9 Kasım 2016 Çarşamba

Aydınlık, tarihi misyonunu yerine getiriyor: Aydınlık Gençlik’ten, ‘Üniversitelerde terör’ dosyası adı altında devrimcileri ihbar edip hedef haline getirmek istiyor..!

Aydınlık, tarihi misyonunu yerine getiriyor: Aydınlık Gençlik’ten, ‘Üniversitelerde terör’ dosyası adı altında devrimcileri ihbar edip hedef haline getirmek istiyor..!
Aydınlık Gazetesi, tarihi misyonunu bir kez daha yerine getirerek jurnalciliğe soyundu. Aydınlık Gazetesi’nin sosyal medya hesaplarından, yarınki Aydınlık Gençlik ekinde “Üniversitelerde terör dosyasını açıyoruz” başlığıyla bir dosya yayımlanacağı duyuruldu.
Dosyanın içeriğine dair kurumsal ve kişisel hesaplardan atılan tweetlere göre devrimci, muhalif ve solcu öğrenciler hedef gösterilecek; böylece devrimci üniversite öğrencilerinin polislerce fişlenmesi sağlanacak.
PDA- Aydınlık'ın Tarihsel misyon: Devlet Savunuculuğu Ve İhbarcılık
Başını Doğu Perinçekin çektiği PDA-Aydınlık-şimdi Vatan Partisi- hareketi, 1980 darbesi öncesinde devrimcilere yönelik ihbarcılık ve fişleme kampanyaları ile Demirelleri-Türkeşleri devrimin itici gücü olarak görüp Sovyetler Birliğine karşı ABD-AB ve NATO’yu savunan politikalarıyla biliniyordu.
Cuntacılıkla başlayan Aydınlık hareketinin siyasi serüveni NATO’culuk, Özalcılık, Kemalist ulusalcılık ve AKP yandaşlığıyla devam etti.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ve bu kapsamda çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle yapılan HDP ve Cumhuriyet operasyonları Aydınlık’tan yoğun destek gördü ve Fetoya karşı olma adına Erdoğan AKP rejiminin kararlı savunucusu oldu.
Dün 49 sahte sol adı altında yazı dizleriyle devrimci ve sosyalistleri ihbar eden-devlet savunculuğuna soyunan PDA-Aydınlık ihbarcılık çizgisine bugünde ‘Üniversitelerde terör’ dosyasıyla yoluna devam ediyor. AKP'ye ve TC devletine omuz vermede MHP'yi aratmayan Aydınlık-Vatan Partisi çizgisi devrime ve halka düşmanlığa devam ediyor.
İşte Aydınlığın İhbarcılığından Bir kaç örnek:
"Devrim düşmanı TİKKO'cu şef Sabri Koçyiğit'i gizli eller himaye ediyor."
(Birinci sayfada haber başlığı, 26 Mart 1978)
"Bunların komandolardan ne farkı var? İGD'lilerle Devrimci Yol'cular mahkeme kurup, 3 devrimci öğrenciyi okuldan uzaklaştırdılar. Mahkemenin kuruluşunda elebaşılığı Ali Menteş adlı Devrimci Yol'cunun yaptığı öğrenildi."
(28 Mart 1978, s. 7)
"Bazı sahte solcu gruplar, TİKKO'cu canileri açıkladığımız için bizi 'ihbarcılık'la suçluyorlar. Kimi, kime ihbar etmişiz? Kontrgerillayı Kontrgerillaya ihbar etmek kadar anlamsız bir şey olabilir mi?"
(29 Mart 1978, s. 5
"Size bir hafta süre, yoksa isimlerinizi açıklarız!" (Aydınlık'ın satışını engelleyen Devrimci Halkın Yolu taraftarlarına tehdit)
(2 Mayıs 1978, s. 1 ve 7)
"Provokasyon basını işbaşında. Şefliğini Garbis Altınoğlu'nun yaptığı Devrimci Halkın Birliği adlı dergi..."
