşi hakkındaki hukuki süreç ise haberlere yansımadı. Çocuk istismarı olaylarından üçü çocuğun ailesine anlatmasıyla, biri arkadaşına anlatmasıyla, biri rehber öğretmenine anlatmasıyla, biri ise ödevine istismar olayını konu etmesiyle, ikisi ise kız çocuklarının doğum yapmasıyla ortaya çıktı. Ayrıca İzmir’de altı kız öğrencisini istismar ettiği için tutuklu yargılanan bir öğretmen, cezaevinden mektup yazarak bir öğrencisini tehdit etti.
İstismar olayının yaşandığı iller Amasya (1), Ankara (2), Aydın (2), Burdur (1), Denizli (1), Diyarbakır (2), Edirne (2), Eskişehir (1), İstanbul (1), İzmir (3), Karaman (5), Kilis (1), Kocaeli (2), Konya (2), Kütahya (3), Samsun (1).
ŞİDDET - YARALAMA
Erkekler Nisan’da en az 16 kadına şiddet uyguladı/yaraladı. Kadınların yüzde 56’sı partnerlerinden şiddet gördü. İki kadına eski kocaları, birine eski sevgilisi, beşine kocaları, birine sevgilisi, birine kocasının ağabeyi, birine kocasıyla husumeti olan bir erkek, birine kuaförü, birine müşterisi, birine tanımadığı erkekler (seçim sandığı başında bir tartışmada) şiddet uyguladı. İki şiddet-yaralama olayında faillerin kim olduğu belirtilmedi. Kadınların yüzde 50’si darp edilirken, yüzde 50’si bıçak ve ateşli silahlarla yaralandı. Erkekler dört kadını bıçakla, ikisini tabancayla, birini tüfekle, sekizini darp ederek yaraladı, bir kadını tehdit etti. Şiddet-yaralama olaylarının yüzde 44’ü sokak ortası, kuaför gibi kamusal alanlarda gerçekleşti. Şiddet uygulayan erkeklerden ikisi hakkında uzaklaştırma kararı çıkartıldı, biri adli kontrolle serbest bırakıldı. Diğerleri hakkındaki hukuki süreç haberlere yansımadı.
Nisan’da şiddet-yaralama olaylarının yaşandığı iller Antalya (1), Aydın (1), Bursa (1), Erzurum (2), İstanbul (3), İzmir (1), Konya (1), Manisa (1), Mardin (1), Mersin (1), Niğde (1), Sivas (1), Trabzon (1).

ses hemşireler
SES Hemşireler Haftası nedeniyle açıklama yaptı..!
Sağlık Emekçileri ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bakırköy Şubesi, Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde, Hemşireler Haftası nedeniyle açıklama yaptı. Açıklamada "Neoliberal sağlıkta dönüşüm programı bizlerin mesleki sorunlarını daha da büyütmüş ve hemşirelik 'yardımcı sağlık elemanı' algısıyla yürütülmeye başlanmıştır. Mesleğimizin görev sınırları belirsizleştirilerek mesleki bağımsızlığımız yok edilmektedir" diyerek ebeler de dahil meslek yasası istendi.
12-18 Mayıs Hemşireler Haftası nedeniyle SES Bakırköy Şubesi Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde açıklama yaptı.
"Mesleğimizin saygınlığı ve onuru için hemşirelik-ebelik yasası istiyoruz" pankartının açıldığı açıklamada sık sık "Yeterli hemşire verimli hizmet", "Eleman değil hemşireyiz", "Robot değilim, melek değilim" sloganları atıldı. Açıklamaya KHK'lerle ihraç edilen KESK'li sağlık emekçileri de destek verdi.
'HAKKIMIZI ALANA KADAR SES'SİZ KALMAYACAĞIZ'
Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi E Blok Acil önünde yapılan basın açıklamasını SES İş yeri Temsilcisi Hatice Şeker okudu. Şeker, hemşirelerin sağlık hizmetlerinde oldukça önemli bir rolü olduğunu belirterek hemşirelerin sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi ve sağlık sisteminin bu dönüşüme paralel olarak yapılandırılması nedeniyle önemli sorunlar yaşadıklarını kaydetti. Hemşirelerin sorunlarının artık daha fazla göz ardı edilemeyecek bir noktaya geldiğine dikkat çeken Şeker "Öncelikle, sağlıkta dönüşüm programı ile yaygınlaştırılan güvencesizlik sonucunda aynı okulu bitiren, aynı işi yapan, aynı unvana sahip kişilerin farklı özlük ve mali haklara sahip olması kesinlikle kabul edilir bir durum değildir" dedi.
