(06.03.10) – Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) bağlı Sosyal-İş Sendikası 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün 100. yılı vesilesiyle ''8 Mart'ın 100. Yıl Dönümünde Türkiye'de ve Dünyada Kadın Emeği ve İstihdamı'' başlıklı bir rapor hazırladı.
Raporda, küresel krizin gölgesinde dünyada kadın istihdamı ve emeği, Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitsizliği, Türkiye'de kadın emeğinin durumu ele alındı. Rapor, kapitalist kriz sürecinin ilk olarak işçi ve emekçi kadınları vurduğuna bir kez daha işaret etti. Raporda ayrıca, Türkiye'deki rakamlar dünya ölçeğindeki oranlarla karşılaştırıldı.
Kadınlar sağlıksız çalışma koşullarına itiliyor
Raporda, 2008'e kıyasla 2009'da ücret ya da yevmiye karşılığı çalışan kadınların oranının düştüğü, kendi hesabına ya da ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınların oranının arttığı tespiti emekçi kadınların daha çok ''korunmasız istihdam'' biçimlerine yöneldiğine işaret etti.
Kadınların iş gücüne katılım ve istihdamında son 20 yılda yaşanan gerileme eğiliminin kriz koşullarında değiştiği, kadınların iş gücüne katılımı ve istihdamının arttığı raporda ifade edildi. Fakat buna rağmen bu değişimin, kadınlar açısından korunmasız istihdam biçimlerinde nitelik gerektirmeyen işlerde, sağlıksız çalışma koşullarında istihdamı ve giderek büyüyen bir işsizlik sorununu beraberinde getirdiği vurgulandı.
İşsizlik kadınları vuruyor
2009 itibariyle dünya ölçeğinde çalışma yaşındaki erkek nüfusun yüzde 77,7'sinin iş gücüne katılırken, kadın nüfusta bu oranın yüzde 51,6'ya gerilediğinin ifade edildiği raporda dünya ölçeğinde çalışma yaşındaki erkek nüfusun yüzde 72,8'i istihdam edilirken, kadınların yüzde 48'inin istihdam edildiğine dikkat çekildi.
Raporda ayrıca, 2007'de yüzde 6'ya kadar düşen kadın işsizlik oranının geçen yıl yüzde 7'ye yükseldiği, erkeklerde ise bu oranın yüzde 6,3 olduğu belirtildi. Raporda, kadınların işsizlik oranının sürekli erkeklerden yüksek seyrettiği vurgulandı.
Raporda, farklı kaynaklar tarafından hazırlanan raporlar referans gösterilerek Türkiye'de kadınların iş gücüne katılımı ve istihdamı konusunda dünyadaki pek çok ülkeyle kıyaslandığında ne kadar geri bir konumda olduğu da dile getirildi.
Resmi iş düzenlemelerinden, temel işçilik haklarında ve sosyal güvenlikten yoksun, yetersiz gelirle çalışmayı ifade eden ''korunmasız istihdam'' konusunda da durumun kadınların aleyhine olduğuna işaret edilen raporda, geçen yıl korunmasız istihdam edilen kadınların oranının yüzde 52,3, erkeklerin oranının yüzde 49,4 olduğu belirtildi.
İşsizlik ilk önce kadınları vuruyor
Sosyal-İş'in raporu Türkiye'deki tabloya da ışık tuttu. Raporda, 2009 itibariyle kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 26, istihdam oranının yüzde 22,3, işsizlik oranının yüzde 14,3 olduğu ifade edildi. Erkeklerde ise iş gücüne katılım oranının yüzde 70,6, istihdam oranının yüzde 60,7, işsizlik oranının yüzde 13,9 seviyesinde bulunduğuna işaret edildi.
Kriz ortamında kadın istihdamı arttı
Raporda, 2008'e kıyasla 2009'da ücret ya da yevmiye karşılığı çalışan kadınların oranının düştüğü, kendi hesabına ya da ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınların oranının arttığı belirtildi. Bu dönemde kadınlar daha çok ''korunmasız istihdam'' biçimlerine yöneldiği vurgulanan raporda, şu görüşlere yer verildi:
"Kadınların iş gücüne katılım ve istihdamında son 20 yılda yaşanan gerileme eğilimi kriz koşullarında değişmiş, kadınların iş gücüne katılımı ve istihdamı artmış ancak bu değişim, kadınlar açısından korunmasız istihdam biçimlerinde nitelik gerektirmeyen işlerde, sağlıksız çalışma koşullarında istihdamı ve giderek büyüyen bir işsizlik sorununu beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla bu değişimin olumlu bir sürecin işareti olduğunu söylemek güçtür."
