
Cumhurbaşkanı Tayyip muhtarlar üzerinde topluma mesaj vermeye devam ediyor.
Hitler taslağı başkanlık rejimini yasal hale getirmek için her yolu mubah
görüyor. Yakın zamana kadar bankadaki rüşvet ce vurgunda elde ettiği paraları
dolar, euro olarak elinde tutan Erdoğan gelinene durumda Erdoğan dolar/TL
paritesinin 4'e dayandığı ekonomik durumla ilgili olarak "Ekonominin artık
Türkiye'ye saldırmak amaçlı kullanıldığını biliyorsunuz" yorumunda
bulundu.
Erdoğan, "Elinde silahı olan teröristle elinde doları, Avrosu, faizi
olan terörist arasında hiçbir fark yok. Türkiye'yi hedeflerinden
uzaklaştırmaktır. Döviz kurunu bir silah gibi kullanıyorlar" görüşünü
savundu.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısında konuşan Erdoğan'ın
konuyla ilgili açıklamaları şöyle:
"Alışılmış bir cumhurbaşkanı olmayacağız dedik. Milletimizin bize
gösterdiği teveccüh, hele 15 Temmuz kalkışmasında arkamızda duran bu millete ne
versek azdır. Şu külliyenin etrafında bizim 29 şehidimiz var ya. 39 gazimiz var
ya. Bu insanlar buraya niye koştular. Cumhurbaşkanına sahip çıkmak için. Her
gece sabahlara kadar burada durdular. Bu millet sevilmez de kim sevilir ya.
"Ekonominin artık Türkiye'ye saldırmak amaçlı kullanıldığını artık
biliyorsunuz. Elinde silahı olan teröristle elinde doları, Eurosu, faizi olan
terörist arasında hiçbir fark yok. Türkiye'yi hedeflerinden uzaklaştırmaktır.
Döviz kurunu bir silah gibi kullanıyorlar. Öte yandan elbette bizim de
sıkıntılarımız, sorunlarımız var ama bunların hiçbiri ülkemizde döviz kurunun
bu seviyeye gelmesinin açıklaması olamaz."
Demagojide sınır tanımayan Erdoğan elinde doları olanı terörist ilan ederek
güya ne kadar ulusalcı olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. emperyalizmin kucağında
oturan ve KİTlere yerli ve yabancı tekellere peşkeş çeken, ikide bir batı biz.m
büyümemizi istemiyor, beni kimse çekemiyor palavrasıyla tabanını konsolide
etmeye çalışan Erdoğan, korkusunda mezarlıkta geçerken ıslak çalan kişiye
benziyor. Aslında Erdoğan ve kliği en zayıf durumu yaşıyor ve onun içindir ki
bir yandan daha çok yalana öte yandan faşist baskı ve teröre baş vurmaktan geri
durmuyor.
Nitekim en yakın destekçisi MHP genel başkanı Bahçelinin sorunları çözmede
erken seçimden bahsetmesi AKP-MHP faşist ittifakının nasıl çözülmeye doğru gittiğini
gösteriyor. Erdoğan ve AKP'yi ne MHP ve nede başkanlık kurtaracaktır.
İşçiler, emekçiler, devrimciler, Kürtler, Aleviler bir cepheden birleşerek,
faşizmi pekiştiren ve padişahlık rejiminin önünü açan başkanlık dayatmalarına
hayır diyerek güçlerini ortaya koymalıdırlar.