28 Ağustos 2017 Pazartesi

Kolombiya’da barış hâlâ tehdit altında..!

Kolombiya hükümeti ile en büyük gerilla örgütü Kolombiya Silahlı Devrimci Güçleri (FARC) arasında imzalanan barış antlaşmasının ardından silahlarını teslim eden FARC, yasal siyasi partiye dönüşmek için resmi kongre sürecini başlattı.
Ancak FARC verdiği sözleri tutmasına rağmen Kolombiya hükümetinin sorumluluklarını yerine getirmesi ve ülkede gerçek bir barış ortamının sağlanması beklentisi henüz hayata geçmiş değil.
Hâlâ toplumsal önderler ve sendikacılar tehdit ediliyor ve katlediliyor. “Asturias Kolombiya Şiddet Mağdurlarına Yardım Programı” projesi kapsamında İspanya’nın Asturias Özerk Bölgesine haziran ayında gelen ve yaşamı tehlikede olduğu için 6 ay burada ağırlanan kitle örgütleri temsilcileri, hem yaşadıklarını hem de ülkelerindeki siyasi süreci gazetemize değerlendirdi.
‘KOLOMBİYA’DA TEHDİTLER ÖNCE YAZILI GELİR’
Eduardo Medina, 32 yaşında. İnsan Hakları Kalıcı Komite ve Kolombiya Komünist Partisi Üyesi ve Tıp Fakültesi Son Sınıf Öğrencisi. Eduardo’ya ilk tehditler, eğitim reformuna karşı ülke çapında başlattıkları boykottan, tıp fakültesinde rektörün kamu üniversitesinde paralı bölümler açma girişimine karşı yaptıkları eylemlerden sonra gelmiş.
Rektör, Kolombiya’da savaş döneminde devlet ve büyük şirketlerin desteğiyle gelişen paramiliter güçleri devreye sokmuş.
“Kolombiya’da tehditler önce yazılı gelir, sonra telefonla, ardından motosikletli kişilerce takip edilirsin, evin gözetlenir, varsa birlikte kaldığın kişi de tehdit edilir” diyor Eduardo. Daha sonra yaşadığı kenti değiştirmiş ve insan hakları örgütünde çalışmaya başlamış. Köylüler ve yerliler için kamplar hazırlamış, işlemeleri için toprak organize etmişler; haklarında dava açılan ve ‘sivil gerilla’ olmakla suçlananlara danışmanlık yapmış. Ancak burada da tehditlerin ardı arkası kesilmemiş. “Derneğin kapısına el bombası bırakıyorlar, sürekli takip ediyorlardı” diyor.
‘BARIŞ GELDİ’ DEYİP KORUMALARI ÇEKİYORLAR
Geri dönüş için kaygılı olduklarını ancak pes etmeyeceklerini belirtiyor Eduardo: “6 ay sonra ülkeye döneceğiz; ancak can güvenliğimiz yok. Devlet ‘barış imzalandı’ deyip güvenliği askıya almış durumda; bize verilen korumaları çekiyor ya da cinayet, yolsuzluk gibi sorunlar nedeniyle dağıtılmış ‘güvenlik birimlerinden’ insanları koruma olarak veriyor. Ülkemizde bir dakika olsun barış içinde yaşayamadık. Onlarca yıldır savaşta ülke. Ancak başka alternatif yok; yaşamımız pahasına da olsa ülkemiz için çalışacak ve gelecek nesiller için daha iyi bir dünya inşa mücadelemizi sürdüreceğiz. Hayallerimizi gerçekleştirmek, ülkemizi yaşanır kılmak için...”
PARAMİLİTERLER ÇOCUKLARIN PEŞİNDE
Beatriz Blanco, 40 yaşında, o da insan hakları savunucusu. Çocukları uyuşturucu çetelerine katmaya çalışan paramiliterlere karşı mücadele ediyor. İki kardeşini yaşamını yitirmiş. Paramiliterlerin ergenlik çağındaki, evsiz, oldukça yoksul mahallelerde yaşayan ailelerin çocuklarını uyuşturucu satmaları için kaçırdıklarını, aileleri ile ilişkilerini kesip kabul etmeyenleri öldürdüklerini, güvenlik güçlerinin ise bu çocukların uyuşturucu kullandığını ileri sürerek işin içinden sıyrıldığını söylüyor Beatrice ve ekliyor: “Ben Barrancabermeja’nın kırsal bölgelerinde gerillalar gittikten sonra güçlenen Clan del Golfo, ‘gaitanistas’ olarak bilinen paramilitere karşı mücadele ediyorum. Paramiliterler için ben, ayakkabılarının içinde onları rahatsız eden fazladan bir taşım. Bu nedenle peşime düştüler.”
