24 Ağustos 2017 Perşembe

KESK BİR ÇOK KENTTE SEFALET ZAMMINI PROTESTO ETTİ

KESK BİR ÇOK KENTTE SEFALET ZAMMINI PROTESTO ETTİ;Kamu emekçileri: Toplu sözleşme oyununu birlikte bozalım..!
KESK, Memur-Sen ve hükümet tarafından imzalanan 'sefalet zammı'na birçok kentte basın açıklamalarıyla tepki gösterdi. Tepkiler KESK'le sınırlı kalmadı. Siyasi partiler ve diğer konfederasyonlardan da satış sözleşmesine itirazlar yükseldi.
KESK ANKARA ŞUBELER PLATFORMU: 4/B VE 4/C'LİLER YİNE UNUTULDU
KESK Ankara Şubeler Platformu milyonlarca kamu emekçisi ve emeklisini sefalete mahkum eden toplusözleşmeye tepki gösterdi. Geçen yıldan daha az zamma hükümet ile birlikte imza atan Memur-Sen'i eleştiren KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, ücret zammı dışındaki taleplere dikkat çekti. Gezen, “Merak ediyoruz: Bu kazanımlar arasında 4/B’liler, 4/C’liler, kamuda asli işleri yapan taşeron firma çalışanları başta olmak üzere güvencesiz çalışanların kadroya geçirilmesi var mıdır” diye sordu.
KESK Ankara Şubeler Platformu, Hükümet ve Memur-Sen arasında imzalanan toplusözleşmeye tepki gösterdi. Sakarya Caddesi'nde yapılan basın açıklamasında konuşan KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, kamu emekçilerinin 2 yıllık mali ve sosyal haklarını belirleyen toplusözleşme müzakerelerinin şeffaf bir şekilde kamuoyu önünde yürütülmesi gerekirken kapalı kapılar ardında sürdüğünü söyledi. Çalışma Bakanının her 6 aylık dilim için yüzde 3,5 öneren ikinci bir tekliften bahsettiğini kaydeden Gezen, “Neyse ki Cumhurbaşkanı devreye girip Memur-Sen Başkanını 3,5 o(a)lmaktan kurtarmıştır. Peki, bu aralıkta Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile ne görüşülmüş, nasıl bir pazarlık yürütülmüştür? Bu ikinci teklif neden kamuoyundan gizlenmiştir?” diye sordu.
Memur-Sen'in bir önceki toplu sözleşmede üzerinde çalışılma yürütülmesi kararlaştırılan maddelerde ilerleme bir yana takibini dahi yapmadığını dile getiren Gezen, kamu emekçilerinin yıllardır çözülmeyi bekleyen sorunlarını şöyle sıraladı: “Merak ediyoruz: Bu kazanımlar arasında 4/B’liler, 4/C’liler, kamuda asli işleri yapan taşeron firma çalışanları başta olmak üzere güvencesiz çalışanların kadroya geçirilmesi var mıdır? Ek ödemelerin emekliliğe ve emekli aylığına yansıtılması var mıdır? Vergi dilimi ve ek gösterge adaletsizliklerini ortadan kaldıran tek bir cümle dahi var mıdır? Yoksa geçmiş dönemde yaptığınız gibi, 258 sayısına amaç, kapsam, taraflar, ‘üzerinde çalışma yapılacak konular’ gibi maddeleri de ekleyerek mi ulaştınız?”
DAVAYLA KAZANILANI DA TIRPANLADI
Memur-Sen yönetiminin kümülatif yalanlar söylemeye devam ettiğine diakt çeken Gezen, 2018 yılı için yüzde 4+3,5 artışın kümülatif yüzde 7.64; 2019 yılı için yüzde 4+5 artışın ise kümülatif yüzde 9,20 olarak gösterilerek emekçilerin aklıyla dalga geçildiğini dile getirdi. 4/C’liler ve 4/B’liler başta olmak üzere güvencesiz çalışanların kadroya geçirilmesi bir yana 4/Clilere geçen dönem verilen 150 TL üzerine konulan kısmi rakamlardan ‘kazanım’ diye bahsedildiğini ifade eden Gezen, oysa 4/C’lilerin davayla kazandıkları 450-500 TL ek ödemelerin önceki toplu sözleşme ile 150 TL’ye sabitleyenin yandaş konfederasyon yönetimi olduğunu söyledi.