(14 Ocak 1979, s. 1)
"Kız yurdunda oda basan Dev-Sol taraftarları..." (İsimler veriliyor) (11 Mart 1979, s. 5)
"Dev-Solcular Bursa DGB'ye saldırdı." (İsimler veriliyor)
(17 Mart 1979
"Tunceli'de Halkın Kurtuluşçularıyla Apocular arasında çatışma. Hakkı Karabulut adında bir Apocuyu döven HK ...."
(11 Nisan 1979, s. 7)[/FONT]
"Çatışmadan kaçan Hikmet Uygun aranıyor. Evlerden birinde, cesaret verici serumlar bulundu." Bu habere yorum yazısının başlığı: "Moskova'nın cesaret serumu"
(15 Nisan 1979)
"Aydınlık'ı ihbarcılıkla suçlayanlar unutmasınlar ki, Aydınlık, 49 sahte solcu tekkenin elebaşılarının künyesini açıklayabilecek güç ve imkana sahiptir."
(Hüseyin Üstün, "DHY'ci Arkadaşa Mektup", 24 Nisan 1979)
"Tunceli'de sahte solun zorbalığı." (İsim veriliyor)
(2 Mayıs 1979, s. 5
Sahte TKP'nin adamı gözaltında. Fevzi Şolt 1 Mayıs'ta üzerinden çıkan 526 bin lirayı izah edemiyor. Makina Mühendisleri Odası Genel Başkanı Fevzi Şolt'un, TKP'nin İzmir'deki 1 Mayıs gösterilerinde gözaltına alınmasından sonra..."
(11 Mayıs 1979, birinci sayfa)
]"Siirt'te Şeyh İsmet Aydın'ın oğlu 'Apocu', Siirt yeraltı dünyasının en ünlü isminin oğlu 'Apocu'..."
(Doğan Yurdakul, "Açıkça", 12 Mayıs 1979
"TKP'nin 'Savaş Komiteleri' işbaşında. Saldırganların başını İGD'li T. Ç., H. Ö. ve H. A. çekiyor." (İsimler açık olarak veriliyor)
(16 Mart 1979)
"CHP Gençlik Kolları başkan adayı Fidan: Partinin tutumu yüzünden KÖY-KOOP TKP'nin denetimine girdi."
(20 Mayıs 1979)
"Apocuları kim koruyor? Mahsum Korkmaz yakalanamadı. MİT'le ilişkileri var. Serserilerden, esrarkeşlerden, MHP'li eski kiralık katillerden oluşan bir ekip kurdular." (Yedi kişinin olduğu fotoğraf altı yazısı: "Seyyar vurucu tim")
(22 Haziran 1979)
"Apocular: Ali Haydar Kaytan ve Metin Güzgöze nerede?"
("Doğudaki 15 Grup" Dizisi, 2 Temmuz 1979) "Manşet: Bu cinayet şebekesinin peşini bırakmayacağız." (Ali Haydar Kaytan'ın da aralarında olduğu isimler veriliyor)
(7 Temmuz 1979)
"Manşet: Apocu caniler hakkında ne biliyorsanız gazetemize ve ilgili mercilere iletiniz."
(8 Temmuz 1979)
"Apo kimdir? Diğer elebaşılar ve katiller." (19 kişinin adı veriliyor.)
(6 Ağustos 1979)
Apocu olduğu iddia edilen 40-50 kişinin adı açıklanıyor.
(7 Ağustos 1979)
"Manşet: İşte Apo!" (Abdullah Öcalan'ın ilk fotoğrafı
 (27 Ağustos 1979)]
"Her yerde aranıyor" (Öcalan'ın yeni bir fotoğrafının altındaki yazı)
(29 Ağustos 1979)
"Manşet: (Samandağ'dan) Silahları İGD Başkanı sokuyor." (İsim veriliyor)
(8 Ocak 1980)
"İstanbul'da kurtarılmış bölgeler" dizisi (Dizi boyunca çok sayıda devrimcinin adı veriliyor) (18 Şubat 1980)
"Manşet: Erlerin katilleri Yoldaşcan ve Küçükertan." (Bu iki devrimcinin fotoğrafları altında politik özgeçmişleri anlatılıyor. Aydınlık bu yayınıyla poliste adını vermeden direnen devrimci Remzi Küçükertan'ın deşifre edilmesini 'sağladı'.)
