20 Ağustos 2017 Pazar

HDP’nin nöbeti sona erdi: ‘Adaleti hayata geçirene kadar durmak yok’..!

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Diyarbakır, İstanbul ve Van’ın ardından İzmir’de devam ettiği “Vicdan ve Adalet Nöbeti”nin bugün son günüydü.
Gece yapılan ses eyleminin ardından HDP’li vekiller sabahın ilk ışıklarıyla birlikte uyanarak, bulundukları alanın temizliğini yaptı ve güne sporla başladı.
Gelecek olan misafirler için nöbetin son kahvaltısı hazırlandı.
Nöbetin son günde ziyaretler de davam etti.
Sendika ve oda başkanları: ‘Talebimiz adalet’
‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin son gününde DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eşbaşkanı Aysun Gezen, TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz ve TTB Genel Başkanı Raşit Tükel ile CHP’li Konak Belediye Başkanı Sema Pektaş nöbet alanını ziyaret etti.
HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, sendika ve oda başkanlarına nöbet eylemine destek verdikleri için teşekkürlerini sundu.
Kemalbay’ın ardından sözü alan Türk Tabipleri Birliği Genel Başkanı Raşit Tükel, ülkenin çok zor bir dönemeçten geçtiğini belirterek, “Temel hak ve özgürlüklerin askıya alınmasının sonucunda geldiğimiz nokta bütün demokrasi güçlerinin bir arada mücadele içerisinde olması gerektiğini gösteriyor” dedi.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Genel Başkanı Emin Koramaz ise yaşanan koşullarda adalet talebinin önemli olduğunu söyleyerek, “Ülkemiz son bir yılı adalet arayışıyla geçirdi. Doğudan batıdan milyonlarca insan adalet talebiyle sokaklara döküldü. Bizler de bu adalet arayışının bir parçası olduk. Örgütlü olduğumuz her yerde direnişlere destek vermeye çalıştık. Bugün de dostlarımızın nöbetinde onlarla yan yanayız. Talebimiz adalet” dedi.
Nöbet eylemlerindeki ablukalara da dikkat çeken Koramaz, “Şu durum bile siyasi iktidarın vicdan ve adaletsizliğinin tescillenmiş halidir” diye konuştu.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eşbaşkanı Aysun Gezen de ablukayı hatırlatarak, “Bu bariyerler ne emekçileri ne halkları birbirinden ayıramayacak. Bizler barış içinde bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Gezen’in ardından söz alan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Kani Beko ise şöyle konuştu:
Ülkemiz OHAL ve KHK’lerle yönetiliyor. 12 Eylül faşist cunta ülke yönetimine el koyduğunda biz kapatılmadık, mahkeme kararıyla kapatıldık. Ama bugün 150 bine yakın kamu çalışanı mahkeme kararı olmadan KHK’lerle işten atıldılar. Belediyelerde kayyum var, 2 bine yakın arkadaşımızın iş akdi askıya alındı. 2 bine yakın işten atılmış arkadaşımızın işsizlik maaşını, kıdem tazminatını neden vermiyorsunuz? 12 Eylül faşist cunta döneminde insanların gidebilecekleri bir mahkeme vardı. Ama bugün işçilerin, akademisyenlerin gidebilecekleri bir mahkeme yok. Dolayısıyla bugün siyasi iktidara karşı demokrasi mücadelesi verenlerle yan yana mücadele etmekten başka bir çaremiz yok.
CHP’li Konak Belediye Başkanı: Belediyelere kayyum atamak halka kayyum atamaktır
Nöbeti ziyaret eden heyet arasında yer alan CHP’li Konak Belediye Başkanı Sema Pektaş ise, nöbet eyleminin değerli olduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi:
Keşke böyle bariyerle soyutlanmamış olsa. Bu bölge İzmir’in özgürlük alanıdır. Bu özgürlük alanına bu bariyerler büyük bir utançtır. Bunu yapanlar bu ülkede demokrasiyi geliştireceğiz diyerek 15 yıl önce siyaset hayatına başlayan bir partinin uygulaması.
Seçilmişlerin görev yapamadığı belediyelerin olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Siz yerel yönetimleri öldürürseniz demokrasiyi de öldürürsünüz. Belediyelere kayyum atamak halka kayyum atamaktır. Ahlaksızlığı ilke haline getirmiş bir hükümet var. Bizim hukuk kurallarımız ve bizim yöneticilerimiz hukuka ve ahlaka uygun davranmıyor. Yemin ederek görevine başladı, yeminine uymuyor. Böyle bir dönemde vicdan ve adalettir söylenmesi gerekendir. Biz birbirimizden farklıyız, bu bizim zenginliğimizdir. Her şeye rağmen kol kola insanlık içinde yaşamayı bileceğiz.
Kemalbay’dan kapanış konuşması
Ziyaretlerin ardından kameraların karşısına geçen HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, “Vicdan ve Adalet Nöbeti”nin son basın açıklamasını gerçekleştirdi.
Kemalbay’ın kapanış konuşmasından satır başları şöyle:
Nöbetimiz burada sona eriyor. Ancak herkes için adaleti hayata geçirene kadar bize durmak yok. Birleşecek ve faşizmi durduracağız.
Vicdan ve Adalet Nöbetimiz Sakarya’daki mevsimlik işçilerin, Dersim’de yakılan ağaçların, Hasankeyf’in çığlıdır. İzmir’de iki genç kadının uğradıkları tacizi şikayet ettikleri polisler tarafından darp edilmelerine karşı biz bu nöbeti tuttuk.
Kolombiya halkları başardı ancak biz savaşa daha çok çekiliyoruz. Şapatan’da köylüler işkence görüyorsa bu savaş yüzündendir.
Bölgesel bir savaşa karşı Sayın Öcalan’ın başlattığı sürecin yeniden başlaması, silahların değil demokrasinin konuşmasını istiyoruz. Bırakın barışı, toplumun siyaset yapma hakkını elinden almışken AKP-Saray’dan barış bekleyemeyiz. Barışı birlikte kazanacağız!
Vicdan ve Adalet Nöbeti öylesine büyük bir ihtiyaçtı ki bariyerlerle aramıza konulan engeller halklarımızın iradesiyle aşıldı.
Kavurucu sıcaklara rağmen saatlerce bekleyen halkımıza, nöbetimize destek veren STK, diğer kurum ve kişilere teşekkür ediyoruz.

Demirtaş’a, Yüksekdağ’a, Tuncel’e, Kışanak’a ve hapishanedeki tüm yoldaşlarımıza selam olsun. Son sözü direnenler söyleyecek!