İHRAÇ EDİLENLER İADE EDİLMELİ
Memur-Sen'in Cumhurbaşkanı'na giderek zam istemesine de değinen Gezen, “KHK’lar ile grev hakkının ve grevlerin engellenmesini hedeflediklerini söyleyen, 'milletin adamından' icazet alan konfederasyon başkanı bir kez daha satış sözleşmesinin ortağı ve tarafı olmuştur. KHK’ları, KHK’larla gerçekleşen haksız, hukuksuz ihraçları onaylayan, emekçilerin başında Demoklesin Kılıcı gibi sallanan ve iş güvencesini tamamen yok eden KHK rejiminden iyileştirme bekleyen bir yapı sendika değildir, olamaz! Bunun için KESK olarak sendikalı, sendikasız tüm kamu emekçilerini insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli çalışma ve güvenli gelecek için verilecek mücadelede yan yana omuz omuza olmaya çağırıyoruz. Tüm kamu emekçilerini, insanca yaşanacak ücret, herkes için iş güvencesi, OHAL ve KHK rejiminin kaldırılması, tüm ihraçların aynı kadro ve unvanları ile göreve iadesi, emeğin özgürleşmesi için verilecek mücadelede emeğin gerçek tarafında yer almaya çağırıyoruz” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)
KESK İSTANBUL ŞUBELER PLATFORMU: KİRLİ PAZARLIKLARLA BİR SÜREÇ İŞLEMİŞTİR
KESK İstanbul Şubeler Platformu, hükümet ile Memur-Sen arasında imzalanan 4. dönem toplu iş sözleşmesi ile kamu emekçileri ve emeklileri ücretlerine 2018 yılında yüzde 3,5+4 2019 yılında ise yüzde 4+5 zam verilmesini protesto etti. KESK İstanbul Şubeler Platformu dönem sözcüsü Özlem Tolu, sözleşmenin şeffaf bir şekilde kamuoyu önünde yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kapalı kapılar ardında kirli pazarlıklarla bir süreç işlemiştir” dedi.
KESK İstanbul Şubeler Platformu tarafından Galatasaray Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında “Toplu sözleşme görüşmelerinde orta oyununa son” pankartı açıldı. Açıklamaya katılan kamu emekçileri, “Direne direne kazanacağız”, “Devlet güdümlü sendikaya hayır”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Yüzdelik zam değil, toplu sözleşme”, “KHK’lar gidecek, biz kalacağız”, “AKP’nin memuru olmayacağız” sloganları attı.
‘GEÇMİŞ KAZANIMLALARI YENİ KAZANIM OLARAK SUNUYOR’
KESK İstanbul Şubeler Platformu dönem sözcüsü Özlem Tolu’nun okuduğu basın açıklamasında sözleşmenin şeffaf bir şekilde kamuoyu önünde yürütülmesi gerektiği vurgulanarak, “Kapalı kapılar ardında kirli pazarlıklarla bir süreç işlemiştir” denildi. Tolu, “Bir önceki toplu sözleşmede üzerinde çalışma yürütülmesi kararlaştırılan maddelerde bırakın ilerleme sağlamayı, bu konuların takibini dahi yapmayan yandaş konfederasyon geçmişte imza atılan maddeleri de yeni dönemin kazanımı gibi sunmaktan geri durmamaktadır. ‘Toplam 258 kazanıma imza attık’ diyenler ancak 10’a kadar sayabilmektedir” dedi.
‘EMEKÇİLERİN AKLIYLA OYNANIYOR’
“Bu kazanımlar aradında 4/B’liler, 4/C’liler, kamuda asli işleri yapan taşeron firma çalışanları başta olmak üzere güvencesiz çalışanların kadroya geçirilmesi var mıdır? Ek ödemelerin emeklilere ve emekli aylığına yansıtılması var mıdır? Vergi dilimi ve ek gösterge adaletsizliklerini ortadan kaldıran tek bir cümle dahi var mıdır? Yoksa geçmiş dönemde yaptığınız gibi, 258 sayısına amaç, kapsam, taraflar, ‘üzerinde çalışma yapılacak konular’ gibi maddeleri de ekleyerek mi ulaştınız” diye soran Tolu, emekçilerin aklıyla oynandığını savundu. Tolu, emekçilerin haklarının kayıplarla iktidara peşkeş çekildiğini ifade etti.
