9 Mart 2010 Salı

Sovyet Devrimi'nde kadınlar!

Avrupa, Asya, Amerika, Afrika ve dünyanın her yerinde yaşayan tüm kadınlar, asırlardır bağımlı ve geri bir konuma sahip olmuştur. Kapitalizm sömürüsü altında çalışan kadınların talihi fabrikalardaki acımasız sömürüyle daha da kötü bir hale sokulur. Kapitalist ülkelerin yönetici sınıfları ve savunucuları, burjuva sözde demokrasisini göklere çıkarırlar. Fakat gerçek şu ki kapitalizm altında kadınların neredeyse tamamı insana yakışmayan bir şekilde sömürülür, kamu haklarının kısıtlanmasından tutalım da kadını küçük düşüren ve onu erkeğe göre daha aşağı bir konuma getiren alçaltıcı evlilik ve boşanma yasalarına, ekonomik bağımlılık ve angarya ev işlerinden insan olarak görülmemeye kadar tüm ezilmişliklerden ve baskıdan muzdariptir kadın. Biz bu yazımızda kadının ezilmişliğinden, mağduriyetliğinden ziyade, kadına biçilen tüm rollerden siyrılarak toplumsal kurtuluş mücadelesinde erkek yoldaşlarıyla birlikte adını tarihe birer devrimci kadın olarak yazdıran kadınlarımızdan bahsedeceğiz kısaca.

Dünyadaki işçi, köylü ve emekçiler için özgürlük bayrağı haline gelen Marksizm-Leninizm, kadın sorununu çözmede doğru yolu gösterdi. Lenin ve Stalin Rusya’nın çalışan erkek ve kadınlarını çarlık Rusya’sı üzerinden zafere götürdü. Bolşevik Parti’nin önderliğinde Sovyet halkı şanlı ve kahramanca bir yol kat etti, sosyalizmi kurdu.

Bolşevikler, kadınları örgütlemek ve pek çoğunu çarlığa ve kapitalizme karşı devrimci savaşçılar haline getirmek için eğitimde başarılı oldular. Bu başarı sonucunda Rusya’da bir işçi kadın hareketi gelişti.

Partinin, fabrika işçisi ve köylü kadınları devrimci harekete çekme çalışmasının sonuçları 1905 ve 1907 devrimlerinde gözler önüne serildi. Pek çok kadın Bolşeviklerin saflarına katıldı. Grev ve gösterilerde etkin rol aldı. Fabrikalarda işçiler arasında, köylerde köylüler arasında ajitasyon ve propaganda yaptı. illegal yazıların saklanmasına ve dağıtımına yardımcı oldular. Bu yiğit kadınların bazıları şunlardır: Klavdia Kirsanova 16 yaşındayken, henüz 1905 Devrimi’nden önce Bolşevik Parti’ye katıldı. Lenin ve Stalin’in fikirlerinin ateşli bir yayıcısı işçi, köylü ve emekçilerin kurtuluşunun; sosyalizm davasının sadık ve yürekli bir savaşçısı oldu.1907 de hapse konuldu fakat bu olay onu yıldırmadı. Serbest bırakıldığında Bolşevik Parti’nin askeri bölümünde çalıştı ve askeri birlikler arasında Bolşevik fikirleri korkusuzca yaydı. 1908 yılında tekrar tutuklandı ve bir kaleye kapatıldı. Serbest kalır kalmaz tekrar yeraltı faaliyetine başladı. Üçüncü tutuklanmasından sonra ömür boyu Sibirya’ya sürüldü fakat, çok geçmeden kaçmayı başardı ve yeraltındaki Bolşevik örgütlere çalışmaya devam etti. Tekrar tutuklandı 4 yıl hapis, 4 yıl da sürgün hayatı Bolşevik partinin bu yiğit kadınını daha da çelikleştirdi. Büyük Ekim devrimi’nin zaferinden sonra Sovyet kuruluşlarında ve partide sorumlu mevkilere atandı; iç savaş sırasında kızıl ordu saflarına katıldı. Uzun yıllar partinin eğitim kurumlarında yönetici mevkilerde bulundu. Anavatan Savaşı boyunca tüm bilgi ve gücünü düşmanı yenme çabasına adadı. Ateşli konuşmaları cephede ve cephe gerisindeki Sovyet halkının savaşta kahramanca eylemler ortaya koymasında ilham kaynağı oldu. Klavdia Kursanova, gericiliğe ve yeni bir savaşın elebaşlarına karşı dünyanın her yerindeki demokrat kadınları birleştirecek bir uluslar arası kadın hareketinin örgütlenmesini geliştirmek için çok şey yaptı.1947’de gelen ölümü bu takdire değer hayatı ezilenlerin sömürüden kurtuluşu için, komünizmin zaferi için çalışma ve mücadeleye adanmış bir ömrü yarıda kesti.

