
AB, Türkiye'nin geçen seneki raporunda
son iki yılda üç başlıkta "gerilemeye" işaret etmiş, bu başlıkları
da, "ifade özgürlüğü", "toplanma özgürlüğü", yargı özelinde
de "kamu ihale kanunlarına uyum" olarak açıklanmıştı.
AB Bakanı Ömer Çelik, rapora Ankara'nın
tepkisini aktarırken, AB'nin bazı değerlendirmelerini 'utanç vesikası' olarak
niteledi.
Avrupa Komisyonu'nun Çarşamba günü
açıkladığı Türkiye ilerleme raporunda gerileme tespit edilen konularda ciddi
artış görülürken, ekonomi ilk kez bu alanlardan sayıldı.
"Kamu hizmetleri, insan
kaynaklarının yönetimi, yargı sistemi, hukukun üstünlüğü ve yargı erkinin
işleyişi, yargı ve temel haklar", geçen yılki rapora ek olarak gerileme
görülen alanlardan.
Ekonomi kriterinde ise, Türkiye'nin AB
ilerleme raporlarında ilk kez gerileme kaydedildi.
Türkiye ekonomisi için, AB raporlarında
uzun süredir ilerlemeye işaret ediliyordu.
Ancak 2016 raporunda AB Komisyonu,
Türkiye'nin "piyasa ekonomisinin işleyişini iyileştirmeye yönelik yapısal
reformları uygulamadığını" belirtti.
Komisyon, bu alandaki gerilemeyi Türkiye
ekonomisindeki finansal belirsizlikler, siyasi riskler ve uluslararası
yatırımcıların ülkeye bakışındaki değişmelere bağladı.
Raporda, "Eleştirel basın ile iş
adamları ve siyasi muhalefetin, finsansal suçlar birimleri, mahkemeler ve vergi
dairelerinin aktif kullanımı üzerinden hedefleniyor olmaları sebebiyle, iş
dünyasında gerileme görüldü" denildi.
AB İlerleme Raporu'na, "işkence ve
kötü muameleden korunma" da, Türkiye'nin gerilediği bir alan olarak
yansıdı.
Türkiye, uzun süredir bu konuda
"sıfır tolerans politikası" yürüttüğünü savunuyordu.
15 Temmuz darbe girişimi sonrasını da
kapsayan dönemi inceleyen 2016 İlerleme Raporu'nda, yargı bağımsızlığındaki
gerilemenin bu süreçte "daha da arttığı" belirtildi.
Gerilemeye örnek teşkil eden tespitler
arasında, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eşbaşkanları ve milletvekillerine
yönelik gözaltı ve tutuklamalar yer aldı.
Raporda, Türkiye'nin darbe girişimi sonrasında
OHAL'i üç aydan altı aya çıkarırken gözaltı süresini de 30 güne yükseltmesi,
Avrupa İnsan Hakları Bildirgesi ile uyumsuz bulundu.
Kanun Hükmünde Kararnameler'in (KHK)
mevzuatta önemli değişiklikler getirdiği belirtilen raporda, akademi ve okullar,
ordu, emniyet, kamu, yargı, basın ile iş dünyasındaki tasfiye, gözaltı ve
tutuklamalar hatırlatıldı.
Rapor, yargı, ifade özgürlüğü ve diğer
demokratik standartlarda "gerileme" olduğuna işaret etti.
Rapora göre, bu başlıklar Türkiye'yi AB
üyeliğinden "eskisinden çok daha fazla uzaklaştırıyor".
İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün
aday ülkeler arasında farklı düzeylerde endişe yaratacak boyutlara ulaştığı
belirtilen raporda, Türkiye'ye ayrıca vurgu yapıldı.
Gazetecilerin 'terör' gibi suçlamalarla
gözaltına alındığı ve tutuklandığı ifade edilirken, medya kuruluşlarına yönelik
kapsamlı kapatmalara işaret edildi.
Türkiye'de temel insan hakları ve
hukukun üstünlüğüne ilişkin yasaların "AB standartlarıyla uyumlu
olmadığı" uyarısı yinelendi.
Terörle mücadele yasalarının bu
standartlardan uzak olduğu söylenen raporda, geçen hafta HDP'den eş başkanların
da aralarında olduğu 10 milletvekilinin tutuklandığı hatırlatıldı.
15 Temmuz'da gerçekleşen darbe girişimin
de demokrasinin ilkelerine doğrudan bir saldırı olduğu ise vurgulandı.
Bu yasaların "tanımı, kapsamı ve
uygulamalarına" ilişkin kaygılar da raporun önemli başlıklarından.
Mülteci kriziyle mücadele, geçen seneki
gibi bu raporun da önemli başlıklarından.
Raporda, Avrupa ülkelerine göçmen
akışının, mülteci kriziyle mücadele ve Türkiye ile yapılan mülteci anlaşması
kapsamında azaldığı yinelendi.
Vize serbestisi yol haritasında önemli
ilerleme kaydettiği belirtilen Türkiye için, AB'nin öne sürdüğü kriterleri
tamamlamasının gereği hatırlatıldı.
Avrupa Komisyonu, Türkiye ile yaptığı
mülteci anlaşması için de işbirliğini sürdürme çağrısı yaptı.
Raporda, Türkiye'de kadın cinayetleri,
ayrımcılık, azınlıklara yönelik nefret söylemleri, nefret suçları ve
LGBTi'lerin haklarına ilişkin ihlallerin ise "ciddi endişe yarattığı"
vurgulandı.
Avrupa Komisyonu, Türkiye'de idam
cezasının geri getirilmesine yönelik tasarının yeniden gözden geçirilmesini de
eleştirdi:
"Avrupa Birliği, idam cezasının
tartışmasız olarak reddedilmesinin AB mevzuatındaki esas unsurlardan olduğunu
ve bunun, Türkiye'nin de uyması gereken bir uluslararası zorunluluk olduğunu
hatırlatır."
KAYNAK: BBC TÜRKÇE