‘EMEKÇİLER HAKLARINI GERÇEK BİR SENDİKAYLA ALABİLİRLER’
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ı ve sendikayı eleştiren Tolu, “KHK’lar ile grev hakkının ve grevlerin engellenmesini hedeflediklerini söyleyen ‘milletin adamından’ icazet alan konfederasyon başkanı bir kez daha satış sözleşmesinin ortağı ve tarafı olmuştur. KHK’leri, KHK’lerle gerçekleşen haksız, hukuksuz ihraçları onaylayan, emekçilerin başında Demokles’in Kılıcı gibi sağlanan ve iş güvencesini tamamen yok eden KHK rejiminden iyileştirme bekleyen bir yapı sendika değildir, olamaz. Bu süreç, KESK olarak en başından beri karşı çıktığımız, gerçek evrensel toplu sözleşme sistemi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan, tekli sendikal rejimin ve siyasal iktidarın son sözü söylemesinin dayatıldığı ‘Türkiye Tipi Toplu Sözleşme Sisteminin’ iflas ettiğini bir kez daha ispatlamıştır. Emekçiler haklarını, OHAL ve KHK rejimine sırtını dayamış, emekçilerin hakkını gasp etmek için bu rejimi kullanan, bütçe fazlalarından sadece emekliye pay ayırmayan, iş güvencesini tamamen ortadan kaldıran iktidarın önünde ekoseli ceketini ilikleyenlerle değil, gerçek bir sendikayla alabilirler” diye konuştu. Tolu, tüm kamu emekçilerini verilecek mücadelede emeğin gerçek tarafında yer almaya çağırdı. (İstanbul/EVRENSEL)
KESK İZMİR ŞUBELER PLATFORMU: TOPLU SÖZLEŞME OYUNUNU BİRLİKTE BOZALIM
İzmir'de KESK'li kamu emekçileri Memur Sen'in imzaladığı TİS'e karşı, bütün kamu emekçilerini birlikte mücadeleye çağırdı.
KESK İzmir Şubeler Platformu, geçtiğimiz gece sonuçlanan 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri ile ilgili basın açıklaması yaptı. Konak Eski Sümerbank önünde yapılan açıklamada AKP ile Memur Sen arasında yeni bir satış sözleşmesi imzalandığı belirtildi.
Basın açıklamasında 'İhanet Sözleşmesine Hayır, Emekçiler Ortak Mücadeleye' pankartı açılırken 'Sahte TİS'e Hayır', 'Dilenenler Değil Direnenler Kazanır' ve 'Sadaka Değil İnsanca Bir Ücret İstiyoruz' dövizleri açıldı. Açıklamada 'Zafer Direnen Emekçinin Olacak', 'Sefalete Teslim Olmayacağız' ve 'AKP Zammını Al Başına Çal' sloganları da atıldı. Açıklamaya DİSK ve TMMOB temsilcileri de katıldı.
Basın metnini okuyan Dönem Sözcüsü ve BES İzmir Şube Başkanı Mustafa Güven, maaşlarının yüzde 25 eridiğini ifade ederek "Memur Sen Genel Başkanı kümülatif zammın %17,5 olduğunu söyledi. Oysaki teklifleri %34, kabulleri 16 buçuktur. Teklif ile kabul arasındaki fark eksi 17 buçuktur. Rakamlarla oynayarak olduğundan fazla gösterebilirsiniz, ancak gerçekleri saklayamazsınız. Kamu emekçileri ne kadar yoksullaştıklarını biliyorlar zaten. Kabul edilen teklif zaten gerçekçi olmayan enflasyon rakamlarının dahi şimdiden altındadır" dedi.
'BÜTÜN MEMURLAR KAYBETTİ'
İhanet sözleşmesi imzalandığının altını çizen Güven şunları söyledi "Hükümet tarafından sunulan tekliflerin, bunların yarısının altında oranlarla sunulması ve Memur-Sen’in “21 Ağustos 2017” bu teklifi ret edip “Milletin adamı belirlesin” gibi feveranlar, “bu teklife kapalıyız” gibi memurun tepkisini yumuşatmaya yönelik oyuna dahi hükümet bugün “buçuk” eklemeyle kabul etmesi sonucu, kaybeden sadece Memur-Sen üyeleri olmamış, milyonlarca kamu emekçisi ve emeklisi aileleri ile birlikte kaybetmiştir. Ortaya çıkan tablo OHAL hukuksuzluğu ve Memur-Sen sendikacılığının sonucudur".