Klavdia ivanovna Nikolayeva 1893 te Petrograd’da doğdu. Geçimini sağlamak için küçük yaşlarda çalışmaya başladı. Uzun yıllar matbaalarda katlayıcı olarak çalıştı. Devrimci mücadeleye katıldığında çok gençti.16 yaşındayken Bolşevik Parti’ye katıldı. Çarlık polisi onu defalarca tutukladı ve bir çok kez sürüldü, hapsedildi fakat bu sadece onun iradesini çelikleştirdi. Sürgünde de mücadeleye devam etti. Vologda ilindeki sürgün hayatı boyunca bir keten bezi fabrikasındaki kadın işçiler arasında devrimci propaganda yaptı. Klavdia Nikolayeva ancak Üubat Devrimi’nden sonra memleketi olan Petrograd’a dönebildi. Burada, parti ona çalışan kadınlar arasında örgütsel çalışma yetkisi verdi. Ekim Devrimi’nden sonra kendini tümüyle kadınlar arasında çalışmaya adadı. Petrograd il komitesi kadın bölümü başkanı ve komünist parti merkez komitesi çalışan kadınlar bölümüne başkan oldu. Onun özverili çalışmasının bilincinde olan Sovyet hükümeti onu Lenin nişanı ile onurlandırdı.1936’da Tüm-Birlik Sendikalar Merkez Konseyi Sekreteri seçildi. Fabrikaları ziyaret edip işçilerin nasıl yaşadıklarına ve çalıştıklarına ilgi gösterdi, bir devrimcinin tüm çoşkusuyla onları partinin ve Sovyet hükümetinin saptadığı görevleri yerine getirmek için gayretlerini ikiye katlama çağrıları yaptı. Anavatan Savaşı’nın ilk günlerinden itibaren faşist alman işgalcilerine karşı mücadelede aktif rol oynadı. Hemşirelerin ve tıbbi koldaki kadınların eğitimini denetledi ve geniş çocuk evleri kurdu. Yaptığı her şeyde yorulmak nedir bilmezdi. Konuşmaları düşmana karşı zafer davası için özveriyle çaba gösterme konusunda cephe gerisindeki işçilere esin kaynağı oldu. Ölüm onu 1944’de SBKP merkez komite üyesi iken yakaladı.

Nadejda konstantinovna Krupskaya, kendini düşünmeden ülkesine hizmet eden ve halkının mutluluğu için savaşan bir kadının parlak bir örneğidir. Partinin henüz oluşma döneminde devrimci mücadeleye katıldığında, gencecik bir kızdı ve tüm hayatını partinin davası için, halkın refahı için, komünizm için çalışmaya adadı.

Hemen hemen altmış yıl önce, 1890’da St. Petesburg’da bir Marksist çevreye girmişti. Bir akşam Pazar okulunda öğretmenlik yaparken, 1894 kışında Lenin’le tanıştı. Bolşevik partinin büyük kurucusunun ömrünün son gününe kadar onun yakın arkadaşı ve sadık yardımcısı oldu. 1895 yılında Lenin tüm Marksist işçi çevrelerini birleştirerek işçi sınıfının kurtuluşu için mücadele birliğinde birleşti ve bu birliğin içinde faal bir rol aldı. Krupskaya Lenin’in Iskra redaktörü olduğu günlerde, yazı kurulu sekreteri idi, daha sonra da Bolşevik gazete Vperyod’un sekreteri oldu, her ikisi de yurt dışında basılıyordu. işi zordu, Rusya’daki parti örgütleriyle gizli irtibatları ayakta tutuyordu ve ikinci ve üçüncü parti kongrelerinin hazırlık çalışmalarına yardım etti. 1905’te Rusya’da merkez komitesi sekreteri olarak çalıştı, yer altı Bolşevik Parti çalışmalarında öncü bir rol aldı. 1905 Devrimi’ni izleyen fanatik gericilik yılları boyunca Krupskaya yurt dışında yaşamak zorunda kaldı. Fakat Rusyada’ki parti liderleri ile sıkı bağlarını korudu. Bolşevik gazete Proletari’nin sekreteri idi, oportünist tasfiyeci ve otzovist eğilimlere karşı yürütülen savaşta faal bir rol aldı ve Dördüncü Devlet Duması’ndaki Bolşevik grubu ve Bolşevik gazete Pravda ile irtibatı sürdürdü.

Emperyalist savaş boyunca emperyalizme karşı, emperyalist savaşı iç savaşa dönüştürmek için yapılan mücadelede devrimci güçleri toparlamada çok aktif bir görev aldı.1917 Üubat Devrimi’nden sonra Bolşevik Parti merkez komitesi sekreterlerinden biri olarak çalışan halk arasında kapsamlı eğitim çalışmasını yönetti ve işçi kadınlarla asker eşlerine Rusya’da gerçekleşecek muzaffer bir sosyalist devrim için mücadele yolunda Bolşevik sloganları açıkladı. Krupskaya emperyalist burjuvazinin hükümetini devirmek ve iktidarı Sovyetlere devretmek için silahlı bir ayaklanma hedefinin ortaya konulduğu Bolşevik parti altıncı kongresinin çalışmalarına katıldı. Ekim Devrimi’ne katıldı ve iç savaşta cephelerde Sovyet devletini savundu. Sovyet sisteminin zaferinden sonra ve ölümüne kadar SSCB’de sosyalizmin kurulmasında faal bir rol oynadı. SBKP merkez komitesi üyesiyken yaşamını yitirdi.

Maria ilyiniçna Ulyanova, 1878 yılında doğdu. Tüm hayatı, erkek kardeşi Lenin’in çalışmalarına yakından bağlılıkla geçti. En büyük kardeşi Aleksander 1887 yılında Çarlık Hükümeti’nin emriyle idam edilmişti. Aleksander yanlış bir mücadele yolu tutmuştu. ’Tutulacak başka bir yoldur’demişti Lenin ve kız kardeşi maria Ulyanova’nın tuttuğu yol Lenin’in yolu oldu. O yıllarda Rusya’da bir işçi sınıfı hareketi daha ortaya çıkmaya başlıyordu. Maria Petersburg’a 1896’da işçi sınıfının devrimci hareketinin büyük adımlar atmakta olduğu bir zamanda geldi. Üç yıl süren yer altı çalışmasından sonra tutuklanıp sürgün edildi. Sürgün süresi dolduktan sonra Moskova’ya gitti ve orada kendini daha da büyük bir enerjiyle devrimci çalışmaya verdi. 1901’de tekrar tutuklanıp hapse kondu ve otokrasiye karşı mücadelesine devam ettiği Samara’ya sürgün edildi. 1904 yılında sürgünden döndükten sonra çarlık polisi tarafından öyle sıkı gözetlendi ki onun için Rusya’da herhangi bir devrimci faaliyette yer almak imkansızdı. O yıl Lenin’e katılmak üzere yurt dışına çıktı. Maria uzlaşmacılara karşı mücadelesinde Lenin’e yardım etti. Marks’ın kugelmana mektuplarını çevirdi ve Sorbonne’de çalışma yaptı. 1910 yılında Saratov’a taşındı fakat, çok geçmeden tutuklandı ve Volokta iline sürüldü. Orada demiryolu işçileri arasında devrimci çalışmalara katılıp Bolşevik Parti’yi güçlendirmek için payına düşeni sonuna kadar yaptı. Devrimden sonra Maria, Pravda’nın sekreterliğine getirildi ve çok geçmeden gazetenin yazı kurulu üyesi oldu.

