9 Ocak 2017 Pazartesi

Suruç’la ilgili açılan tek davada karar: Polise 12 taksitle 7500 lira ceza..!

Suruç’taki Amara Kültür ve Sanat Merkezi’nde Kobaneli çocuklara oyuncak götüren Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerine yönelik 20 Temmuz 2015 tarihinde canlı bombayla düzenlenen saldırıya dair süren tek davada da karar açıklandı.
Dönemin Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal hakkında Suruç Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen “görevi ihmal ve kötüye kullanma” davasının 3. duruşmasına, patlamada yaralananlardan Ceren Çoban, Yasin Can, Onur Kartal ve patlamada yaşamını yitiren Yunus Emre Şen’in babası İhsan Şen ile Emrullah Akamur’un ağabeyi Ümran Akamur katıldı. Duruşma Ümran Akamur’un tanık olarak ifadesinin alınmasıyla başladı. Akamur, Suruç’ta meydana gelen patlamanın arkasında karanlık güçlerin olduğuna dikkat çekerek, asıl davanın bir an önce açılması gerektiğini ifade etti.
Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal
“IŞİD-Emniyet bağlantılarının ortaya çıktığı ilk dava”
33 devrimcinin yaşamını yitirdiği Suruç katliamına göz yuman Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal’a, ödül gibi “ceza” verildi. Suruç İçin Adalet Platformu ve ÖTSP, Suruç ve tüm katliamların failleri yargılanana kadar adalet mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Suruç İçin Adalet Platformu, katliamın ilk anından bu yana yürüttükleri adalet mücadelesinde çok sayıda engelle karşılaştıklarını hatırlattı. Katliamın üzerinden 18 ay geçmesine rağmen dosyadaki gizlilik kararının kaldırılmadığı belirtilen açıklamada tüm engellemeler ve baskılara rağmen yürütülen mücadele sonucu Suruç İlçe Emniyet Müdürü Yapalıal’ın yargılandığı kaydedildi. Suruç İçin Adalet Platformu’nun yaptığı açıklama:
Davada bugün karar verildi. Daha önce belirlenen tarihten önce mesai saati bitiminde adeta kaçırılarak ifadesi alınan Yapalıal, şimdi de göstermelik bir ceza ile korunmaya devam ediyor. Yargının katliamları aklamasına, IŞİD-Emniyet bağlantılarının ortaya çıktığı ve kamu görevlisinin yargılanması açısından bir ilk olan bu dava katliamda yakınlarını kaybedenlerin ve tüm toplumun adalet beklentisini karşılamaktan fersah fersah uzaktır.
Suruç Aileleri İnisiyatifi: 7500 TL’lik adaleti tanımıyoruz
Suruç Aileleri İnisiyatifi, Yapalıal’a verilen cezaya tepki gösterdi ve şunları belirtti:
“Görevi kötüye kullanma” dedikleri; Suruç’a giden gençler yollarda durdurulup çantaları didik didik aranırken, ailesinin IŞİD’ci diyerek ihbar ettiği bir canlı bombanın elini kolunu sallayarak katliam yapmasıdır.
“Görevi kötüye kullanma” dedikleri; davanın savcısının yaptığı araştırmayla ortaya çıkan ve açık açık ‘canlı bomba saldırısı olabilir’ şeklindeki istihbarata rağmen hiçbir önlem almamaktır.
“Görevi kötüye kullanma” dedikleri; bomba patladıktan sonra yaralılar taşınırken polis araçlarıyla yolu kapatarak yaralıları taşıyan araçları engellemektir.
Tüm bu gerçekler ortadayken, istihbarat raporlarına, açıkça uyarılara rağmen katliamda sorumluluğu bulunan Mehmet Yapalıal’a verilen “ödül”ün Türkiye’deki adalet mekanizmasının durumu için iyi bir fotoğraf olduğu belirtildi. Daha önce yaşanan katliamlarda da aynı tiyatroyu sergileyen yargı mekanizmasının, “göstermelik bir suçlu” belirleyerek asıl faillerin peşine düşmediğini vurgulayan Suruç Aileleri İnisiyatifi, bu “göstermelik suçlu”nun da cezasızlıkla ödüllendirildiğini kaydetti.