'TEMEL TALEPLERİMİZ İÇİN ORTAK HAREKET EDELİM'
Toplu sözleşme oyununu birlikte bozmaya çağıran Güven "Bıçak kemiğe dayandı, tüm kamu çalışanları sendikalarının üyelerine, tüm hükümet yetkililerine ve tüm kamu emekçilerine sesleniyoruz! Biz kamu emekçileri olarak hiç bir ayrım gözetmeksizin farklılıklarımızı bir kenara bırakarak aşağıda belirtilen temel taleplerimiz için ortak hareket etmeye çağırıyoruz. Acil taleplerimizi kazanana kadar satış sözleşmesine karşı fiili meşru mücadele hattında birleşelim.KESK olarak sendikalı, sendikasız tüm kamu emekçilerini haklarının, özgürlüklerinin ihanet-satış sözleşmeleri ile yok sayılmasına karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz" dedi.
Güven son olarak kamu emekçilerinin taleplerini sıraladı. Talepler şu şekilde;
-OHAL ve KHK’lar kaldırılsın
-İş güvencesini kaldırmaya yönelik yasal çalışmalar iptal edilsin
-Yüzdelik zam değil insanca yaşanacak bir temel ücret istiyoruz
-En düşük memur maaşı 3.450 TL. olsun
-Ek göstergelerin 3600’e çıkarılsın
-Bütün ek ödemeler emekli maaşına yansıtılsın
-Vergi dilimi kaldırılsın
-4/B, 4/C ve taşeron çalıştırma kaldırılsın
-Sendika yasası değiştirilsin. Grevli toplu sözleşme istiyoruz
-Sendika hakkı önündeki tüm engellerin kaldırılsın
(İzmir/EVRENSEL)
KAMU SEN İZMİR: TİS TİYATRODAN İBARET
Hükümet ile Memur Sen arasında imzalanan ve 4. Dönem Toplu Sözleşmesine, diğer kamu konfederasyonlarından tepkiler gelmeye devam ediyor. Türkiye Kamu Sen İzmir İl Temsilciliği de yaptığı açıklama ile TİS'in sonuçlarına karşı mücadele çağrısı yaptı.
Temsilcilik binasındaki basın toplantısında metni okuyan İl Temsilcisi Ahmet Doğruyol, Memur Sen'in, memurun ve memur emeklilerinin idam fermanını imzaladığını ifade ederek "Yarım puanlık artış, en düşük dereceli memur maaşına 11,58 TL; ortalama memur maaşına ise 15,40 TL ilave artış getirmiştir.
Bu toplu sözleşme 4/B’li, 4/C’li ve diğer sözleşmeli ve vekil personelin sorunlarına bir çare getirmemektedir.Yıllardır yaşanan hak kayıplarının telafisi için hiçbir çözüm sunmamaktadır. Yardımcı hizmetlilerin, ek gösterge mağdurlarının beklentilerine cevap olamamıştır. Aile yardımı, çocuk parası gibi hiçbir sosyal yanı olmayan topal bir sözleşmeye imza atılmıştır" dedi.
'MEMUR SEN DİYET BORCUNU ÖDÜYOR'
Kamu emekçilerinin yüzlerce sorununun TİS masasında unutulduğunu dile getiren Doğruyol şunları söyledi: "Bu sözleşmeyle memurun umutlarını 2020 yılına kadar söndürenler, 20 milyon kişinin de ahını almışlardır. Türkiye nüfusunun dörtte birinin geleceğini çalan bu toplu sözleşmeyi gerçek anlamda sendikacılık yapan, hak mücadelesi veren hiçbir sendika kabul etmez. Madem ki içinize sinmiyor; o zaman neden imzalıyorsunuz? Bunların varlıklarının temeli olan güce karşı diyet borçları bulunmaktadır."
'BU OYUNU ARTIK BOZALIM'
Bu toplu sözleşmenin mevcut Hükümet ve Memur Sen arasında oynanan tiyatronun 3. perdesinden ibaret olduğunu vurgulayan Doğruyol "Yarım puanla mutabakat aşamasına gelenler, yıllardır toplu sözleşme adı altında sergiledikleri orta oyununun Kavuklu ’su, Pişekâr’ı dahi olmaktan uzak, yalnızca birer figüran olarak masadan ayrılmışlardır. Bu toplu sözleşme Mevcut Hükümet ve Memur Sen arasında oynanan tiyatronun 3. perdesinden ibarettir. Emin olun ki Memur Sen masaya oturmasaydı da hükümet memura aynı zammı verirdi. Vermese ne olurdu memurun maaşı ortalama 15TL eksik olurdu. Kamu çalışanları ve emeklilerimizin bu oyunu bozması ve artık “Bu masala bir son verin” demesi bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. (İzmir/EVRENSEL)
KESK BURSA’DA SATIŞ SÖZLEŞMESİNİ PROTESTO ETTİ
KESK Bursa Şubeler Platformu Memur-Sen’in imzaladığı satış sözleşmesini yaptıkları basın açıklamasıyla protesto etti.
