14 Mart 2017 Salı

Yüksel’de direnişin 127, açlık grevinin 7. gününde nöbet sürüyor..!

127 gündür direnişlerini sürdüren ihraç edilen kamu emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 6 günlük gözaltının ardından serbest bırakıldı. Açlık grevinin 7. gününde olan Gülmen, Yüksel’deki nöbeti devralarak direniş alanında sabahladı
KHK’ler ile işlerinden ihraç edilen kamu emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, “İşimizi geri istiyoruz” diyerek Ankara Yüksel Caddesi’nde sürdürdükleri direnişin 121. gününde (9 Mart) gözaltına alınmıştı. Acun Karadağ da gözaltına alınmış, ertesi gün serbest bırakılmıştı.
6 gündür gözaltında olan ve dışarıda 11 Mart’ta başlayacakları açlık grevine gözaltında başlatan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 14 Mart’ta çıkarıldıkları savcılıkta serbest bırakıldı. Adliye önünde bekleyen dostları “Emekçiyiz, haklıyız, kazanacağız” sloganlarıyla karşıladı. Gülmen ve Özakça buradan direniş alanına geçti.
Nöbet, açlık grevi ile sürüyor
Bugün (15 Mart) direnişin 127. gününe gelen ve açlık grevinin 7. gününde olan Gülmen, gözaltından çıktıktan sonra Yükselde’ki nöbeti devraldı. Acun Karadağ da destek için alanda yer aldı.
‘Cezaevinde felç eden işkence’ iddiası..!
Kırıkkale F Tipi Cezaevinde tutuklu ve hükümlülere yönelik işkence ve kötü muamele iddiaları yargıya taşındı. İddiaya göre OHAL’le artan keyfi uygulamaları protesto için oturma eylemi başlatan mahpuslar, işkence edilerek hücrelerine götürülüyor. Boynunda 6 fıtık bulunan oğlu Emrah Yayla’nın bileklerinin gardiyanlar tarafından arkadan bükülerek ensesine değdirildiğini belirten annesi Zeynep Yayla, bu uygulama nedeniyle oğlunun felç kalmasından endişe ettiğini anlattı. Anne Yayla, cezaevi yönetimi ve gardiyanlar hakkında suç duyurusunda bulundu.
Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutuklu bulunan Emrah Yayla’nın annesi Zeynep Yayla, oğlu ile birlikte çok sayıda siyasi tutuklu ve hükümlünün yasal haklarını kullanamadıklarını belirtti. Ziyaretler sırasında ciddi hak ihlalleri yaşandığına tanıklık ettiğini söyleyen Yayla, hiçbir yayının tutuklu ve hükümlülere iletilmediğini, 10 saat olan sohbet hakkının 6 saat ile sınırlandırıldığını, sağlık muayenesi gibi temel ihtiyaçların mahpusların sağlığını daha da bozacak şekilde geciktirildiğini ifade etti. Adli mahkumlara ayda bir kez 2 saat açık görüş hakkı verilirken siyasi mahpusların bu hakkının OHAL gerekçesiyle 1 saate indirildiğini söyleyen Yayla, 15 Temmuz darbe girişimine katıldığı iddiasıyla cezaevinde tutulanlara ise hiçbir şekilde açık görüş hakkı tanınmadığını iddia etti. Zeynep Yayla, oğlunun da aralarında bulunduğu bir grup tutuklu ve hükümlünün bu hak ihlallerine karşı pasif bir eylem biçimi olarak oturma eylemi yaptıklarını anlattı. Anne Yayla, “Oğlum bu direnişi yasal hakkının uygulanmasını istediği için yapmaktadır. Asıl tartışmak ve çözmek gereken oğlumun neden böyle bir direnişe başladığıdır. Ama hapishane idaresinin talimatıyla bu oturma eylemi sırasında oğluma işkence yapılmaktadır” dedi.
‘ELLERİ ARKADAN ENSESİNE DEĞDİRİLİYOR’
Yayla, oğlu eyleme ilk başladığında yerde sürüklenerek hücresine götürüldüğünü ancak 28 Şubat gününden bu yana mahpusların işkence edilerek hücreye götürüldüğünü iddia etti. Zeynep Yayla, “Oğlumun kolları arkadan dirsekten bükülerek sırta yapıştırılmakta, bilekleri bükülerek elleri ensesine kadar değdirilmektedir. Oğlumun boynunda 6 tane fıtık bulunmaktadır. Bu konuda da hapishane idaresi yetersiz kalmaktadır. Oğlumun tedavisi kasten geciktirilmektedir. Bu işkence sebebiyle oğlumun felç kalma riski vardır” dedi. Benzer şekilde işkence gören diğer tutuklu ve hükümlünün kolunun incindiğini, his kaybı yaşadıklarını aktaran Yayla, bu uygulamanın kas yırtığı ve kemik kırılması gibi rahatsızlıklara yol açabileceğini dile getirdi.

İşkencenin bizzat cezaevi yönetiminin talimatıyla başlatıldığını belirten Zeynep Yayla, Cezaevi Birinci Müdürü Erol Ö’ye tepki gösteren oğluna “Sizi sürükleyerek götürmek lüks. Bundan sonra bu şekilde götürüleceksiniz” dediğini iddia etti. Bu işkencenin cezaevinin kamerasız kısımlarında yapıldığını belirten Yayla, cezaevi müdürleri ve gardiyanların yasalara aykırı hareket etmeleri ve insanlık onurunu aşağılayıcı uygulamaları nedeniyle yargılanmasını istedi. Gazetemize konuşan Yayla, sadece oğlu için değil diğer tutuklu ve hükümlüler için de endişelendiğini söyledi.