KADINLAR İÇİN DURUM ÇOK DAHA ZOR
Beatrice, Kolombiya devletine güvenmiyor ve kadın olarak mücadele içinde olmanın zorluklarının erkeklere kıyasla daha fazla olduğunu dile getiriyor: “Çocuğumu elimden almaları (Uyuşturucu işinde kullanmak için) benim için ölüm demek. Kadınlara tecavüz ediyorlar, teslim almak için cinsel istismarda bulunuyorlar, olmadık aşağılık şeylere başvuruyorlar. Daha kısa bir süre önce bu paramileterler arkadaşımız Hilda’ya tecavüz edip işkence yaptılar ve sonra da katlettiler. Ben bu barış antlaşmasının gerçek bir barış antlaşması olduğuna ve bir şeyleri değiştireceğine inanmıyorum. Devletin, toplumsal önderlerin can güvenliğini sağlayacağına da...”
‘HEM YAZILI, HEM SÖZLÜ 18 TEHDİT ALDIM, SALDIRIYA UĞRADIM’
Alejandrino Betancur, 60 yaşında, SINTRAIMIN-CUT isimli maden sendikasından ve Kolombiya İşçi Sendikaları Konfederasyonu (CUT) İnsan Hakları Sorumlusu. Asturias’a geldiğinin ertesi günü akciğer yetmezliği nedeniyle 2 gün komada kaldı. Alejandro şunları dile getiriyor: “İlk olarak Autodefensas de Colombia isimli paramiliterlerden yazılı, sonra da telefonla olmak üzere toplam 18 tehdit aldım. Bir kez de fiziksel saldırıya uğradım. Yaşadığım ilçeyi terk etmem için 5 dakika süre verdiler. Korumalarım olduğu için ciddi bir saldırıya maruz kalmadım. Polis bu paramiliterleri tanıyor, birlikteler ve onlara bilgi veriyor. Daha sonra bana verilen korumaları çektiler.
Devlet Başkanı Juan Manuel Santos’a göre barış var ve herhangi bir tehlike yok! Toplumsal örgütler, sendikalar ve insan hakları savunucuları için en büyük tehlike paramiliterlerdir. Kolombiya’da sendikacı olmak suç, insan haklarını savunmak daha da büyük suç. Medellin’de, Antioquia’da kısacası tüm Kolombiya’da insan hakları savunucuları tehdit altında.”
‘CESURCA ÖLMEKTENSE YAŞAYIP MÜCADELE ETMEK GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM’
Ivan Darío Ojeda Castrillón, 24 yaşında ve İnsan Hakları Örgütü Daimi Komite ve Komünist Gençlik Üyesi. İvan anlatıyor: “8 yıldır aktif olarak politikanın içindeyim. Üniversitedeyken öğrenci hareketi içinde yer aldım; sonrasında bir köylü örgütünde insan hakları çalışmalarına katıldım. Derneğin yönetim kurulu tehditler almaya başladı. Politikacı ve askerlerle toplantı yaptık ve onlara bölgede bulunan ‘Autodefensas Gaitanistas’ isimli paramiliter gruptan uzun namlulu silahları olan kamuflajlı 60 kişinin eski askeri üslerde kaldıklarını bildirdik; ancak askerler kayıtsız davranarak bundan haberleri olmadığını söylediler. Bu toplantıdan kısa bir süre sonra derneğimizin 25 yaşındaki başkanını, eşini ve çocuğunu katlettiler. Paramiliterlerin elinde bir liste olduğu haberini aldık. Bu listede benim de adım vardı. Ülkem için yapmam gereken çok şey var. Yaşamam gerekiyor. Bu nedenle buradayım. Cesurca ölmektense yaşayıp mücadele etmek gerektiğini düşünüyorum.”
Victoria Andrea Ballesteros Sánchez, de 24 yaşında. Fizik tedavi okuyor, toplumsal adalet ve barış için çalışma yürüten toplumsal bir örgüt Marcha Patriótica (Yurtsever Yürüyüş) üyesi bir insan hakları savunucusu. CUT önderlerinden ve ülke çapında yapılan yürüyüşleri örgütleyen, 3 yılını cezaevinde geçiren, toplumsal bir önder olan Húber Ballesteros’ın kızı. Babası ile birlikte 10 kez tehdit almış. “Ölüm tehditleri almamın esas nedeni Huber’in kızı olmam” diyor.
