16 Şubat 2010 Salı

Hatip Dicle'nin ifade tutanağını kürsüden okudu

Deniz Baykal gurup toplantısında Hatip Dicle'nin iddialarını yalanlayan BDP, AKP ve Mahkeme heyetine çattı. Baykal gurup kürsüsünden Hatip Dicle'nin mahkemede verdiği ifadenin tutanaklarını okudu:
.
ÖNCE SEN YEME YETİM HAKKINI
abrikayı satınca çalışanı da satacağını sanıyorsun. Bu ortaçağdaki serf anlayışının kafanda olduğunu gösteriyor. 900 milyon dolarlık tesisi 300'ün altında satmışsın üstelik. Bunun ceremesini işçiler mi ödesin. Ona 70 milyon evet dermi. Kendi hatanı nasıl bunlara ödetirsin. 4C ürettiler. Geçici işçi. Bunlar 20 yıldır çalışıyor. Bunların neresi geçici. Bunlara çalışıtğı koşullar içinde bir iş vereceksin. Ben yetim hakkını yedirmem diyor. Önce sen yeme o yetim hakkını.

TEKEL PEŞKEŞİ BAŞBAKANLIK RAPORUNDA
TEKEL'de ne menkul ne gayrimenkul kimseye peşkeş çekilmedi dedi. Bu özelleştirmenin nasıl peşkeş olduğu Başbakanlık raporunda yazılı. Senin iktidarında koymuş bunu. Sen iktidarını kaybedince bakalım neler çıkacak. Peşkeş çekilen bir şey yokmuş. Duy da inanma.

TEKEL BİNASININ DEVRİ
İstanbul Tekel'in Unkapanı üzerinde muhteşem bir genel müdürlük binası var. Bu bina bir süre önce Tekel'den alındı. Maliye Bakanlığı Milli Emlak'a devredildi. Bu devir kararını Özelleştirme Yüksek Kurulu aldı. Başbakan Erdoğan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma Bakanı Bİnali Yıldırım... Bu arkadaşlar bu değerli gayrimenkulu birilerine intikal ettirme kararı almış. Canım devlete geçmiş ne olacak? Ama sonra ne olmuş... Bu beş katlı bina Maliye'ye hibe edilmiş. 300 çalışan alınmış oradan Kartal'a gönderilmiş. 4 hastanesi bulunan Metropilitan Anonim Şirketi'ne tahsis edilmiş. İhalesiz şekilde yapılmış. Bu şirket çok etkin olmalı ki Belediye Meclisi de İstanbul Göztepe Kavşağında 12 dönümlük arazisine imar izni vermiş. Şehir Plancıları bunlar ayrıcalık diye tepki göstermiş. Sen şimdi TEKEL işçisine yetim hakkı diyorsun, sonra tekel işçisinin tesisini bir yandaşına tahsis ediyorsun.

TEKEL İŞÇİLERİNİN ERGENEKON'LA İLİŞKİSİ!
Peşkeş nedir. Bundan ala peşkeş var mı? Başbakan ne yapıyor o zaman. Taktir milletin. Bu iktidarı Tekel işçisi ve bakkalar götürecek. Çadırları kaldırın diye tebligat yapmışlar. Esnafın şikayeti var mı? Yok. Elinden gelen yardımı yapıyor. Yangın tehlikesi çıkarmış. Bunun için yıkılmasını istiyorlarmış. Ay sonuna kadar süre verilmiş. Çadırlarla uğraşma mücadelesinde tehditler işlemedi. Kullanmadığı bir tehdit var. Sizi buradan alırım Silivri'de Ergenekon mahkemesine taşırım. Tek başvurulmamış tehdit bu. Bakalım Ergenekon korkutacak mı? Bu noktaya gelindi, önümüzdeki sürede göreceğiz.

YARGILAMAYA DEĞİL TAHLİYEYE GİTTİLER
Hakim ve savcıların sınıra bu amaçla taşındığını görmüştüm. Gelenlerin sevinç ve heyecalarını görmüştük. Bu hangi güvenle sağlanabilir. Bunun arkasında bir tahaaüt olmasa... Bu pazarlıkla oraya geldiler. O pazarlık sonucu orada bir tanesi tutuklanmadı. Hepsi serbest bırakıldı. Nasıl bırakıldı. Oraya bir mahkeme taşındı. Başbakan Sİlivri İmralı örneği veriyor. Evet orada yargılandı. Ama bunlar tahliyeye gittiler tahliyeye yargılamaya değil. Bu işin özü değil mi? Tahliyeye hakim savcı gönderdin sen. Yargılamaya değil.

HATİP DİCLE'YE Mİ İNANIYORUZ?
AOÇ buluşması. Neyin pazarlığı sorusuna inandırıcı yanıt verilmedi. Kem küm.. Şimdi anlıyoruz orada konuşulmuş. Buraya gelenler bu güvenle geldiler. Hakimler nasıl gitti oraya. Çok açık değil mi? İçişleri Bakanı, savcı reddediyor. Hatip Dicle'ye mi inanıyorsunuz diyorlar. Bunu söyleyenlere Ergenekon'da Danıştay konusunda dayanağı ortaya koyan Osman Yıldırım bütün Ergenekon Davasının dayanak noktası. Bu adam kim. Kasten adam öldürmeden ceza. Nüfuz Cüzdanında sahtecilik... Öz yeğenini satarak fuhuş aracılığı... Danıştay suikasti müebbet hapis...Sen teröristlere mahkeme ayarlıyorsun. O da tutuklandıktan sonra yargıyı şikayet ederken de gerçeği söylüyor.

HABUR'A GÜVENLE GELMİŞLER
Hatip Dicle'nin sözleri. Bu ifade mahkemede verilmiştir. İfade tutanağı elimde. Diyorki "15 Ekim 2009 tarihinde Türk, Atalay'ı ziyaret etti. 4 gün sonra Mahmur ve Kandil'den gruplar geleceği, tutuklanmaması durumunda dağdan inişin artacağı söylendi. İçişleri Bakanı da ilgileniyorum. Geldikleri gibi geçecekler. 4 gün sonra geldiler ve tutuklanmadan serbest bırakıldılar." Bu tanıklık ortaya koyuyorki Türkiye'yi ayağa kalkan Habur girişinde gelenlere verilmiş bir tebligat vardır. Gelenler bizi tutuklayıp cezaevine atılma kaygısı ile değil güvenle gelmiş. Bu ifade bunu ortaya koyuyor.
.
İŞTE BAYKAL'IN O AÇIKLAMALARI: