Abdullah Öcalan, Kürt sorunu ile ilgili bir açıklama yaparak, 'AKP'nin Kürt sorununun çözümünde en büyük engel' olduğunu söyledi.Abdullah Öcalan avukatları aracılığıyla Kürt sorunu ile ilgili açıklama yaparak, “AKP Kürt sorununun demokratik çözümü önünde en büyük engeldir. AKP sorunu çözmek istiyormuş gibi gözüküyor ancak çözdürmüyor. Bana göre, devlet diyaloga hazır. Ama AKP çözüm önünde en büyük engeldir. Bunu da çok kurnazca, sinsice yapıyor. Çözüyormuş gibi görünüp aslında tasfiyeyi geliştiriyor” dedi.
Açıklamasında çatı partisini önemsediğini söyleyen Öcalan, “AKP’nin oyları herhalde yüzde otuzlara kadar düşmüş. CHP ve MHP de oy oranını artıramaz. Muazzam bir işsizlik ordusu oluştu. On beş milyona yakın kararsız seçmen var, bunların yeni bir partiye ihtiyaçları var. Bunun için Çatı Partisi çalışmasını önemsiyorum. Türkiye’nin böyle bir alternatife ihtiyacı var. Kısır tartışmalar içerisine girilmemeli. Sorunlarımız devasadır, çözüm için el atmayı gerektiriyor, enerjiler kısır tartışmalar için tüketilmemeli. Yeni partiye ihtiyaç var. Bu yeni parti çalışmalarına ağırlık verilmelidir, bu boşluk doldurulmalıdır. Kapitalist sistemin yarattığı devasa sorunlar var. İşte Türkiye’de muazzam işsizlik var. Hatırlıyorum, bize geçmişte Türklerden, diğer farklı kesimlerden gençlerin çok ilgisi vardı, bize geliyorlardı, katılıyorlardı, herhalde bugün de öyledir. Bu gençlerin örgütlenmesi lazım. Geçmişte olduğu gibi bugün de bu gençler örgütlenebilir. Bu yapılırsa muazzam bir güç ortaya çıkar. Batı’daki insanların örgütlenmesi gerekiyor. Sol’un durumu ortada, bizim onları bekleyecek durumumuz yok. Bu yakıcı sorunlara artık zaman kaybetmeden el atmamız gerekiyor. BDP bu perspektifle Batı’da örgütlenmesini güçlendirebilir, Afyon’da, Bursa’da, İzmir’de, diğer batı illerinde örgütlenmelidir. Bergama örneği biliniyor. Bergama köylülerinin mücadelesinin içinde gençler de yer alıyordu. BDP bu tür sorunlara da duyarlı olmalıdır" ifadelerini kullandı.
AKP'nin Anayasa paketiyle BDP'nin mecliste grup kurmasını engellemek istediğini savunan Öcalan “AKP’nin Anayasa paketiyle getirmek istediği “Türkiye milletvekilliği” büyük bir oyundur, aslında burada amaçlanan BDP’nin mecliste grup kurmasının önüne geçmek, engellemeye yönelik bir düzenlemedir. BDP de tek başına seçim barajının düşürülmesi koşuluyla destek vermesi de yetersiz bir yaklaşımdır" dedi.
AKP'nin sinsi ve kurnaz olduğunu belirten Öcalan, şu ifadeleri kullandı: Demokratik adımlar olarak gösterdiği bütün çalışmalarının özünde Kürtlerin demokratik siyasetinin, gerçek demokratik açılımının tasfiyesi amacı var. Burada amaçlanan Kürt siyasetinin, gerçek demokratik açılımın tasfiyesidir. Sorunları çözmek istiyor gibi gözüken AKP aslında sorunların çözümü önünde en büyük engeldir. O kadar operasyon yapıp çocukları, siyasetçileri cezaevine gönderiyorsun sonra demokratik açılım diyorsun. Kimseyi bırakmadılar. Demokratik yarış diyorsun, bu koşullarda demokratik yarış yapılır mı, bunun adı demokratik yarış olur mu? Aslında AKP Kürt sorunun demokratik çözümü önünde en büyük engeldir. AKP sorunu çözmek istiyormuş gibi gözüküyor ancak çözdürmüyor. Aslında bu yönüyle devlet, AKP’ye göre çözüme daha yakındır. Bugün bunu engelleyen AKP’nin kendisidir. 11 yıl önce buraya ilk getirildiğim dönem, sorunun çözümü önünde MHP engeldi. Bugün ise AKP engeldir. Bugün AKP’nin önünde hiç bir kurum duramıyor, sesini çıkaramıyor, karşı koyamıyor, işte Başbuğ’un durumu görülüyor. Ben 11 yıl önce buraya ilk getirildiğimde devletin dört kurumu gelip benimle görüşmüştü. Sorunun çözümünden bahsediyorlardı. Ben onlara sizin gücünüz bu sorunun çözümüne yeter mi? demiştim, güçlerinin yetmediği zamanla ortaya çıktı. O zaman MHP sorunun çözümünü engelledi. Bugün ise AKP aynı misyonu görüyor. Bana göre, Devlet diyaloga hazır ama AKP çözüm önünde en büyük engeldir. Bunu da çok kurnazca, sinsice yapıyor. Çözüyormuş gibi görünüp aslında tasfiyeyi geliştiriyor. "
Cezaevinde 'Kürt açılımı' sürecine dair katkılarına devam edeceğini söyleyen Öcalan “Tabi bu haftalar, bu iki üç hafta kritik haftalardır. Sonuç da tarafların yaklaşımı süreci belirleyecektir. Ben buradan sorunun çözümüne dair katkılarımı sunmaya devam edeceğim. Ama sonuç da bu tarafların vereceği karar önemlidir. İşte Cemil Bayık’ın geçenlerde yaptığı bir açıklamasını okudum. Büyük ve final niteliğinde bir savaşa hazır olduklarını belirtiyor. Tabi taraflardan olumsuz yaklaşımlar gelişirse çatışmalar derinleşir, bu sosyolojik bir tespittir, işin sosyolojisi gereği böyledir. Barış gelişmezse savaş derinleşir. Kendi hazırlıklarının olduğunu söylüyorlar, işte dört parçadan gerillaya katılımların arttığı belirtiliyor. Herhalde katılımlar artmıştır. Yine belirtiyorum, anlamlı yaklaşımlar gelişirse ben burada tarihsel rolümü oynarım. Ben burada PKK’ye de talimat vermiyorum, verme durumum da olmaz, bu doğru da olmaz. Baharın ortasına kadar herşey netleşir. Bu haftalar kritik haftalar, çözüm yönünde olumlu gelişmeler olmazsa savaş derinleşir" ifadelerini kullandı.