Aydınlık, tarihi misyonunu yerine
getiriyor: Aydınlık Gençlik’ten, ‘Üniversitelerde terör’ dosyası adı altında
devrimcileri ihbar edip hedef haline getirmek istiyor..!
Aydınlık Gazetesi, tarihi misyonunu bir
kez daha yerine getirerek jurnalciliğe soyundu. Aydınlık Gazetesi’nin sosyal
medya hesaplarından, yarınki Aydınlık Gençlik ekinde “Üniversitelerde terör
dosyasını açıyoruz” başlığıyla bir dosya yayımlanacağı duyuruldu.
Dosyanın içeriğine dair kurumsal ve
kişisel hesaplardan atılan tweetlere göre devrimci, muhalif ve solcu öğrenciler
hedef gösterilecek; böylece devrimci üniversite öğrencilerinin polislerce
fişlenmesi sağlanacak.
PDA- Aydınlık'ın Tarihsel misyon: Devlet
Savunuculuğu Ve İhbarcılık
Başını Doğu Perinçekin çektiği
PDA-Aydınlık-şimdi Vatan Partisi- hareketi, 1980 darbesi öncesinde devrimcilere
yönelik ihbarcılık ve fişleme kampanyaları ile Demirelleri-Türkeşleri devrimin
itici gücü olarak görüp Sovyetler Birliğine karşı ABD-AB ve NATO’yu savunan
politikalarıyla biliniyordu.
Cuntacılıkla başlayan Aydınlık
hareketinin siyasi serüveni NATO’culuk, Özalcılık, Kemalist ulusalcılık ve AKP
yandaşlığıyla devam etti.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından
ilan edilen OHAL ve bu kapsamda çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle yapılan
HDP ve Cumhuriyet operasyonları Aydınlık’tan yoğun destek gördü ve Fetoya karşı
olma adına Erdoğan AKP rejiminin kararlı savunucusu oldu.
Dün 49 sahte sol adı altında yazı
dizleriyle devrimci ve sosyalistleri ihbar eden-devlet savunculuğuna soyunan
PDA-Aydınlık ihbarcılık çizgisine bugünde ‘Üniversitelerde terör’ dosyasıyla
yoluna devam ediyor. AKP'ye ve TC devletine omuz vermede MHP'yi aratmayan
Aydınlık-Vatan Partisi çizgisi devrime ve halka düşmanlığa devam ediyor.
İşte Aydınlığın İhbarcılığından Bir kaç
örnek:
"Devrim düşmanı TİKKO'cu şef Sabri
Koçyiğit'i gizli eller himaye ediyor."
(Birinci sayfada haber başlığı, 26 Mart
1978)
"Bunların komandolardan ne farkı
var? İGD'lilerle Devrimci Yol'cular mahkeme kurup, 3 devrimci öğrenciyi okuldan
uzaklaştırdılar. Mahkemenin kuruluşunda elebaşılığı Ali Menteş adlı Devrimci
Yol'cunun yaptığı öğrenildi."
(28 Mart 1978, s. 7)
"Bazı sahte solcu gruplar, TİKKO'cu
canileri açıkladığımız için bizi 'ihbarcılık'la suçluyorlar. Kimi, kime ihbar
etmişiz? Kontrgerillayı Kontrgerillaya ihbar etmek kadar anlamsız bir şey
olabilir mi?"
(29 Mart 1978, s. 5
"Size bir hafta süre, yoksa
isimlerinizi açıklarız!" (Aydınlık'ın satışını engelleyen Devrimci Halkın
Yolu taraftarlarına tehdit)
(2 Mayıs 1978, s. 1 ve 7)
"Provokasyon basını işbaşında.
Şefliğini Garbis Altınoğlu'nun yaptığı Devrimci Halkın Birliği adlı
dergi..."
