
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ’10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’ için bir
mesaj yayınladı: “Bugün Türkiye, demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılması
noktasında tarihinde hiç olmadığı kadar rahat bir ülkedir.” açıklması yapmaktan
geri durmadı.
10 Aralık, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul
edilişinin 69. yıldönümü.
Avrupa Birliği ve birçok uluslararası hak örgütünün ihlaller nedeniyle sık
sık eleştirdiği, özellikle hapisteki gazeteciler nedeniyle gündemden düşmeyen
Türkiye’nin cumhurbaşkanı İnsan Hakları Günü’nde parlak bir tablo çizdi.
Tüm dünyanın ‘İnsan Hakları Günü’nü kutlayan Erdoğan’ın mesajı şöyle:
“İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni ilk imzalayan ülkeler arasında yer
alan Türkiye, aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in temel insan hakları
sözleşmelerine taraftır. Kanunlar önünde bireylerin eşitliği ve ayrımcılığa
uğramamaları ilkelerine dayanan insan haklarına saygı, Türkiye Cumhuriyeti’nin
değiştirilemez niteliğidir.”
“Ülkemiz son 15 yılda çok farklı alanlarda hayata geçirdiği reform ve
düzenlemelerle bu temel niteliğini daha da pekiştirmiştir. Vatandaşlarımızın
inançlarını yaşamalarının önündeki engeller kaldırılmış, darbe dönemlerinin
vesayet izleri silinmiş, devletle-vatandaş arasındaki bağ daha da
güçlendirilmiştir.
Bugün Türkiye, demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılması noktasında
tarihinde hiç olmadığı kadar rahat bir ülkedir. Milletimizin demokratik
kazanımlarını, bağımsızlığını, hak ve özgürlüklerimizi gasp etmeyi amaçlayan 15
Temmuz kanlı darbe girişiminin akamete uğratılmasının sebeplerinden birisi de
budur. Türk Milleti, 251 şehit pahasına gösterdiği kahramanca direnişle sadece
iradesine değil, aynı zamanda demokrasiye de sahip çıkmıştır.
‘Türkiye terörle mücadelesini kararlı bir şekilde yürütecektir’
Şüphesiz, bugün dünyanın farklı köşelerinde hayat hakkı başta olmak üzere
insanların temel hak ve özgürlüklerini kullanmalarına en büyük tehdit terör
örgütlerinden gelmektedir. DEAŞ, FETÖ, PKK, YPG, Boko Haram, El Şebab gibi eli
kanlı çeteler, işledikleri cinayetler ve döktükleri masum kanıyla insanlığın en
büyük düşmanıdır. Türkiye, hiçbir ayrım yapmadan, hukuk ve demokrasi
içerisinde, terörle mücadelesini kararlı bir şekilde yürütecektir.
Öte yandan demokrasinin beşiği olduğu iddiasındaki ülkelerde dahi
ayrımcılığın, kültürel ırkçılığın ve hak ihlallerinin arttığına şahit oluyoruz.
İslam düşmanı ve yabancı karşıtı akımlar batılı ülkelerde giderek siyasetin
merkezine oturuyor. Dili, dini, rengi ve kültürü farklı olduğu için milyonlarca
insan ötekileştiriliyor, baskı ve şiddet görüyor. Arakan’da Müslümanların maruz
kaldığı vahşet karşısında sergilenen kayıtsızlık, bunun en son örneğidir.
‘Mazlum ve mağdurların yanında olmayı sürdüreceğiz’
Unutmayalım ki sessiz ve tepkisiz kalınan her zulüm, zalimi daha da
pervasızlaştırır. Görmezden gelinen her trajedi, yenilerinin habercisi
demektir.
‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ şuuruyla hareket eden Türkiye, sınırları
içinde olduğu gibi dışında da adaletin, barışın, hak ve özgürlüklerin yılmaz
savunucusu olmaya devam edecektir. Algı operasyonlarına prim vermeden
Filistin’den Suriye’ye Asya’dan Afrika’ya kadar tüm mazlum ve mağdurların
yanında olmayı sürdüreceğiz.
Bu düşüncelerle, 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nü kalbi duygularla kutluyor,
bu müstesna günün milletimize ve tüm insanlığa barış, huzur ve adalet
getirmesini temenni ediyorum.”
Al sana AKP'nin Yönettiği "Demokrat Türkiye Gerçekliği"..!
20 BİN 878 İŞ CİNAYETİ YAŞANDI; 482 GAZETECİ TUTUKLANDI
Rapora göre 2008- 2017 yılları arasında 351 şüpheli asker ölümü yaşandı.
2011- 2017 yılları arasında 25 bin 525 kadın cinayeti gerçekleşti. 2011- 2017
yılları arasında en az 3 bin 755 çocuğun yaşam hakkı ihlal edildi, 2011- 2017
arasında en az 53 nefret cinayeti gerçekleşti. 2002-2017 arasında ise en az 482
gazeteci tutuklandı, 20 bin 878 işçi iş cinayetlerine kurban gitti
‘OHAL’DE İNSAN HAKKI İHLLALERİ ARTTI’
2002‐2017 yılları arasında 18 bin 762 işkence
ve kötü muamele tespit edildi.Doğu Bölgesi’nde ilan edilen sokağa çıkma
yasaklarında ve Gezi olaylarında gerçekleşen ölümler hariç en az 44 bin 17
kişinin yaşam hakkı ihlal edildi.
15 Temmuz darbe girişimi ardından ilan edilen OHAL’de insan hakları
ihlalleri arttı. Darbe girişimi sırasında 270 kişi öldü, 2 bin 195 kişi
yaralandı. Sonrasında ilan edilen OHAL de ise FETÖ soruşturması geçiren 4 kişi
kuşkulu şekilde öldü, 15 kişi de intihar etti. OHAL KHK’ları ile 5 bin 717
akademisyen görevinden ihraç edildi. Darbe girişiminin ardından hakkında işlem
yapılanlardan en az 35 kişi intihar etti.