2010 Dünya Kadın Yürüyüşü'nün Türkiye çalışmaları Taksim'deki basın açıklamasıyla start aldı. Kadınlar, eşitlik, barış ve sosyal adalet için yürüyecek. Yürüyüşün Avrupa ayağı 30 Haziran'da İstanbul'da. 8 Mart'ın 100. yılında yapılan 3. Dünya Kadın Yürüyüşü çalışmaları başladı. İlki 2000 yılında, ikincisi 2005 yılında yapılan ve kadınların ülkeden ülkeye, kıtadan kıtaya dolaşarak taleplerini dile getirdiği Dünya Kadın Yürüyüşü'nün Avrupa ayağı 30 Haziran'da İstanbul'da yapılacak.Dünya Kadın Yürüyüşü/ Türkiye de çalışmalarını Taksim Tramvay Durağı'nda yaptığı basın açıklamasıyla başlattı. Kadınlar, "Biz dünya kadınları eşitlik, özgürlük, adalet, barış dayanışma için yürüyoruz" yazılı pankart açtı. "Kadınlar şiddet istemiyor", "Kadınlar yoksulluk istemiyor", "Değiştirmek için yürüyoruz", "Yaşasın 8 Mart yaşasın kadın dayanışması" şeklinde sloganlar attı. Türkiye sözcüsü Dilsaz Padar, Dünya Kadın Yürüyüşü'nün, yoksulluğu ve kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmak için yapıldığını söyledi, 2000 ve 2005 küresel eylem yıllarında dünya çapında milyonlarca kadının ortak talepler etrafında harekete geçtiğini belirtti.
Yürüyüş 17 Ekim'e kadar sürecek
2010 yılının üçüncü küresel eylem yılı olduğunu kaydeden Padar, bu yıl Dünya Kadın Yürüyüşü'nün 8 Mart'ın 100 yılı ile birlikte kadınların, ezilenlerin ortak sesi olarak daha gür çıkacağını söyledi. Dilsaz Padar, 8 Mart'tan başlayarak Uluslararası Yoksullukla Mücadele Günü olan 17 Ekim'e kadar dünya çapında eylemler yapılacağını belirtti.
Kadınların 4 temel talebi var
Padar, bu yılki yürüyüşte temel aldıkları dört alanı şöyle açıkladı: "Birincisi Kamu Yararı. Doğanın ve kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine karşı mücadele ediyoruz. Gıda egemenliği ilkesini, sağlık, eğitim, içilebilir su hakkını savunuyoruz. İkincisi barış ve sivilleşme. Savaşın nedenlerini anlatmaya çalışıyoruz. Türkiye'deki savaş, ırkçılığı, militarizmi körüklerken, tüm bunların kadınların yaşamına dönük birincil tehdit olarak sürmesine neden oluyor. Üçüncüsü kadın emeği. Kadınlar sermaye tarafından en güvencesiz en ucuz emek olarak görülürken, bu nedenle emeğe dönük her yeni saldırı, kadınlara dönük saldırı anlamını taşıyor. Dünyanın her yerindeki kadın ve erkek bütün işçilerin herhangi bir ayrımcılığa uğramaksızın, insanca asgari ücrete, yasal haklarına, sosyal güvenceye ve eşit ücrete kavuşmasını istiyoruz. Dördüncüsü kadına yönelik şiddet. Kadınların cinsiyetçi şiddete karşı her türlü direnişini özellikle kamusal alanda görünür kılmak istiyoruz."
Dilsaz Padar, Dünya Kadın Yürüyüşünün Avrupa ayağının 30 Haziran 2010 tarihinde İstanbul'da yapılacağını duyurdu, "Eşitlik, adalet, özgürlük ve barışın hakim olduğu bir dünya kurma hedefi ile tüm kadınları mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz" dedi.