(14 Ocak 1979, s. 1)
"Kız yurdunda oda basan Dev-Sol
taraftarları..." (İsimler veriliyor) (11 Mart 1979, s. 5)
"Dev-Solcular Bursa DGB'ye
saldırdı." (İsimler veriliyor)
(17 Mart 1979
"Tunceli'de Halkın
Kurtuluşçularıyla Apocular arasında çatışma. Hakkı Karabulut adında bir Apocuyu
döven HK ...."
(11 Nisan 1979, s. 7)[/FONT]
"Çatışmadan kaçan Hikmet Uygun aranıyor.
Evlerden birinde, cesaret verici serumlar bulundu." Bu habere yorum
yazısının başlığı: "Moskova'nın cesaret serumu"
(15 Nisan 1979)
"Aydınlık'ı ihbarcılıkla
suçlayanlar unutmasınlar ki, Aydınlık, 49 sahte solcu tekkenin elebaşılarının
künyesini açıklayabilecek güç ve imkana sahiptir."
(Hüseyin Üstün, "DHY'ci Arkadaşa
Mektup", 24 Nisan 1979)
"Tunceli'de sahte solun
zorbalığı." (İsim veriliyor)
(2 Mayıs 1979, s. 5
Sahte TKP'nin adamı gözaltında. Fevzi
Şolt 1 Mayıs'ta üzerinden çıkan 526 bin lirayı izah edemiyor. Makina
Mühendisleri Odası Genel Başkanı Fevzi Şolt'un, TKP'nin İzmir'deki 1 Mayıs
gösterilerinde gözaltına alınmasından sonra..."
(11 Mayıs 1979, birinci sayfa)
]"Siirt'te Şeyh İsmet Aydın'ın oğlu
'Apocu', Siirt yeraltı dünyasının en ünlü isminin oğlu 'Apocu'..."
(Doğan Yurdakul, "Açıkça", 12
Mayıs 1979
"TKP'nin 'Savaş Komiteleri'
işbaşında. Saldırganların başını İGD'li T. Ç., H. Ö. ve H. A. çekiyor."
(İsimler açık olarak veriliyor)
(16 Mart 1979)
"CHP Gençlik Kolları başkan adayı
Fidan: Partinin tutumu yüzünden KÖY-KOOP TKP'nin denetimine girdi."
(20 Mayıs 1979)
"Apocuları kim koruyor? Mahsum
Korkmaz yakalanamadı. MİT'le ilişkileri var. Serserilerden, esrarkeşlerden,
MHP'li eski kiralık katillerden oluşan bir ekip kurdular." (Yedi kişinin
olduğu fotoğraf altı yazısı: "Seyyar vurucu tim")
(22 Haziran 1979)
"Apocular: Ali Haydar Kaytan ve
Metin Güzgöze nerede?"
("Doğudaki 15 Grup" Dizisi, 2
Temmuz 1979) "Manşet: Bu cinayet şebekesinin peşini bırakmayacağız."
(Ali Haydar Kaytan'ın da aralarında olduğu isimler veriliyor)
(7 Temmuz 1979)
"Manşet: Apocu caniler hakkında ne
biliyorsanız gazetemize ve ilgili mercilere iletiniz."
(8 Temmuz 1979)
"Apo kimdir? Diğer elebaşılar ve
katiller." (19 kişinin adı veriliyor.)
(6 Ağustos 1979)
Apocu olduğu iddia edilen 40-50 kişinin
adı açıklanıyor.
(7 Ağustos 1979)
"Manşet: İşte Apo!" (Abdullah
Öcalan'ın ilk fotoğrafı
(27
Ağustos 1979)]
"Her yerde aranıyor" (Öcalan'ın
yeni bir fotoğrafının altındaki yazı)
(29 Ağustos 1979)
"Manşet: (Samandağ'dan) Silahları
İGD Başkanı sokuyor." (İsim veriliyor)
(8 Ocak 1980)
"İstanbul'da kurtarılmış
bölgeler" dizisi (Dizi boyunca çok sayıda devrimcinin adı veriliyor) (18
Şubat 1980)
"Manşet: Erlerin katilleri
Yoldaşcan ve Küçükertan." (Bu iki devrimcinin fotoğrafları altında politik
özgeçmişleri anlatılıyor. Aydınlık bu yayınıyla poliste adını vermeden direnen
devrimci Remzi Küçükertan'ın deşifre edilmesini 'sağladı'.)
