
Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Zirvesi
sonrası Almanya'da düzenlediği basın toplantısında Demirtaş için “O kişi bir
teröristtir. Öyle bir terörist ki bütün benim Kürt kardeşlerimi sokağa döküp
ondan sonra 54 Kürt kardeşimi yine Kürtlere öldürten bir teröristtir” demişti.
Demirtaş'tan bugün Erdoğan'a cevap geldi.
Demirtaş'ın “AKP Genel Başkanı’na açık
çağrı” başlıklı cevabı şöyle:
"BİZİ İSPAT KÜLFETİNDEN
KURTARDIN"
Öncelikle, şahsımda milyonların
iradesine yaptığın hakareti aynen iade ederim. Fakat başka bir açıdan da bu
itirafın nedeniyle ‘teşekkür etmek’ istiyorum. Bizimle ilgili yargı adı altında
yürütülen sürecin yargı ile alakası olmadığını, kararın bizzat tarafından
verildiğinin ispat külfetinden kurtardın bizi. Açık çağrı yapıyorum: 8 aydır
emrindeki savcıların ve bazı hakimlerin 6-8 Ekim Kobani olayları için halkı
sokağı yakıp yıkmaya çağırdığıma dair tek bir delil bulamadılar. Elinde böyle
bir delil varsa, çaresizlik içinde aleyhime delil arayan savcılarına teslim
etmeni istiyorum.
"SANA 'ŞÜKRANLARINIMI'
SUNUYORUM"
Benim terörist olduğumu ve 54 kişiyi
öldürttüğümü daha mahkemem başlamadan hüküm şeklinde ilan ederek, bundan
sonraki bütün yargılamaları anlamsız ve gereksiz kıldığın için sana
‘şükranlarımı’ sunuyorum. Er veya geç hakimlerinin karşısına çıkacağım. Orada
kimin terörist kimin katil olduğu kamuoyu nezdinde netleşmiş olacaktır. Ondan
önce Hakk’ın nezdinde zaten her şey biliniyordur.
"KATLEDİLENLERİN 44’Ü HDP’Lİ"
Bu arada Kobani olaylarında katledilen
54 yurttaşımızın 44’ü HDP’lidir. Kobani olaylarında insanlarımız sokakta
katledilirken; Cizre’de, Sur’da şehirler yıkılırken, siviller katledilirken, 15
Temmuz’da darbeye kalkışanlar vali, komutan, emniyet müdürü, savcı, hakim
olarak görevdeydiler. Bu kişilerin 15 Temmuz darbe girişiminin içinde
olduklarını ve yüzlerce sivil yurttaşı acımasızca katlettiklerini görüyor
olmana rağmen, 6-8 Ekim katliam ve provokasyonlarında payları olup olmadığını
soruşturmak yerine, bütün suçu benim üstüme yıkarak siyasi bir rakibinden
intikam alma basitliğine düşüyor olman tam bir gaflettir.
"MERTLİKTEN UZAK BİR TUTUM"
Ülkede yaşanan her olayın birinci
derecede siyasi sorumlusu, 15 yıldır ülkeyi yönetiyor olduğun için öncelikle
sensin. Bunu unutturmaya çalışma gayretlerin gözümüzden kaçmıyor. Dört duvar
arasında olmama rağmen; panik halinde bana haksızca saldırıyor olman mertlikten
uzak bir tutumdur. Bilmeni isterim ki; Allah’tan başka kimseden korkum yoktur.
Ne senden ne de emrindeki zulüm uygulayıcılarından merhamet dilenmek gibi bir
ucuzluğa düşmeyeceğim. Ömrümün geri kalanını hapiste geçireceğimi bilsem de
onursuzluğu ve teslimiyeti asla kabul etmeyeceğim. HDP ve HDP’nin bütün
dostlarıyla birlikte içerde ve dışarda faşizme karşı direneceğiz ve tarihsel
olarak emin ol ki, biz kazanacağız. F Tipi bir hücrede olsam da vicdanım rahat,
korkusuz ve mutlu olduğumu bilmeni isterim. Bu yüzden benim için ‘endişelenme
lütfen’.