(7 Mart 1980)
"Manşet: Aktancılar kendilerini ispat için cinayet işliyor." (Aktan İnce, Osman Yaşar Yoldaşcan ve Fatih Öktülmüş'ün fotoğrafları ve haklarında bilgi)
(8 Mart 1980)
Devrimcilere: Söz, bir daha yapmayacağız!
Devrimcilere: Söz, bir daha yapmayacağız!
"Parçalanmış olan sosyalist hareketin herhangi bir grup veya örgütünün sınıfsal mevzilenmedeki yerini, bizim partimize karşı tavrı değil, emperyalizme ve hakim sınıflara karşı pratikteki gerçek yeri belirler. (...) Halkın saflarında yer alan herhangi bir sosyalist veya demokratik hareket, şu veya bu nedenle bize saldırsa bile, cephemizi emperyalizme ve hakim sınıflara dönmekte ısrar etmeli, sol içinde dar çekişme ve kapışmalara girmemeli ve soldan gelen hücumlara misillemede bulunmamalı(...)yız."
"Çıkardığımız dersleri, bir daha aynı hatalara düşmeme kararlılığıyla Türkiye sosyalistlerine sunuyoruz." [/FONT]
("TİKP Bilançosu: Türkiye İşçi Köylü Partisi 2. Genel Kongre Kararı / 27 Aralık 1992 / Ankara", Teori, Sayı: 38, Şubat 1993, s. 27 ve48)
]On yıl sonra…
Yaklaşık on yıl sonra, Aydınlık’ın kapak spotu: “Fotoğraflarla / Sol maskeli gruba MİT-Polis koruması. Ulusal Gençlik Birliğinin Bağımsızlık Yürüyüşü sergisine saldırdılar.”
(Aydınlık, Sayı: 23/722, 20 Mayıs 2001)
]Perinçek’in yorumu: “Süper NATO ve işbirlikçileri, 1970’lerde ‘Sol içi’ şiddeti kışkırtmış ve örgütlemişlerdir. (...)
“CIA ile işbirliği yaptıklarını iftiharla söyleyen MİT şefleri, bazı sol örgütleri bilinen yöntemlerle ve uyuşturucu ağının içine çekerek denetim altına almışlardır. Dahası, Süper NATO-MİT ikilisi, özel taşeronluk görevi için ‘Sol’ maskeli şebekeler örgütlemiştir. Bunlara, uyuşturucu işi dışında da kirli işler yaptırılmıştır; hatta emekli general öldürtülmüştür. [DHKP-C kastediliyor.] Ancak bu taşeron faaliyetinden daha vahimi, bu örgütlerin üniversite zaptiyeleri olarak kullanılmalarıdır. Artık gençliğin bağımsızlık mücadelesinin önüne sürülen esas olarak bunlardır.
“Zamanlamaya dikkat ediniz, ne zaman Süper NATO’ya kargaşalık gerekiyor, ne zaman gençliğin sindirilmesi lazım, ne zaman bir devrimci eylemin bastırılması veya bölünmesi gerekiyor; hep bu sol maskeli grupları görevlendiriliyor. (...)
“Gençliğimizin üzerine kırk yıldır, sağ veya sol maskeli, ama hepsi de, 19 Mayıs’a, Türkiye bayrağına, Cumhuriyet Devrimi’ne, Büyük Devrimci Önder Atatürk’e düşman olan başıbozuk örgütleri sürenlere, artık milletçe dur demenin zamanı gelmiştir.”

(Doğu Perinçek, “Yürüyün Benim Güzel Jön-Türklerim”, Aydınlık, Sayı: 23/722, 20 Mayıs 2001, s. 3)