Bir tarafta kendilerine özelleştirmelerle, sosyal yıkım saldırılarıyla, işsizlikle geleceksizlikten başka bir seçenek bırakılmayan işçi ve emekçiler, diğer yandan daha fazla kar için saldırılarını derinleştiren burjuvazi. Sermayenin tüm saldırıları karşısında işçi ve emekçiler cephesinden büyüyen sosyal hoşnutsuzluk...Sermaye devleti gerçekleştirdiği saldırılarla kendi bekasını sağlamak için gerekli önlemlerini de alıyor. Baskı ve zorunu, saldırılarını derinleştirdiği her dönemde bir kat daha arttıran sermaye devleti, gerçekleştirdiği hazırlıklarla, aldığı önlemlerle toplumda büyüyen sosyal hoşnutsuzluğu denetim altına almaya çalışıyor.
Bugün güvenlik kameralarıyla, kimlik kontrolleriyle vb. uygulamalarla tam anlamıyla abluka altına alınan toplum, yeni bazı yöntemlerle terörize edilerek tehdit ediliyor. Her an gözlendiği hissi ile kitlelere güvensizliği dayatan devlet diğer yandan da devrimcilerin alanını daraltmaya çalışyor. Sınıf savaşımının kızışacağı günlere hazırlık yapan sermaye devleti doğal olarak ayakta kalabilmek için hiçbir masraftan da kaçınmıyor.
MOBESE'ler sermayenin hizmetinde
MOBESE kameraları yüz tanıma sistemiyle donatılıyor. Kameranın çektiği fotoğraflar merkezdeki bilgisayarda “aranan” kişilerin fotoğraflarıyla karşılaştırılıyor.
İstanbul'da bin 179 noktadaki 4 bin MOBESE kamerasının sayısı arttırılırken bu kameralara farklı özellikler de yükleniyor. Son olarak Taksim Meydanı’nda bulunan sekiz MOBESE kamerasına “yüz tanıma” programı yüklendi.
“Yüz tanıma” programı yüklenmiş bu kameralar, kalabalık içerisinde sürekli olarak tarama yaparken "şüpheli" gördüğü kişilerin fotoğraflarını çekiyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü MOBESE Merkezi’ndeki ana bilgisayara bağlı olan bu kameralar, fiber kablolar sayesinde bu görüntüleri anında merkeze yolluyor. Ana bilgisayarın hafızasında ise aranan veya "suç"a karışmış kişilerin fotoğrafları yer alıyor. Çekilen fotoğraflar sürekli olarak merkezdeki fotoğraflarla karşılaştırılıyor. Otomatik olarak yapılan ve birkaç dakika süren işlemin ardından görüntülenen kişi, aranan bir "suç"luysa sistem hemen alarm veriyor. Bu alarmın ardından da polis ekipleri hemen kameranın bulunduğu bölgeye yönlendiriliyor.
Kameranın tanesi 2 bin TL
Yeni alınan kameraların bir özelliği de fotoğraflardaki görüntülerin son derece net olması. Eski sistemde çekilen fotoğraflarda görüntü dağıldığı için net bir fotoğraf elde edilemediği belirtilirken kameraların tanesinin 2 bin liraya mal olduğu ifade edildi. Bununla beraber kullanılan yazılım programının İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yapıldığı kaydedildi.
İşçi ve emekçilerin haklarını gaspeden, sağlık ve eğitime yeterli bütçeyi aktrmayan sermaye devletinin paraları nereye harcadığı bir kez daha bu örnekle görüldü. Tek bir kameraye 2 bin TL veren devlet sadece İstanbul'da emekçilerin karşı karşıya kaldığı sefalet karşısında ise gözlerini kapıyor.
Sermaye devleti “önlem”lerini alıyor.
Diğer yandan bunların TEKEL direnişiyle hareketlenen sınıf hareketine ve özgürlük mücadelesini bırakmayan Kürt halkına dönük sermaye cephesinin aldığı önlemler olduğu kendileri tarafından da dillendiriliyor. Özellikle yaklaşan Newroz ve 1 Mayıs için muhtemel olaylara karşı bu sistemlerin kullanılacağı ifade edilirken, İstanbul’da Newroz kutlamalarının yapılacağı Kazlıçeşme Meydanı’na da şimdiden 17 tane MOBESE kamerasının yerleştirildiği belirtildi.
Taksim'de kameralar takıldı
“Yüz tanıma” sistemli kameralardan ilk olarak Taksim’e 8 adet yerleştirildi. Yetkililer, yüzdeki değişikliklerin kendilerini yanıltmaması için göz çukuru, burun yapısı gibi temel özelliklerin sisteme yüklenmesi çalışmalarının sürdürüldüğünü söylediler.