BARIŞTAN UZAKTAYIZ, SOLDA BİRLİĞİN GERÇEKLEŞMESİ LAZIM
Kolombiya’nın önde gelen sendikası Kolombiya İşçi Sendikaları Konfederasyonu (CUT) Eski Yönetim Kurulu Üyesi ve “Asturias Kolombiya Şiddet Mağdurlarına Yardım Programı”nın Koordinatörü Javier Orozco ise ülkedeki mevcut duruma ilişkin sorularımızı yanıtladı.
1 yıl önce barış imzalandı. Şu anda Kolombiya’da mevcut durum nedir?
Bir haftayı aşkın bir süredir FARC-Halk Ordusu diye bir gerilla örgütü yok artık. Silahlarını Birleşmiş Milletler örgütüne teslim etmiş bulunuyor ve bir ay içinde siyasi bir partiye dönüşecekler. Hükümet ise, barış antlaşmasının hükümlerini yerine getirmiyor. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü, eşitlik ve insan haklarını iyileştirme programları içeren Havana Anlaşmalarına uyumu engelleyen ekonomik ve siyasi çevreler var.
Daha önce FARC’ın kontrol ettiği bölgelere toplumsal önderleri katleden paramiliterler yerleşmiş durumda. Onlarca yıl boyunca Kolombiyalıların yaşadığı korkunun, dehşetin önemli bir bölümü, güvenlik güçleri ve FARC arasındaki savaştan değil ekonomik çıkar odaklarına muhalefet edenlere yönelik tehditler ve katliamlardan kaynaklanıyor.
Uluslararası Af Örgütü bu konuda şunları dile getiriyor: “Bu cesur eylemciler, haklarını savundukları veya ülkenin trajik gerçekliğini ortaya çıkardıkları için yerel, bölgesel ekonomik ve siyasi çıkar peşindeki güç odakları, paramiliterler ve çeşitli silahlı gruplar tarafından susturuluyor.”
Devletin bu önderlerin can güvenliğini ve ülkede adaleti sağlama konusunda ciddi bir çabası yok. Tutuklu gerillaların serbest bırakılması, koka gibi yasa dışı ürünlerin ortadan kaldırılmasından önce kırsal topluluklarla uzlaşmaya varılması, paramilitarizme karşı mücadele gibi önemli konularda gecikmeler söz konusu.
‘ELN ATEŞKESE HAZIRLANIYOR’
ELN (Ulusal Kurtuluş Ordusu) ile görüşmeler ne durumda?
ELN ile mart ayında Ekvador’un başkenti Quito’da başlayan görüşmeler zorluklara rağmen sürüyor. FARC’dan sonra ikinci büyük gerilla örgütü olan ELN, Ekvador, Venezuela ve Panama sınırlarında ve ülkenin orta bölgesinde devam eden çatışmaların düzeyini düşürmek için önümüzdeki haftalarda tek taraflı ateşkes ilan etmeye hazırlanıyor.
Tüm resme bakıldığında Kolombiya’da barışın yalnızca adı var sanki...Bu öngörülemedi mi?
Burada hükümetin üzerine düşeni yerine getirmediği ve son bir buçuk yılda 137 toplumsal önderin katledildiği koşullarda, askeri bir zaferin olanaklı olmadığı bir savaşa devam etmenin faydalı olup olmadığı sorusu önem taşıyor. Başkent Bogota yakınlarındaki La Fila’da bulunan FARC önderliği, mart ayında şunları dile getirdi: “Antlaşma hükümlerinin uygun ve kabul edilebilir bir şekilde yerine getirilmesini talep ediyoruz. Bu antlaşmanın yüzde 90’ı FARC için değil, Kolombiya halkının hakları içindir; ve antlaşma, güvenliğin sağlanması için paramiliterlerin izlenip cezalandırılmasını da gerektirir. FARC olarak B planımız yok. Barışın inşasında geri adım atmayacağız. Bu barış sadece FARC için değil. B planı toplumun kitlesel olarak seferber edilmesidir”
Şu anda Kolombiya solu, 2018 seçimlerine katılmak, silahlı mücadeleyi, kitlelerin örgütlenmesi ve seferber edilmesine dönüştürmek için toplumsal güçleri birleştirmeye yoğunlaşmış durumda. FARC ile yapılan anlaşmaya uymak, toplumsal önderlerin ve silah bırakmış eski gerillaların güvenliğini sağlamak görevi ise devlete düşüyor.
Kolombiya barışın çok uzağında. Gelecek, seçimler, toplumsal adalet ve can güvenliğinin sağlanması konularında solda birliğin gerçekleştirilmesi gibi zorluklara gebe...
Hilal ÜNLÜ
Jesus de la ROZA
Gijon