
Suruç’taki Amara Kültür ve Sanat
Merkezi’nde Kobaneli çocuklara oyuncak götüren Sosyalist Gençlik Dernekleri
Federasyonu (SGDF) üyelerine yönelik 20 Temmuz 2015 tarihinde canlı bombayla
düzenlenen saldırıya dair süren tek davada da karar açıklandı.
Dönemin Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet
Yapalıal hakkında Suruç Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen “görevi ihmal ve
kötüye kullanma” davasının 3. duruşmasına, patlamada yaralananlardan Ceren
Çoban, Yasin Can, Onur Kartal ve patlamada yaşamını yitiren Yunus Emre Şen’in
babası İhsan Şen ile Emrullah Akamur’un ağabeyi Ümran Akamur katıldı. Duruşma
Ümran Akamur’un tanık olarak ifadesinin alınmasıyla başladı. Akamur, Suruç’ta
meydana gelen patlamanın arkasında karanlık güçlerin olduğuna dikkat çekerek,
asıl davanın bir an önce açılması gerektiğini ifade etti.
Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet
Yapalıal
“IŞİD-Emniyet bağlantılarının ortaya
çıktığı ilk dava”
33 devrimcinin yaşamını yitirdiği Suruç
katliamına göz yuman Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal’a, ödül gibi “ceza”
verildi. Suruç İçin Adalet Platformu ve ÖTSP, Suruç ve tüm katliamların
failleri yargılanana kadar adalet mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini
vurguladı.
Suruç İçin Adalet Platformu, katliamın
ilk anından bu yana yürüttükleri adalet mücadelesinde çok sayıda engelle
karşılaştıklarını hatırlattı. Katliamın üzerinden 18 ay geçmesine rağmen
dosyadaki gizlilik kararının kaldırılmadığı belirtilen açıklamada tüm
engellemeler ve baskılara rağmen yürütülen mücadele sonucu Suruç İlçe Emniyet
Müdürü Yapalıal’ın yargılandığı kaydedildi. Suruç İçin Adalet Platformu’nun
yaptığı açıklama:
Davada bugün karar verildi. Daha önce
belirlenen tarihten önce mesai saati bitiminde adeta kaçırılarak ifadesi alınan
Yapalıal, şimdi de göstermelik bir ceza ile korunmaya devam ediyor. Yargının
katliamları aklamasına, IŞİD-Emniyet bağlantılarının ortaya çıktığı ve kamu
görevlisinin yargılanması açısından bir ilk olan bu dava katliamda yakınlarını
kaybedenlerin ve tüm toplumun adalet beklentisini karşılamaktan fersah fersah uzaktır.
Suruç Aileleri İnisiyatifi: 7500 TL’lik
adaleti tanımıyoruz
Suruç Aileleri İnisiyatifi, Yapalıal’a
verilen cezaya tepki gösterdi ve şunları belirtti:
“Görevi kötüye kullanma” dedikleri;
Suruç’a giden gençler yollarda durdurulup çantaları didik didik aranırken,
ailesinin IŞİD’ci diyerek ihbar ettiği bir canlı bombanın elini kolunu
sallayarak katliam yapmasıdır.
“Görevi kötüye kullanma” dedikleri;
davanın savcısının yaptığı araştırmayla ortaya çıkan ve açık açık ‘canlı bomba
saldırısı olabilir’ şeklindeki istihbarata rağmen hiçbir önlem almamaktır.
“Görevi kötüye kullanma” dedikleri;
bomba patladıktan sonra yaralılar taşınırken polis araçlarıyla yolu kapatarak
yaralıları taşıyan araçları engellemektir.
Tüm bu gerçekler ortadayken, istihbarat
raporlarına, açıkça uyarılara rağmen katliamda sorumluluğu bulunan Mehmet
Yapalıal’a verilen “ödül”ün Türkiye’deki adalet mekanizmasının durumu için iyi
bir fotoğraf olduğu belirtildi. Daha önce yaşanan katliamlarda da aynı
tiyatroyu sergileyen yargı mekanizmasının, “göstermelik bir suçlu” belirleyerek
asıl faillerin peşine düşmediğini vurgulayan Suruç Aileleri İnisiyatifi, bu
“göstermelik suçlu”nun da cezasızlıkla ödüllendirildiğini kaydetti.