(7 Mart 1980)
"Manşet: Aktancılar kendilerini
ispat için cinayet işliyor." (Aktan İnce, Osman Yaşar Yoldaşcan ve Fatih
Öktülmüş'ün fotoğrafları ve haklarında bilgi)
(8 Mart 1980)
Devrimcilere: Söz, bir daha
yapmayacağız!
Devrimcilere: Söz, bir daha
yapmayacağız!
"Parçalanmış olan sosyalist
hareketin herhangi bir grup veya örgütünün sınıfsal mevzilenmedeki yerini,
bizim partimize karşı tavrı değil, emperyalizme ve hakim sınıflara karşı
pratikteki gerçek yeri belirler. (...) Halkın saflarında yer alan herhangi bir
sosyalist veya demokratik hareket, şu veya bu nedenle bize saldırsa bile,
cephemizi emperyalizme ve hakim sınıflara dönmekte ısrar etmeli, sol içinde dar
çekişme ve kapışmalara girmemeli ve soldan gelen hücumlara misillemede
bulunmamalı(...)yız."
"Çıkardığımız dersleri, bir daha
aynı hatalara düşmeme kararlılığıyla Türkiye sosyalistlerine sunuyoruz."
[/FONT]
("TİKP Bilançosu: Türkiye İşçi
Köylü Partisi 2. Genel Kongre Kararı / 27 Aralık 1992 / Ankara", Teori,
Sayı: 38, Şubat 1993, s. 27 ve48)
]On yıl sonra…
Yaklaşık on yıl sonra, Aydınlık’ın kapak
spotu: “Fotoğraflarla / Sol maskeli gruba MİT-Polis koruması. Ulusal Gençlik
Birliğinin Bağımsızlık Yürüyüşü sergisine saldırdılar.”
(Aydınlık, Sayı: 23/722, 20 Mayıs 2001)
]Perinçek’in yorumu: “Süper NATO ve
işbirlikçileri, 1970’lerde ‘Sol içi’ şiddeti kışkırtmış ve örgütlemişlerdir.
(...)
“CIA ile işbirliği yaptıklarını
iftiharla söyleyen MİT şefleri, bazı sol örgütleri bilinen yöntemlerle ve
uyuşturucu ağının içine çekerek denetim altına almışlardır. Dahası, Süper NATO-MİT
ikilisi, özel taşeronluk görevi için ‘Sol’ maskeli şebekeler örgütlemiştir.
Bunlara, uyuşturucu işi dışında da kirli işler yaptırılmıştır; hatta emekli
general öldürtülmüştür. [DHKP-C kastediliyor.] Ancak bu taşeron faaliyetinden
daha vahimi, bu örgütlerin üniversite zaptiyeleri olarak kullanılmalarıdır.
Artık gençliğin bağımsızlık mücadelesinin önüne sürülen esas olarak bunlardır.
“Zamanlamaya dikkat ediniz, ne zaman
Süper NATO’ya kargaşalık gerekiyor, ne zaman gençliğin sindirilmesi lazım, ne
zaman bir devrimci eylemin bastırılması veya bölünmesi gerekiyor; hep bu sol
maskeli grupları görevlendiriliyor. (...)
“Gençliğimizin üzerine kırk yıldır, sağ
veya sol maskeli, ama hepsi de, 19 Mayıs’a, Türkiye bayrağına, Cumhuriyet
Devrimi’ne, Büyük Devrimci Önder Atatürk’e düşman olan başıbozuk örgütleri
sürenlere, artık milletçe dur demenin zamanı gelmiştir.”
(Doğu Perinçek, “Yürüyün Benim Güzel
Jön-Türklerim”, Aydınlık, Sayı: 23/722, 20 Mayıs 2001, s. 3)