Pravda’nın ‘işçi kadın sayfasının’ editörü oldu ve makaleleri milyonlarca kadına Lenin’in buyruklarının yerine getirilmesi yolunda ısrarla savaşmayı öğretti. Üevkatli ve dikkatli bir şekilde daima işçi ve köylü kadınları etkileyen sorunlar üzerine özellikle eğildi. 14. parti kongresinde Maria merkez kontrol komisyonuna sonra da bu komisyonun başkanlık divanına seçildi. 17. parti kongresinde Maria Sovyet Kontrol Komisyonu Bürosu’na seçildi ve şikayetler bölümünde görevlendirildi. Bu görevde doğru parti çizgisi uğrunda savaştı, Sovyet örgütlerinin faaliyetlerinde hata ve bozuklukların düzelmesi için ısrarla ve yetkinlikle çalıştı. 1937 yılında öldü. Onun yaşamı sadık bir bolşeviğin asil yaşamı, Bolşevik partinin davasına sonsuz bağlılığının yaşamıydı.

Rozalia Samoilovna Zemlyaçka’nın yaşamı olağanüstü çalışmalar ve başarılarla doluydu. 1876 ta doğmuş 17 yaşındayken devrimci yaşama katılmıştı. 20 yaşına geldiğinde RSDiP Kiev Komite üyesiydi. Aynı yıl yani 1896’da tutuklanıp 3 yıla mahkum edildi. Iskra gazetesi çıktığında gazetenin fikirlerini yayan ve gazeteyi temsil eden sadık bir destekçi oldu. 1905’teki devrimci olaylarda önce Bolşevik Parti Petesburg örgüt sekreteri sonra Moskova Komitesi sekreteri olarak doğuda görev aldı. Moskava’daki silahlı ayaklanmasından sonra çalışmalarını yeraltı faaliyetleriyle devam etti. Bolşeviklerin tüm-Rusya askeri konferansına katıldıktan sonra diğer delegelerle birlikte tutuklandı ancak kısa bir süre cezaevinden kaçtı. 1909’da Parti Merkez Komitesi onu Bakü’ye Bolşevik örgütünün sekreteri olarak gönderdi ancak Çar’ın gizli polisleri tarafından izlendiğinden dolayı yurt dışına gitmek zorunda kaldı. Rusya’ya dönüşünün ardından 1915-16’da Parti Merkez Komitesi Moskava Bürosu üyesi oldu. Ekim Devrimi sırasında kendi bölgesindeki işçilerin kahramanca mücadelesini yönetti. iç savaş yılları, bir ordunun siyasi bölümünden sorumlu olan Rozalia için gayretli çalışmalarla dolu idi. Bu dönemde yaptığı seçkin hizmetlerden dolayı Kızıl Bayrak Nişanı ile onurlandırıldı. iç savaştan sonra gücünü Sovyet devletinin güçlendirilmesine adadı. Yaşamı boyunca Lenin’in ve Stalin’in fikirlerinin ve Bolşevik partinin çizgisinin saflığının güçlü bir savunucusu oldu.

Ekim Devrimi’nde kadınlar, erkekler ile beraber sosyalizmin muhteşem binasını inşa ettiler ve savaş boyunca süren sınav yıllarında, birer devrimci kadın olarak ülkenin bağımsızlığını savunup bu uğurda savaşın en önlerinde oldular.