Heykel’de açıklama yapan KESK üyeleri tüm kamu emekçilerini ihanet-satış sözleşmelerine karşı birlikte mücadele etmeye çağırdı.
KESK adına açıklamayı okuyan dönem sözcüsü Uğur Üçöz; “2018-2019 yıllarını kapsayan 4.Dönem ‘Toplu Sözleşme’ görüşmeleri yine fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Daha önceki üç toplu sözleşmede sahnelenen orta oyununun tekrarından ibaret görüşmelerde AKP ve yandaş konfederasyon yönetimi gece yarısı yeni bir satış sözleşmesine imza atmıştır. Dün ‘imza töreni’nde bir araya gelerek Çalışma Bakanı ve yandaş konfederasyon başkanı milyonların gözünün içine baka baka bu yeni satış sözleşmesini övüp, üstün gayretlerinden dolayı birbirlerini tebrik etmişlerdir. Ancak ne kadar toz pembe tablolar çizseler de, ‘tarihi başarı’ nutukları atsalar da güneş balçıkla sıvanmaz. Her şey 80 milyonun gözleri önünde olmuştur” dedi.
Yaşanan sürecin, KESK’in en başından beri karşı çıktığı, gerçek evrensel toplu sözleşme sistemi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan, tekli sendikal rejim ve siyasal iktidarın son sözü söylemesinin dayatıldığı , Türkiye Tipi Toplu Sözleşme Sisteminin iflas ettiğini bir kez daha ispatladığını belirten Uğur Üçöz: “OHAL-KHK rejimine sırtını dayayarak istediği kamu çalışanını sorgusuz sualsiz işinden eden, açığa alan siyasal iktidar toplu sözleşme de kamu emekçileri ile dalga geçen teklifler sunmuş, yandaş konfederasyon yönetimi ise bunu izlemekle yetinmemiş adeta çanak tutmuştur. Kısacası kamu emekçilerine ölümü gösterip sıtmaya razı etme politikası sonuna kadar kullanılmıştır. Son söz olarak; bu ülkenin kamu emekçileri, emeklileri sadaka değil, emeğinin karşılığı olan onurlu bir ücret ve yaşam talep etmektedir. Ve bunu fazlası ile hak etmektedir.KESK olarak sendikalı, sendikasız tüm kamu emekçilerini haklarının, özgürlüklerinin ihanet-satış sözleşmeleri ile yok sayılmasına karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Gelin, hükümet ve sizleri unutup Cumhurbaşkanı’ndan icazet uman malum konfederasyon yönetiminin taleplerimize kulaklarını tıkamasına karşı ses verelim. Gelin, haklarımızı ve özgürlüklerimizi yok sayanlara kapıkulu değil emekçi olduğumuzu birlikte gösterelim” dedi. (Bursa/EVRENSEL)
ADANA'DA KESK SEFALET ZAMMINA TEPKİ GÖSTERDİ
KESK Adana Şubeler Platformu Atatürk Parkı'nda gerçekleştirdi basın açılması ile ilk yıl için yüzde 4+3,5, ikinci yıl için yüzde 4+5'lik zamma tepki gösterdi.
KESK Adana Şubeler Platformu Atatürk Parkı'nda gerçekleştirdi basın açılması ile ilk yıl için yüzde 4+3,5, ikinci yıl için yüzde 4+5'lik zamma tepki gösterdi. Yüzde 10+6 talep eden Memur Sen'in teklifi kabul etmesine tepki gösteren emekçiler, hükümetin OHAL'i emekçilere karşı kullandığını belirterek OHAL'in kaldırılmasını talep etti.
Basın açıklamasını okuyan KESK Adana Şubeler Platformu dönem sözcüsü Sinan Tunç, işçiye emekçiye gelince "mali bütçeyi bozamayız" diyen hükümetin sermayeye teşvik amaçlı vergi indirimleri ve istisnaları sonucu 2017'de 102 milyardan vazgrçebildiğini belirterek emekçilerin TÜİK enflasyonun dahi altında bir zam oranı ile sefalete mahkum edildiğini dile getirdi. Yüz binlerce emekçinin sorgusuz, sualsiz ihraç edildiğini hatırlatan Tunç, "Bu şekilde iş güvencesini fiilen ortadan kaldıran anlayışın geride kalan emekçilere neler verebileceği belgelenmiştir" dedi. KESK olarak sendikalı, sendikasız tüm emekçilere çağrıda bulunan Tunç, "Gelin haklarımızı ve özgürlüklerimizi yok sayanlara karşı kapı kulu değil, emekçi olduğumuzu gösterelim" dedi. (Adana/EVRENSEL)
KESK MERSİN ŞUBELER PLATFORMU: SATIŞ SÖZLEŞMESİNE KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE
KESK Mersin Şubeler Platformu, kamu çalışanları için imzalanan toplu sözleşmedeki zam oranını Eğitim-Sen şubesinde basın açıklaması ile protesto etti. Açıklamada Eğitim Sen Şube Başkanı, KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Sinan Muşlu, tüm kamu emekçilerini İhanet-Satış sözleşmelerine karşı birlikte mücadele etmeye çağırdı.
2018-2019 yıllarını kapsayan 4. dönem toplu sözleşme görüşmelerinin yine fiyaskoyla sonuçlandığını ve daha önceki üç toplu sözleşmede sahnelenen orta oyununun tekrarından ibaret görüşmelerde AKP ve yandaş konfederasyon yönetiminin gece yarısı yeni bir satış sözleşmesine imza atmış olduğunu belirten Muşlu şunları söyledi: “Bilindiği üzere hükümetin dün ‘revize ettiğimiz son teklifimiz” diyerek 2018 yılı için %3,5+% 3,5 2019 yılı için ise % 4+ %5 maaş artışı teklifinde bulunmuştur. Maaş artışı teklifini bile iktidardaki partinin 16. kuruluş yıl dönümüne göre %10 + %6 olarak belirleyen yandaşlığı tescilli konfederasyonun genel başkanı söz konusu teklife karşı önce “milletin adamından cevap bekliyoruz” diyerek topu partili Cumhurbaşkanı’na atmıştır. Maaş aratışından medet umdukları ‘milletin adamından’ bekledikleri cevap gelmemiş olacak ki, yandaş konfederasyon yönetimi yine 3,1 milyon kamu emekçisini, 1,9 milyon kamu emekçisi emeklisini yanıltmamış, daha önceki sözlerini yutarak hükümetin 2018 yılı teklifinde sadece % 0,5 puan artış yaptığı sözleşmeye imza atmıştır.”
Muşlu, “Çalışma Bakanı ve yandaş konfederasyon başkanı milyonların gözünün içine baka baka bu yeni satış sözleşmesini övüp, muhtemelen üstün gayretlerinden dolayı birbirlerini tebrik ediyorlar. Ancak ne kadar tozpembe tablolar çizseler de, ‘tarihi başarı’ nutukları atsalar da güneş balçıkla sıvanmaz. Her şey 80 milyonun gözleri önünde olmuştur" dedi.
"Bu sadece adı 'toplu sözleşme' olan gerçekte toplu görüşmelerden hiçbir farkı olmayan sistem, kamu emekçilerinin ve emeklilerinin yaşadığı sorunların bu sorunların parçası olan, halkın değil, siyasi iktidarın memurluğunu yapan, siyasal iktidarın memur kolları rolünü üstelenen sendikamsı yapılar tarafından çözülemeyeceğini bir kez daha ispatlamıştır" diyen Muşlu, “Nitekim yandaş konfederasyon yönetimi kamu işvereni olan hükümetin, kamu emekçileri ile dalga geçen ilk teklifine karşı bir haftadır beylik açıklamalar yapmanın “sizin teklifiniz kabul edilmezse ne yapacaksınız?” soruları karşısında lafı eveleyip gevelemenin ötesine geçememiştir" şeklinde konuştu.
"OHAL-KHK rejimine sırtını dayayarak istediği kamu çalışanını sorgusuz sualsiz işinden eden, açığa alan siyasal iktidar toplu sözleşmede kamu emekçileri ile dalga geçen teklifler sunmuş, yandaş konfederasyon yönetimi ise bunu izlemekle yetinmemiş adeta çanak tutmuştur. Kısacası kamu emekçilerine ölümü gösterip sıtmaya razı etme politikası sonuna kadar kullanılmıştır" diyen Muşlu, “Bu ülkenin kamu emekçileri, emeklileri sadaka değil, emeğinin karşılığı olan onurlu bir ücret ve yaşam talep etmektedir. Ve bunu fazlası ile hak etmektedir.Bu ülkenin fedakar kamu emekçileri, emeklileri insanca bir yaşama yetecek ücret, güvenli çalışma ve güvenceli geleceği fazlası ile hak etmektedir.Bu son satış sözleşmesi ile yoksulluk sınırına uzak açlık sınırına yakın bir yaşam mücadelesi sürdürmeye terk edilen, kimseden sadaka ya da fedakarlık değil, hakkını isteyen 3,1 milyon kamu emekçisine ve 1,9 milyon emekliye bir kez daha ihanet edilmiştir" ifadelerini kullandı.
Muşlu, sendikalı, sendikasız tüm kamu emekçilerini haklarının, özgürlüklerinin ihanet-satış sözleşmeleri ile yok sayılmasına karşı birlikte mücadele etmeye çağırdı. Muşlu, “Gelin, hükümet ve sizleri unutup Cumhurbaşkanı’ndan icazet uman malum konfederasyon yönetiminin taleplerimize kulaklarını tıkamasına karşı ses verelim. Haklarımızı ve özgürlüklerimizi yok sayanlara kapı kulu değil emekçi olduğumuzu birlikte gösterelim. İnsanca bir yaşam için taleplerimize sahip çıkalım ve bu talepler için mücadeleyi birlikte yükseltelim." (Mersin/EVRENSEL)
EMEKLİ-SEN: EMEKLİ TEMSİLCİLERİNİN MASADA OLMAMASI BÜYÜK EKSİKLİK
DİSK'e bağlı Emekli-Sen 3 milyon kamu emekçisi ile 2 milyon emekliyi ilgilendiren 4. dönem toplu sözleşmesine ilişkin açıklama yaptı. Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen yaptığı açıklamada, Memur Sen'in kendi teklifinin çok altında bir orana imza attığını ifade etti. Yetkili konfederasyon Memur Sen'in ilk teklifinde, 2018 yılı için yüzde 10+6, 2019 yılı için de aynı oranlarda artış talep ettiğini hatırlatan Beysülen, bu oranların toplam karşılığını ise yüzde 38.52 olarak açıkladığını söyledi. Ancak toplu sözleşmede milyonlarca kamu çalışanı ile emeklisine 2018 yılında yüzde 4+3,5, 2019 yılında yüzde 4+5 oranında zam verildiğini belirten Beysülen, istenenle kabul edilen arasında uçurum olması gayri ciddi bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
Beysülen, “Emeklilerin konuşulduğu ya da konuşuluyormuş gibi yapıldığı masada, emeklilerin temsilcisi sendikanın veya sendikalarının olmaması büyük bir eksikliktir. Zira sözleşmeyi imzalayan, Memur Sen ilk teklifinde emekliler adına hiçbir talepte bulunmamış, daha sonra KESK'in Devlet Personel başkanlığına ilettiği teklifinde, bizim taleplerimize yer vermiş olmasından kaynaklı, yandaş basının emeklilere müjde diye manşete taşıdığı sözde taleplerde bulunacağını açıklamıştır. Bu gayri ciddi yaklaşımdan dolayı masada hiçbir zaman gündem olamayan emekliler ile onların dul ve yetimleri, bir kez daha altı ayda bir verilecek olan maaş artışlarıyla yetinmek durumuyla karşı karşıya kalmışlardır. Buradan tüm emeklilere bir kez daha sesleniyoruz. bu günkü iktidarda dahil, yıllardır bu ülkeyi yöneten iktidarlar, bizi yok saydılar, politika ve uygulamalarıyla, yıllarımızı verdiğimiz ülkemiz de, sefalet içinde yaşamamıza yol açtılar. Artık yeter buna dur demenin zamanı geldi de geçiyor. Bunun yapmanın yolu ise örgütlü olmaktan geçiyor” dedi. (Ankara/EVRENSEL)
SAADET PARTİSİ: RACON MEMURA KESİLMİŞTİR
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal paylaşım sitesi Twitter adresi üzerinden şu ifadeleri kullandı: "Maalesef memur bir kez daha enflasyona ezdirilmiştir. Güncel ifadesiyle söylemek gerekirse racon memura kesilmiştir. Enflasyonun altında kalan her artış memuru daha da fakirleştirmektedir. Yüzde 7 büyüdüğü iddia edilen Türkiye’de kamu çalışanlarına düşen pay bu olmamalıydı. Memur ve memur emeklilerinin bu artıştan çok daha fazlasını beklediğini ve de hak ettiğini düşünüyoruz. 2018 yılının ilk 6 ayı için yüze 4, ikinci 6 ayı için ise yüzde 3.5 olarak açıklanan memur maaş artışlarını yetersiz bulduğumuzu belirtmek isterim. Dünya Şampiyonu olarak bizleri gururlandıran, güreşçilerimiz Metehan Başar ve Rıza Kayaalp'i tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum."
