
Sağlık Emekçileri ve Sosyal Hizmet
Emekçileri Sendikası (SES) Bakırköy Şubesi, Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve
Araştırma Hastanesi önünde, Hemşireler Haftası nedeniyle açıklama yaptı.
Açıklamada "Neoliberal sağlıkta dönüşüm programı bizlerin mesleki
sorunlarını daha da büyütmüş ve hemşirelik 'yardımcı sağlık elemanı' algısıyla
yürütülmeye başlanmıştır. Mesleğimizin görev sınırları belirsizleştirilerek
mesleki bağımsızlığımız yok edilmektedir" diyerek ebeler de dahil meslek
yasası istendi.
12-18 Mayıs Hemşireler Haftası nedeniyle
SES Bakırköy Şubesi Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde
açıklama yaptı.
"Mesleğimizin saygınlığı ve onuru
için hemşirelik-ebelik yasası istiyoruz" pankartının açıldığı açıklamada
sık sık "Yeterli hemşire verimli hizmet", "Eleman değil hemşireyiz",
"Robot değilim, melek değilim" sloganları atıldı. Açıklamaya
KHK'lerle ihraç edilen KESK'li sağlık emekçileri de destek verdi.
'HAKKIMIZI ALANA KADAR SES'SİZ
KALMAYACAĞIZ'
Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma
Hastanesi E Blok Acil önünde yapılan basın açıklamasını SES İş yeri Temsilcisi
Hatice Şeker okudu. Şeker, hemşirelerin sağlık hizmetlerinde oldukça önemli bir
rolü olduğunu belirterek hemşirelerin sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi ve
sağlık sisteminin bu dönüşüme paralel olarak yapılandırılması nedeniyle önemli
sorunlar yaşadıklarını kaydetti. Hemşirelerin sorunlarının artık daha fazla göz
ardı edilemeyecek bir noktaya geldiğine dikkat çeken Şeker "Öncelikle,
sağlıkta dönüşüm programı ile yaygınlaştırılan güvencesizlik sonucunda aynı
okulu bitiren, aynı işi yapan, aynı unvana sahip kişilerin farklı özlük ve mali
haklara sahip olması kesinlikle kabul edilir bir durum değildir" dedi.
Şeker, kamu hastanelerinde her yıl hasta
sayısının arttığını ancak yetersiz hemşire kadrosu nedeniyle ihtiyacı karşılayamadığını
vurguladı. Şeker "Türkiye’de çalışan hemşireler olarak bizler AB
ülkelerine göre 4 kat daha yoğun iş yükü ile karşı karşıyayız. Bu yoğun iş
gücünün yanı sıra, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yürürlüğe konulan OHAL
ve meclisi bypass ederek çıkarılan Kanun Hükmündeki Kararnameler ile binlerce
hemşire ve diğer sağlık çalışanlarının kamudan ihraç edilmesi ise hem
psikolojik olarak hem de fizyolojik olarak yükümüzü kat be kart
arttırmıştır" diye konuştu.
'MESLEKİ BAĞIMSIZLIĞIMIZ YOK EDİLMEKTEDİR'
Sağlıkta en fazla şiddete uğrayan
kesimin hemşireler olduğunu söyleyen Şeker "Sağlık hizmeti sunulan tüm
alanlarda hemşirelik mesleğinin 'ağır ve tehlikeli işler' kapsamına alınarak
derhal harekete geçilmesi gerekmektedir. Türkiye’de hemşireler olarak hem
kamuda hem de özel sağlık alanında kendi iş tanımlarımız dışında başka işlerde
de çalışmaya zorlanıyoruz. Neoliberal sağlıkta dönüşüm programı bizlerin
mesleki sorunlarını daha da büyütmüş ve hemşirelik 'yardımcı sağlık elemanı'
algısıyla yürütülmeye başlanmıştır. Mesleğimizin görev sınırları
belirsizleştirilerek mesleki bağımsızlığımız yok edilmektedir" dedi.
BİTMEYEN SORUNLAR
Şeker, "Hemşireler olarak;
hastanelerde ve birinci basamak sağlık hizmetleri alanında iş ve gelir
güvencesizliği, uzun süreli çalışma, yoğun nöbetler, angarya, düşük ücret ve
riskli çalışma koşulları, performans, , zor ve gereksiz karmaşık görevler,
yetersiz dinlenme araları neoliberal toplam kalite yönetimi anlayışı ve
emekliliğe yansımayan ek ödemeler gibi sorunlar ile yüz yüzeyiz" diyerek
bu tablonun, sağlığı metalaştırmaya çalışan bir anlayışın ürünü olduğuna vurgu
yaptı.
HEMŞİRELERİN TALEPLERİ
SES olarak taleplerini şöyle sıralanan
Şeker;
* Fazla çalışma/angaryaya son verilmeli,
çalışma hayatı güvenceli bir biçimde yeniden düzenlenmeli, güvencesiz
çalışanlar (vekil, sözleşmeli, kadrolu) kadroya alınmalıdır.
* Çalışırken maruz kaldığımız risklere
karşı güvenli çalışma koşulları oluşturulmalı, hemşirelik mesleği ağır ve
tehlikeli işler kapsamına alınarak, fiili hizmet süresi zammından tüm
hemşireler adil biçimde yararlanmalıdır.
* İşyerlerinde şiddet ve tacize yönelik
önleyici uygulamalar yaygınlaştırılmalı, kadro ve unvan durumuna bakılmaksızın
tüm çalışanlara hukuki yardım verilmelidir.
* Tüm yöneticiler, liyakata göre ve
çalışanlar tarafından seçilmeli, yöneticilik görev süreleri de
sınırlandırılmalıdır.
* Doğum izinleri ücretli hale
getirilmeli, 7/24 ücretsiz, anadilinde kreş sağlanmalıdır.
* Haftalık çalışma saati 35 saatle
sınırlandırılmalı, gece çalışma meslekte artan yıl oranına göre azaltılmalı ve
gece mesai saati 2 ile çarpılmalıdır.
* Performansa göre ücretlendirme değil,
çalışırken ve emeklilikte insanca yaşamaya yetecek düzeyde ücret ödenmelidir.
* Hemşirelik meslek tanımları günün
koşullarına göre yeniden düzenlenmeli ve ILO hemşirelik anlaşması imzalanarak
gerekleri yerine getirilmelidir
Taleplerimiz sağlık hakkı mücadelesinin
olmazsa olmazlarıdır" dedi. Şeker son olarak "Tüm emekçiler gibi
hemşireleri de gelecek güzel günlere olan inancımızla hep birlikte omuz omuza
mücadeleye davet ediyor ve 12-18 Mayıs Hemşireler Haftasını kutluyoruz"
dedi.