11 Mart 2017 Cumartesi

Erdoğan-AKP Kliği Avrupa Devletleriyle Gerilimi Başkanlık rejimine Oy Devşirmek için kışkırtıyor..!

Erdoğan ve tayfası, Almanya ve Hollanda hükümetlerinin evet kampanyası için AKP'li bakan ve yetkililere  konuşma engelli çıkarması, AB ile AKP hükümetini karşı karşıya getirdi.
 AKP iktidarı Avrupa ülkelerinin devlet yetkililerine  yönelik konuşma-miting yapma yasağı getirmesini, Nazizmin Avrupa da hortlaması,demokrasinin katli olarak görüp-gösterirken, Türkiye de OHAL-KHK rejimi ile  AKP'ye yönelik eylemleri yasaklamakta ve  farklı düşünenleri ve  hayır kampanyası yürütenleri zindanlara kapatmaktan geri kalmayarak, ne kadar demokrat olduklarını ortaya koymaktadırlar.
 TC devletinin dümenini elinde tutan Erdoğanın önderliğindeki AKP iktidarı  Avrupa devletleri arasında gerilim tırmanıyor. Türkiye’de Die Welt muhabiri Deniz Yücel’in tutuklanması ve Almanya’ ve Hollandanın , AKP’li bakanların yapmak istedikleri referandum toplantılarını yasaklaması gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı. Bu tırmanışın Türkiye’de referandum, Almanya’da ise bu yıl seçimlerin yapılacak olmasıyla ilişkisi olmakla birlikte, mesele yalnızca bundan ibaret değil. Söz konusu gerilim ve çatışmanın bir geçmişi olduğu gibi bir de geleceği var. Asıl olarak emperyalist kapitalist dünyanın içerisinden geçmekte olduğu yeniden kamplaşmalarla ilişkili olan bir durum bu. Avrupa da 5 milyona yakın  gibi büyük bir kitleye varan Türkiye kökenli göçmenler topluluğunun varlığı ve bu kitle üzerinde süren faşist dinci gerici tepişmeler de bu çelişki ve çatışmanın toplumsal kaynaklarını oluşturuyor.
Yaşanan gerilim bir bütün olarak Türk sermaye devletiyle Avrupa tekellerinin devleti arasında olmaktan ziyade Erdoğan rejimiyle Alman devleti arasında sürüyor.

Erdoğan’la Avrupa tekelleri arasında süren gerilim ve çatışmanın reis ve yandaşlarının sundukları gibi demokrasiyle bir ilişkisi yoktur. Erdoğan’ın her zaman olduğu gibi desteksiz salvolarının da hiçbir inandırıcılığı yoktur. Almanya’daki göçmenler topluluğunu oy deposu olarak gören Erdoğan kiliği, Avrupa emperyalist devletinin göçmenlere yönelik olarak uyguladığı ırkçı- ayrımcı politikaların biriktirdiği tepkiyi çirkef ve karanlık amaçları için kullanmaktan başka bir niyet taşımıyor. “Reis” ve tayfası basit ve ciddiyetten yoksun suçlamalarla, Almanya ve Hollanda'ya yönelik  kof efelenmelerle-ki TC devletinin dış pazarının yüzde 60'a yakını AB ülkeleri oluşturuyor- işlediği suçların üzerini kapatarak, göçmenler topluluğunun içerisinde bulunduğu durumu sömürüyor. Onların Hitler suçlamaları ise ikiyüzlülükten ötedir. Hitler faşizmini bugünkü Almanya ile özdeşleştirerek Hitler faşizmini aklamanın basit piyonları