BBP: MEMUR SEN YANLIŞ YAPMIŞTIR
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, genel merkez binasında basın toplantısı düzenleyerek Memur Sen'in hükümetle imzaladığı sözleşmeyi eleştirdi.
Destici sendika genel başkanları için, “Beyefendilerin keyfi yerinde. Tuzları kuru. Ekmek elden su gölden. Yemek, telefon, seyahat, ulaşım, konaklama bedava. Yani hayat bedava. Bütün giderler sendikadan. Üstüne üstlük de yüksek bir maaş. Sendika başkanlarının aldığı maaşlar açıklansın. Memura teklif edileni neden kabul ettiklerini izah etsinler. Kendileri kaç lira maaş alıyor? En düşük memur, memur emeklisi kaç lira maaş alıyor? Bunu da millet görsün. Kaç lira maaş alanın kaç liraya evet dediğini milletimiz bir görsün. Tavrını da kararını da buna göre belirlesin. Yetkili Memur Sendikası Konfederasyonu yanlış yapmıştır” dedi.
Hükümetin yapmış olduğu teklifin kabul edilebilir bir teklif olmadığını belirten Destici, “Yüzde 10 Enflasyon var. Yüzde 15 banka faizlerinin işlediği bir ülkede verilen teklif kabul edilemez. Enflasyon farkı olursa biz daha sonra ödeyeceğiz diyorlar. Ödeseler dahi memurun ve emeklinin maaşı yerinde saymış oluyor. Artış var ama zam diye bir şey yok. Enflasyonun üstünde bir şey verirseniz ancak o zaman zam vermiş olursunuz. Kimse kimseyi kandırmasın. Memur kardeşlerimizde bu durumu görüyorlar, biliyorlar ve buna sessiz kalmamalarını haklarını sonuna kadar aramalarını Büyük Birlik Partisinin yanlarında olduğumuzu buradan bir kere daha ifade etmek istiyorum. Enflasyon oranında bile maaş farkı alamayan memurlarımız ya da emeklilerimiz nasıl kurban kesecek? Kesemeyecek. Bunun vebali Türkiye’yi yönetenlerde” diye konuştu.
Destici, görüşmelerin medyada ve siyasi partilerin gündeminde yeteri kadar yer almadığını da vurgulayarak "Memur zammı atletle kahvaltı kadar gündemde olmadı" dedi.
TANRIKULU: YALÇIN'A MİLLETVEKİLLİĞİ SÖZÜ MÜ VERİLDİ?
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde “Memur-Sen Genel Başkanına (Ali Yalçın) gelecek dönem için milletvekili yapılacağı sözü verildiği iddiası doğru mudur?” diye sordu.
Tanrıkulu’nun yanıt istediği sorular şöyle: “Memur-Sen ilk zamdan vazgeçmesinin Memur-Sen Başkanına gelecek dönem için milletvekili yapılacağı sözü verildiği iddiası doğru mudur? Kamu emekçilerine enflasyon oranının altında yapılan zam teklifi ile 2018 yılının ilk altı ayı için yüzde 4, ikinci altı ayı için ise yüzde 3.5 olarak zam yapılmasının gerekçesi nedir? Külliye’nin inşaatının başladığı ilk günden tamamlandığı süre sonuna dek oluşan maliyet toplam tutarı ne kadardır? Bahse konu oluşan toplam maliyet, kamu emekçilerine, memurlara 2018 ve 2019 yılında reva görülen zam teklifi ile ödenecek tutarın kaç katıdır?”
Öte yandan 2001 yılında 41 bin 871 üyesi olan Memur-Sen, iktidarın desteğiyle 2014’te 800 bin üyeye ulaştı. Bugün 1 milyon üyesi olduğu ileri sürülüyor. Memur-Sen’in önceki genel başkanı Ahmet Gündoğdu 25. Dönem AKP Milletvekili seçildi.