Şeker, kamu hastanelerinde her yıl hasta sayısının arttığını ancak yetersiz hemşire kadrosu nedeniyle ihtiyacı karşılayamadığını vurguladı. Şeker "Türkiye’de çalışan hemşireler olarak bizler AB ülkelerine göre 4 kat daha yoğun iş yükü ile karşı karşıyayız. Bu yoğun iş gücünün yanı sıra, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yürürlüğe konulan OHAL ve meclisi bypass ederek çıkarılan Kanun Hükmündeki Kararnameler ile binlerce hemşire ve diğer sağlık çalışanlarının kamudan ihraç edilmesi ise hem psikolojik olarak hem de fizyolojik olarak yükümüzü kat be kart arttırmıştır" diye konuştu.
'MESLEKİ BAĞIMSIZLIĞIMIZ YOK EDİLMEKTEDİR'
Sağlıkta en fazla şiddete uğrayan kesimin hemşireler olduğunu söyleyen Şeker "Sağlık hizmeti sunulan tüm alanlarda hemşirelik mesleğinin 'ağır ve tehlikeli işler' kapsamına alınarak derhal harekete geçilmesi gerekmektedir. Türkiye’de hemşireler olarak hem kamuda hem de özel sağlık alanında kendi iş tanımlarımız dışında başka işlerde de çalışmaya zorlanıyoruz. Neoliberal sağlıkta dönüşüm programı bizlerin mesleki sorunlarını daha da büyütmüş ve hemşirelik 'yardımcı sağlık elemanı' algısıyla yürütülmeye başlanmıştır. Mesleğimizin görev sınırları belirsizleştirilerek mesleki bağımsızlığımız yok edilmektedir" dedi.
BİTMEYEN SORUNLAR
Şeker, "Hemşireler olarak; hastanelerde ve birinci basamak sağlık hizmetleri alanında iş ve gelir güvencesizliği, uzun süreli çalışma, yoğun nöbetler, angarya, düşük ücret ve riskli çalışma koşulları, performans, , zor ve gereksiz karmaşık görevler, yetersiz dinlenme araları neoliberal toplam kalite yönetimi anlayışı ve emekliliğe yansımayan ek ödemeler gibi sorunlar ile yüz yüzeyiz" diyerek bu tablonun, sağlığı metalaştırmaya çalışan bir anlayışın ürünü olduğuna vurgu yaptı.
HEMŞİRELERİN TALEPLERİ
SES olarak taleplerini şöyle sıralanan Şeker;
* Fazla çalışma/angaryaya son verilmeli, çalışma hayatı güvenceli bir biçimde yeniden düzenlenmeli, güvencesiz çalışanlar (vekil, sözleşmeli, kadrolu) kadroya alınmalıdır.
* Çalışırken maruz kaldığımız risklere karşı güvenli çalışma koşulları oluşturulmalı, hemşirelik mesleği ağır ve tehlikeli işler kapsamına alınarak, fiili hizmet süresi zammından tüm hemşireler adil biçimde yararlanmalıdır.
* İşyerlerinde şiddet ve tacize yönelik önleyici uygulamalar yaygınlaştırılmalı, kadro ve unvan durumuna bakılmaksızın tüm çalışanlara hukuki yardım verilmelidir.
* Tüm yöneticiler, liyakata göre ve çalışanlar tarafından seçilmeli, yöneticilik görev süreleri de sınırlandırılmalıdır.
* Doğum izinleri ücretli hale getirilmeli, 7/24 ücretsiz, anadilinde kreş sağlanmalıdır.
* Haftalık çalışma saati 35 saatle sınırlandırılmalı, gece çalışma meslekte artan yıl oranına göre azaltılmalı ve gece mesai saati 2 ile çarpılmalıdır.
* Performansa göre ücretlendirme değil, çalışırken ve emeklilikte insanca yaşamaya yetecek düzeyde ücret ödenmelidir.
* Hemşirelik meslek tanımları günün koşullarına göre yeniden düzenlenmeli ve ILO hemşirelik anlaşması imzalanarak gerekleri yerine getirilmelidir

Taleplerimiz sağlık hakkı mücadelesinin olmazsa olmazlarıdır" dedi. Şeker son olarak "Tüm emekçiler gibi hemşireleri de gelecek güzel günlere olan inancımızla hep birlikte omuz omuza mücadeleye davet ediyor ve 12-18 Mayıs Hemşireler Haftasını kutluyoruz" dedi.